Salerno isyanı

Salerno isyanı, II. Dünya Savaşı sırasında Britanya Ordusunda görev yapan yaklaşık 200 İngiliz askerinin 16 Eylül 1943 tarihinde, Müttefiklerin İtalya'yı işgali harekâtı sürerken eski birliklerine gönderilmek yerine cephedeki yeni birliklerde görevlendirmeyi reddederek başlattıkları eylemdir.

Arka planDüzenle

İsyana katılan askerler esas olarak General Bernard Montgomery'nin 8. Ordusuna bağlı olarak görev yapan 50. Northumbria ve 51. Highland Piyade Tümenlerine mensuptu. Bu askerler Müttefik Devletler tarafından yürütülen Kuzey Afrika Cephesi muharebelerinde başarıyla savaşmış deneyimli askerlerdi. Bunların içinden yaklaşık 1500 kişi Trablus'dan gemilerle intikal etmiştir. Bu askerlere Normandiya'ya gerçekleştirilecek olan Overlord Harekâtına katılacakları ve hazırlıklar için şu anda Sicilya'da bulunan ana birlikleriyle beraber İngiltere'ye gönderilecekleri söylenmiştir. Ancak gemide intikal halindeyken kendilerine İtalya'nın Salerno kentine gönderilmekte oldukları, burada ağır kayıp veren General John Hawkesworth komutasındaki İngiliz 46. Piyade ve General Douglas Graham komutasındaki 56. Piyade Tümenlerinin emrinde İtalya'da savaşacakları bildirilir. Her iki tümen de Britanya X. Kolordusunun bir parçası olarak ABD'li General Mark Clark komutasındaki ABD 5. Ordusu emrinde savaşmaktaydı. Bu haber üzerine İngiliz askerler kasıtlı olarak yanlış bilgilendirildiklerini düşünmeye başlamıştır.

İsyanDüzenle

 
Britanya X. Kolordu komutanı General Richard McCreery (1 Ekim 1944)

Kandırıldıklarını düşünen askerler Salerno'ya vardıklarında gördükleri organizasyonluk ve plansızlık artık bardağı taşıran son damla olur. 1500 asker içinden en deneyimsiz olanlar yeni birliklere atanınca 500 deneyimli asker bulundukları yerde kalır. 20 Eylül tarihi geldiğinde bu askerler atandıkları ve hiç tanımadıkları birliklerde görev yapmayı reddederler. Askerlere hitap eden Britanya X. Kolordu komutanı General Richard McCreery, yapılan hatayı kabul eder ancak Salerno alındıktan sonra eski birliklerine dönebileceklerini söyler. Komutan ayrıca üzeri kapalı şekilde bu türlü bir eyleme devam ederlerse yaptıklarının isyan kapsamında değerlendirileceği uyarısında da bulunur. Bunun üzerine toplam sayısı yaklaşık 300'e inen askerlerin 108 tanesi daha yeni görevlendirmeyi kabul eder. Geriye kalan 198 asker kararlarında ısrar edince Britanya askerî tarihinde en kalabalık isyancı sayısının yaşandığı eylem hakkında yasal işlem başlatılır.

SonrasıDüzenle

İsyanla suçlanan askerler silahsızlandırılarak gemilerle Fransız Cezayirine sevk edilir. Ekim ayı sonlarına doğru divanı harp süreci başlar. Yargılanma sonrasında tüm askerler suçlu bulunur, üç tane astsubay çavuş idam cezasına mahkum edilir. Cezalar 12 yıl kürek cezasına çevrilmiş ve sonrasında mahkumlar affedilmiştir. Askerler gönderildikleri birliklerde ayrımcılığa uğramış, cephe gerisinde aşağılayıcı görevlerde çalıştırılmış, kazandıkları madalyalar iptal edilmiştir.

Güncel gelişmelerDüzenle

 
Dönemin Savunma Bakanı John Spellar

2000 yılı Mart ayında Avam Kamarasında konuyu gündem eden Aberdeen, South milletvekili Anne Beg savaşmayı reddedenlerin sadece kendilerine verilen sözün yerine getirilmesini talep ettiklerini, isyancı sayılmamaları gerektiğini ve haklarının iade edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Ancak konu üzerine söz alan dönemin Savunma Bakanı John Spellar verilen emrin her ne kadar haksız olsa bile savaş zamanı cephenin ihtiyaçları gereği yapılan uygulamaya karşı çıkmanın büyük bir suç teşkil ettiği ve bağışlanmasının mümkün olmadığını söylemiştir.[1]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ 22 Mart 2000 tarihli Parlamento zabıtları (İngilizce) 6 Temmuz 2021 tarihinde erişilmiştir

Konuyla ilgili yazılan eserDüzenle

  • Saul David, Mutiny at Salerno: An Injustice Exposed, Londra, 2005, Conway Maritime Press, ISBN 978-1-84486-019-7

Ayrıca bakınızDüzenle