Ana menüyü aç

Revan Kuşatması (1603-1604)

Şablon:Osmanlı-Safevi Savaşları

Revan Kuşatması
1603-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı
05 Chardin Yerevan1672.gif
17. yüzyılda Revan
Tarih26 Eylül-21 Ekim 1603
BölgeRevan, Ermenistan
SebepSafevi Devleti'nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi
SonuçKesin Safevi zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
Revan Safevi imparatorluğunun eline geçti, Safevi ordusu Doğu Anadolu Bölgesi ve Şirvan'ı tehdit etmeye başladı
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu Safevîler
Komutanlar ve liderler
Osmanlı İmparatorluğu Şerif Paşa  (Esir)
Şah Abbas
Güçler
12.000 120.000[1]
Kayıplar
11.500 ölü, yaralı ya da esir Kaydadeğer

Revan Kuşatması, 1603-1618 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Revan'ın 21 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Kuşatma öncesi gelişmelerDüzenle

28 Eylül 1603 yılında Ezbend Muharebesi'nde Tebriz Beylerbeyi Zincirkıran Ali Paşa komutasındaki birliklerin Safevi ordusuna yenilmesi ve Tebriz'de zayıf kalan garnizonun 21 Ekim'de teslim olmasıyla Safevi birliklerinin önünde direnç gösterebilecek bir ordu ya da müstahkem mevki kalmamıştı.

Şah Abbas, Tebriz'i aldıktan sonra diğer Batı Safevi vilayetlerini savaşmadan ele geçirdi ve kolayca Nahcıvan üzerine yürüdü. Ordubad, Culfa, Maku, Selmas, Hoy, Meraga ve Civanşir kısa sürede Safevilerin eline geçti. Bunlardan Culfa'da bulunan Ermeniler Safevi ordusu yaklaşırken isyan etmişler ve kentteki 100 kişilik Osmanlı garnizonunu öldürerek kesilmiş başlarını şehrin anahtarlarıyla bilikte Şah Abbas'a göndermişlerdi [2]. Nahcıvan'daki zayıf garnizonun da, kalenin duvarlarının topraktan ve istihkamlarının zayıf olmasından dolayı, Şah ordusu gelmeden kaleyi tahliye etmesi üzerine Şah Abbas 26 Ekim 1603 tarihinde burayı da savaşmaksızın ele geçirdi.

Bölgede dağınık halde bulunan yaklaşık 12.000 askerden oluşan Osmanlı birlikleri Revan'a çekildi. Bu birlikler Revan Kalesi'nin Aras Nehri'ne bakmayan surlarını onararak mukavemete hazır hale getirdiler. Şah Abbas Revan Valisi Şerif Paşa'ya mektup yazarak, Nahcıvan'ın savaşsız alınmasına da atıfla, Revan'ın zaptını da olmuş bitmiş bir olay addederek kışı halen Osmanlıların elinde bulunan Gence ve Şirvan'da geçireceğini iddia etti. Şerif Paşa mektuba yanıt vermedi, ancak İstanbul'a göndertti ve çevre eyaletlerden yardım istediyse de hiçbir takviye alamadı.

KuşatmaDüzenle

6 Kasım'da Safevi ordusunun 6.000 Türk ve bir kısım Kürt'ten oluşan öncü birlikleri Revan kalesi önünde göründü. Bu birlikler arasında Tebriz'in Safevilerce kuşatılmasına giden süreçte rol oynayan Gazi Bey'in kardeşi Seyfeddin Bey, Osmanlılar tarafından kendisine beylik verilmiş Şeyh Haydar, Nahcıvan'da Osmanlıların yanında yer alan Alaeddin Bey, Maku hakimi Mustafa Bey, Eleşkirt hakimi Kılıç Bey, sürekli taraf değiştiren Berküşad hakimi Ferruhrûz Bey ve Zeynel Bey de Safevilerle bilikte hareket ediyordu[3]. Şah Abbas da Revan önlerine gelince çadırını Minnet Tepesi adlı mevkiye kurdurdu ve kuşatma resmen başladı.

Safeviler soğuk nedeniyle toprağın sertliğinden dolayı metris kazmakta zorlandılar. Revan Valisi Şerif Paşa da Safevilere karşı 18, 23 ve 27 Kasım tarihlerindeki huruç harekatlarında başarı kazanarak kuşatma birliklerine zayiat verdirdi. Bununla birlikte, Şerif Paşa'nın Van Valisine yardım talep etmek üzere gönderdiği ulak Safevilerin eline geçti. Bunun üzerine Şah Abbas bu ulağın yanına Safevi elçisi Molla Yahşi'yi katarak kalenin kuşatıldığı, yardım isteme olanağının kalmadığı ve teslim olmaktan başka çarenin bulunmadığı mesajını iletti. Teklif Şerif Paşa tarafından reddedildiği gibi, geri dönmekte olan Yahşi muhafızların eline geçerek öldürüldü.

Bu sırada Safevi Devleti'yle savaşın başladığı, Tebriz'in düstüğü ve İran ordusunun Revan'ı kuşattığı haberi İstanbul'a ulaştı ve Trabzon'da sürgün bulunan Saatçi Hasan Paşa doğu seferi için komutan tayin edildi. Ancak, 22 Aralık 1603 tarihinde Osmanlı padişahı III. Mehmed öldü ve tahta 13 yaşındaki I. Ahmed tahta çıktı. Yeni padişah coğrafyayı bilen Cığalazade Sinan Paşa'yı şark serdarı (doğu ordusu komutanı) olarak atadı. Bununla birlikte Sinan Paşa'nın ordusunu toplayıp sefere çıkması 1604 Haziran ayını buldu.

Kış aylarında Allahverdi Han komutasındaki 12.000 askerlik süvari birliği de Safevi Türk ordusuna katıldı. Beraberinde Şah'ın Osmanlılara ve Özbeklere karşı zaferleriyle son fetihlerini tebrik eden ve çeşitli hediyeler getiren Babür İmparatorluğu elçisi geldi ve kuşatmanın sonuçlanmasına kadar Şah Abbas'ın yanında kaldı.

Bu sırada 1578 yılından beri Osmanlı egemenliğindeki Kakheti Krallığı'nın hakimi II. Alexander da Şah Abbas'tan aldığı mesaj üzerine Tiflis'teki Osmanlı garnizonunu imha etti. Başkenti Tiflis'in düşmesiyle Kartli Krallığı da Osmanlı egemenliğinden kurtuldu ve 25 yıl sonra yeniden Safevi türklerinin hakimiyetine girdi. Kakheti Kralı II. Alexander ve Kartli Kralı X. Giorgi Revan'ı kuşatmakta olan Şah'ın yanına geldiler.

Bahar aylarıyla birlikte Safevi ordusu kuşatmayı sıkılaştırdı. Elçisinin ölüdürülmesine kızan Şah Abbas'da kaleye giden suyu kestirdi. Çevre bölgelerden topladığı 12.000 Ermeni köylüye kalenin karşısına kuşatma kuleleri inşa ettirdi. Safevi birlikleri sert kış koşullarından, Ermeni köylüler de hem kış koşullarından hem de iki tarafın ateşlerinden dolayı önemli zayiat verdiler. Kuşatma kuleleri tamamlandığında Şah Abbas buralara top koydurttu, ayrıca topçu ve tüfekçi yerleştirerek kaleyi sürekli ateş altında tutma emri verdi.

Yoğun ateş, susuzluk nedeniyle çıkan hastalıklar ve açlık kaledeki Osmanlı garnizonunu giderek olumsuz etkilemeye başladı. Kalenin üç hisarından birinin baskın sonucu Safevilerin eline geçmesi ve savaşabilecek durumda 500 askerinin kalması üzerine Şerif Paşa serbestçe çekilmek koşuluyla teslim oldu. Şerif Paşa ve Revan Kadısı Şah'ın huzuruna kabul edildiğinde, Kakheti Kralı II. Alexander, Kartli Kralı X. Giorgi, Tebriz civarında Ezbend Muharebesi'nde Şah'a esir düşen esi Tebriz Valisi Zincirkıran Ali Paşa ve iki ülke arasında savaşın başlamasına bahane olan Selmas hakimi Gazi Bey de Şah'ın yanındalardı. Şah bu şahıslara iyi davranmış ama esir ulemayı idam ettirmişti. Bu suretle 1583 yılında Osmanlı Devleti'nin eline geçen Revan 21 yıl sonra tekrar Safevi Devleti'nin topraklarına katıldı.

Kuşatma sonrası gelişmelerDüzenle

KaynakçaDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle