Röportaj

konusu bir soruşturma, araştırma olan gazete veya dergi yazısı

Röportaj, bir gazete yazarının ünlü, tanınmış kişiler, yerler ve olaylarla ilgili inceleme ve araştırmalarına kendi görüşlerini de ekleyerek oluşturduğu yazı türüdür. Röportaj kelimesinin kökeni, Latincede 'toplamak', 'getirmek' anlamlarında kullanılan reportare fiiline dayanır. Türkçeye, Fransızca "reportage" isminden geçmiştir.

TerminolojisiDüzenle

Röportaj, bir gazete yazısı olmasına karşın, gezi türüyle iç içe olması, bazen sanatsal kaygılarla kaleme alınması, sıradan bir aktarma değil de özel bir yorum değerlendirme değeri taşıması gibi özellikleriyle, edebiyat türü olarak da kabul edilmektedir.

Röportaj, başlangıçta "sorular" ve "yanıtlar"dan oluşan "mülakat"tan farklı değilken gazeteciliğin gelişmesi ve ünlü edebiyatçıların röportaj türünde de yapıtlar ortaya koymaya başlamasıyla, daha çok araştırma, inceleme, soruşturmaya dayanan ve bazı gerçeklerin ortaya çıkmasına yardımcı olan bir dal haline gelmiştir.

KonularıDüzenle

Röportajlar, yurt içi ya da yurt dışı siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel, vb. birçok konuda olabilir. İyi bir röportaj yazarının ele aldığı konuyu enine boyuna araştırması, incelemesi, ilgililerle görüşmesi, konuyla ilgili yerleri gezip görmesi, gerekli belgeleri toplaması gerekir. Yani röportaj, yalnızca gözlemlerin, izlenimlerin ya da konuşmaların aktarılması değil, bunların ötesinde bir yorum ve değerlendirme yazısıdır.

Röportaj, gazete ve gazetecilikle birlikte gelişen bir türdür. Dünyadaki aşağı yukarı bütün gazete ve dergilerde görülen röportajlar, konuyla ilgili olarak çekilen fotoğraflarla bütünlenmekte, fotoğraf röportaja belgesellik, gerçekçilik ve görsellik sağlamaktadır.

Röportaj hangi konuyla ilgiliyse önceden yapılmış örnek röportajlardan yardım alınmalıdır ve çok fazla özel olmadan tüm sorular - konuyla ilgili- merak edilenler sorulmalıdır.

Röportaj yazarlığıDüzenle

Dünyada pek çok ünlü edebiyatçı, aynı zamanda röportaj yazarlığı da yapmıştır. Bunlar arasında Jack London, Ernest Hemingway, İlya Ehrenburg, Mihail Şolohov, Jean-Paul Sartre vb. anılabilir. Curzio Malaparte ile Raymond Cartier de, gazetecilikten yetişme röportaj yazarlarındandır.[1]

Foto röportajDüzenle

Foto röportaj, yazıya ve başka bir elemana gerek duymadan, bir olayı anlatabilmektir. 1980’lerin başında yükselişe geçen, 80’lerin sonundan 2000’lerin ortalarına kadar duraklama dönemini yaşayan, dijital ortamda çokça ilgi gören foto röportaj aynı zaman belgesel niteliği taşır ve oldukça önemlidir. Bu işle ilgilenen fotoğrafçı sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Foto röportaj aynı zamanda uzun soluklu bir çalışmayı beraberinde getirir.

Bir olayın (bir yerin, kişinin vb.) foto röportajını yapmaya gitmeden önce bir dizi ön hazırlık yapılması gerekir ve her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmelidir. Foto röportaj betimleyicidir, fotoğrafları inceleyen insanlar fotoğrafçının ne dediğini anlamalıdır, bu yüzden konuyu düzgün seçmek ve konu hakkında bilgi toplamak ciddi önem taşımaktadır. Foto röportaj, senaryolu olmadığı için, konunun tekrar edilebilir olması önem taşımaktadır. Bir yazarın düşünmeye zamanı, bir fotoğrafçıya oranla daha fazladır. Yazar aldığı notlarla, daha sonra yapacağı işi tekrarlayabilir. Bir fotoğrafçı için bu olanak yoktur. Bresson bu konu hakkında şöyle söylemiştir: "Röportaj, bir sorunu, bir olayı ya da izlenimleri saptamak için aklın, gözün ve yüreğin de katılmış olduğu bir süreçtir." Diğer bir konu da flaş kullanma sorunudur. Tanınan birçok foto röportajcı flaş kullanmamaktadır. Flaş kullanılmanın kaçınılmaz olduğu durumlar olsa da kullanmamak, çekimi yapılan olayı kendi ışığı ile çekmek önemlidir. Fotoğrafçılar genel olarak flaş kullanımına kaşıdırlar çünkü fotoğrafın gerçekliğini yok ettiğini düşünürler.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Öğretici Metinler 28 Aralık 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Erişim tarihi: 26 Mayıs 2016