Post-mortem fotoğrafçılık

Post-mortem fotoğrafçılık (Türkçe: Öldükten sonra yapılan fotoğrafçılık; ayrıca anıt portresi veya yas portresi olarak da bilinir) ölmüş kişinin fotoğrafını çekme işlemine denir. Kişilerin ölen sevdikleriyle birlikte çektirdikleri bu fotoğraflar 19. yüzyılda ve yirminci yüzyılın başlarında Amerikan ve Avrupa kültüründe oldukça yaygındı. Yas tutan aileler tarafından hazırlatılan bu fotoğrafçılık türü sadece yas sürecinde yardımcı değildi, ancak genellikle ölen kişiyi temsilen görsel hatırlama olarak kullanılmaktaydı ve bu fotoğraflar ailenin en değerli eşyaları arasındaydı.[1]

Orta yaşlardaki bir adamın öldükten sonra çekilmiş fotoğrafı. Vücudun gerçekçi görünmesi için çeşitli şekillerde düzenlenmiştir (1860 dolaylarında).

TarihçeDüzenle

1839 yılında dagerreyotipi'nin buluşu ile portre çok daha yaygın olurken boyalı bir portre komisyonuna aciz olanların birçoğu fotoğraf oturumu için oturmayı göze aldı. Bu ucuz ve hızlı yöntem de ölü sevdiklerini anılaştıranlar için bir araç olarak orta sınıfta hızla yaygınlaştı.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 23 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Aralık 2015. 

Dış bağlantılarDüzenle