Kumanlar

XI. yy ile XIV. yy arasında Doğu Avrupa’da yaşamış bir Türk halkı
(Kuman Türkleri sayfasından yönlendirildi)

Kumanlar, 11. yüzyıl ile 14. yüzyıl arasında Doğu Avrupa’da yaşamış bir Türk halkı. Tarihte Kıpçaklar ile aynı birlik içinde bulunmuş, bu yüzden de zamanla Kıpçaklar ile birlikte anılmışlardır.

13. yüzyılda (1200-1241 dönemi) Kuman-Kıpçak ülkesi
Kumanlardan kalan bir “baba”
(11-12. yüzyıl, Lugansk)

Başlarında "atabek" denen beyleri var olmuştur ve onun tarafından hem askerî, hem ekonomik, hem de siyasi bakımdan yönetilirler. Bütün idare bu beyde toplanmıştır. İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır. Bu nedenle askerî zaferleri hem savunmada, hem de taarruzda bulunmaktadı.

AdlandırmaDüzenle

 
Radziwiłł Vakayinamesi'nde Kumanların tasviri
 
Kuman heykeli
Bugün Ukrayna, Harkov’da
 
Gotik Latin harfleri ile yazılan Türkçe metinlerin derlemesi olan Codex Cumanicus, Türk dili tarihi açısından da önemlidir.

“Kuman” etnik adı, tarihte birçok dilde farklı adlarla anılmıştır. İranlı Mervezi 1120 yılında Qun adında bir halktan söz ederken, Ermeni Urfalı Mateos aynı bağlamda Xarteşk’ adlı bir halktan bahsetmiştir. 11. yüzyıl ortalarına doğru, Doğu Roma kaynaklarında Κούμανοι veya Κόμανοι adıyla; Latin kaynaklarında Comani, Cumani veya Cuni; Alman kaynaklarında Valwen; Rus kaynaklarında Polovci (Polovec sözünün çokluk şekli) olarak geçmiştir.[1] Macarcada Kun (çokluğu Kunok)[2], Ukrayncada Половці “Kumanlar”, Bulgarcada Кумани “Kumanlar” olarak adlandırılmışlardır. Kuman Türkçede "sarışın" anlamına gelmekle birlikte Ermenice, Almanca ve Rusça da dahil diğer bütün batı dillerinde kendilerine "sarışın" anlamına gelen adlar verilmiştir.[3][4] Bu isimlendirmeler Kumanların saç renklerine ithafen yapılmıştır.[5] Kumanların Ukraynaca kökenli "sarışın" anlamına gelen adlandırması "Polovtsy" sözcüğü bazı araştırmacılara göre Slavlar tarafından bozkır kavimlerine verilirdi.[6] Buna göre bu sözcük Ukraynaca "pol" yani "açık, boş, düzlük" sözcüğünden türemişti.[7] Ancak bu sözcük yine Ukraynaca olan ve şehir, (Yunanca: polis) açık-düzlük vb. anlamlara gelen "Polyane" sözcüğü ile karıştırılmamalıdır. Olcas Süleymenov'a göre ise Polovtsy sözcüğü Sırp-Hırvat kökenli olup "plav" (mavi) sözcüğünden türemiş, "mavi gözlü" anlamına gelmektedir.[8] Árpád Berta'ya göre, Aralarındaki büyük biçimsel benzerliğe rağmen, Kumanların ḳumān adı ile dilleri Kuzey Altaycası içinde değerlendirilen Kumandıların ḳumāndı adıyla bir ilgi kurulamaz.[9]

KültürDüzenle

DilDüzenle

Kumanlar, Türk lehçelerinin Doğu Avrupa’da konuşulmuş olan kollarından birini konuşmuşlardır. Bilimsel yayınlarda Kumanca, Kuman Kıpçakçası, Kuman Türkçesi olarak belirtilir.

Kuman dili Modern Türkçe

Bizim atamız kim-szing kökte
Szentlenszing szening ading
Düs-szün szening könglügüng
Necsik-kim dzserde alaj kökte
Bizing ekmegimizni ber bizge büt-bütün künde
Ilt bizing minimizni
Necsik-kim biz ijermiz bizge ötrü kelgenge
Iltme bizni ol dzsamanga
Kutkar bizni ol dzsamannan
Szen barszing bu kücsli bu csin ijgi Tengri, amen.

Bizim atamız ki sensin gökte
Şenlensin senin adın
Hoş olsun senin gönlün
Nasıl ki yerde ve tüm gökte
Bizim ekmeğimizi ver bize bütün günde
İlet bizim aklımızı
Nasıl ki biz boyun eğeriz bize emir gelince
İletme bizi her (tüm) kötülüğe
Kurtar bizi her kötülükten
Sen varsın bu güçte bu yücelikte Tanrım, amin.

[10]

DinDüzenle

Kumanlar önce Tengricilik, daha sonra kültürel alışveriş ve savaşlar aracılığı ile Katolik Hristiyanlık'ı seçmişlerdir. Tengricilik veya Göktanrı dini, tüm Türk ve Moğol halklarının, şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki inancıdır. Bu inanç göçebe yaşama o kadar bağlıdır ki, bu etken; Göktanrıcı kavimlerin yerleşik yaşama geçişleri ile birlikte bu inancı bırakmalarını ve başta Hristiyanlık olmak üzere diğer inançlara geçişlerini beraberinde getirmiştir.

1227 yılında Roma Katolik Kilisesi üyeleri, Macar Kralı II. András ile müttefik olan Bortz Han'a bir ziyaret gerçekleştirir ve kısa süre içinde Kumanlar Hristiyanlık'ı seçer. Öyle ki, Papa IX. Gregor bu toplu Hristiyanlaşma'yı duyunca 1 Temmuz 1227 tarihinde Estergon Başpiskoposu Róbert'i Moldova bölgesine gönderir ve Kumanlar kitlesel olarak vaftiz olur.[11] Kumanya'da yeni bir episkoposluk bölgesi oluşturulur ve Papaz Teodorić, Papa IX. Gregor tarafından psikopos olarak atanır.[12]

Yazılı Türk tarihi ve Hristiyan Türk tarihi adına çok büyük önem taşıyan Codex Cumanicus'ta (Kuman Kodeksi) latin harfleriyle yazılmış, o gün konuşulan Kuman ve Kıpçak Türkçesi dualar yer almaktadır.

TarihDüzenle

 
Kumanlarla Rus knezliklerinin savaşları ve Kuman zaferine dair bir tasvir
(Viktor Vasnetsov, 1880)
 
Kuman Elizabeth’in Orta Çağ mührü
 
Bir Kuman Memlük askeri

Kıpçaklarla Kumanlar farklı halklardır. Sonradan birleşmişlerdir. Kumanların ana yurdunu, daha önceki yerleşim bölgelerini belirlemeye yönelik girişimler arasında, literatürde en güçlü olan görüş, Kumanların ana yurdunu Orta Asya’da bulmak isteyen görüştür. Bu, çalışma hipotezi olarak kullanışlı, fakat hiçbir zaman kesin olmayan görüşe göre Kumanların ana yurdunun bugünkü Çin topraklarında, Huang-ho (Sarı Irmak) ırmağının büyük dirseğinde olması mümkündür. Buradan, Moğolca konuşan Kıtayların –önemli bir Orta Asya halkı– yayılmaları nedeniyle batıya doğru hareket ettiler. Bu görüşe göre, Orta Asya’da, 10. yy. içinde Kuman etnogenezinin birinci dönemi sona erdi. Bu dönem içinde Kumanlar, Sarı Uygurları kendi içlerinde erittiler ve Çungarya kapısı üzerinden Oğuzlar ve Karlukların bölgesine giderken beraberlerinde götürdüler.[13] 11. yüzyılın ortalarında Sibirya’ya ve Kazak bölgesine ulaşmış olmaları gerekir. 12. yüzyılın sonuna varıldığında Türk kökenli iki birlik olan Kıpçaklar ve Kumanlar birleşmiştir. Bu dönemle beraber, aynı kavim ittifakına uygulanan çeşitli isimler arasında bir farklılık belirlemek imkânsız olmuştur.[1]

Batı Göktürkler içinde yer alan Kıpçaklar, 11. yüzyılda Karadeniz’in kuzeyinde Kıpçak Hanlığı'nı kurdular (1098-1239).

Kuzey Karadeniz'deki Deşt-i Kıpçak Türk boy birliğinin içinde yer alan önemli gruplardan bir grup olmuşlardır. Kıpçak boy birliğinin 1239 Moğol saldırısıyla yıkılmasından sonra Kumanların bir kolu Balkanlar'a göç etmiş, bir kolu ise Kafkaslar'a inmiştir. 11'inci yüzyılda Kumanlar, bugün Ukrayna, Moldova ve Transilvanya’yı kapsayan büyük bir bölgeyi ele geçirmişlerdir. Kuman kitleleri bugünkü Macaristan’ın bulunduğu bölgenin en verimli yeri olan orta kesimine yerleşmişlerdir.

Sık sık Macar devletine ve Doğu Roma İmparatorluğu’na saldırarak onların şehirlerini yağmalamışlardır. Bir kısmı ise İdil Bulgarlarına sığındı. Kuman Kıpçakları Balkanlar’da Bizanslılarla anlaşarak Peçeneklerle savaştılar ve Peçenekler büyük kayıplar verdi. Sonra bugün Moldova ve Ulahya olan bölgede "Kumanya" adında bir devlet kurulmuştur.

13. yüzyılda "Milkov" adlı hükümdarları tarafından Katoliklik dinî, resmî din olarak kabul edilmiştir.[kaynak belirtilmeli] Doğuda kalan Kumanlar ise İslam'ı kabul etmişlerdir. Balkanlar’da bulunan Kumanlar Trakya bölgesine yerleştiler ve Bizans'a asker oldular. Bir dönem Bizans ile anlaşmazlığa düştükleri için Konstantinopolis'e çift taraftan kuşatma başlattılar. Ancak Bizans'ın, Peçeneklerle anlaşması üzerine başarısız oldular ve Balkanlar'a dağıldılar.

KafkaslarDüzenle

Gürcüler ile Kuman-Kıpçaklar arasındaki ilk temaslar, Kuman ve Kıpçaklar'ın Rusya'nın güney bozkırlarında göçebe bir konfederasyon kurduğu 11. yüzyıla kadar uzanıyor. Onların Gürcistan ile ilişkileri genellikle barışçıldı. Dahası dönemin Gürcü siyasetçileri Kuman ve Kıpçaklar'ı Selçuklu fetihlerine karşı potansiyel müttefikler olarak görüyorlardı. Gürcü vakayinamelerine göre, Gürcüler göçebelerin iyi dövüş becerilerinin, cesaretlerinin ve emrindeki büyük insan kaynaklarının farkındaydı.[14]

Gürcü-Kuman/Kıpçak birliğinin mimarı, on binlerce Kuman-Kıpçak savaşçısını kullanan ve onları 1118'deki hükümdarlığı sırasında Gürcistan'a yerleştiren Kral IV. Davit (1089-1125) idi. Davit'in Selçuklu işgalcilerine karşı mücadelede askeri reformlarının ana parçalarından biri olan bu etkinlik, aralarında kralın kendisi ve baş danışmanı ve hocası Giorgi Çkondidi'nin de bulunduğu üst düzey bir Gürcü heyetinin Kıpçak karargahına ziyaret düzenlemesi ile oldu. Göçebelerle olan bu ittifakı güçlendirmek için Davit Kuman-Kıpçak prensesi, Atrak Han'ın (Gürcü vakayinamesinde Şaraga'nın oğlu) kızı Guranduht ile evlendi ve yeni akrabalarını Gürcistan'a yerleşmeye davet etti. Kral, Kıpçaklar ve Alanlar arasında bir ateşkese aracılık etti ve 1109'da Atrak'ı mağlup eden Kiev'in Rus Büyük Dükü Vladimir Monomah ile göçebe kabilelerin Gürcistan'a serbest geçişini sağlamak için bazı istişarelerde bulunduğuna inanılıyor.

Bu diplomasi sonucunda, Atrak yönetimindeki 40.000 Kuman-Kıpçak ailesi Gürcistan'a yerleşti. Anlaşmaya göre, her Kuman-Kıpçak ailesi Gürcü ordusuna tam silahlı bir asker verecekti. Onlara toprak ve silah verildi ve kralın doğrudan kontrolü altında düzenli bir güç haline geldiler. Beş bini kraliyet muhafızlarının bir parçasıydı; geri kalanlar ise Selçuklu Türklerine karşı esas olarak sınır bölgelerine gönderildi. Gürcistan'ın orta Kartli ovalarını kışlak ve Kafkasya eteklerini yaylak olarak kullanarak yarı göçebe bir yaşam tarzına öncülük ettiler.

Doğu Slav kroniklerinin ortaçağ koleksiyonu, Vladimir Monomah'ın 1125'te ölümünden sonra Atrak Han'ın kardeşi Don Kıpçaklarından Sırçan Han'ın Atrak'a bir ozan göndererek eve dönmesini istediğini belirtir. Efsaneye göre han, ozanın sesini duyup onun getirdiği steplerin otlarını kokladığında, kırsaldaki göçebe hayatından dolayı vatan hasreti çekmiş ve sonunda Gürcistan'ı terk etmiştir.[15] Ancak yine de bir grup Kıpçak paralı asker Gürcistan'a yerleşti, Ortodoks Hristiyanlığı benimsedi ve hatta yerel halkla karıştı.

Gürcüler tarafından "naqivchagari" (yani, asimile olmuş Kıpçak) olarak bilinen Hristiyanlaştırılmış (ve artık Gürcüleştirilmiş) Kıpçak subayları, zamanın aristokrasisinin isyanlarını bastırmada belirleyici bir rol oynadılar. Gürcü kraliyetine olan bağlılıkları prestijlerini artırdı ve III. Giorgi (1156-1844) döneminde Kıpçaklar, eski, bencil aristokrasinin tam tersi yeni bir askeri aristokrasi yarattı. Bu, Giorgi'nin halefi Kraliçe Tamara'yı (1184-11213) neredeyse tüm yüksek rütbeli Kuman-Kıpçakları kovmaya zorlayan aristokratik muhalefette büyük bir memnuniyetsizliğe neden oldu.

Tamar'ın halefi IV. Giorgi (1213-1223), belki de on binlerce göçebe Türk paralı askerini kullanmaya devam etti. Gürcüler onlara "Kivçağni Ahalni", yani "yeni Kıpçaklar" diyorlardı. Ancak bazıları kraliyet ordusunda hizmet etmeyi reddetti ve modern Azerbaycan topraklarında bulunan Gence ve Arran'a taşındı. Daha sonra Gürcüler bu çeteleri yendi ve yok etti. Göçebelerin bir kısmı Gürcü saflarında hizmet vermeye devam etse de, bir dizi Kuman-Kıpçak müfrezesi 1225'te Gürcistan'a yaptığı seferde Harezmşah Celaleddin Manguberdi'ye katılarak zaferini sağladı. Kıpçaklar, 1230'ların sonlarında Moğolların Gürcistan'ı işgali sırasında her iki tarafta da savaşmış olsalar da çoğu daha sonra Moğollara karıştılar.

Codex CumanicusDüzenle

Kuman adı geçen ve Türk dilinin Latin harfleri ile ve anadili Türkçe olmayan kişiler tarafından yazıldığı Codex Cumanicus adlı eser, Karadeniz’in kuzeyindeki Kumanlardan İtalyanlar ve Almanlar tarafından 14. yüzyılda derlenmiş iki bölümlük bir eserdir.[16] 13. ve 14. yüzyılda Kumanların konuştukları Türkçeyi yansıtır, o dönemin ağız özelliklerini gösterir.

Türkiye'de KumanlarDüzenle

1237 yılında Batu Han idaresindeki Moğol-Tatar ordusu Yayık Nehri'ne doğru ilerlerken pek çok Kuman topluluğunu önüne kattı. Moğol hakimiyetine girmek istemeyen Kuman topluluklarından bir kısmı İtil Bulgar ülkesine sığınırken bir kısmı da İtil'in batısına geçti.

1237'de Bulgar Ülkesini yakıp yıkan,1238'de Rusya'nın kuzey kesimlerini tamamen ele geçiren Batu Han, 1239'da Kumanların yoğun olarak bulunduğu Don-Doneç sahasına doğru ilerledi. Moğolların gücü karşısında tutunamayan Kumanların birçoğu yapılan savaşlarda öldü geriye kalanlardan bir kısmı Moğolların hakimiyetini kabul ederken büyük bir kısmı da Batıya Macaristan ve Balkanlara gitti, Balkanlara gelen Kumanların toplulukları Latin İmparatorluğu tarafından hizmete alındıkları gibi İznik İmparatorluğu'da onların askeri yeteneklerinden faydalanma yoluna gitmiştir.

1239-1240'ta Moğolların önünden kaçan kalabalık bir Kuman topluluğu kuru ot doldurdukları derileri sal olarak kullanmak suretiyle kadın ve çocukları ile birlikte Tuna'yı geçti. Yaklaşık 10 bin kişilik bu grup uzunca bir süre Trakya'da yerleşebilecekleri uygun bir yer bulmak için gezip dolaştı. Bölgede başıboş halde dolaşan ve Etraftaki şehirleri yağmalayan Kumanların Bizans Arazilerine zarar vermelerini engellemek ve onların askeri yeteneklerinden faydalanmak isteyen İmparator III. Loannes, Bizans Hizmetine aldığı bu Kumanlardan bir kısmını Trakya ve Makedonya'da bir kısmını da Anadolu'da Mendenderes Havzasına (Menderes nehri ve çevresine) bir kısmını ise Frigya Sahasına (Günümüzde Ankara, Afyon, Eskişehir) bölgelerine yerleştirdi. Bugün bu illerdeki Kuman asıllı köyler bu tarihte Anadolu'ya girmiştir.[15]

Günümüzde Artvin, Yusufeli, Ardanuç, Murgul, Şavşat, Posof, Tortum, Narman, Uzundere ve Oltu Türkiye'de Kıpçak halk kültürünü yaşatan başlıca yerleşim yerleridir.[17]

ResimlerDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b István Vásáry, (Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu) Kumanlar ve Tatarlar, Osmanlı Öncesi Balkanlar’da Doğulu Askerler (1185-1365), YKY, İstanbul 2008, s. 18-20. ISBN 978-975-08-1310-8
  2. ^ "Encyclopædia Britannica Online: Cuman". 19 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ekim 2011. 
  3. ^ Peter B. Golden, Türk Halkları Tarihine Giriş
  4. ^ Gyula Németh, “Die Volksnamen quman und qūn”, Körösi Csoma Archivum 3, 1940, s. 95-109. (Almanca)
  5. ^ David Nicolle, Angus McBride, Hungary and the fall of Eastern Europe 1000-1568, Osprey Publishing, 1988, p. 43
  6. ^ Pultar , Karpat, Gönül, Kemal H. 21. Yüzyılda İdil-Ural. s. 48. 
  7. ^ Türk dünyası araştırmaları. 153. 
  8. ^ Ignjatić, Zdravko (2005). ESSE English-Serbian Serbian-English Dictionary and Grammar. Belgrade, Serbia: Institute for Foreign Languages. p. 1033. ISBN 867147122-5.
  9. ^ Yılmaz, Emine (1998). “Kumanların Kökeni” (Çeviri), Bir, Türk Dünyası İncelemeleri 9-10, Prof. Dr. Kemal Eraslan Armağanı, İstanbul 1998: 133-142 (< Árpád Berta, “A kunok eredete”, Halasi Téka 18, Adatok Kiskunhalas történetéhez, Szerkesztette: Szakál Aurél, Kiskunhalas 1996: 11-20).
  10. ^ Kuman Duası ve günümüz Türkçe çevirisi.
  11. ^ Horváth (1989), s. 48. (Tam kaynak adı gerekli.)
  12. ^ Hristiyan Türkler. Marc Madrigal. Kutsal Kitap ve Arkeoloji. 
  13. ^ BERTA, Árpád. Kumanların Kökeni. Çev., Emine Yılmaz. İstanbul: Hacettepe Yayınları, 1998.
  14. ^ ge iconThe Georgian Chronicles about the Cuman - Kipchak resettlement in Georgia at the TITUS Project 6 Mart 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  15. ^ (Rusça) The Polovtsi 20 Ocak 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. in История Дона и Северного Кавказа с древнейших времен до 1917 года.
  16. ^ Ahmet Bican Ercilasun, Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, Ankara 2010, s. 382. ISBN 978-975-338-589-3
  17. ^ Akdes Nimet Kurat, IV-XVII1. Yüzyıllarda Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, Ankara 1972, Sayfa 83-84.

Dış kaynaklarDüzenle

  • Vasry, Istvan (2005) Cumans and Tatars, Cambridge:Cambridge University Press.
  • Bilgin, Mehmet (2007) Doğu Karadeniz Bölgesinin Etnik Tarihi Üzerine, Trabzon: Serender Yayınevi, Trabzon.
  • Öztürk, Orhan (2011 2.bas.), Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi, Ankara: Genesis Yayınları.
  • Sercan Ahincanov - Kıpçaklar & Türk Halklarının Katalizör Boyu, Selenge Yayınları, 2014, s.150