Kullanıcı:Muallim Fatih/Bakımevi

Ca'fer es-SâdıkDüzenle

lâkabıyla meşhur olan İmam Cafer... Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ... Hulefa-i Râşidîn... Hazreti Ali'nin... -Bakır'ın... Câfer-i Sâdık'ın Şiî öğretisine göre... Şiilik... Abbasi|Abbasî halifesi Mansur (Abbasi)|Mansur'un emriyle... Künyesi= Sâdik Zeynelâbidîn

Önce gelen:
Muhammed el-Bakır Bâkır

Harun ReşidDüzenle

yaşamı= 763de. 775-785 Abbasiler... Mehdi'nin... cariyedir... karekteri... Abbasi... Harun'un çocukluğu[;] Bağdad'da... Abbasi.

Hocası[;] Barmaki Abbasiler... Yahya bin Halid Bermaki]] idi.

Harun[,]... Fadıl, Cafer. Fadıl ile Harun[,] süt kardeş[I] idiler ve Cafer[']de Harun'un arkadaşı idi.

Harun[;] kardeşi H[a]d[i]'nin... 782de... Abbasi... 782deki... Arap ordusu[;]... Trakya Theması askeri valisi...

Bundan sonra Harun'a[çift boşluk]... valiliklerini yap[a]makta... yak[i]n dan[is]man[i] ve idarecisi[;] hocası... Bermaki olmu[s]tur.

784de... Hadi'ye... Hadi.. Örneğin[,] babalarının halifeliği sırasında iki kardeşin Dicle'yi dar bir köprüden geçmeleri gerekince Hadi'nin yaveri olan emir Harun'un ilk olarak geçmesini önlemek icin "Veliahtın senden önce geçmesini bekle" diye Harun'a sert bir emir vermiş; Harun "Başüstüne Emir senin" yanıt vermiş ama Halife olduktan sonra bu yaveri idam ettirmiştir.[1]

Hadi, kendi öldükten sonra halifeliğin kardeşi Harun'a değil de kendi genç oğluna geçmesi için iatisarelere gecti.[2] Bunu Bagdad'daki butun Abbasi burokratlari, zamaninin halifesine dalkavukluk nedenityle, kabule hazir olduklarini bildirdiler. Fakat Bermakiler Harun'un veliahtliktan atilmasini kabul etmediler. Basvezir oalan Yahya Bermaki Halife Hadi'ye bu kararin akle uygun olmadigini ve ortaya fitne cikarabilecegini soyliyerek onu uyardi. Hadi bir muddet dusunceden sonra bu konuda kendinin dogru oldugunu telkin eden burokratlara uyarak kucuk oglunu vârisi olarak ilan etti. Kendini uyaran Yahya Bermaki'yi de hapse attirdi. Bu haberi alan Harun eyalet valilikler idari gorevlerini birakarak yari emekli bir hayat yasamaya koyuldu.


Fakat Hadi ancak 784-786 doneminde halifelik yapmistir. 786da Musul civarinda bir kirsal koskude iken hastalanmis ve olmustur. Bu beklenmedik olumun uzerine cesitli soylentiler cikmistir.[3][1] Ehlullahtan Behlûl Dânâ, bir gün halife Harun Reşit ile karşılaşır. Kendisini tanıyan hükümdar, bu mübarek zata:

“–Ey Behlûl! Nereden geliyorsun böyle?” diye sorar. Hazret, hiç düşünmeden:

“–Cehennemden geliyorum” cevabını verir.

Harun Reşit, şaşırarak tekrar sorar:

“–Ne işin vardı orada?”

Behlûl Dânâ anlatır:

“–Efendim; ateş lâzım olmuştu. Cehenneme gideyim de biraz isteyim dedim. Fakat oradaki memur bana:

“–Burada ateş yoktur” dedi.

“–Nasıl olur, Cehennem ateş yeri değil mi?” diye sorunca:

“–Evet; gerçekten burada ateş yoktur. Her gelen, ateşini Dünyadan getirir» cevabını verdi.”

Dehşete kapılan Harun Reşit büyük bir üzüntüyle sordu:

“–Behlûl! Ne yapayım ki, oraya ateş götürmeyeyim?” Behlûl Dânâ, hızla uzaklaşırken haykırdı:

“–Adâlet! Adâlet! Adâlet!”


Ankara (İl)Düzenle

NüfusDüzenle

 
Ankara şehrinin Expedition 19 uzay ekibi tarafından çekilmiş uydu görüntüsü (11 Nisan 2009)

Ankara ili, Ankara şehrinin başkent olmasından sonra hızla kalabalıklaşmıştır. Özel ve kamu sektörü yatırımları başkent ve yöresine yoğunlaşmış; bunun sonucu ortaya çıkan çalışma imkânları, büyük bir nüfus akımına yol açmıştır. Ekonomi, sağlık ve eğitim altyapısının gelişmişliği; suç oranının yüksek olmaması; kişi başına kamu yatırımının ve kişi başına mevduatın yüksek olması gibi sebeplerin[4] göçü teşvik ediyor olması muhtemeldir. Cumhuriyet tarihi boyunca ilin nüfusu, ülke nüfusunun iki katını aşkın bir hızda artmıştır: 1927 sayımında nüfusu 404 bin olan il; Türkiye nüfusunun %3'üne sahipken 2010 ADNKS verilerine göre yaklaşık 4,8 milyon nüfus ile bu oran, %6,5'e ulaşmıştır. 2009-2010 yılları arasında ise nüfus artış hızı (%25,67), ülke nüfus artış hızının (% 15,88) neredeyse iki katı olmuştur.[5] Bu büyümenin başını çeken Ankara kenti, günümüzde dünyanın en kalabalık 14. kentidir. Göçe rağmen 2010'da Ankara'da işsizlik oranı (%12,1) Türkiye genel işsizlik oranına (%11,9) yakındır.[5] İstihdam edilenlerin %75,3'ü hizmetler, %23'ü sanayi, %1,7'si tarımda çalışır (bu oranlar Türkiye için sırasıyla %48,6 %26,2 ve %25,2'dir).[5]

İl nüfusu 4.771.716,[6] il/içe merkez nüfusu 4.641.256[6] kişidir. İç Anadolu'da bulunan ve nüfusları azalmakta olan Çorum ve Yozgat, Ankara'ya en fazla net göç veren illerdir.[7] İl nüfusunun %97,2'si il ve ilçe merkezlerinde, geriye kalanı da köy veya beldelerde yaşar.[6] Ayrıca 15.608.868 kişilik İç Anadolu nüfusunun yaklaşık üçte biri Ankara ilinde, il nüfusunun ise %85'i merkezde yaşar.[6]

Ankara il nüfusu, Türkiye geneline göre daha yüksek bir eğitim seviyesine sahiptir. 2010 verilerine göre, 15 yaş üstü okuma-yazma oranı, toplam il nüfusunun %88'ini (erkeklerde %91, kadınlarda %86'sını) oluşturur; bu oran Türkiye için %83'tür (erkeklerde %88, kadınlarda %79). Bu farklılık özellikle nüfusun üniversite eğitimli kesiminde belirginleşir: üniversite ve yüksek okul mezunlarının toplam nüfusa oranı Ankara'da %10,6, Türkiye genelinde ise %5,4'tür.[8]

Provinces of Turkey Maddesindeki Nüfus Güncellemesinde Varılan Noktanın TaslağıDüzenle

http://en.wikipedia.org/wiki/Provinces_of_Turkey

List of provincesDüzenle

Şablon:Turkey Labelled Map

Provinces of the Republic of Turkey
Licence plate code Name Area (km²) Province population Population density (/km²) Capital Capital population Census region
01 Adana 14.125 2.085.225 150 Adana (aggl.) 1.591.518 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
02 Adıyaman 7.644 590.935 84 Adıyaman 178,538 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
03 Afyonkarahisar 14.772 697.559 49 Afyon 128,516 Aegean Region (Ege Bölgesi)
04 Ağrı 11.520 542.022 47 Ağrı 79,764 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
05 Amasya 5.702 334.786 59 Amasya 74,393 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
06 Ankara 25.437 4.771.716 195 Ankara (aggl.) 4.431.719 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
07 Antalya 20.909 1.978.333 95 Antalya 1.001.318 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
08 Artvin 7.359 164.759 22 Artvin 23,157 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
09 Aydın 7.943 989.862 126 Aydın 142,267 Aegean Region (Ege Bölgesi)
10 Balıkesir 14.272 1.152.323 81 Balıkesir 215,436 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
11 Bilecik 4.310 225.381 52 Bilecik 34,105 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
12 Bingöl 8.277 255.170 31 Bingöl 68,876 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
13 Bitlis 8.855 328.767 47 Bitlis 44,923 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
14 Bolu 8.341 271.208 33 Bolu 84,565 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
15 Burdur 7.174 258.868 38 Burdur 63,363 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
16 Bursa 10.882 2.605.495 250 Bursa (aggl.) 1.905.570 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
17 Çanakkale 9.955 490.397 49 Çanakkale 75,810 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
18 Çankırı 7.490 179.067 24 Çankırı 62,508 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
19 Çorum 12.797 535.405 42 Çorum 161,321 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
20 Denizli 11.861 931.823 80 Denizli 350,000 Aegean Region (Ege Bölgesi)
21 Diyarbakır 15.272 1.528.958 102 Diyarbakır 843.460 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
22 Edirne 6.119 390.428 64 Edirne 119,298 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
23 Elazığ 9.313 552.646 65 Elazığ 266,495 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
24 Erzincan 11.746 224.949 19 Erzincan 107,175 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
25 Erzurum 25.355 769.085 26 Erzurum 367.250 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
26 Eskişehir 13.925 764.584 55 Eskişehir 629.609 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
27 Gaziantep 6.887 1.700.763 249 Gaziantep (aggl.) 1.341.054 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
28 Giresun 6.831 419.256 61 Giresun 83,636 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
29 Gümüşhane 6.440 129.618 20 Gümüşhane 30,270 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
30 Hakkâri 7.228 251.302 35 Hakkâri 58,145 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
31 Hatay 5.867 1.480.571 254 Antakya 202,216 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
32 Isparta 8.913 448.298 54 Isparta 148,496 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
33 Mersin 15.620 1.647.899 106 Mersin 843.429 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
34 Istanbul 5.313 13.255.685 2.551 Istanbul (aggl.) 13.120.596 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
35 İzmir 12.007 3.948.848 329 İzmir (aggl.) 3.354.934 Aegean Region (Ege Bölgesi)
36 Kars 9.939 301.766 30 Kars 78,473 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
37 Kastamonu 13.136 361.222 27 Kastamonu 64,606 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
38 Kayseri 17.170 1.234.651 72 Kayseri (aggl.) 950.017 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
39 Kırklareli 6.304 332.791 53 Kırklareli 53,221 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
40 Kırşehir 6.544 221.876 35 Kırşehir 88,105 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
41 Kocaeli 3.623 1.560.138 432 İzmit 1.459.772 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
42 Konya 41.001 2.013.845 52 Konya (aggl.) 742,690 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
43 Kütahya 12.043 590.496 49 Kütahya 166,665 Aegean Region (Ege Bölgesi)
44 Malatya 12.146 740.643 63 Malatya 381,081 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
45 Manisa 13.269 1.379.484 105 Manisa 214,345 Aegean Region (Ege Bölgesi)
46 Kahramanmaraş 14.525 1.044.816 73 Kahramanmaraş 326,198 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
47 Mardin 8.858 744.606 85 Mardin 65,072 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
48 Muğla 12.974 817.503 64 Muğla 43,845 Aegean Region (Ege Bölgesi)
49 Muş 8.090 406.886 50 Muş 67,927 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
50 Nevşehir 5.407 282.337 52 Nevşehir 67,864 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
51 Niğde 7.400 337.931 46 Niğde 78,088 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
52 Ordu 5.952 719.183 121 Ordu 112,525 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
53 Rize 3.919 319.637 81 Rize 78,144 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
54 Sakarya 4.878 872.872 180 Adapazarı 283,752 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
55 Samsun 9.352 1.252.693 138 Samsun (aggl.) 363,180 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
56 Siirt 5.499 300.695 55 Siirt 98,281 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
57 Sinop 5.805 202.740 35 Sinop 30,502 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
58 Sivas 28.619 642.224 22 Sivas 251,776 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
59 Tekirdağ 6.339 798.109 126 Tekirdağ 107,191 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
60 Tokat 10.073 617.802 62 Tokat 113,100 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
61 Trabzon 4.662 763.714 164 Trabzon 214,949 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
62 Tunceli 7.705 76.699 10 Tunceli 25,041 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
63 Şanlıurfa 19.451 1.663.371 89 Şanlıurfa 385,588 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
64 Uşak 5.382 338.019 63 Uşak 137,001 Aegean Region (Ege Bölgesi)
65 Van 21.334 1.035.418 54 Van 284,464 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
66 Yozgat 14.097 476.096 34 Yozgat 73,930 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
67 Zonguldak 3.306 619.703 188 Zonguldak 104,276 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
68 Aksaray 7.997 377.505 50 Aksaray 129,949 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
69 Bayburt 3.741 74.412 20 Bayburt 32,285 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
70 Karaman 8.924 232.633 26 Karaman 105,384 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
71 Kırıkkale 4.575 276.647 61 Kırıkkale 205,078 Central Anatolia Region (İç Anadolu Bölgesi)
72 Batman 4.680 510.200 110 Batman 246,678 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
73 Şırnak 7.203 430.109 60 Şırnak 52,743 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
74 Bartın 2.076 187.758 90 Bartın 35,992 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
75 Ardahan 5.156 105.454 22 Ardahan 17,274 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
76 Iğdır 3.546 184.418 51 Iğdır 59,880 Eastern Anatolia Region (Doğu Anadolu Bölgesi)
77 Yalova 850 203.741 241 Yalova 70,118 Marmara Region (Marmara Bölgesi)
78 Karabük 4.103 227.610 55 Karabük 100,749 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)
79 Kilis 1.444 123.135 86 Kilis 70,670 Southeastern Anatolia Region (Güneydoğu Anadolu Bölgesi)
80 Osmaniye 3.215 479.221 153 Osmaniye 173,977 Mediterranean Region (Akdeniz Bölgesi)
81 Düzce 2.574 338.188 132 Düzce 56,649 Black Sea Region (Karadeniz Bölgesi)


  • Population data according to 2009 census.[9]
  • After Zonguldak (67) the ordering is not alphabetical but in the order of creation of provinces, because these provinces were recently created and named by the government, and their plate numbers were assigned thereafter.

Koçibey RisâlesiDüzenle

tezkireler (tezkireler) şablon bulunacak, yoksa eklenecek (yardım alınarak)

(Divan) sayfasına divan çeşitleriDüzenle

Osmanlı İmparatorluğu Gazneli Devleti Abbasiler vb. sayfalardan...

Valide sultanlar listesiDüzenle

Adı Oğlu olan Padişah Eşi olan Padişah Asıl Adı Uyruğu Valide Sultanlık Süresi
Hayme Hatun I. Osman(Osman Gazi) Ertuğrul Gazi Hayme Türk ?
Malhun Hatun I. Orhan(Orhan Gazi) I. Osman Mala Türk ?
Nilüfer Hatun I. Murat(1. Murad Hüdâvendigâr) I. Orhan Holofira Rum ?
Gülçiçek Hatun I. Bayezid(Yıldırım Bayezid) I. Murat Maria[10] Rum [10] [11] ?
Devlet Hatun I. Mehmet(Çelebi Sultan Mehmed) I. Bayezid Devlet Türk - Kütahya, Germiyanoğulları Beyliği (Not 1)
Emine Hatun II. Murat I. Mehmet Emine Elbistan - Kahramanmaraş, Dulkadiroğulları Beyliği 1421-1449
Hadîce Âlime Hümâ Hatun[12] II. Mehmed II. Murat Hadîce Âlime Devrekâni - Kastamonu, Candaroğulları Beyliği 1444-1446
Sitti Mükrime Hatun II. Bayezid II. Mehmed Mû’kerime Elbistan - Kahramanmaraş, Dulkadiroğulları Beyliği (Not 1)
Emine Gül-Bahar Vâlide Hatûn (Not 2) II. Bayezid II. Mehmed Emine Arnavut - Kosova 1481-1492
II. Gülbahar Hatun I. Selim II. Bayezid Külbahar Rum - Kolhis / Laz - Laziǩa (Not 3)
Ayşe Hatun I. Selim II. Bayezid A’işa Elbistan - Kahramanmaraş, Dulkadiroğulları Beyliği (Not 3)
Ayşe Hafsa (A’işa Hâfize) Vâlide Sultân Kanuni Sultan Süleyman I. Selim A’işa / Helga Trabzon / Lehistan Krallığı / Tatar - Kırım Hanlığı 1520-1534
Hürrem Haseki Sultân II. Selim Kanuni Sultan Süleyman Rokselena Ukrain / Leh - Lehistan Krallığı (Not 1)
Afife Nûr-Bânu Vâlide Sultân III. Murat II. Selim Cecilia / Raşel Páros, Kiklad Adaları, Venedik Cumhuriyeti 1574-1583
Sâfiye Vâlide Sultân III. Mehmed III. Murat Sofya Baffo Venedikli - Korfu, İyonya Adaları, Venedik Cumhuriyeti 1595-1603
Handan Vâlide Sultân I. Ahmet III. Mehmed Helena Rum 1603-1605
Fûl-Dâne Vâlide Sultân (Not 2) I. Mustafa III. Mehmed Fûl-Dâne Abaza 1617-1618
1622-1623
Mâh-Firûze Hadice Vâlide Sultân II. Osman I. Ahmet Mariya Rum 1618-1620
Meh-Peyker Kösem Vâlide Sultân IV. Murat
I. İbrahim
I. Ahmet Anastasya Bosnalı Yunan - Tinos, Kiklad Adaları, Venedik Cumhuriyeti 1623-1648
Turhan Hadice Vâlide Sultân IV. Mehmet I. İbrahim Nadya Ukrain 1648-1682
Saliha Dil-Âşûb Vâlide Sultân II. Süleyman I. İbrahim Katerina Sırp 1687-1689
Hadice Mû’azzez İkinci Haseki Sultân II. Ahmet I. İbrahim Eva Leh - Lehistan Krallığı (Not 1)
Mâh-Pâre Ümmetullah (Emetullah) Râbi’a Gül-Nûş Vâlide Sultân II. Mustafa
III. Ahmet
IV. Mehmet Evmanya Vorya Resmo (Retimnon) - Girit, Venedik Cumhuriyeti 1695-1715
Salihâ Sebkati Vâlide Sultân I. Mahmut II. Mustafa Aleksandra Yunan / Rus 1730-1739
Şâh-Süvar Vâlide Sultân III. Osman II. Mustafa Mariya Sırp 1754-1756
Emine Mihr-î-Şâh İkinci Kadın Efendi III. Mustafa III. Ahmet Janet Fransız / Kartvelî - Gürcistan (Not 1)
Râbi’a Şermi Kadın Efendi I. Abdülhamit III. Ahmet Ida Çerkes - Çerkesya / Fransız (Not 1)
Mihr-î-Şah Vâlide Sultân III. Selim III. Mustafa Agnes Cenevizli 1789-1805
Baş İkbal Nükhet-Sedâ / Nüzhet-Zâde Hânım Efendi IV. Mustafa I. Abdülhamit Nükhet ? (Not 1)
Ayşe Seniyeperver (Sina-Pervar) Vâlide Sultân (Not 2) IV. Mustafa I. Abdülhamit Sonya Bulgar 1807-1808
Nakş-î-Dil Haseki Vâlide Sultân (Not 2) II. Mahmut I. Abdülhamit Aimée du Buc Fransız 1808-1817
Bezm-î-Alem Vâlide Sultân Abdülmecit II. Mahmut Suzan Adığe / Kartvelî 1839-1853
Pertav-Nihâl (Pertevniyal) Vâlide Sultân Abdülaziz II. Mahmut Besîme Ulah / Romen 1853-1876
Şevk-Efzâ Vâlide Sultân V. Murat Abdülmecit Vilma Laz / Megrel - Poti, Megrelya, Gürcistan 1876-1876
Tîr-î-Müjgan Üçüncü Kadın Efendi II. Abdülhamit Abdülmecit Müjgân Osmanlı Çerkes - Şapsığlar Kabilesi / Ermeni (Not 1)
Rahîme Piristû Vâlide Sultân (Not 2) II. Abdülhamit Abdülmecit Râhime Osmanlı Çerkes - Ubuhlar Kabilesi 1876-1904
Gül-Cemâl Dördüncü Kadın Efendi V. Mehmet Abdülmecit Sofya Arnavut / Adığe (Not 1)
Gül-İstü (Gülistan Münire) Dördüncü Kadın Efendi VI. Mehmet Abdülmecit Münire Adığe / Laz (Not 1)

NotlarDüzenle

  • Not 1: Öz annesidir, ya oğlu padişah olmadan önce vefat etmiştir, veyahutta bir başka nedenle Vâlide Sultân olamamıştır.
  • Not 2: Öz annesi değildir ama onu büyütmüştür ya da mânevî annesi olarak Vâlide Sultân olmuştur.
  • Not 3: Öz ve mânevî anneleri farklı kaynaklarda farklı olarak bertilmektedir.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b s.475.
  2. ^ Bu ugrasinda babasi Mehdi'nin once kardesi Isa'yi vâris ve ve veliaht olarak kabul etmesi; ama sonradan bu sozunden donmesi ve Hadi'yi vâris olarak kabul etmesi durumuna cok benzemektedir.
  3. ^ Teyit etmesi imkânsiz ama yazilmis bir soylentiye gore Hadi ve Harun'un annesi olan Hayzuran once Arap eyaletlerinin valilerini Harun'un vâris olmasini kabul ettirmis ve sonra da bir Hadi'nin bir cariyesi bularak oglu Hadi'nin uykusunda öldürülmesini sağlamıştır.
  4. ^ Hürriyet (2009-05-09). "Türkiye'de En İyi Nerde Yaşanır?". 24 Ağustos 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2009-10-14. 
  5. ^ a b c Türkiye İstatistik Kurumu (2010). Türkiye İstatistik Yıllığı 2010. Türkiye İstatistik Kurumu. s. 45. ISBN 978-975-19-4567-9.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "TR51" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "TR51" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  6. ^ a b c d TÜİK verileri
  7. ^ "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Nüfus Sayımı Sonuçları - İllerin aldığı göç (2007-2008 dönemi) - Ankara". Erişim tarihi: 2009-10-02. 
  8. ^ "Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) Nüfus Sayımı Sonuçları - Bitirilen eğitim düzeyi, cinsiyet ve yaş grubuna göre nüfus - 2008 - Ankara". Erişim tarihi: 2009-10-02. 
  9. ^ Turkish Statistical Institute (2010). "2009 Census, population living in cities". Turkish Statistical Institute. 15 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2010-01-25. 
  10. ^ a b [1]
  11. ^ [2]
  12. ^ [3]

Ayrıca bakınızDüzenle

Osmanlı kültürüDüzenle

Kültür etkileşimiDüzenle

 
İstanbul'da bir park.
 
Göksu Deresi'nde kayık turu.

Osmanlı Türkleri, kuruluş öncesi yüzyıllardan beri birlikte getirdikleri Arap ve Pers İslam kültürlerinin geleneklerinden ve dillerinden büyük ölçüde etkilenmişlerdi. Anadolu'ya yerleştikten sonra başta Yunan, Ermeni ve Yahudi olmak üzere yerli halkların kültürleriyle bir ölçüde kaynaştılar. Böylece eklektik tarzda bir Osmanlı kültürü ortaya çıktı. Özellikle İmparatorluk haline geldikten sonra diğer kültürlerle değişim süreklilik kazandı.

Osmanlılar farklı kültür ve dinlere karşı büyük bir hoşgörüye sahipti. Osmanlı Hanedanını yöneten erkekler, hatunlarını Türk beyliklerinden olduğu kadar çeşitli Hristiyan milletlerden de seçtiler. Bu durumun o zamanki sivil toplum kuruluşlarının (meselâ loncaların) desteğini alma, kudret ve iktidarını kabul ettirme, yabancı (ecnebî) hanedanlarla akraba olarak hem onların saldırılarını önleme hem de oralarda nüfuz sahibi olma, ırk devleti hâline gelmeyi gibi önleme çeşitli sebepleri vardır: Ana madde: Osmanlı padişah eşleri

Hristiyanlardan seçilen eşlerin, küçük yaşlarda saraya alınıp derin bir Müslüman Türk kültürüyle din ve bilim eğitimi ile saray terbiyesinden geçerek şehzâde veya pâdişâh eşi namzedi (adayı) oldukları unutulmamalıdır. Ana madde: Harem

Divan (politika)Düzenle

 
Alay Başçavuşu Sadaret Alayında İnzibata Memur
Çavuşbaşı Divan Çavuşları Amiri (Adalet Bakanı)
Beylikçi Fermanların Yazıldığı Kalemin Amiri
Amedi ' Dış İşleri Özel Kalemi Amiri
Büyük Tezkereci Bakanlık Özel Kalemi Amiri

Divan, eskiden İslam devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. Başlangıçta bir devlet dairesi olan divan, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.

Osmanlıdan önce DivanDüzenle

İslâm tarihinde ilk dîvân, ikinci halife Ömer döneminde (634-644) bir devlet dairesi olarak kuruldu. Devlet gelirleri ve giderleriyle ilgili işler burada yürütülüyordu. Emeviler döneminde (661-750) divanların sayısı artırıldı. Devlet merkezi Şam'da, vergi işlerini yönetmekle görevli olan Divanü'l-Harac giderek ana divan durumuna geldi. Merkezde çeşitli devlet işlerini yürüten başka divanların yanında eyaletlerde de divanlar vardı. Divan geleneği Abbasiler döneminde de (750-1258) sürdü. Bu dönemde, vergi işleriyle Divanü'l-Harac, zekât işleriyle Divanü's-Sadaka, askeri işlerle Divanü'l-Ceyş, devlet görevlilerinin ücretleriyle Divanü'n-Nafaka, saray giderleriyle Divanü'l-Hazine, posta ve gizli haberalma işleriyle Divanü'l-Beridi ve mali denetimle Divanü'z-Zimem uğraşıyordu. Divanü's-Sır ise devletin önemli iç ve dış sorunlarıyla ilgili kararların alındığı bir üst kuruldu. Abbasilerde Divanü'l-Mezalim adlı bir kurul halkın çeşitli konulardaki yakınmalarını dinler ve bunları halifeye iletirdi. Halifeler divan toplantılarına katılmazlardı. Gerek duyduklarında, toplantının yapıldığı salona bakan yüksek bir yerde oturup görüşmeleri pencere arkasından izlerlerdi.

Daha sonra kurulan İslam devletleri büyük ölçüde Abbasi divan geleneğini sürdürdüler. Büyük Selçuklularda Divanı Âlâ devletin en yüksek yönetsel kuruluydu. Divan-ı Âlâ’nın altında resmi yazışmaları yürüten Divan-ı İnşa ve Divan-ı Tuğra adlı iki divan vardı. Mali kayıtları Divan-ı İşraf-ı Memalik tutar, mali denetimi de Divan-ı Nazar-ı Memalik yapardı. Askeri işleri Divan-ı Arz ya da Divan-ı Ceyş denilen kurul yürütürdü. Anadolu Selçukluları, Büyük Selçuklulardaki divan geleneğini bazı değişikliklerle korudular. Anadolu Beylikleri ile Akkoyunlular ve Karakoyunlularda da benzeri kurumlar vardır.

Divan-ı HümayunDüzenle

Osmanlı İmparatorluğu'nda, padişah sarayında toplanan ve şimdiki Bakanlar kurulu gibi memleketin önemli işlerini gören, bu arada müracaat dilekçelerini de kabul ederek bir çeşit yüksek mahkeme vazifesi de gören kurumdur. Dîvân-ı Hümâyûn , Topkapı Sarayındaki Kubbealtı dairesinde toplanırdı. Kuruluşu, Orhan Gazi dönemindedir. Devletin ilk zamanlarında devlet işleri ya doğrudan doğruya padişahlar tarafından ya da sadrazamlar tarafından görülürdü. İstanbul'un alınmasından sonra, devlet işlerinin çoğalması, böyle bir divanın kurulmasını gerekli kılmıştır.

Osmanlı Devletinin merkez teşkilâtının üç büyük temel unsurundan biri de, Dîvân-ı hümâyûn ve kalemleridir. Diğerleri Bâb-ı âsafî ve kalemleri ile Bâb-ı defterî ve kalemlerinden meydana gelmektedir. Dîvân-ı hümâyûnda, imparatorluğa ait siyasî, idarî, askerî, örfî, şer’î, adlî ve malî işler, şikâyet ve davalar görüşülüp, ilgililer tarafından tetkik edildikten sonra, bir karara bağlanırdı. Dîvân, hangi dil ve millete mensup olursa olsun, her sınıf halka, kadın erkek herkese açıktı. Devletin idarî, siyasî ve örfî işleri doğrudan doğruya; diğerleri, bir müracaat, bir itiraz veya bir lüzum üzerine tetkik edilirdi. Memleketin herhangi bir yerinde haksızlığa uğrayan, zulüm gören veya mahallî kadılarca haklarında yanlış hüküm verildiğini iddia edenler, vakıf mütevellîlerinin haksız muamelelerine uğrayanlar, idarî veya askerî âmirlerden şikâyeti olan herkes ve diğer davacılar Dîvân-ı hümâyûna bizzat başvururlardı. Bütün davalar burada tarafsızlıkla görülürdü. Ayrıca, harp ve sulh gibi kararlar dîvânca verildiği gibi, bütün mühim devlet işleri de burada müzakere edilir ve neticelendirilirdi. Dîvânda bitmeyen veya padişaha arza muhtaç olmayan gerek resmî ve gerek hususî işler, padişahın mutlak vekili olan veziriâzamın İkindi Dîvânı'nda müzâkere edilir ve karara bağlanırdı.

Dîvân-ı hümâyûn, mutad toplantılarından başka, kapıkulu askerlerine ulûfe dağıtımı için üç ayda bir fevkalâde olarak toplanırdı. Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı. Buna, Galebe Dîvânı denirdi. Padişahın, teb'asıyla ve bilhassa askerî sınıflarla aracısız olarak görüşmesi gayesiyle, tahtın, Bâbüssaâde denilen, sarayın üçüncü kapısı önünde kurulması suretiyle akdedilen olağanüstü toplantılara ise, Ayak Dîvânı denirdi. Ayak dîvânları, ekseriya ihtilal veya karışıklık zamanlarında olurdu. Hükümdar, burada halkla veya askerle doğrudan doğruya temas eder, dertlerini dinlerdi. Ayak Dîvânının, mühim ve acele işleri müzakeresi ve derhal bir karara varılması için, hükümdarın veya serdâr-ı ekremin başkanlığında, saray dışında ve meselâ sefer zamanlarında ordunun bulunduğu yerde toplandığı da olurdu. Bu sırada müzakerelere, yalnız devlet adamları ve tecrübeli komutanlar katılırdı.

Fatih devrine kadar, dîvâna bizzat padişahlar başkanlık ederlerdi. Daha sonra padişah adına veziriâzamlar (Baş Sadrazamlar) başkanlık etmişlerdir. Padişah nerede bulunursa, dîvân orada toplanırdı. Yalnız veziriâzam seferde bulunurken, büyük dîvân onun başkanlığında toplanırdı. Fatih zamanında da dîvân her gün toplanmakta olup, haftada dört gün padişahın huzaruna arza girilirdi. Dîvân-ı hümâyûn toplantıları, 16. yüzyıldan sonra haftada dört güne inmiştir. Tarihçi Gelibolulu Mustafa Âli’nin yazdığına göre, Üçüncü Murad Han zamanına kadar, haftada dört gün dîvân toplanır ve bu dîvân toplantılarından sonra dört defâ da arza girilirken, dört defa arza girmek çok görüldüğünden, arz günleri, ikiye indirilmiştir.

Toplantı, Cumartesi, Pazar, Pazartesi ve Salı günleri yapılırdı. Bu dört günde, Dîvân-ı hümâyûn üyeleri, saraya gelip işlere bakarlardı. Pazar ve Salı günleri müzakerelerden sonra veziriâzam ile diğer vezirler, kazaskerler ve defterdarlar, Arz Odası'nda padişahın huzuruna kabul olunarak, dîvân işleri hakkında her biri ayrı ayrı izahat verirdi. Dîvân heyetine, vezir rütbesinde olmadıkça, Yeniçeri Ağası katılamazdı. Vezir olmayan Yeniçeri Ağası, arz günlerinde dîvân üyelerinden önce arza girip, Yeniçeri Ocağına dair söyleyeceğini söyler, sonra maiyetiyle beraber, ağa kapısına girerdi. Dördüncü Mehmed’in padişahlığı ve Fazıl Ahmed Paşanın sadrazamlığı zamanında, evvelâ Avusturya(II. Viyana Kuşatması) ve sonra Leh seferleri dolayısıyla padişah Edirne’de bulunduğundan, dîvân müzakerelerini, yalnız arz günlerine inhisar ettirerek, haftada iki gün, yani Pazar ve Salı günleri toplanması kararlaştırılmıştı. Padişah, 1677’de İstanbul’a gelince, yine aynı surette haftada iki gün olarak devamı emredilmişti. Bu durumda devlet işleri, yavaş yavaş sadrazamların İkindi Dîvânı'na yükletilmiş oluyordu. İkinci Ahmed’in saltanatının son senelerinde, haftada iki gün toplanan dîvânın azlığı ve iş sahiplerinin mağduriyeti göz önüne alınarak, bu hükümdarın emriyle, dîvân toplantıları yine haftada dört gün olmuştu.

Dîvân toplantılarının, 18. yüzyıl başlarında, Üçüncü Ahmed Han zamanında, haftada ikiye ve sonra bire indiği görülmektedir. Daha sonraki devirlerde dîvân toplantıları, büsbütün terk edilerek işlerin halli sadrazam dîvânına bırakılıp, padişahların iradeleri alınmak için, hükümdara telhisçi gönderilmek suretiyle, Paşa Kapısı'nda görülür olmuş ve dîvân akdi üç ayda bir, kapıkulu ocaklarına maaş verme ve yabancı elçi kabulü şekline dönüşmüştür.

Dîvân-ı hümâyûnun Topkapı Sarayı'nda Kubbealtı denilen binasını, Kanuni Sultan Süleyman zamanında veziriâzam Damat İbrahim Paşa yaptırmıştır. Bundan evvel, sonradan Eski Dîvânhâne denilen başka bir dîvân toplantısı yeri bulunmaktaydı. [Dîvân-ı Hümâyûn binası, ikinci yer veya alay meydanı denilen orta kapı ile Bâbüssaâde arasındaki sahada sol kısımdadır. Kubbealtı veya Dîvân-ı hümâyûn binası, esas itibarıyla, üç kubbe altındadır. Bu üç kubbeden birisi, dîvân üyelerinin toplandığı müzakere salonudur. Burada, üyelerin oturacağı yerler bellidir. Bu salonda veziriâzam ile diğer vezirlerin oturdukları yerin üstünde, padişahların dîvân toplantılarını gizlice dinledikleri “Kasr-ı Adl” denilen kafes pencereli yer bulunmaktadır.

Dîvân-ı hümâyûn, 18. yüzyıldan sonra önemini kaybetmesine rağmen, büsbütün ortadan kaldırılmayarak, imparatorluğun sonuna kadar muhafaza edilmiştir.

 
Babıali Tercümanı Sadrazamla Elçiler Arasında Tercümanlık Eden
Avrupalı SefirAvrupalı bir Elçi Tipi
Reis-ül Küttab Dış İşleri Bakanı
Buhara Sefiri' Buharalı Elçi
İç AğasıSadaret Dairesinin İç Hizmetlerine Memur

Dîvân-ı Hümâyûn ÜyeleriDüzenle

Kubbe vezirleriDüzenle

Kubbe vezirleri: Veziriâzamdan sonra gelen diğer vezirler ikinci vezir, üçüncü vezir, dördüncü vezir vb. şekilde adlandırılırdı ve sayıları yediye kadar çıkabilirdi. Dîvân müzakerelerinde ve siyasî herhangi bir işin hallinde de tecrübeli devlet adamları olan bu kubbe vezirlerinin fikirlerinden istifade edilirdi.

On yedinci yüzyılın başlarından itibaren defterdar, nişancı ve kaptan paşaların vezirlikleriyle beraber, vezirlerin adedi artmıştır. Hattâ bazı beylerbeyliklere tayin edilen kişilere de vezirlik rütbesi verilmiştir.

 
Baş Muhzir Sadaret Dairesi Muhafızı
Mekke Kadısı Mekke Baş Hakimi
Rumeli Kazaskeri Rumelideki Kadıların Amiri
Nakib-ül-eşraf ' Peygamber Soyundan Olanların Başı
İstanbul Kadısı İstanbul Baş Hakimi

DefterdarlarDüzenle

Defterdarlar: Fatih Kanunnâmesi’ne göre defterdar, padişahın malının vekilidir. Defterdarlık teşkilâtına “Bâb-ı Defterî” de denilir. Başdefterdardan sonra Anadolu malî işlerini görmek için Anadolu Defterdarı geliyordu. Yavuz Sultan Selim devrinde, buraların malî işlerini görmek üzere, Halep’te bir defterdarlık daha kuruldu. Fakat bu, devlet merkezinde değildi. On altıncı yüzyıl ortalarında, devlet merkezinde, Şıkk-ı Sânî adı ile bir defterdarlık daha kurulmuştur. Bu şekilde Başdefterdar, Anadolu Defterdarı ve Şıkk-ı Sânî isimlerinde üç defterdarlık olmuştur.

 
Başçuhadar Sadrazamın Giyeceklerini Muhafaza Edip Taşıyan
Defter Emini Devlet Arazi Kayıt Defterlerinin Muhafızı
Nişancı Devlet Bakanı
Darbhane Emini ' Darbhanenin Amiri
İç AğasıSadaret Dairesinin İç Hizmetlerine Memur

Dîvân-ı hümâyûn, sabah erkenden toplanır ve kuşluk zamanına ve bazen de öğleye kadar devam ederdi. Dîvân-ı hümâyûna gelecek olan devlet adamları, sabah namazını çoğu zaman Ayasofya Camii'nde kılar, Yeniçeri ocağı ile süvari bölük ağaları ve bir miktar yeniçeri, sarayın Bâb-ı Hümâyûn denilen ve Ayasofya Camii'ne bakan kapısı önünde iki sıra üzerine dizilirler, dîvân erkânı, namazdan sonra buradaki yerlerini alırlardı. Bu sırada duacı dua ettikten sonra Bâb-ı Hümâyûn kapıcıları, kapıları açarlardı. Dîvân-ı hümâyûnda, dîvân üyelerinden başka Reis-ül Küttab, çavuşbaşı, kapıcılar kethüdası, büyük ve küçük tezkireciler ve tercümanlar hizmet görürlerdi. Dîvânda nişancı, tuğra çekilmesi lâzım gelen ferman, berat, menşur gibi evraka tuğra çekerdi. Örfî işleri ise, veziriâzam kararlaştırırdı.

On sekizinci yüzyılın son çeyreğinden itibaren, Osmanlı kabinesi şu şekilde teşekkül ettirilmiştir:

 
Baş Teşrifatçı Protokol Amiri
Devlet Kethüdası Başbakan Yardımcısı ve İç İşleri Bakanı
Teşrifatçı Protokol Amiri
Hil’at Giyen Memurlar ' Mükafaten Hususi Elbise Giydirilen Memurlar

Sadaret KethüdalığıDüzenle

-Sadaret Kethüdalığı:1835 yılında, Umûr-ı Mülkiye Nezareti ve 1837 yılında Dahiliye Nezareti olmuştur. Şimdiki içişleri bakanlığıdır.

Reis-ül KüttabDüzenle

-Reis-ül Küttablık:1836 yılında, Umur-ı Hâriciye Nezareti olmuştur. Reis-ül Küttablık daha önceden nişancıya bağlıydı.Fakat dış ilişkilerimizin gelişmesiyle 17. yüzyılda nişancıdan ayrıldı.Reis-ül Küttab bugünkü dışişleri bakanı hükmündedir.

ÇavuşbaşılıkDüzenle

-Çavuşbaşılık: 1836 yılında, Deâvî Nezareti ve 1870 yılında Adliye Nezareti olmuştur.

Yeniçeri AğalığıDüzenle

-Yeniçeri Ağalığı: 1826 yılında Seraskerlik, 1908 yılında Harbiye Nezareti olmuştur. Osmanlı devletinin askeri işlerinden sorumludur.Bugünkü genel kurmay başkanı hükmündedir.

Kaptan-ı DeryâlıkDüzenle

-Kapdan-ı Deryâlık: 1878’den sonra, Bahriye Nezareti olmuştur.

 
Kazasker Kadıların Amiri ve Hükümet Azası
Kaptan-ı Deryâ Deniz Kuvvetleri Başkumandanı
Çuhadar Vezir Saraylarında Dış Hizmet Erbabından

Daha sonraları kabineye, Şeyhülislâm da dâhil edilmiştir. Osmanlı devletinin her türlü deniz işlerine bakardı.Deniz yoluyla fethedilen yerlerin kayıtlarını tutardı.

Dîvân-ı Hümâyûn KalemleriDüzenle

Dîvân-ı hümâyûnda Reis-ül Küttablık ile onun maiyeti olan beylikçinin nezaretleri altında, Dîvân-ı hümâyûn kalemleri bulunmaktaydı.

Amedî KalemiDüzenle

Amedî Kalemi: Reis-ül Küttab'ın hususî kalemi olup, aynı zamanda, bütün dış işleriyle meşgul olur ve sadrazamlıkla sarayın irtibatını sağlardı. Padişahın kendisine sadrazam tarafından yazılacak tahrir, telhis ile yabancı devletlerle yapılacak antlaşmalara dair ahidnâme ve musâlahanâme (antlaşma, sözleşme, vb.) suretleri, sadrazam tarafından yabancı devletlere gönderilen mektup müsveddeleri ve protokoller, elçi, konsolos, tercüman ve yabancı tüccarlara ait yazışmalar, burada yazılır ve bu kalemde saklanırdı.

BeylikçiDüzenle

Beylikçi veya Dîvân Kalemi: Dîvânda müzakere olunup karara bağlanan işlerin, gereken yerlere havalesi ve dîvân sicillerinin tutulmasıyla vazifeliydi. Ferman ve beratlar burada yazılırdı. Beylikçi, yazı işlerinden dolayı Reis-ül Küttab'ın emri altında bulunurdu.

Tahvil KalemiDüzenle

Tahvil Kalemi: Bu kaleme, Nişan Kalemi veya Kese Kalemi de denilmektedir. Vezir, beylerbeyi, sancakbeyi beratlarıyla, vilayet kadılarının beratları, zeamet ve timarların kayıtları hep burada tutulurdu.

Rüûs KalemiDüzenle

Rüûs Kalemi: Genellikle küçük berat olarak tarif edilir. Vezir, beylerbeyi, sancakbeyi ve vilayet kadısı derecesine çıkmış, ilmiye sınıfı hariç olmak üzere, bütün devlet memuriyetlerine intisab edenlerin (girenlerin) veya kendilerine evkaftan vazife verilenlerin muameleleriyle meşgul olur ve kayıtlarını tutardı. Tahvil ve Rüûs kalemleri, bugünkü özlük işlerinin görevini yaparlardı.

 
Hademe Sadaret Dairesi Hizmetkarı
Rüûs Halifesi Zatişleri Kalemi Şefi
Kethüda Katibi İç İşleri Bakanı Özel Kalem Müdürü
Vezir Mektupçusu ' Sadaret Kalemleri Amiri
Reis Kesedarı Dış İşleri Evrak Müdürü
Çavuş KesedarıAdalet Bakanlığı Evrak Müdürü

Teşrifâtçılık KalemiDüzenle

Teşrifâtçılık Kalemi: Dîvân-ı hümâyûndaki mühim vazifelerden biri de teşrifatçılık idi. Gerek sarayda ve Dîvân-ı hümâyûnda, gerekse sadrazam konağında yapılan merasimlerde, elindeki defter gereğince protokolü tatbik ederdi.Teşrifât, resmî günlerde devlet rical ve memurlarının bulunacakları sıra ve sınıflar demektir. Arapça teşrifin çoğuludur. Günümüzde protokol olarak kullanılmaktadır. Bu işi yapana, teşrifâtçı, teşrifâti veya teşrifâtî-i dîvân-ı hümâyûn denirdi.

Vak'anüvislik KalemiDüzenle

Vak'anüvislik Kalemi: Osmanlılarda vakanüvislik ismiyle resmî bir memuriyet ve kalemin kuruluşu, 18. yüzyıl başında ortaya çıkar. Bu kalem, devlet işlerine ait, verilen vesikaları tetkik ve kaydederdi. İlk meşhur vakanüvis tarihçi, Mustafa Nâimâ Efendidir.

Mühimme Odası KalemiDüzenle

Mühimme Odası Kalemi: 1797 tarihinde çıkan nizamnâmeyle, dîvân veya beylikçi kalemlerindeki Mühimme Nüvislerin (yazanların), bir yerde çalışmaları için Mühimme Odası veya Mühimme Kalemi kurulmuştur.

Dîvân-ı hümâyûn kalemlerinin şeflerine Hâcegân ve bir kalemin en kıdemli memuruna Halîfe denirdi.

Mühimme DefterleriDüzenle

Mühimme Defterleri: Dîvân-ı hümâyûnun muntazaman toplandığı zamanlarda her dîvân toplantısında görüşülen siyasî, içtimaî, malî, idarî ve örfî kararların kayıtlarını ihtiva eden defterlere “mühimme defterleri” denirdi. Dîvân toplantılarında zabıt tutma usulü olmayıp, görüşülen işin neticesi, yani karar sureti, dîvân kâtipleri tarafından kaleme alınırdı. Bu karar suretini daha sonra Reis-ül Küttab gözden geçirip tashih eder ve daha sonra icab eden yere yazılır ve en son olarak nişancı tarafından, hüküm veya fermanın tuğrası çekilirdi. Dîvân-ı hümâyûn işlerinin Bâbıâlî’ye nakli sırasında, mühimme defterleri de, oraya taşınmıştır. Elde mevcut mühimme defterleri, 16. yüzyıl ortalarından başlamaktadır.

Mühimme defterleriDüzenle

Mühimme defterleri de birkaç çeşittir. Biri normal dîvân görüşmelerine ait olan defterlerdir. Diğer bir mühimme defteri de “Mektûm Mühimme Defteri” olup, adından da anlaşılacağı üzere, gizli yazılan hüküm ve fermanları havidir (içerir). Bunlardan elde mevcut olanlar, 18. yüzyıldan başlamaktadır. Savaş zamanlarında lâzım olan defterler, sadrazam ve serdâr-ı ekremle (başkomutan) beraber sefere gönderildiğinden, seferdeki görüşmelere ait tutulan mühimme defterlerine “Ordu Mühimmesi” denilmektedir. Sadrazamın seferde bulunması dolayısıyla, devlet merkezinde Rikab-ı Hümâyûn (Sadaret) Kaymakamının başkanlığı altında toplanan dîvân veya meclisteki görüşmelere ait tutulan defterlere, “Rikab Mühimmesi” ismi verilmiştir.

Ahkâm defterleriDüzenle

Ahkâm defterleri: Bazen bir eyalete ve bazen muhtelif eyaletlere ait olarak tutulmuşlardır. Bu defterlerde valilere, kadılara ve saireye hitaben yazılan hükümler bulunmaktadır.

Tahvil defterleriDüzenle

Tahvil defterleri: Bu defterlerin pek çok çeşitleri vardır. Tahvil muameleleri, sadrazamın emrini müteakip en son olarak yapılırdı.

Rüûs defterleriDüzenle

Rüûs defterleri: Rüûs, genellikle, küçük memuriyet, vazife veya mültezimlere o işin verildiğini gösteren tayin vesikası olarak, küçük berat şeklinde tarif edilmektedir. On altıncı yüzyıl rüûs defterlerinde, büyük memuriyetlere ait beratlar da bulunmaktadır. Rüûs defterlerinin kadı, mukâtaât, rikab, vakıf, müderrislik ve zeamet rüûsu gibi çeşitleri bulunmaktadır.

Bu belli başlı defterlerin dışında, pek çok Dîvân-ı hümâyûn defteri de bulunmaktadır.

ayrıca:divan-ı mezalim önemli ağır siyasi suçlara başkanlığını yaptığı bu mahkemeler yapmaktadır.ayrıca halktan gelen şikayetleri de bizzat hükündarların başkanlık mezalim divanı bakardı.Aslında devlet hazinesinin büyük yardımcısı denilebilir.

HaremDüzenle

 
Kızlarağası Haremağalarının Amiri
Cüce Saray Soytarılarından
Ak Ağa Harem’de Vazifeli Ak Hadım
 
Haremde Türk hanım ve cariyesi

Harem (Osmanlı Türkçesi:الحريم من أنا همايون, Harem-i Hümayun) lûgatte korunan, mukaddes ve muhterem yer anlamına gelir. Ev, konak ve saraylarda genellikle iç avluya bakacak bir şekilde planlanan, kadınların yabancı erkeklerle karşılaşmadan rahatça günlük hayatlarını sürdürdükleri kısımdır. Burada yaşayan kadınlara da harem deniyor olması, İslamiyet'in bu bölümlere, özellikle hane kadınlarıyla belirli bir kan bağı dışında kalan erkeklerin (nâmahrem) girişini yasaklamasından kaynaklanır.

Osmanlı İmparatorluğu'nda haremDüzenle

Devlet içinde yer edinmeye başlayan haremin İki temel fonksiyonu vardır. Birincisi Padişahın özel yaşamını sürdüğü ve eş bulduğu yerdir[kaynak belirtilmeli]. Fatih'le birlikte şehzadeler yabancı hanedanlarla evlenmeyi bıraktıklarından bu çok önemli ve hanedanın devamı için vazgeçilmez bir fonksiyondur[kaynak belirtilmeli]. İkincisi bir okuldur. Enderun mezunu devşirme gençlerle sarayda eğitim almış cariyelerin evlendirilmesiyle eğitime dayanan bir aristokrasi kurulmuştur. Padişaha ve hanedana bağlı bir aristokrasi yaratılmasını sağlamak için cariyelerin eğitilmesini sağlayan kurumdur.

Osmanlı’da harem, herkesin giremediği bir ortamdı. Sözcük olarak harem 'dokunulmaz, kutsal' anlamına gelir. Bilinenin aksine Osmanlı'da 'Harem-i Humayun', devlet adamları yetiştiren 'Enderun' mekteplerine paralel bir kurumdu.

GaleriDüzenle

Harem

Dış bağlantılarDüzenle

Harun ReşidDüzenle

Gençlik yaşamıDüzenle

Harun Reşid İran'da Rey şehrinde 763de doğmuştur. 775-785 döneminde üçüncü Abbasiler halifesi olarak hüküm süren babası Mehdi'nin üçüncü oğludur. Annesi Hayzuran adında Yemen asıllı bir cariyedir. Fakat annesi çok güçlü karekteri ile kocasının ve sonra oğullarının halifelik yapma dönemlerinde Abbasi devleti politikasına büyük etkisi olmuştur. Annesi ve babasının en çok sevdikleri oğulları olan Harun'un çocukluğu Bağdad'da büyük bir lüks içinde Abbasi sarayında geçmiştir. Hocası Barmaki ailesinin Abbasiler zamanında çok önemli mevkilere geçmesini sağlayan Yahya bin Halid Bermaki idi. Harun, Yahya bin Halid'in üç oğlu olan Fadıl, Cafer ve Muhammed'in çocukluk arkadaşı idi. Fadıl ile Harun süt kardeşI idiler ve Cafer'de Harun'un çok yakın arkadaşı idi.[1]

Harun kardeşi Hadi'nin halifelik döneminde Bizans'a karşı 781 ve 782de açılan seferlerde Abbasi ordularına komuta etmiştir. 782deki seferde Arap ordusu Boğaziçi kıyılarına kadar yetişmiştir. Bu sefer Trakya Theması askeri valisi (stragtegos) olan "Mikhail Lacanodrakon"'un komuta ettiği bir Bizans ordusuna karşı bir yenilgiye uğramıştır.

Bundan sonra Harun'a Mısır, Suriye, Ermenistan ve Azerbaycan eyaletleri valilikleri verilmiştir. Bu eyalet valiliklerini yapamakta iken en yakin danismani ve bu eyaletlerin idarecisi eski hocası olan Yahya bin Halid Bermaki olmustur.

Babası 784de öldükten sonra halifelik, ağabeyi olan Hadi'ye geçmiştir. Hadi ile Harun'un iyi geçinemedikleri bildirilir. Örneğin babalarının halifeliği sırasında iki kardeşin Dicle'yi dar bir köprüden geçmeleri gerekince Hadi'nin yaveri olan emir Harun'un ilk olarak geçmesini önlemek icin "Veliahtın senden önce geçmesini bekle" diye Harun'a sert bir emir vermiş; Harun "Başüstüne Emir senin" yanıt vermiş ama Halife olduktan sonra bu yaveri idam ettirmiştir.[1]

Hadi, kendi öldükten sonra halifeliğin kardeşi Harun'a değil de kendi genç oğluna geçmesi için iatisarelere gecti.[2] Bunu Bagdad'daki butun Abbasi burokratlari, zamaninin halifesine dalkavukluk nedenityle, kabule hazir olduklarini bildirdiler. Fakat Bermakiler Harun'un veliahtliktan atilmasini kabul etmediler. Basvezir oalan Yahya Bermaki Halife Hadi'ye bu kararin akle uygun olmadigini ve ortaya fitne cikarabilecegini soyliyerek onu uyardi. Hadi bir muddet dusunceden sonra bu konuda kendinin dogru oldugunu telkin eden burokratlara uyarak kucuk oglunu vârisi olarak ilan etti. Kendini uyaran Yahya Bermaki'yi de hapse attirdi. Bu haberi alan Harun eyalet valilikler idari gorevlerini birakarak yari emekli bir hayat yasamaya koyuldu.


Fakat Hadi ancak 784-786 doneminde halifelik yapmistir. 786da Musul civarinda bir kirsal koskude iken hastalanmis ve olmustur. Bu beklenmedik olumun uzerine cesitli soylentiler cikmistir.[3][1] Ehlullahtan Behlûl Dânâ, bir gün halife Harun Reşit ile karşılaşır. Kendisini tanıyan hükümdar, bu mübarek zata:

“–Ey Behlûl! Nereden geliyorsun böyle?” diye sorar. Hazret, hiç düşünmeden:

“–Cehennemden geliyorum” cevabını verir.

Harun Reşit, şaşırarak tekrar sorar:

“–Ne işin vardı orada?”

Behlûl Dânâ anlatır:

“–Efendim; ateş lâzım olmuştu. Cehenneme gideyim de biraz isteyim dedim. Fakat oradaki memur bana:

“–Burada ateş yoktur” dedi.

“–Nasıl olur, Cehennem ateş yeri değil mi?” diye sorunca:

“–Evet; gerçekten burada ateş yoktur. Her gelen, ateşini Dünyadan getirir» cevabını verdi.”

Dehşete kapılan Harun Reşit büyük bir üzüntüyle sordu:

“–Behlûl! Ne yapayım ki, oraya ateş götürmeyeyim?” Behlûl Dânâ, hızla uzaklaşırken haykırdı:

“–Adâlet! Adâlet! Adâlet!”


Osmanlı İmparatorluğuDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ a b c Muir, William (1924), 'The Caliphate, Its Rise, Decline and Fall [4] Bölüm LXIV s.476 (İngilizce) (Erişim tarihi: 30 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "muir" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "muir" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  2. ^ Bu ugrasinda babasi Mehdi'nin once kardesi Isa'yi vâris ve ve veliaht olarak kabul etmesi; ama sonradan bu sozunden donmesi ve Hadi'yi vâris olarak kabul etmesi durumuna cok benzemektedir.
  3. ^ Teyit etmesi imkânsiz ama yazilmis bir soylentiye gore Hadi ve Harun'un annesi olan Hayzuran once Arap eyaletlerinin valilerini Harun'un vâris olmasini kabul ettirmis ve sonra da bir Hadi'nin bir cariyesi bularak oglu Hadi'nin uykusunda öldürülmesini sağlamıştır.