Ana menüyü aç
Swimming. Thomas Eakins'in 1885'te boyadığı yağlıboya resim. Amerikan eşcinsel hareketinin birçok temsilcisi bu meşhur eserin homoerotik bir özyapıya sahip olduğunu ileri sürmüştür.

Amerika Birleşik Devletleri'nde LGBT tarihi, 20. yüzyıla kadar cezai takibat, toplumsal kınama ve ayrımcılığın karşısında kendi cinsel yönelimlerini çoğunlukla ancak gizlice ifade edebilen kişilerin tarihidir. İngilizcede "in the closet" ("dolabın içinde") ifadesine sebep olan bu gizlilik nedeniyle tarih araştırmacıları çoğunlukla yetersiz kaynaklarla çalışmaya zorundalar. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar eşcinsel kadınların hayatları yeterince belgelenmemiştir. Eşcinsel topluluğu, eşcinsellerin kendilerini ifade edebildikleri altkültürel ortamlardan oluştu, ve bunun varoluşu daha 20. yüzyılın ilk yıllarında tespit edilmiştir.

Birçok diğer ülkeye benzer bir şekilde, ABD'de zamanın geçmesiyle eşcinselliğin genel toplumsal anlayışı "günah"tan "suç"a, sonra da "hastalık"tan "doğal durum"a değişmiştir. ABD eyaletlerinin kendi ceza kanunlarına sahip olmalarından dolayı hemcins cinsel ilişkilerinin suç olmaktan çıkarılması çeşitli adımlarca gerçekleşmiştir. 1962'de Illinois eyaleti, eşcinselliği kapsayan cinsel sapkınlık/sodomi (İngilizcede "sodomy") karşıtı kendi yasasını kaldıran ilk eyalet oldu. 2003'e kadar hemcins cinsel ilişkileri diğer eyaletlerde hâlâ suç olarak sayılıyordu.

Yasaların değişmesi, sosyokültürel gelişimlere göre geride kaldı. Eşcinsellerin eşitliği, 20. yüzyıl boyunca kendi önemini gittikçe kaybeden kültürel geleneklerden genel bir kurtuluşunun hem parçası hem de sonucuydu. ABD'de eşcinsellerin özgürlüğe kavuşmaları İkinci Dünya Savaşı döneminde başladı. Bu konuda önemli dönüm noktaları şunlardır: Alfred Kinsey'nin Erkekte cinsel davranış isimli araştırması (1948), Mattachine Society'nin kuruluşu (1950), eşcinsellerin sivil haklar hareketine katılması (1955-1968), Stonewall ayaklanmaları (1969), Gay Liberation Front gibi örgütlerin kuruluşu, eşcinselliğin Amerikan Psikiyatri Derneği hastalık kataloğundan kaldırılması (1973), AIDS krizi süresince gey hareketinin kendini yeniden belirlemesi (1981'den beri), transeksüeller gibi azınlıkların eşcinsel hareketine dahil edilmesi (1990'lardan beri) ve 21. yüzyılda sürülen eşcinsel evlilik yasallaştırma kampanyaları.

İçindekiler

Amerika yerli kültürlerinde gayrı-heteronormatif cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleriDüzenle

 
Dance to the Berdache, George Catlin (1796–1872)'in bir çizimi.

130'dan fazla Kızılderili kâbilesinde kadın kılığına giren, sepetçilik ve çömlekçilik gibi "kadın işleri"ni yapan, erkekler ile cinsel ilişkiye giren ve topluluk içinde özel bir ruhsal fonksiyon üstlenen biyolojik erkeklere özel bir kategori ayrılmıştır. Bu "iki ruhlu" ("two-spirit")ların eşcinsel olarak sınıflandırılmalarından çok, üçüncü ya da dördüncü bir cinsiyete ait oldukları düşünülüyordu. Bu cinsiyetlerin özelliği, iki ruhun tek ve aynı bedenin içinde birleşmiş hâlde yaşaması idi. Álvar Núñez Cabeza de Vaca, Jacques Marquette, Pierre Liette ile Pierre François Xavier de Charlevoix gibi Hıristiyan misyoner ve kâşifler, günümüz ABD topraklarında iki ruhluları izleyip anlatan ilk beyazların arasındalar. 1830'larda iki ruhluları izleyen, anlatan ve onların resimlerini çizen sanatçı George Catlin gibi iki ruhlulara ilgi duyan beyaz etnologlar bile iki ruhluların yok edilmesini desteklerdi. Günümüzde Amerikan yerlilerine ait kültürel miraslarının yeniden canlandırılması kapsamında hala iki ruhlu kimliğini benimseyen Amerikan yerli halk üyelerinin var olmasına rağmen, Amerikan yerli kültürünün bu parçası, Avrupalı yönetimi altında gördüğü baskılar nedeniyle neredeyse tamamen yok olmuştur.[1][2][3]

Sömürge dönemiDüzenle

Kuzey Amerika'nın beyazlar tarafından sömürge edilmesinin başlangıcından 20. yüzyıla kadar eşcinselliği Sodom ve Gomora'daki günahkârlığıyla ayrılmaz bir bağlantı kuran geleneksel Kitab-ı Mukaddes yorumlamalarına göre algılanırdı. Özellikle 1620'den sonra Yeni İngiltere'ye yüksek ölçüde göç eden Püritenler, "ahlâk dışı" cinsel ilişki (sodomy)yi kınar ve hayvanlarla cinsel ilişki (bestiality) yanında bunun tüm günahların en kötüsü olduğunu düşünürlerdi.[4]

"Sodomi", eşcinsellikle ilgili bir yasal tanzimin var olmadığı Georgia kolonisinin dışında 1776'da bağımsızlıklarını ilân eden tüm Britanya kolonilerinde suç olarak sayılıyordu. New York, New Jersey, Delaware, Maryland ve Kuzey Karolina kolonilerinde uzun zaman boyunca suçlunun cinsiyetini göz önüne tutmayıp üremeye yol vermeyen tüm cinsel eylemleri cezalandıran Britanya ortak hukuğuna göre muamele edilirdi. New Hampshire, Massachusetts, Rhode Island, Connecticut, Virginia ve Güney Karolina kolonilerinde, metni çoğunlukla Levililer'deki sodomi yasağına dayanan yasalar yürürlükteydi. Pensilvanya'daki hukukî durum birkaç kez değiştirildi; Pensilvanya'da Quakerların hâkim olduğu dönem (1681-1693) boyunca erkekler arası hemcins cinsel ilişkilerin idam cezasına tabi olmadığı tek koloniydi. Massachusetts'in dışındaki tüm kolonilerde kadınlar arası hemcins cinsel ilişkileri, erkeklerle aynı şekilde livâta yasalarına tabiydi, ancak sömürge dönemi boyunca kadınlar arası ilişkiler nadiren cezalandırılırdı.

Beyaz bir insanın günümüzde ABD olarak bilinen toprakta "sodomi" gerekçesiyle idam edilmesinin ilk kaydedilmiş örneği, 1566'da Yeni İspanya'ya ait Florida sömürgesinde hayatını kaybeden Guillermo isimli Fransız tercümandı. Britanya sömürgelerinde kayda geçen ilk sodomi davası ise, 1625 yılında Virginia'da sözde başka bir adama tecavüz etmesi nedeniyle ceza olarak asılarak idam edilen Richard Cornish isimli bir şahıs hakkındaydı. 1629'da Talbot gemisinde Massachusetts Bay Colony'e varan beş genç adam, eşcinsel ilişkilerle suçlandı; yerel yetkililer, sözde bu kadar korkunç bir suçu yargılayabilmek için kendilerini yeterince vasıflı hissetmeyip, gençlerin cezalandırılması için bunları İngiltere'ye geri gönderdiler. 1648'de Britanya sömürgelerinde bir lezbiyen ilişkide bulunmakla suçlanan ilk kadın, Massachusetts Bay Colony'de ikâmet eden Elizabeth Johnson idi. 19. yüzyılın sonuna kadar sadece az sayıda sodomi suçlaması kaydedilmiş; bu nedenle sodomi, çok nadiren yer alan istisna durum olarak görülüyordu.[5][6][7][8]

18. ve 19. yüzyılDüzenle

Ceza kanununun serbestleşmesiDüzenle

1776'da ABD bağımsızlığının ilân edilmesinin ardından kurucu eyâletlerde, erkekler arası hemcins cinsel ilişkilerini idam cezası ile cezalandıran eski sodomi tanzimleri muhafaza edildi. Çoğu eyâlette kadınlar arası hemcins ilişkiler, genelde aynı cezalara tabi idiler, ancak 20. yüzyılın sonuna kadar kadınlar, erkeklerle oranla çok daha nadiren zulmedilir ve bunlara çoğunlukla daha hafif cezalar çarptırılırdı. Aydınlanma Çağı'ndan ve Fransız Devrimi'nden esinlenen genel bir serbestleşmenin çerçevesinde 1786'da Pensilvanya, o dönemde henüz var olan 13 eyaletin arasında "sodomi" için idam cezasını kaldıran ilk eyalet oldu. İdam cezasının yerine 10 yıl hapis ve tüm mallara el konulma cezaları uygulandı. Diğer ABD eyâletleri ise, bu konuda Pensilvanya'ya göre geride sürüklediler; Güney Karolina'da yakalanan eşcinsellere daha 1873 yılına kadar ölüm cezası çarptırılıyordu.[9][10][11][12]

Eşcinselliğin psiyatrik hastalık olarak algılanmasının başlangıçlarıDüzenle

Eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olduğunu gören psikiyatrik kavrayış, 1896'da ilk olarak psikanaliz dalının yaratılışıyla doruğuna ulaştı, fakat eşcinselliğin psikiyatrik hastalık olarak sayılması daha 19. yüzyılın ilk yıllarına kadar dayanır. The Young Man's Guide ("Genç Erkeğin Rehberi"; William Andrus Alcott, 1833) ve Lecture to Young Men on Chastity ("Genç Erkeklere İffet Dersi"; Sylvester Graham, 1834) gibi cinsel eğitim yayımlarında mastürbasyon ve eşcinsellik gibi "istenmeyen" cinsel davranışlar, başlıca olarak delilik, Huntington hastalığı, epilepsi, zekâ geriliği, felç, inme, körlük, hipokondriya ve verem gibi çarpıcı sağlık sonuçları ile bağdaşlaştırıldı.[13]

Hoşgörü sınırlarıDüzenle

18. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına kadar ABD çapında bir dostluk kültünün yaygınlaşması, eşcinselleri zulmetme işini zorlaştırdı. Dönemdeki okumuş, eğitimli toplum kesimlerinde hemcins dostluklara sıklıkla özel, duygu yüklü, bazen de erotik bir karakter atanırdı. Bu özelliklere rağmen bu tür dostluklar toplum tarafından onaylanırdı, zira gerçek cinsel ilişkilere yol vermediği varsayılırdı, ancak günümüzdeki birçok edebiyat tarihçisine göre bu yanlış bir varsayımdır. Bu yöne izahlı belgeler Ralph Waldo Emerson (1803-1882), Henry David Thoreau (1817-1862), Bayard Taylor (1825-1878) ve Walt Whitman (1819-1892) gibi yazarların eserleri ve kalıtlarında bulunabilir.[14][15]

19. yüzyılın sosyokültürel bir özgünlüğü, Boston marriage ("Boston evliliği") kurumu idi. Bu 'evlilik', genelde feminizm yanlısı olan iki kadın arası, duygusal olarak yoğun ve münhasır ve ömrü uzun olan bir dostluk şeklini alırdı. Bu kadınlar birlikte aynı evde yaşar ve dönemdeki erkeklerle evli kadınlara yüklenen kısıtlamalara tabi olmadıkları nedeniyle sosyal ya da siyasî alanlarda katılmakta daha özgürdüler. Bu ilişki modeli, yazarlar Sarah Orne Jewett ve Annie Adams Fields ya da kadın hakları eylemcileri Susan B. Anthony ve Anna Howard gibi şahıslarla bağdaşlaştırılabilir. Bu kadınların birbirinden cinsel açıdan ilgi duydukları varsayılmadığı için bir kadının bir erkekle evlenmeyip diğer bir kadınla yaşamayı tercih etmesi Victoria devrinde kabul görürdü. Günümüz lezbiyen topluluğunun bu şahısları "erken lezbiyen" olarak talep edebilme ya da edebilmeme konusu lezbiyen kesimlerce hala tartışılmaktadır.[16]

1900 - 1940Düzenle

 
Colorado'da eşcinsel olduklarından dolayı kadın kılığına girmeye, sonra da kaya taşımaya zorlanan tutuklular. Fotoğraf 1900 ile 1910 yılları arası çekildi.

Adli kovuşturmaDüzenle

John Loughery'nin yazdıklarına göre, ABD'nin 1917'de Birinci Dünya Savaşı'na girmesiyle Amerikalı erkeklerin toplu olarak askerlik görevine alınması, hemcins cinsel ilişkilerle ilgili davaların çoğalmasına yol verdi. Örneğin, 1919'da Rhode Island-Newport kentinde bir Deniz Kuvvetleri üssünde yer alan Newport seks skandalı sırasında hemcins cinsel ilişkilerde bulunan erkeklere yönelik kapsamlı bir kovuşturma yer aldı. Soruşturmalar sırasında çok sayıda sivil ve askeri personelin yanı sıra Episkopal Kilise'ye mensup bir askeri papaz tutuklandı.[17]

İlk örgütDüzenle

1924'ün sonunda Henry Gerber, Chicago'da Society for Human Rights ("İnsan Hakları Derneği") isimli bir örgüt kurdu. Kendini resmî olarak "ruhsal anormallikler"e sahip kişilerin çıkarlarını temsil eden bir örgüt olarak tanıtmasına rağmen, de facto açıdan ABD'nin ilk eşcinsel hakları örgütüydü. Ancak Society for Human Rights'ın kuruluşundan birkaç ay sonra örgüt, Şikago polisi tarafından feshedildi.[18]

Erken altkültürel nişler ve tanışma noktalarıDüzenle

19. yüzyıldaki sanayileşme, orta sınıflara gittikçe çoğalan bir refah seviyesi sağlamasıyla hayat biçimlerinin geniş kapsamlı olarak değişmesine yol verdi. Bu durumdan özellikle eşcinsel erkekler faydalandı, zira kendi soy ailelerini artık kolayca bırakıp diğer erkeklerle işçi ve yaşam toplulukları kurabilirlerdi. Daha 1890'lı yıllardan New York'un Bowery semtinde bir gey mahallesi oluştu. Columbia Hall, Manilla Hall, Little Bucks ve Slide gibi yerel mekânlar, ayrıksı giyim tarzları nedeniyle sıkça "fairy" ("peri") olarak damgalanan erkek eşcinsellerin tercih ettiği tanışma noktalarındandı.[19]

1920'ler boyunca New York'un "siyahi" semti ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonundan beri siyah Amerika'nın "kültür başkenti" olarak bilinen Harlem mahallesinde erkeklerin birlikte dans edebildiği ve "drag" balolarının yer aldığı mekânlar vardı. Bu dönem boyunca özgürlükçülük ve açıklıkla şekillendirilen Harlem Renaissance ("Harlem Rönesansı"), bir eşcinsel kesimin oluşumuna uygun şartlar sağladı. Langston Hughes, Richard Bruce Nugent, Countee Cullen, Ma Rainey, Bessie Smith, Gladys Bentley, Alberta Hunter ve Ethel Waters gibi eşcinsel ve biseksüel sanatçılar dıştan pek görünür olmayan fakat yine canlı bir altkültürün gelişimine katıldılar.[20][21]

 
Portland, Oregon'da özel bir ev partisi; 1900 dolaylarında çekildi.

Manhattan merkezindeki Greenwich Village mahallesinde, Webster Hall gibi hem kadın hem de erkek crossdresserların maskeli balolara katıldığı mekânlardan oluşan bir eşcinsel kesimi oluştu. Eşcinsellerin misafirliği yapıldığı (ör. Polly Holladay gibi siyasi radikallere ait olan)[22] özel kulüpler de vardı. 1930'ların ilk yıllarda Times Square çevresi, eşcinsel erkeklerin boarding house (pansiyon tarzı konukevleri)larda saldırıya uğramadan birlikte yaşayabildikleri bir eşcinsel bölgesi hâline geldi. Yerlilerin ziyarete gelen denizcilerle irtibata girebildikleri limanlar, eşcinsel erkeklerin buluştuğu başlıca çark yerlerindendi. ABD çapındaki diğer kentlerde de tanışma noktaları oluşmaya başladı, örneğin 1933'te San Francisco'da açılan Black Cat Bar. Bu altkültürler, Amerikalıların çoğuna geniş ölçüde görünmezdi; ancak tarihçi George Chauncey, 19. yüzyılın ortasına kıyasla 20. yüzyılın ilk onyılları içerisinde eşcinsellere yönelik daha çok sayıda ve daha çeşitli sosyal dünyalarının var olduğunu ileri sürmektedir. 20. yüzyılın ilk yıllarında eşcinseller ve biseksüeller, daha sonraki yıllara göre kendi cinsel yönelimlerini belirleyip eşcinsel ya da biseksüel olarak açılmakta genel olarak daha az baskı altındaydı, böylece farklı dünyaların arasında geçmekte daha özgürdüler.[23][24]

19. yüzyıl sona erdikten sonra lezbiyenler de giderek kendi hayat planlarını istedikleri şekilde takip edebiliyordu. ABD'deki ilk kadın kolejlerinin kurulmasıyla, kadınlar da okuma hakkını kazandı. Yüksekeğitim ve bunun sağladığı serbest meslek fırsatları, birçok kadın için evlilik hayatını reddetme kararı olarak geçti, ve bu kadınların birçoğu, diğer kadınlarla üniversiteden öte kendi iş ve yaşam toplulukları kurdular. Settlement house (yurda benzeyen bir ikamethane)larda lezbiyenler, rahatsızlığa uğramadan, çoğunlukla da tüm yetişkin hayatları boyunca, birlikte yaşıyorlardı. İlk kadın akademisyenlerden kaç tanesi lezbiyen olduğunu belirlemek zor ve tartışmalıdır. Her halükarda lezbiyenler, Young Women's Christian Association (YWCA) gibi örgütlerde ya da 1912'de Greenwich Village'de kurulan radikal feminist kulüp Heterodoxy gibi gruplarda kendilerini içine alan sosyal ve kültürel bir alan bulabiliyorlardı. Kırk sene boyunca hayat arkadaşıyla birlikte Greenwich Village'de yaşamış ve romanları eşcinsel altmetin barındıran yazar Willa Cather (1873-1947), lezbiyen altkültürüyle özdeşleştirilmiş ilk şahıslardan biridir.[25][26]

 
Yazar Gertrude Stein. Fotoğraf 1935'te Carl van Vechten tarafından çekildi.

Buna rağmen, bazı Amerikalı eşcinseller yurtdışında yaşamayı tercih etti. Neredeyse 40 sene boyunca Paris'te hayat arkadaşı Alice B. Toklas ile yaşamış yazar Getrude Stein, bunu yapmış olan en çok tanınan LGBT şahıslardan biridir. Açık biseksüel dansçı Isadora Duncan ve Renée Vivien ile yakın ilişkide bulunmuş şair Natalie Clifford Barney de 20. yüzyılın başında Paris'e gidip orada yaşamış diğer Amerikalı LGBT şahıslardandır. 19. yüzyılın ortalarında Amerikalı lezbiyen heykeltıraş Harriet Hosmer'ın yanı sıra, Matilda Hays ile birlikte olan oyuncu Charlotte Saunders Cushman, Roma'da yaşamış Amerikalı LGBT şahıslardandır.[27]

Ancak ABD'deki siyahilerin ve işçi sınıflıların çoğu, ne yurtdışına çıkabilir ne de eşcinsel olarak açıkça ve rahatça yaşayabilirdi; bir yandan parasal açıdan kendi ailelerine bağımlı, öte yandan da aileleri gençlerin yardımı olmadan geçinemezdi. Lezbiyenler de dahil olmak üzere tüm kadınlar, geçim ekonomisinin bir parçası olup dünyaya çocuk getirmeden geçinemezdi, zira çocuklar, hayati önem taşıyan iş gücüydüler. LGBT bireylere ait sosyal ve kültürel alanların bu tür koşullarda oluşması neredeyse imkânsızdı ve bunlar böylece ilk başta daha çok para kazananlara ait bir ayrıcalık olarak kaldılar.[28]

 
Oyuncu Cesar Romero. (Fotoğraf: Carl Van Vechten, 1934).

1930'larda Büyük Bunalım'ı toplum içinde iffet taslamanın yeniden doğuşu izledi. LGBT bireyler de bu iffet taslama nedeniyle çeşitli baskılara uğramışlardır. Daha 1927'den beri o sene yürürlüğe girmiş Wales Theatrical Padlock Bill nedeniyle New York'taki tiyatrolarda eşcinsel ya da "sapkın" olarak sayılan diğer içeriklerin gösterilmesi yasaklandı. 1934'te bir otosansür eylemi olarak ulusal film prodüskiyonü endüstrisi, hangi film içeriklerinin kamuya ahlâkî olarak uygun olduğunu tanımlayan Production Code ("Prodüksiyon Kodu"; "Hays Code" olarak da bilinir) kurallarına tabi oldu. Kodda "Cinsel sapkınlık ya da buna ilişkin herhangi bir çıkarsama yasaktır" ("Sex perversion or any inference to it is forbidden") diye belirten 2-4'üncü madde ayrıca eşcinsel içeriklerin gösterilmesini imkânsızlaştırdı. Hem basın hem de radyonun temayı tartışmaktan çekinmesi ve tıbbi edebiyatın dışındaki kitaplarda eşcinselliğe değinmemesinden dolayı İkinci Dünya Savaşı'ndan önceki devirde ABD'de büyüyüp herhangi bir eşcinsellik imasıyla bile karşılaşmadan eşcinsellik diye bir şeyin var olduğunu hiç öğrenmemek mümkün idi.[29][30]

1930'lardan 1940'ların ilk yıllarına kadar New York gibi şehirlerde üst sınıflılardan LGBT bireylerin birbiriyle buluşması hala mümkündü. Metropolitan Opera, Sutton Theater ve Plaza Hotel'deki Oak Room ya da Astor Hotel barı gibi şık barlar, çok sayıda LGBT bireyin tanıştığı meşhur mekanlardandır. ABD çapındaki diğer büyük kentlerde de benzer mekânlar mevcuttu. Zengin olmayan LGBT bireylerin tanıştıkları mekanlara karşı bu mekanlar çoğunlukla polis baskınlara maruz kalmazdı. 1930'lar ve 1940'lar boyunca New Yorklu lezbiyenler Howdy Club'da buluşurdu.[31][32]

Daha 1920'ler ve 1930'larda Monty Woolley[kaynak belirtilmeli], Clifton Webb[kaynak belirtilmeli], William Haines[kaynak belirtilmeli] ve Cesar Romero[kaynak belirtilmeli] gibi şahısların yaygın olarak eşcinsel oldukları düşünüldüğü Hollywood oyuncuları vardı.

İkinci Dünya SavaşıDüzenle

ABD'nin 1941'de İkinci Dünya Savaşı'na girmesi, Amerikalı eşcinsellerin arasında bir grup kimliğinin ortaya çıkması üzerinde en büyük etkisi olmuş olaylardan sayılır. Savaş sırasında ABD nüfusun %13'ü Silahlı Kuvvetler'e katıldı. ABD'de herhangi bir kuruluş hiç bu kadar büyük bir konsantrasyonda eşcinseli bir araya getirmemişti; bu durumun oluşturduğu paradoks, bir yandan askeri komutanlığının eşcinselleri zulmedip dışlamaya çalışmasında, öte yandan ise eşcinsellerin kendi sayılarından bunalmış olmalarındandı. Silahlı Kuvvetleri'nde askerleri eğlendirip onların morallerini yükseletecek yeterince kadının bulunmaması nedeniyle komutanlık, drag queen şovlarının yer almasını desteklerdi, ve eşcinseller bu şovları örtülü şekilde bir eşcinsel kültürü oluşturmak ve muhafaza etmek için kullanırlardı.[33][34]

İkinci Dünya Savaşı süresince 275.000 kadının katıldığı Women's Army Corps (WAC) ve Women Accepted for Volunteer Emergency Service (WAVES) gibi kadın örgütlerinde canlı bir lezbiyen altkültürü oluştu. Savaş koşulları altında ayrıca lezbiyen sivillere de uygundu, zira bu erkeksiz dönem boyunca kadınların birlikte çıkması hiçbir kaygıya sebep olmuyordu.[35][36]

ABD Silahlı Kuvvetleri 1940'ların ilk yıllarına kadar askeri mahkeme aracığıyla eşcinsellikle ilgili sadece izole davalarla ilgilenirdi. Bu davalar İkinci Dünya Savaşı sırasında biriktiğinde, psikiyatrik testlerle eşcinsellerin askere alınmasını önlemeyi çalışmaya başladı. Bu önlemler ancak pek etkili değildi, zira bir yandan testler güvenilmezdi, öte yandan ise eşcinsel acemi askerlerin arasında, sivil hayatta da kurturulmadıkları yaygın eşcinsel karşıtı stigmasını askerde de tecrübe etme isteği yoktu. Askerlik görevine çağrılan 18 milyon erkekten neredeyse 5 bin tanesi, eşcinsel olmaları gerekçesiyle askere alınmadılar. Üstelik çok sayıda eşcinsel askerlik görevini, efemine klişesine uymadıklarını kanıtlama fırsatı olarak gördüler, ve özellikle Deniz Piyade Kolordusu gibi "erkeksi" sayılan örgütlere katılmayı tercih ederlerdi. Buna rağmen, savaş sırasında eşcinsel olma gerekçesiyle askerden atılan ("blue discharge") erkek ve kadınların sayısı neredeyse 10.000'e ulaştı. Bunun etkisi altında kalanlar için sivil hayata geri dönme süreci çoğunlukla zordu, zira hem cinsel yönelimleri razıdışı olarak açığa vuruldu, hem de ordudan atılanlara normalde mevcut olan sosyal yardımlara erişemezlerdi.[37][38]

1945 - 1968Düzenle

Eşcinselliğin psikiyatrik bozukluk statüsünün kaldırılmasıDüzenle

Psikanaliz dalının 1896 yılından sonra gösterdiği artışıyla eşcinselliğin nevrotik bozukluk olduğu inanç, Amerikan psikiyatrların arasında yaygınlaştı. Bu fikir, Quakerlar gibi insani kaygılarla ilgilenen kurumlardan destek gördü. 1940'larda Quakerlara ait Quaker Emergency Service ("Quaker Acil Hizmet")'in Readjustment Center ("Yeniden Düzeltme Merkezi")'ları, başlıca olarak erkek eşcinsellere yönelik rehabilitasyon merkezleri olarak faaliyet gösterdi. İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar psikiyatrlar, eşcinselliğin çoğunlukla bir "hormon dengesizliği"nden kaynaklandığı fikirindeydi, ve bu tıbbi yöntemlerle "tedavi" görürdü. Eşcinselliği "tedavi" etmek için kullanılan, dönemdeki tipik diğer yöntemlerin arasında geleneksel psikanaliz, engelleme terapisi, elektroşok tedavisi ve lobotomi (bunun sonuncusu 1951'de gerçekleştirildi). 20. yüzyılın başından beri eşcinsel kadınlar ve erkekler hastanelere zorla yatırıldı, bazıları da kendi istekleri üzere psikolojik tedavi arardı. Eşcinsellik, İkinci Dünya Savaşı'na kadar genel olarak çok nadir bir fenomen olarak algılanırdı.[39][40][41]

1941'de New Yorklu psikiyatr George Henry, yüzlerce görüşmeye dayanan Sex Variants isimli araştırmasını yayımladı. Metodolojik açıdan tartışmalı araştırması, dönemdeki hem kadın hem de erkek eşcinsellerin tecrübelerini temsil edici bir şekilde kapsayan ABD'deki ilk araştırmaydı.[42]

Bu dönem boyunca toplumun cinsel ahlak anlayışı genel olarak serbestleşme sürecindeydi. Antibiyotiklerin mevcut olması bunun için önemli bir etkendi. Frengi ve belsoğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilebilir oldu ve bunlar artık cinsel özgürlüğe engel olamadılar. Heteroseksüel Amerikalılar için cinsel devrimin 1960'ta doğum kontrol hapının kamuya sunulması ile başlamasına karşın eşcinseller, daha 1930'lardan beri benzeri koşullardan yararlanıyordu.[43]

İkinci Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında eşcinsellikle suçlu bulunan ABD Silahlı Kuvvetleri üyeleri tutuklanırdı. 1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti. Askeri psikiyatristler böylece eşcinselleri, bu sayılarla ya da bu seviyede temsil edicilikle ABD'de daha evvel hiç yapılmamış şekilde araştırma fırsatını kazandılar. Clements Fry ve Edna Rostow dahil olmak üzere az sayıda psikiyatrist, bu araştırmalardan vardıkları sonuçlarla eşcinselliğin nevrotik bozukluk olduğu yönündeki o dönem yaygınlaşmış görüşle hemfikir olmadıklarını gösterdi; bu karşıt görüş ancak dönemde az ilgi gördü.[44]

1948'de Alfred Kinsey'nin Sexual Behaviour in the Human Male ("İnsan Erkeğinde Cinsel Davranış") isimli araştırması kamuya sunuldu. Kişisel görüşmelere dayanan bu araştırma bir sansasyon yarattı, zira eşcinsellikle biseksüelliğin toplum dışı gruplara ait bir fenomen olmaktan çok aslında nüfus çoğunluğunun hayatlarını çeşitli şekillerde etkilediği olgusunu Amerikan halkına ilk kez tanıttı. Üstelik Kinsey'nin çalışmaları, cinselliğe dair toplumsal söylemin dini/ahlâki yorumlamalardan kurtulması ve bilimselleştirilmesinde katkıda bulundu. Kinsey'nin 1947'de kurduğu Kinsey Institute (Kinsey Enstitüsü) bunun ardından eşcinsellik hakkında daha fazla sayıda önemli araştırma yayınladı.[45][46][47]

 
Barbara Gittings, Franklin Kameny ve hem maske takarak hem de "Dr. H. Anonymous" takma ismiyle kendisini tanıtarak kendi anonimliğini korumaya çalışan John E. Fryer. ("Anonymous", İngilizcede "anonim" anlamına gelir).

1951'de Edward Sagarin'in Donald Webster Cory takma ismiyle kamuya sunduğu "The Homosexual in America" ("Amerika'da eşcinsel") isimli raporu yayınlandı. Bir eşcinselin bakış açışından yazılan ve eşcinsellere karşı sempati kurmaya çalışan kitap, okuyucuya erkek eşcinsel altkültürünü kapsamlı bir şekilde tanıttı ve geniş bir okuyucu kitlesi buldu.[48]

1957'de Evelyn Hooker'ın "The Adjustment of the Male Overt Homosexual" ("Açık Erkek Eşcinselin Psikolojik Ayarlaması") isimli çok itibarlı çalışmasını yayımlandı. Bu çalışmada eşcinsel erkeklerin akıl sağlığı bakımından heteroseksüel erkeklerden farklı olmadıkları ilk kez kanıtlandı. Judd Marmor ise, 1965'te yayımladığı "Sexual Inversion: The Multiple Roots of Homosexuality" ("Cinsel Tersinme: Eşcinselliğin Çeşitli Kökleri") isimli kitabında eşcinselliğe dair toplumsal tutumların kültürel olarak şekillendiriliğini ileri sürdü. Amerikan Psikiyatri Birliği bu görüşle hemfikir olup 15 Aralık 1973 tarihinde oybirliğiyle eşcinselliği Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'ndan kaldırmaya karar verdi. Ancak Charles Socarides ve Irving Bieber gibi bazı tanınmış psikiyatristler, 20. yüzyılın sonuna kadar eşcinselliğin yine nevrotik bozukluk olduğu fikrini benimseye devam etti.[49][50][51][52]

New York'ta LGBT kültürüDüzenle

 
Yazar Gore Vidal (1925-2012), daha 1950'li yıllarının az sayıdaki açık eşcinsel New Yorklu entelektüellerden biriydi.

İkinci Dünya Savaşı boyunca ya Avrupa'ya giden ya da Avrupa'dan eve dönen yüzbinlerce askeri personal New York'tan geçti. 1950'li yıllarda New York, ABD'deki tüm diğer kentlere göre tüm cinsel yönelimlerden en yüksek sayıda sanatçı ve ikonoklast barındırdı. Daha savaştan önce New York'taki eşcinsel topluluğu ülkedeki en büyüğüydü, fakat 1940'tan sonra bu durum daha fazla pekiştirildi. Savoy-Plaza Hotel barı gibi homoerotizm sezen yeni mekanlar açıldı. Daha 1930'ların ilk yıllarından beri Harlem'da her sene bir drag balosu ("drag ball") düzenlenirdi, ve bu özellikle 1944'te doruğuna ulaştı. 1945'te eşcinsel olmalarından dolayı Silahlı Kuvvetler'den kovulan eski askerlere yönelik Veterans Benevolent Association (VBA) adında bir yardım kuruluşu kuruldu. Savaş sonrasında, arasında birçok eşcinselin bulunduğu Beat Kuşağı şairleri de kentin kültürel hayatını şekillendirdi. 1950'lerden beri Harlem mahallesinde, New York'un ilk gayrıresmî eşcinsel hamamlardan biri olan Mount Morris Baths sık uğranan bir mekan oldu. Bu hamamlar (İngilizcede "bathhouse") yeni tanışma noktaları olarak keşfedildi, zira daha fazla banyolu evin yapılmasıyla bu tür mekanlar zamanla özgün amaçlarını kaybediyordu. 1960'larda kentte 40'tan fazla eşcinsel bar ve kulübün yanı sıra üç ya da dört lezbiyen barından oluşan canlı bir eşcinsel hayatı vardı. Barlar, lezbiyen bir altkültürünün gelişiminde eşcinsel erkek altkültüründen daha önemli bir rol oynadı, zira lezbiyenlere yönelik diğer tanışma noktaları yoktu.[53][54][55][56][57][58]

İkinci Dünya Savaşı sırasında New York'ta ayrıca eşcinsel bir entelektüel kesimi oluştu. Sanat patronu Lincoln Kirstein ve onun edebiyat salonu, bu kesimin merkezini oluşturdu. Kirstein, edebiyat salonunda yazarlar W. H. Auden, Glenway Wescott ve Monroe Wheeler ve ressam Paul Cadmus'a misafirlik ederdi. Bunun yanı sıra şairler Allen Ginsberg, John Ashbery, Frank O'Hara ve Audre Lorde, yazarlar Gore Vidal, Truman Capote, Christopher Isherwood, William Inge, Arthur Laurents, Edward Albee ve Tennessee Williams, ressamlar Jasper Johns, Robert Rauschenberg ve Ellsworth Kelly, fotoğrafçı George Platt Lynes, mimar Philip Johnson, dansçı Rudolf Nureyev ve besteciler Leonard Bernstein, Ned Rorem, John Cage, Aaron Copland ve Cole Porter, o dönemde toplum kurallarına uymayan ve New York'ta yaşayan diğer LGBT şahıslardır. Bunların çoğu kendi cinsel yönelimlerine dair kamuoyuna açılmamayı tercih etmiştir.[59]

McCarthy dönemiDüzenle

McCarthy döneminde ABD'de sözde "yıkıcılar" (subsersives)a karşı bir avlama başladı. Joseph McCarthy ile birçok diğer sağcı siyasetçinin inancına göre şu söz konusu "yıkıcılar", sözde ABD'yi komünist ülkeye dönüştürme amacıyla ABD hükümetinin her seviyesine sızmıştı. Bazı diğer "toplum dışı gruplar"la olduğu şekilde "eşcinseller" de toplu bir bütün olarak "yıkıcı" bir grup olarak görüldü. McCarthy ile Dışişleri Bakanı Müsteşarı Yardımcısı John Peurifoy, "komünist komplo"yu destekleyen bir "eşcinsel yeraltı"nın var olduğunu ilan ettiler. Bu komplo teorisinin temelinde, sözde Hitler'in şantaj amacıyla Amerikalıların de aralarında bulunduğu yabancı eşcinsel siyasetçilerin isimlerinden oluşan bir liste kurduğunu, bu listenin de sonra Stalinist Sovyetler Birliği hükümetinin ellerine sözde geçmiş olduğunu iddia eden, Washington'da dolaşan bir rivayet vardı. McCarthy'nin danışmanı Roy Cohn, eşcinsel karşıtı kampanyanın düzenleyicisiydi; ancak Cumhuriyetçi Parti Ulusal Komite Yönetim Kurulu Başkanı Guy Gabrielson da bu kampanyaya destek verdi. Basında "pervert peril" ("sapkın tehlikesi") ve "lavender scare" ("lavanta korkusu") gibi ifadeler yaratıldı ve 1950 ilkbaharında tüm ülke çapında eşcinsellere karşı soruşturmalar yapılmaya başladı. Bu çok sayıda eşcinsel devlet memurunun iş yerinden kovulmasına yol verdi. 1954'te FBI de eşcinsel örgütlere sızmaya ve bunları izlemeye başladı.[60][61][62]

The Washington Post gazetesi için "Washington Sex Story" ("Washington Seks Hikâyesi") başlıklı bir makale dizini yazan gazeteci Max Lerner, bu karalama kampanyasının en önde gelen eleştirmenlerinden biri olarak sayılır. 1953'te ABD Başkanı Dwight E. Eisenhower, sözde ulusal güvenliği koruma amacıyla hükûmetin eşcinsellere iş vermeyi yasaklayan 10450 no.lu kararnâme ("Executive Order")yi imzaladı ve kamu sektöründe eşcinsellere iş verme yasağı 1975'e kadar sürdü. [63][64][65]

ABD'deki bu eşcinsel karşıtı histeri, 1955 sonbaharında Idaho-Boise kentinde "Boise eşcinsellik skandalı" kapsamında doruğuna ulaştı. Bu kentte sözde yüzlerce genç erkeğe yapılan saldırının ardından polis, sözde bir eşcinsel "suçlu şebekesi"nin olası üyelerini yakalamak için yaklaşık 1.472 kişiyi soruşturmaya aldı. Bunun sonucunda 16 adam tutuklandı; bunların 9'u da cezalandırıldı.[66][67]

Eşcinsellerin Sivil Haklar Hareketi'ndeki rolüDüzenle

 
Biseksüel yazar James Baldwin sivil haklar hareketinin en önemli öncülerinden idi. Fotoğrafı çeken Carl Van Vechten, 1955.

Edward Sagarin daha 1951 yılında, Yahudiler ya da Afroamerikanlarla olduğu gibi eşcinsellerin de o dönemdeki en büyük azınlık sorunlarını oluşturduğunu ileri sürdü. 1950'ler ve 1960'ların ilk yılları boyunca eşcinsellik, siyahların uğradığı toplumsal dezavantajlardan tabulaştırılmış durumdaydı ve eşcinseller bu dönemde çok nadiren "açılırdı"; bu nedenlerle eşcinsel hakları, Sivil Haklar Hareketi aktivistlerinin gündeminde hiç yer almadı. Jack Nichols ve 1968'de "Gay is good" ("Gay güzeldir") sloganın yaratan Frank Kameny gibi aktivistler, "İş ve Özgürlük İçin Washington'a Yürüyüş" gibi sivil haklar gösterilerine katıldı, ancak eşcinsel hareketinin temsilcileri olarak katılmadılar.[68][69]

Romanları hem siyah hem de biseksüel kişilere yapılan baskıları inceleyen açık biseksüel yazar James Baldwin, Afroamerikan sivil haklar hareketinin en önde gelen aktivistlerinden biriydi. 1960'larda Martin Luther King, Jr.'a danışman olarak hizmet eden, sonradan da eşcinsellerin hakları adına emek harcayan Bayard Rustin kendisi de açık eşcinsel bir siyah sivil hakları aktivistiydi. Sivil haklar hareketi sonradan eşcinsel kurtuluş hareketine bir örnek teşkil etti.[70]

Eşcinsel hakları hareketinin örgütlenmesiDüzenle

Kasım 1950'de Harry Hay Los Angeles'te ABD'deki ilk uzun ömürlü eşcinsel örgütü olan Mattachine Society'i kurdu. Ancak bu örgütün resmî kuruluşu 1954'te diğer bir yönetim kurulunun idaresi altında yer aldı. Kısa zaman içerisinde diğer Amerikan kentlerinde de şube açan ve Mattachine Review (1955-66) dergisini yayımlayan bu derneğin öncelikli amacı eşcinsellerin toplum tarafından kabul edilmesi idi. Ayrıca 1950'de Los Angeles'ta karışık ırklı hemcins çiftlere destek veren "Knights of the Clock" isimli örgüt de kuruldu.[71][72]

1952'de birkaç eski Mattachine Society üyesi, Los Angeles'te ONE, Inc. ismi altında ayrı bir eşcinsel hakları örgütü kurdu. ONE, Inc. 1953'ten beri başarı elde eden ONE Magazine'i dağıtıyordu ve 1956 yılında, 1957'de eşcinselliğin tarihi ile ilgili etkinlikler sunmaya başlayan ONE Institute isimli bir eğitim kuruluşunu kurdu. ONE Institute ayrıca One Institute Quarterly isimli eşcinsellik konusu ile ilgili ülke çapındaki ilk bilimsel yayınının dağıtıcısıydı. 1996'da ONE, Inc., Institute for the Study of Human Resources (ISHR) ile birleşti.[73][74]

1955 yılında San Francisco'da lezbiyenlere yönelik ilk örgüt kuruldu. Kısa süre sonra diğer Amerikan kentlerinde de gruplar kuran ve 1956 yılından beri The Ladder isimli bir dergi dağıtan Daughters of Bilitis (DOB) örgütünun kuruluşuyla, lezbiyen barlarından farklı olarak hem yasal hem de polis baskınlarından korunmuş halde olan sosyal bir forumun bulundurulmasını sağladı.[75]

Kameny ile Nichols, 1961 yılında Mattachine Society of Washington'ı kurdu. New York'taki eş isimli diğer gruba karşın bu örgüt, siyasal değişimlerin yer almasını amaçladı ve özellikle eşcinsellerin kamu hizmetten ihraç edilmelerine son verilmesini hedefleyen bir lobi oluşumu başlattı. 1962 yılında Philadelphia kentinde, daha yüksek bir tirajı olan ve daha geniş bir okuyucu kitlesini kazanan Drum dergisini yayımlayan Janus Society kuruldu. 1963 yılında bazı büyük eşcinsel örgütleri, East Coast Homophile Organizations (ECHO) adı altında birleşti.[76][77][78]

19 Eylül 1964 tarihinde, Amerikan tarihinde ilk kez eşcinsellerin hakları adına sokağa çıkıldı; yaklaşık 10 göstericiden oluşan bir grup New York City'deki Whitehall Street'te silahlı kuvvetlerdeki eşcinsellere karşı uygulanan ayrımcılığa karşı protestoda bulundu. 1965 yılı yazında başkent Washington, D.C.'de de benzeri gösteriler düzenlendi. 1966-1967 yıllarında eşcinsel hareketine ait ilk siyasî çatı örgütü olan North American Conference of Homophile Organizations (NACHO) kuruldu ve 6.000 üyesi vardı, ancak bu daha 1970 yılında çöktü. 1967 yılında New York Columbia Üniversitesi, bir eşcinsel öğrenci birliğini tanıyan ilk Amerikan yükseköğretim kuruluşu oldu. Ocak 1967'de Los Angeles'teki Sunset Boulevard'da yüzlerce kişi, gey barlarına yapılan polis baskınlarına karşı protesto etti; bu, o zamana kadar yapılan en büyük eşcinsel gösterisi idi. New York Greenwich Village mahallesinde aynı sene içerisinde eylemci Craig Rodwell, tüm ülke çapındaki ilk eşcinsel kitap dükkânı olan Oscar Wilde Memorial Bookshop'u açtı.[76][79][80][81][82][83]

New York City dışı eşcinsel kültürüDüzenle

19. yüzyılın sonlarından beri Şikago, Los Angeles ve San Francisco gibi birçok Amerikan kentinde eşcinsel altkültürleri var olmuştur. 1950'lerde Beat kuşaklıların San Francisco'ya taşınması ile özellikle orası büyük bir eşcinsel akınına uğramıştır. Eşcinsel aktivist José Sarria daha 1961'de şehir meclisi üyeliğine kendini aday gösterdi. 1964'te Life dergisi San Francisco'ya "Amerika'nın eşcinsel başkenti" unvanını verdi. Aynı sene içerisinde San Francisco'da Mattachine Society'den daha ağır bir siyasî yönelimi takip eden ve sonraki yıllarda kurulan örgütlere bir model sağlayan Society of Individual Rights (SIR; "Kişisel Haklar Derneği") kuruldu.[84][85][86]

Brett Beemyn'in bir takım yazar ile işbirliğinde kanıtladığına göre eşcinsel altkültürleri sadece büyük kentlerin güya ilerici ve liberal ortamlarında değil, daha küçük yerleşimlerde de gelişim göstermiştir.[87]

Din ve eşcinsellikDüzenle

1950'ler ile 1960'lar boyunca ABD'de dinin genel olarak anlam kaybetmesi ve özellikle Püriten tabularının gittikçe daha çok çözülmesi ile bazı dinî topluluklar eşcinselliğe ilişkin bakış açılarını yeniden düşünmeye başladılar. New York Piskoposluk Dairesi 1964'te hemcins cinsel ilişkilerinin yasaktan kaldırılmasına desteğini tayin etti. 1964'te papaz Ted McIlvenna ile diğer dini görevliler San Francisco'da, özellikle liberal heteroseksüelleri eşcinseller için sempati duymaya teşvik etti. 1967'de Piskoposçu kiliseleri temsilcileri bir toplantıda eşcinselliğin artık lânetlenmemesi gerektiği kararına vardı. 1968'de Los Angeles'ta eşcinsellere kapılarını açan ve serbest kilise olan Metropol Topluluk Kilisesi; bu hızlı büyüyüp artık büyük bir kilise ağının çatı örgütü hâline gelmiştir. Roma Katolik Kilisesi ile muhafazakâr Protestan kiliseleri gibi hep birlikte evanjelikal terimi altında kategorize edilen diğer dinî topluluklar günümüze dek eşcinselliği kabul etmemeyi devam etmektedir.[88][89][90] Churches Uniting in Christ örgütü üyesi olan Mainline Protestan kiliseleri zaman geçtikçe taraf değiştirip eşcinsel çiftlere destek vermeye ve onların ilişkilerini kutsamaya başlamışlardır.

Yeniden yapılanmacı Yahudilik ve Reformist Musevilik, Amerikan Yahudi topluluğu içinde eşcinsellere kapılarını açan ilk mezheplerdir. Beit Chaim 1972'de Los Angeles'ta kurulup geyler ve lezbiyenlere yönelik ilk eşcinsel Yahudi kongregasyonu kuruldu; bir sene sonra New York City'de Beit Simchat Thora kongregasyonu kuruldu. Eşcinsel Katolikler ise daha 1969'da DignityUSA örgütünü kurmuşlardı; bunun ardından da 1974'te IntegrityUSA (Piskoposçu Kilise) ve 1977'de Affirmation: Gay & Lesbian Mormons (İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi) örgütleri ortaya çıktı.[91]

Medyada eşcinsellikDüzenle

1963'te Abraham Michael Rosenthal'ın The New York Times'in editörü olmasının ardından bu gazete, kamuya eşcinsellik ile ilgili kapsamlı makaleler sunan ilk büyük Amerikan gazete oldu. Growth of Overt Homosexuality in City Provokes Wide Concern (17 Aralık 1963; Türkçede "Kentte açık eşcinselliğin artışı büyük kaygılara neden oluyor") gibi başmakaleler eşcinselleri pek olumlu bir şekilde betimlemese bile temanın uzun zaman kamusal söylemden hariç edilmesine son verip buna ulusal seviyede dikkat çekti. Teniş şampiyonu Bill Tilden (1947) ile Lyndon B. Johnson'ın seçim kampanyası danışmanı Walter Jenkins (1964), açılmaları manşet yapmış en önemli şahısların arasında idiler.[92]

1960'larda Hays Code'un kaldırılması ayrıca Katolik Kilise'nin o zamana kadar Amerikan film endüstrisinin üzerine kullandığı doğrudan nüfuzunun sonunu da işaretledi. 1950'lerin sonundan beri Hollywood'da Bir yaz tatili (1959), Tehlikeli fısıltı (1961), Washington'da Fırtına (1962), Parıltılı Gözler, Korkusuz Vampir Avcıları (ikisi 1967), Flesh (1968), The Gay Deceivers, Geceyarısı Kovboyu (ikisi 1969) ve The Boys in the Band gibi eşcinselliğin gittikçe daha açık bir şekilde betimlendiği filmler yapılıyordu.[93]

1969 - 1980Düzenle

 
New York'un Greenwich Village mahallesindeki Christopher Street'teki Stonewall Inn'in 2005'teki dış görünümü.

Stonewall ayaklanmaları (1969)Düzenle

New York alkol görevlilerin, eşcinsellerin sık uğradığı barlara alkol ruhsatları vermemelerine rağmen bu barlarda yine alkol satılırdı ve bu nedenle 1960'lar boyunca New York'taki eşcinsel mekânları sürekli polis baskınlarına uğrardı. 28 Haziran 1969'da Greenwich Village mahallesindeki Stonewall Inn'e işlenen benzeri bir baskın ani olarak polislerin şiddet ile kovulmaları ve birkaç gün süren bir kuşatma ile sonuçlandı. O ana kadar Amerikalı eşcinseller fiziksel direniş yolu ile kamu görünürlüğünü hiç kazanmadıklarından dolayı bu olay eşcinsel topluluğu arasında bir dönüm noktası olarak sayıldı ve sadece kısa ömürlü bir dayanışmaya sebep olmaktan çok uluslararası Gey Onur ("gay pride") hareketinin kuruluşuna patlak verdi. Birçok eşcinsel aktivist, özellikle eşcinsel kurtuluş mücadelesine Bastille Baskını ile karşılaştırılabilen simgesel bir başlangıç özgüleme ihtiyacını karşılamaya çalışıp geçmişi anlatırken Stonewall ayaklanmalarına efsanevi bir statü yüklemiştir.[94]

Stonewall ayaklanmalarının ardından bu baskınlara hiçbir şekilde son verilmemişti. 8 Mart 1970 tarihinde polis, Greenwich Village'de "The Snake Pit" isimli diğer bir gey barında 167 müşteriyi tutukladı. Bu olay en çok genç bir Arjantin vatandaşının vizesini kaybetmesinden korkarak karakolun penceresinden zıplayıp kendini ağır yaralaması ile sansasyon uyandırmıştı.[95]

Stonewall sonrası gey ve lezbiyen kültüründeki genel akımlarDüzenle

1960'ların sonunun sosyal ve kültürel değişimin radikal bir şekilde dalgalandığı bir dönem olması Stonewall ayaklanmalarına patlak veren unsurlardan biri idi. Cinsel devrim ile hippi hareketinde de gözlemlenebilen genel bir değer değişimi ile cinselliğin liberalleşmesi çerçevesinde yer aldı.[96][97]

Çok sayıda gey ve lezbiyen büyüdükleri kırsal bölge ve kasabalarını terk edip San Francisco, New York City, West Hollywood, Şikago, New Orleans, Atlanta ve Houston gibi hızlı bir şekilde açık eşcinsel kültür merkezleri olarak gelişen kentlere taşındı. Bu merkezler kısa süre sonra kendilerine ait buluşma noktalarına sahiplenen daha küçük bir sürü altkültür şeklinde çözüldü. Heteroseksüel aleminin kendini üniseks modası ve David Bowie gibi androjin ideallere yönelttiği bu dönemde gey aleminde yüksek derecede bir "erkeksileştirme" yaşanmıştı. Erken 1970'lerde deri çizme, dar bir Levi's 501 kot pantalonunu ile deri ceket giyen, küçük bir bıyığa sahip olan ve düzenli olarak spor salonuna gidip vücut çalıştıran "Castro Street Clone" olarak adlandırılan bir sosyal arketip yaygınlaşmıştı. Deri ve Levi's altkültürü üyeleri gelişigüzel olarak birbiri ile yatardı. Bu durum 1970'lerden beri gey bar ve kulüp sahiplerinin dikkatini çekip "darkroom"ların kurulmasına yol verdi. 20. yüzyılın son çeyreğinde barlar, sinemalar ile hamamlar gibi ticari kuruluşlar, o döneme kadar parklar ile kamusal tuvaletler gibi "cruising spot" ("çark yeri")ların yerine getirdiği görevini gittikçe daha çok üstlendi. Ayrıca 1970'ler boyunca profesyonel bir şekilde düzenlenen dans şenliklerinde toplanan bir gey parti çevresi oluşmuştu. Sıkça 10.000'den fazla katılımcıya sahiplenen bu iki günlük "circuit party"leri ancak 1990'larda doruğuna ulaştı.[98][99]

1970'lerden beri hem psikiyatrik imalar ile yüklü "homosexual" ("homoseksüel"/"eşcinsel") terimi hem de "homophile" ("homofil") hüsnütabiri gey eylemcileri tarafından reddediliyordu. Bunun yerine o ana kadar bir tek eşcinsel karşıtı olanlar tarafından sarf edilmiş "gay" ifadesini kendi aralarında kullanıp yeni, nötr bir anlam ile standart dile geçmesini sağladılar.[100]

Stonewall sonrası lezbiyen ve gey hareketiDüzenle

Stonewall dönemindeki hadiseler, Amerikalı eşcinsellerin tarihlerinde bir dönüm noktasını simgeledi. Böylece kendi özgüveni artan altkültürün hızlı bir şekilde ağlanma ve örgütlenmesinin başlangıç noktasını oluşturdu. Kendi siyasî gündemi de kökten değiştirilmişti. Mattachine Society üyeleri gibi daha yaşlı neslin eylemcilerinin en çok eşcinsellere daha çok kabul kazanılması için mücadele ettikleri hâlde Stonewall nesli tam toplumsal tanınma ve entegrasyonu talep etti. Ütopyaya yöneltilmiş bu radikal devir daha erken 1970'lerde etkisini kaybetmişti ve bunun ardından gey ve lezbiyen sivil ile söz haklarının korunmasını temel olarak amaçlayan, gittikçe daha çok realistleşen ve daha çok inkılaplara dayalı siyasî bir gündem oluşmuştu.[101]

ÖrgütlenmeDüzenle

1969'dan beri eşcinseller, Oz Büyücüsü filminde Judy Garland'ın söylediği Over the Rainbow şarkısından esinlenmiş ve hem lezbiyen ve gey onurunun sembolü hâline gelmiş hem de onların hayat tarzlarının çeşitliliğini gösteren gökkuşağı bayrağı altında birleşmektedir. 1978'de San Francisco'da yaşayan sanatçı Gilbert Baker bayrağa nihai şeklini verdi.

 
Gökkuşağı bayrağı.

Eşcinsel topluluğunun Stonewall döneminde yaşadığı siyasileştirme, ayaklanmaların hemen ardından New York City'de kurulan radikal Gay Liberation Front (GLF; "Gey Kurtuluş Cephesi") gibi örgütlerin kurulması ile başladı. Mattachine Society'e karşın GLF kapsamlı bir toplumsal değişim uğruna mücadele etti. Stonewall hadiselerinin birinci yıldönümünde GLF, ülkenin o ana kadar tecrübe ettiği en büyük eşcinsel gösterisini düzenledi: Greenwich Village'den Central Park'a kadar giden, binlerce kişinin katıldığı gey ve lezbiyen bir geçit töreni. Bu dünyanın ilk eşcinsel onur yürüyüşü olarak sayılır. 1960'ların sonlarından beri siyasi mücadele yöntemleri olağanüstü seviyede çeşitli ve üretken idi ve pankartlı gösteriler, el ilanı eylemleri ile boykotların yanı sıra Gay-in ile Kiss-in gibi eylemleri kapsardı. 1969'da GLF eylemcisi Don Jackson, Kaliforniya Alpine İli'nde "Stonewall Nation" isimli bir eşcinsel kolonisi kurmayı çalışması ile çok medya dikkatini çekti.[102][103][104][105]

Aralık 1969'da Yunan Lamda harfini sembol olarak benimseyen Gay Activists Alliance (GAA; "Gey Aktivistler İttifaki") kuruldu. GLF'ye karşın sıkı iç bağlardan oluşan bir örgüt olan GAA, kendini GLF'nin şiddet eğiliminden ve radikal gündeminden uzak tuttu, fakat kendi eşcinsel eşitliği mücadelesinde yine militan yöntemler kullandı: medya dikkatini çekmek amacı ile GAA üyeleri "zap" eylemleri, yani siyasetçi ve televizyon şahsiyetleri ile girilen barışçıl fakat arzulanmayan açık yüzleşmeler, yürütürlerdi, ki bu kişiler kısa zaman içerisinde buna kurban olmaktan korkmaya başladılar.[106]

Birçok travesti ve transseksüel kendi ilgilerinin GLF tarafından yeterince karşılanmadığını hissedip 1970'te "Street Tranvestite Action Revolutionaries" (STAR) isimli kendi örgütünü kurdu. 1971'de Lambda Legal Defense and Education Fund (kısaca "Lambda Legal") isimli kâr amacı gütmeyen örgüt kuruldu ... 1973'te eski GAA üyeleri National Gay Task Force (NGTF)'u kurdu; bunun ismi kısa zaman içinde National Gay and Lesbian Task Force'a değiştirildi ve örgütün amacı parlamento sistemi vasıtaları ile eşcinsel eşitliğinin uygulanmasını sağlamak idi. Azınlık hakları uğruna mücadele eden çok sayıda kuruluşa karşın bu örgütlerin üyeleri çoğunlukla yüksek gelir alanlar idi; böylece lobicilik çalışmalarına ve kendilerine ait siyasî adaylarının seçim kampanyalarına çok para mevcuttu. Bu suretle etkili bir siyasî güç hâline geldiler.[107][108]

Müşterileri sıkça yüksek içki fiyatlarından sömürüldüğü eşcinsel barlarına alternatif olarak 1970'lerde birçok büyük kentte kâr amacı gütmeyen kuruluş olarak işletilen eşcinsel kafeleri kuruldu. Bunun yanı sıra birçok eşcinsel örgütü, dans ve kültür etkinliklerinin sunulduğu topluluk merkezleri kurdu.[109]

Ekim 1979'da eşcinsel aktivistleri başkentte, 100.000'den fazla kişinin katıldığı March on Washington for Lesbian and Gay Rights ("Lezbiyen ve Gey Hakları İçin Washington'a Yürüyüş") gösterisini düzenledi. 1980'de artık ABD'nin en yüksek üye sayısına sahip olup Kongre'de lobicilik yapan ve LGBT taleplerini savunan siyasî adayları destekleyen Human Rights Campaign ("İnsan Hakları Kampanyası") örgütü kuruldu.[110]

Gey BDSMDüzenle

 
Deri altkültürünün simgesi olan Leather Pride bayrağı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından New York, Los Angeles ve Şikago gibi kentlerde Amerikan motosikletçi altkültüründen günümüzdeki BDSM hareketinin büyük çoğunluğunun dayandığı eşcinsel erkek deri altkültürü oluşmuştu.[111][112]

1972'de Larry Townsend, olası bir deri hareketine ilişkin fikirlerin bir araya getirildiği The Leatherman's Handbook isimli kitabını kamuya sundu; bu fikirler sonradan "Old Guard" ("Eski Muhafız") ismini benimsemişti. Sıkı davranış ve rol yönergeleri ile karakterize edilen ve lezbiyen ile heteroseksüelleri geniş ölçüde hariç tutan bu Old Guard'a karşı, daha geniş bir cinsel ifade şekli tayfına izin veren "New Guard" deri hareketinin kuruluşu ile tepki gösterilmişti.[113]

Lezbiyen kültüründeki gelişmelerDüzenle

1950'ler ile 1960'ların en nüfuzlu Amerikan lezbiyen örgütü Daughters of Bilitis (DOB), kendi üyeleri arasında ya eşcinsel hakları hareketi ya da feminizmi desteklemeye gerekmelerine ilişkin bir tartışma nedeniyle çöktü.

Lezbiyen feminizmDüzenle
 
Lezbiyen çift.
 
Women's Building; birçok lezbiyenin ikâmet ettiği San Francisco Mission District'inde bulunan ve 1979 yılında açılan bir kadın kültür merkezi

Birçok lezbiyen, her iki cinse açık olan örgütlerde kendi çıkarlarının yeterince karşılanmadığını düşünürdü. Nisan 1970'te Rita Mae Brown ile diğer kadınlar Gay Liberation Front'tan ayrılıp kısa ömürlü Radicalesbians (ya da "Lavender Menace") örgütünü kurdu. Radicalesbians'ın The Woman-Identified Woman ("Kadın Kimlikli Kadın") isimli manifestoda kadın hareketi için oldukça etkili hâle gelen lezbiyen feminizm (ya da "siyasal lezbiyenlik") kavramı ilk kez tasarlandı. 1970 yaz sonunda ayrı bir beden olarak Gay Liberation Front Women ("Gay Liberation Front Kadınları") da kuruldu. 1971'de bir grup kadın Gay Activists Alliance'tan ayrıldıktan sonra kendilerini Women's Subcommittee ("Kadın Alt Kurulu") olarak örgütleyip 1972'de Lesbian Liberation Committee ismini benimsedi.[114][115][116][117]

Lezbiyen feministler kendilerini çifte baskı (hem cinsiyetçilik hem de homofobi) altında olarak gördü ve böylece kendi menfaatlarının eşcinsel erkekler dahil tüm erkeklerininkilerine tamamen zıt olduğundan ikna idiler. Lezbiyenliği politik bir ifade olarak tanımladı ve bu nedenle birçok heteroseksüel feminist ile çelişkide durardı. Her halükârda erken 1970'lerde kendini patriyarkal ve kapitalist yapılardan ayrı tutan ve kafeler, kitapçı dükkânları, restoranlar, gazeteler, bankalar, konut kolektifleri ve konser etkinliklerinden oluşan bir altyapıya emanet eden bir kadın ve lezbiyen kültürü oluştu. Bu kadın topluluğu özerk ve bazen ayrılıkçı olarak görülürdü. Viele lesbischen Frauen gaben dieser Art von Frauenkultur schon deshalb den Vorzug, weil sie ökonomisch weniger stark waren, als dies bei homosexuellen Männer im Durchschnitt der Fall ist.[118][119]

1970'ler boyunca eşcinsel erkekler büyük Amerikan kentlerinin "özgür alanları"nda kendi hayatlarını kurmaya tercih ederken çok sayıda lezbiyen feminist Ann Arbor, Northampton, Ithaca ya da Boulder gibi üniversite kasabalarına ya da çoğunlukla ayrılıkçı özellikler taşıyan lezbiyen yaşam ve iş komünlerinin kurulduğu kırsal bölgelere taşınırdı. 1971'de Washington, D.C.'de kurulan The Furies Collective bunların en iyi tanınan örneklerindendir.[120][121]

1970'lerde kadınların birlikte toplandığı ve gey topluluğunda neredeyse hiç bir karşılığı bulunmayan sayısız müzik etkinlikleri ve açıkhava festivalleri lezbiyen feminist kültürel hayatının bir özelliği idi. Örneğin, kuruluşundan beri her sene düzenlenen Michigan Womyn's Music Festival 1976'da kuruldu. Holly Near, Meg Christian, Maxine Feldman, Alix Dobkin ile Cris Williamson, bu dönemdeki lezbiyenlerin yaşama duygusunu ifade eden şarkılar besteleyip söyleyen sanatçıların arasında.[122][123][124][125]

Siyah lezbiyenlerDüzenle

Avrupa kökenli olmayan lezbiyenler, kendi menfaatlarının mevcut bulunan lezbiyen örgütleri tarafından karşılanmadığını düşünüp kendi örgütlerini kurdular. 1976'da siyah lezbiyenlerden oluşan Salsa Soul Sisters New York City'de kuruldu; bu örgüt sonradan African Ancestral Lesbians United for Societal Change ismini benimsedi. Lesbian and Gay Asian Alliance ("Lezbiyen ve Gey Asyalılar İttifakı"; 1979), Lesbianas Unidas (Hispanik/Latin Amerikalı lezbiyenlere yönelik; 1983) ve United Lesbians of American Heritage (Uloah) (Amerika yerlilerine yönelik; 1989) örgütleri de sonradan kuruldu.[126][127][128]

Lezbiyen BDSMDüzenle
 
"Dykes on Bikes" (Motosikletlerin üstünde lezbiyenler) San Francisco Pride geçit töreninde iken (2005).

Haziran 1978'de The Leather Menace ("Deri Tehdidi") sloganı ile Samois isimli grup kuruldu. Lezbiyen sadomazoşistlerin menfaatlarını siyasal olarak savunan ilk lezbiyen feminist örgütü idi. 1981'de grubun Coming to Power isimli rehberi, lezbiyen âleminin içerisinde BDSM'nin kabul edilmesi amacıyla dağıtıldı. Buna rağmen başlangıcından beri bu sadomazoşistler, BDSM'nin yanı sıra şiddetli pornografi ve birçok lezbiyen ilişkisindeki butch ve femme rol dağıtımının patriyarkal hakimiyet ilişkilerinden kaynaklandığını inanan birçok lezbiyen feminist ile ağır tartışmalarda bulundular. BDSM ile pornografiye ilişkin tartışma, Samois'in Women Against Violence in Pornography and Media (WAVPM) ve Women Against Pornography gibi pornografi karşıtı gruplar tarafından ağır bir şekilde saldırıldığı Feminist Seks Savaşları ("Feminist Sex Wars") sırasında doruğuna çıktı. Lezbiyen feministlerin cinsellik modeline alternatif olarak Pat Califia, Gayle Rubin ile diğer sadomazoşist kadınlar, cinsel özgürlüğün ancak her cinsel ifade türünün seçilebileceği zaman var olduğunun altını çizen pro-seks feminizm ("sex-positive feminism") kavramını yarattı.[129][130]

"Coming out" (açılma) hareketiDüzenle

1970'lerden beri birçok "gay libber" ("gay liberation" - yani gey kurtuluş - yanlısı), "Out of the closets, Into the streets!" ("Dolaptan sokağa çıkın!") sloganını savunmaktadır ve hem kişisel olanın politik olduğu ve görünür edilmesi gerektiği kavrayışlarını hem de Martin S. Weinberg ile Colin J. Williams'ın hazırladığı Male Homosexuals (1974) araştırması gibi açılan eşcinsellerin kendilerini gizli eşcinsellerden daha iyi hissettiklerini tespit eden yeni araştırmaları savunurlardı. Ancak eşcinsel topluluğu içerisinde kendini açıkça gey ya lezbiyen olarak ifade etme baskısı da çoğalıyordu; kendini biseksüel olarak tanımlayan kişiler homofobi ile suçlanma riski altında idiler. Travesti, transseksüel ve ortama düşmeyen diğer kişiler de dışlanmaya maruz kalırlardı.[131]

Birçok gay libber, kendi eşcinselliklerini açığa vurmak istemeyen kamusal şahsiyetlerin zorla açılma ("outing")larını da desteklerdi. Diğer insanlar bunu özel hayatın caiz olmayan bir şekilde ihlâl edilmesi olarak algıladıkları için eşcinsel âlemi içerisinde hararetli bir düşünce farklılığı ortaya çıktı. 1989'da kamu bir etkinlik sırasında Oregon eyâleti Cumhuriyetçi Parti senatörü Mark Hatfield'ın eşcinsel aktivistleri tarafından yüzleştirilip eşcinsel olduğunu itiraf ettirilmesi ile ilk politik ve taktik "outing" yer aldı. Bunun ardından NBC haber muhabiri Pete Williams, editör Malcolm Forbes, oyuncu Richard Chamberlain, popçu Chaz Bono (dönemde ismi Chastity Bono idi) ve Kongre memuru Edward Schrock gibi şahsiyetler de açıldı. "OutWeek" gibi yeni eşcinsel dergileri de araştırmacı gazetecilikleri ile bu "outing" hareketine katıldı. 2004'te New Jersey Valisi Jim McGreevey, kendi plananan "outing"'inin önünü almak için medyaya kendisi eşcinsel olduğunu açıkladı.[132][133][134]

Birçok diğer şahsiyet kendi istekleri üzere açıldılar, örneğin New York Sağlık Hizmetleri müdürü Howard Brown (1973), popüler Amerikan futbolu oyuncusu David Kopay (1977), tenisçi Martina Navrátilová (1980), beysbolcu Glenn Burke (1982) ve kaynak sağlama öncüsü Marvin Liebman (1990). 1988'den beri ABD'de Coming Out Day senevî olarak yer almaktadır.[135][136]

Politika ve adaletDüzenle

Ana akım siyasetçilerden destekDüzenle

1970'li yılların başında eşcinsel hakları hareketi ilk kez, özellikle Edward I. Koch, Arthur Goldberg, Charles Goodell, Richard Ottinger, Robert Abrams ve Bella Abzug gibi ana akım siyasetçilerden destek aldı. Bu dönemde siyasetçiler, eşcinsel topluluğunun oyları artık gözardı edilemeyen bir güç oluştuğunu ilk kez tanıdılar. Bu oylar ancak Bill Clinton'ın 1992'deki başkanlık adaylığı sırasında ilk kez belirleyici bir etken hâline gelmişti; Clinton seçildikten sonra kendi hükûmetine Roberta Achtenberg ve AIDS hastası olan Bob Hattoy dahil neredeyse 100 açık eşcinseli tayin etti.[137]

Livâta yasalarının kaldırılmasıDüzenle

Anal ve oral seks gibi geleneksel olarak İngiliz hukuk dilinde "sodomy" (yani "livâta") olarak tanımlanan eşcinsel cinsel pratikler 1962'ye kadar her Amerikan eyâletinde yasaktı ve para cezaları ya da ekseriyetle uzun hapis cezaları ile cezalandırılırdı. Bu yasaların en çok eşcinsellere karşı kullanıldığı hâlde heteroseksüeller de prensipte bu yasaların etkisi altında idi. 1962'de Illinois, kendi livâta yasasını etkisiz hâle getiren ilk ABD eyâleti oldu. Eşcinsel hakları hareketinin yükselişinin ardından 1970'ler boyunca birçok diğer eyâlet aynı renkten oynadı: Connecticut (1971), Colorado, Oregon (1972), Delaware, Hawaii (1973), Massachusetts, Ohio (1974), New Hampshire, New Mexico, North Dakota (1975), Kaliforniya, Maine, Washington, West Virginia (1976), Indiana, South Dakota, Vermont, Wyoming (1977), Iowa, Nebraska (1978) ve New Jersey (1979). Livâta yasaları neredeyse her zaman yasama yolu ile kaldırıldı; bir tek Massachusetts'te ABD Yüce Mahkemesi kararı ile kaldırıldı.

Adli kovuşturmaDüzenle

Kamu tuvaletler ve benzeri mekanlarda ajan provokatörlerle eşcinselleri tuzağa düşürmek ve bunları 'müstehcenlik' ("lewdness") suçlamasıyla tutuklamak, livata yasalarının kaldırılmasına kadar polisin rutinine ait idi. Ara sıra tanınmış kişiler bu aşağılayıcı pratiğe maruz kalmıştır, ör. 1965 yılında Santa Monica kentinde tutuklanan matematikçi ve sonradan Nobel Ödülü sahibi John Forbes Nash, Jr.. New York Polisi, ancak Mattachine Society'nin uyguladığı baskı sonucu ile 1950'lerde zirvesini ulaşmış bu pratiğe 1966 yılında son verdi. Diğer eyaletlerde kamu tuvaletlerde işletilen bu sözde "entrapment" livata yasalarının kaldırılmasına kadar uygulanmaya devam etti. Sansasyon uyandırmış bazı tutuklanmalar ör. Cumhuriyetçi siyasetçi Gaylord Parkinson (1974, San Diego'da), Los Angeles belediye başkanı yardımcısı Maurice Weiner (1976, Los Angeles), Tümgeneral (Major General) Edwin A. Walker (1976, Dallas), Kongre üyesi Jon Hinson (1981, Washington D.C.) ve Britanyalı pop şarkıcısı George Michael (1998, Los Angeles). Kongre üyesi Robert Bauman, reşit olmayan bir erkek fahişeyle ilişkiye girdiği nedeniyle 1980'de tutuklandı.[138]

Diğer ayrımcı yasa ve pratiklerDüzenle

Livada yasaları, ABD'deki eşcinsellerin ayrımcılığa uğramalarına neden olan tek yasalar değil idi. Sayısız federal, eyalet ve yerel yasa ve yönerge, eşcinsellerin belli işlere ya da askere girebilmemesine ve birçok iş için gerekli güvenlik izni (security clearance)ni elde edebilmemesine yol verdi. Eşcinseller iş ve kira hukukunda ve sigorta poliçelerinin satın alınmasında dezavantaj edildiler; hemcins çiftlere evli çiftlerle eşit bir tutum sergileyen ilk Amerikan sigorta şirketi, 1976'da MetLife şirketi idi. Hemcins çiftler ortak mezara defnedilme isteğiyle sıkça zorluklarla karşılaşırdı. Kamuda öpüşmek, sarılmak ya da birbirine yakın dans etmek üstelik çoğunlukla düşünülemezdi. Birçok kentte kamu alanda cross-dressing yasaklayan önergeler uygulandı. 1990'a kadar ABD Göçmenlik Hizmeti INS ayrıca eşcinsel yabancıların ülkeye girişini reddedebilirdi. ABD'de yaşayan Amerikalı partnerleriyle taşınmak isteyen yabancılar da zorluklar yaşamıştır.[139]

Velayet ve evlat edinme haklarıDüzenle

Partnerleri bakıma muhtaç olmuş eşcinseller, 1970'li yıllara kadar genelde buna bakma hakkına edinemediler. Aynı oranda az da çocuk evlat edinebilir ya da bir çocuğu üvey evlat olarak yetiştirebilirlerdi; hatta onlara ait biyolojik evlatlara sahip ve emanet etme hakları bile sıkça geri alınırdı. Haziran 1972'de San José'de bir mahkeme ilk kez lezbiyen bir kadının üç çocuğu için savunduğu velayet hakkını kabul etti. Mayıs 1974'te Philadelphia'da ilk kez lezbiyen bir çifte, çiftin her iki üyesine biyolojik olarak hiç akraba olmayan bir çocuk için velayet hakkı verildi.[140]

1990'lı yıllarda bazı eyaletlerde (ör. New York, 1992) erkekler de ilk kez partnerlerine ait biyolojik evlatlara evlat edinme hakkını ("second parent adoption") savunmaya başladı. Daha 1990'da Ohio Yargıtayı, eşcinsel bir adamın ağır malul bir çocuğu evlat edinmesine izin verdi. Ekim 1997'de New Jersey'de bir mahkeme, erkek eşcinsellerden oluşan bir çifte ilk kez birlikte her ikisine biyolojik akraba olmayan bir çocuğu evlat edinme ("joint adoption") hakkını verdi.[141]

Siyasi makamda bulunan eşcinsellerDüzenle

 
ABD Temsilciler Meclisi üyesi olan Gerry Studds 1983'te açıldı ve bunun ardından altı kez tekrar seçildi.

1972'den 1974'e kadar Michigan Ann Arbor şehir meclisinin seçilmiş üyesi olan Nancy Wechsler, ABD'de eşcinsel olarak açılan ilk kadın siyasi makam sahibi idi. Onun görevini devralan Kathy Kozachenko, açılmış bir lezbiyen olarak makamı için seçilmiş ilk siyasetçi idi. 1974'ten 1976'ya kadar Kozachenko Ann Arbor şehir meclisi üyesi idi. Her iki siyasetçi Human Rights Party ("İnsan Hakları Partisi") üyeleri idi.[142]

Elaine Noble, 1974'te girdiği Massachusetts Temsilciler Evi'ndeki ilk görevi sırasında açıldı. 1976'da tekrar seçildi, fakat şarkıcı Anita Bryant'ın 1977'de yürütmeye başladığı eşcinsel karşıtı kampanyası nedeniyle baskıya kurban oldu. 1974'te Minnesota Senatosu üyesi olan Allan Spear de eşcinsel olarak açıldı; 1976'da sorunla karşılaşmadan tekrar seçilmeye başardı.[143]

1977'den beri San Francisco şehir meclisinde oturan Harvey Milk, en çok tanınan açık eşcinsel siyasetçilerden biri. Milk, belediye başkanı George Moscone ile birlikte Kasım 1978'de eski şehir meclisi üyesi olan Dan White tarafından silahla vurularak öldürüldü. Bunun sonucu olan mahkeme davasında White'ın sadece adam öldürme suçu ile suçlu bulunması, Mayıs 1979'da yer alan "White Night ayaklanmaları"na yol verdi; bu olaylarda San Francisco'daki eşcinsel nüfusunun bir kısmı şiddetli bir şekilde ayaklandılar.

1979'da Başkan Jimmy Carter, lezbiyen siyasetçi Jill Schropp'u National Advisory Council on Women ("Ulusal Kadın Danışma Konseyi")'ne görevlendirdi. Washington, D.C.'li siyahi eşcinsel aktivist olan Melvin Boozer (1945-1987), 1980'de New York City'de yer alan Demokrat Parti Kongresi'nde ABD Başkan Yardımcısı makamı adaylığı için aday olarak seçildi, ancak Demokrat aday adayı olan Walter Mondale bunu kazandı. Her halükarda sonraki genel seçimde Cumhuriyetçi Ronald Reagan Başkanlığı kazandığı için Başkan Yardımcısı George H. W. Bush oldu.[144]

ABD'de açık eşcinsellerin kazanabildiği ya da açıldıktan sonra eşcinsellerin tutabildiği en yüksek siyasi pozisyonlar ABD Temsilciler Meclisi ve ABD Senatosu'nda olmuştur. Gerry Studds (Demokrat) 1973'ten 1997'ye kadar Temsilciler Meclisi üyesi idi; Barney Frank (Demokrat) 1981'den 2003'e kadar Meclis'e üye idi, Steve Gunderson (Cumhuriyetçi) 1980'den 1996'ya kadar Temsilciler Meclisi milletvekili idi, James Thomas Kolbe (Cumhuriyetçi) ise 1985'ten 2006'ya kadar. 1960 yılında eşcinsel yazar ve eylemci Gore Vidal da başarısız bir şekilde kendini milletvekillik için aday gösterdi.

Son yıllarda David Cicilline, Mark Pocan, Sean Patrick Maloney, Jared Polis ve Mark Takano ile daha fazla açılmış Demokrat milletvekili Temsilciler Meclisi'ne girebilmiştir. Tammy Baldwin, ABD Senatosu'nda makama giren ilk açık eşcinsel senatör oldu.

Medyada eşcinsellikDüzenle

BasınDüzenle

1970'lerde bölgeler üstü Amerikan gazetelerinde daha hiçbir açık eşcinsel raporcunun bulunmamasına rağmen, basında temayla ilgili ve kamuya bolca tartışma içeriği sağlayan makaleler yayınlandı, ör. Joseph Epstein'in ihtilaf yaratmış hesabı "Homo/Hetero: The Struggle For Sexual Identity" (tür. "Homo/Hetero: Cinsel Kimlik İçin Mücadele"; Harper's Magazine, Kasım 1970) ve Merle Miller'ın "What it Means to Be a Homosexual" ("Eşcinsel Olmak Ne Demek") başlıklı denemesi (New York Times Sunday Magazine, Ocak 1971). Miller bu denemenin yayınlanmasıyla aynı zamanda Amerikan anaakım basınının ilk açık eşcinsel şahsiyeti oldu. 1970'li yılların sonunda New York Post için yazan Joe Nicholson da bu şahsiyetlerin arasına katıldı. 1981'de Randy Shilts, San Francisco Chronicle muhabiri oldu; Shilts, bir anaakım gazetede eşcinsel konular hakkında yazan ilk açık eşcinsel gazeteci oldu.[145]

Daha 1967'de Los Angeles'ta The Advocate isimli eşcinsel dergisi kuruldu; bu ABD'de aralıksız olarak en uzun zaman için yayın yapmaya devam eden LGBT dergisidir. Stonewall ayaklanmalarının hemen ardından Gay Sunshine (San Francisco), Fag Rag (Boston), Gay Insurgent (Philadelphia), Gay Power (New York) ve Gay Liberator (Detroit) dergileri yayına girmeye başladı. 1970'li yıllarda daha fazla dergi ortaya çıktı, ör. Gay Community News (GCN) (Boston), Christopher Street ve The Lesbian Feminist (her iki New York City'de), RFD (Liberty, Tennessee), The Amazon Quarterly (Oakland), The Furies (Washington, D. C.), Lesbian Tide (Los Angeles), Womanspirit (Wolf Creek) ve Lavender Woman (Şikago). Gay Liberation Front ayrıca 1972'ye kadar Come Out! ("Açılın!") başlıklı bir bülten yayınlardı.[146]

TelevizyonDüzenle

 
Oyuncu Ellen Degeneres, ABD'deki ilk açık lezbiyen televizyon şahsiyetlerinden biridir.

Eşcinsellik, özellikle CBS yapımı belgesel filmi The Homosexuals'ın yayınlanmasıyla 1960'ların sonlarına doğru ilk kez televizyonda daha görünür olmaya başladı. İlk kez 1967'de gösterilen film 40 milyon prime time izleyiciye ulaştı ve böylece bundan önce herhangi bir gazete ya da sanat eserinden daha çok Amerikalıya eşcinsellik hakkında bilgi sağladı. Aynı zaman noktasından itibaren Phil Donahue, 1967'den 1997'ye kadar süren kendi talkshowuna sıkça eşcinsel konuk ağırlayarak eşcinsellere medya görünürlüğü sağladı. 1972'de ABC kanalı, That Certain Summer televizyon filmini göstererek eşcinselleri sempatik şekilde betimleyen bu türdeki ilk filme yer verdi. 1973'te PBS kanalı prime time'da, genç bir eşcinselin ailesinin günlük hayatını gösteren ve hem kamu hem de eleştirmenlerden çok yoğun ilgiyle karşılanan An American Family isimli on iki saatlik belgesel filmini yayınladı. Ekim 1976'da Blueboy Forum ile Amerikan televizyon tarihinde ilk kez düzenli olarak gösterilen eşcinsel temalı bir program yayına girdi.[147]

1981'de Tony Randall'ın oynadığı "Love, Sidney" komedi şovuyla eşcinsel bir ana karakterinin bulunduğu kurgusal bir televizyon serisi ilk kez ortaya çıktı. Aynı dönemde Dynasty (1981-1989), Brothers & Sisters (1984-1989), Doctor Doctor (1989-1991) ve Melrose Place gibi anaakım televizyon dizilerindeki ilk eşcinsel yan karakterler ekranlara çıktı. 1994 yaz ve sonhabarda MTV, The Real World: San Francisco belgesel dizisini yayınladı. Aynı zamanda Ellen (1994-1998), Will & Grace (1998-2006), Normal, Ohio (2000-2001), Queer as Folk (2000-2005) ve The L Word (2004-2009) gibi eşcinsel ana karakterlerin bulunduğu televizyon dizileri ilk kez yapılmaya başladı.

Karşı hareketDüzenle

1970'lerde eşcinsellerin siyasi diskura girmesi Amerikan topluluğunu kıtalaştırdı. Eşcinsellik sadece bir azınlık tarafından kabul ediliyordu; sondajlarda sorulanların %70'i eşcinsel ilişkileri reddederlerdi.[148]

1973'te eşcinsel kuruluşlara yönelik bir şiddet dalgası başladı. 24 Haziran 1973'te New Orleans'taki Upstairs Lounge gay barına yapılan bir kundaklamada 32 kişi öldürüldü. 27 Temmuz 1973'te San Francisco'da Metropolitan Community Church'e ait ibadethane kundaklamaya kurban oldu. Ekim 1974'te Gay Activists Alliance'ın New York City'deki genel karargâhı bir kundaklama sonucunda yakılıp kül oldu. 11 Aralık 1977'de yine bir kundaklama sonucu olarak San Francisco'daki Castro Steam Baths mahvedildi. Asıl eşcinsel bireylere yapılan bedensel ve sözel saldırılar sayılmamış ve bu vakaları tanımlamak için "gay bashing" terimi genel kullanıma girmiştir. Bu tür saldırılarda eşcinseller defalarca ölmüştür; 1998'de Matthew Shepard'ın cinayeti uluslararası dikkat gördü. Daha 2005'te FBI, tüm nefret suçlarının %14,2'si eşcinsellere yönelik olduğunu açıkladı.[149]

Erken 1970'lerden beri eşcinselliği çeşitli sebeplerden dolayı reddeden örgüt ve hareketler büyük ilgi görmeye başladılar. Ex-gay hareketi kapsamında eşcinselliğin hala hastalık olduğuna inanan ve çoğunlukla Evanjekalizm ile yakın bağlantısı olan birçok kişi, "düzeltici" terapi ya da sözde onarım terapisine dayanarak toplanıp örgütlendiler. Bu hareketi ön plana çıkaran kuruluşların arasında: Love in Action inanç cemaati (1973'ten beri), Exodus International isimli mezhepler arası Hıristiyan örgüt (1976), Adsız Alkolikler modelinde kurulmuş Homosexuals Anonymous, Katolik örgüt olan Courage International (ikisi 1980), Richard Cohen tarafından kurulan International Healing Foundation (1990), üye örgütü olan Parents and Friends of Ex-Gays and Gays (1998), Musevi örgüt olan JONAH (1999) ve dine dayalı olmayan PeopleCanChange (2000).

1977'de popüler şarkıcı Anita Bryant, Florida Miami-Dade County'de kabul edilen bir ayrımcılık karşıtı yasanın kaldırılmasını amaçlayan bir kampanya başlattı. Eşcinselliğin günah olmasından ikna olan Bryant ayrıca tüm ülke çapında medya tarafından desteklenen ve heteroseksüellerin arasında çok yaygın olan basmakalıp korkuları istifade ederek eşcinsellerin çocukları kendi aralarına almasına karşı mücadele başlatan Save Our Children (Türkçe: Çocuklarımızı Kurtarın) siyasi grubunu örgütledi. Florida Valisi, Miami Roma Katolik Başpiskoposu ve Miami Beach'teki B'nai B'rith başkanının yanı sıra, 1979'da eşcinselliğe karşı sözde "savaş ilan eden" Moral Majority örgütünün köktenci-Baptist kurucusu olan televizyon hatibi Jerry Falwell, Bryant'ın destekçilerinin arasında idi. Moral Majority'nin Kaliforniya Santa Clara'daki başkanı Dean Wycoff 1982'de eşcinseller için idam cezasının tekrar yürürlüğe koymasını desteklediğini açıkladı. Televizyon hatibi Pat Robertson ve American Family Association kurucusu Donald Wildmon da benzeri eşcinsel karşıtı kampanyalar sürdürdüler. Köktendinci Hıristiyanların arasında her ikisi oldukça yüksek sayıda yandaş kazandı; bunların yaklaşık 200.000'i Nisan 1980'de Washington, D. C.'de düzenlenen Washington for Jesus gösterisinde bir araya geldi.[150]

1990'lı yıllarda eşcinsel karşıtı kampanyalar anaakım muhafazakar siyasetçilerden de destek gördü. Cumhuriyetçiler 1992'deki Genel Parti Toplantısı'nda diğer program noktalarıyla beraber Family Values ("aile değerleri") başlığı altında eşcinsel karşıtı bir gündem oluşturdular. 1992 ve 1996'da Cumhuriyetçi Başkan adaylığına başvuran Pat Buchanan, eşcinsel sivil hakların destekçilerine karşı "kültürel savaş" ilan etti. Devlet Başkanı George H. W. Bush, Başkan Yardımcısı Dan Quayle, Kongre milletvekili Newt Gingrich ve diğer üst seviye Cumhuriyetçi siyasetçi daha hafif bir dille benzeri görüşleri temsil ettiler. ABD Senatörü Jesse Helms de eşcinsel karşıtı inisyatiflerde bulunmuştur.[151]

Bunların dışında Ku Klux Klan gibi beyaz üstünlük hareketine ait örgütler de eşcinsel özgürleşmesi aleyhtarların arasında idi.[152]

1981 - 2000Düzenle

AIDSDüzenle

Ana madde: ABD'de HIV/AIDS
 
İstatistik: ABD'de AIDS'in gelişimi. 1980'li yıllarda ABD'de Dünya'nın başka herhangi bir ülkesinden daha fazla AIDS vakası olmuştu. Eşcinsel topluluğunun daha 1982/83'te "güvenli seks" pratiklerine geçiş yapmaya başlamasına rağmen AIDS salgını ancak 1993 yılında zirvesine ulaştı.[153]

1981'de ABD'de birçok erkek eşcinsel, ilk başta kaposi sarkomu olarak teşhis edilen bir hastalık yakaladı. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) gay cancer (Türkçe: "gey kanseri"), sonradan da gay-related immune deficiency (GRID) (Türkçe: "gey bağlantılı bağışıklık yetmezliği") terimlerini oluşturdu. AIDS terimi ancak 1982'de kullanıma girdi. Hastalığın eşcinsel erkeklerde keşfedilmesi nedeniyle 1980'lerin sonuna kadar bir eşcinsel hastalığı olarak sayıldı ve bir eşcinsel hastalığı olarak da sosyal stigma damgasıyla çarptırıldı. Oyuncu Rock Hudson, gösterici Liberace, Amerikan futbolu oyuncusu Jerry Smith ve McCarthy'nin danışmanı Roy Cohn gibi bazı kamu şahsiyetleri için hastalığın daha fazla tanınması bu figürlerin rıza dışı olarak açılmasına yol verdi. Jerry Falwell gibi bazı köktendinci Hıristiyanlar AIDS'i God's punishment for homosexuals ("Tanrı'nın eşcinsellere cezası") olarak tanımladı. Hükümet makamı siyasette sağa doğru bir dönüş ve Evanjelikallerin siyasi etkisinin yükselmesi ile örtüşen ABD Devlet Başkanı Ronald Reagan ancak 1987'de kamu olarak AIDS hakkında konuşmaya başladı.[154]

ABD'deki eşcinsel topluluğu hastalığa derin bir şokla tepki verdi, fakat bu kısa zaman içinde bir dayanışma hareketinin oluşmasına yol verdi. Daha Ağustos 1981'de eşcinsel erkeklerin sağlık sorunlarıyla mücadele etmek için New York'ta Gay Men's Health Crisis (GMHC) kuruldu. Sağlık memurlarının ilk başta hastalığın bulaşma yolları hakkında yeterince aydınlatma çalışmaları sağlamamalarına rağmen eşcinseller 1983'te kendi cinsel pratiklerini değiştirmeye başladılar. Güvenli seks hakkında bilgi sağlayan ilk broşür 1982'de San Francisco'da yayınlandı. Hükümet ve Kongre'nin ilk başta hastalığın araştırılmasına neredeyse hiç fonlama sağlaması nedeniyle tıp araştırmacısı Mathilde Krim 1983'te AIDS Medical Foundation'ı kurdu; 1985'te bu kuruluşun içinden American Foundation for AIDS Research medyana çıktı, ve bu yeni kuruluş sonradan Elizabeth Taylor, Barbra Streisand, Woody Allen ve Warren Beatty gibi ünlüler tarafından kamusal etkili olarak destek gördü.[155]

1985'te New York City'de faaliyetlerinin arasında medyada AIDS'in dengeli şekilde betimlenmesi için kampanya sürdürmek olan People With AIDS Coalition (PWAC) destek programı kuruldu. Aynı yılda San Francisco'da AIDS Memorial Quilt'in düzenlenmesiyle NAMES Project Foundation başlatıldı; bu proje kapsamında binlerce Amerikalı AIDS kurbanı olmuş sevdiklerini andılar ve kuruluş 1989'da Nobel Barış Ödülü'ne aday olarak gösterildi.[156]

Başta hamamlar olmak üzere eşcinsellerin birçok buluşma mekanı, AIDS krizi süresince kapandı. Buna rağmen aynı dönemde illa bu buluşma noktalarının açık tutulup HIV'in buluşma yolları hakkında bilgilerinin yayılması için kullanılması gerek olup olmamasına ilişkin çekişmeler ortaya çıktı. Aynı dönemde de telefonda seks hizmetleri veren şirketlerin sayısında bir yükselme vardı; 1990'lı yıllarda World Wide Web'in yayılmasıyla sanal seks forumlarının önemi de yükseldi.[157]

Yüksek etkinlikli antiretroviral tedavi gibi yeni ilaç ve ihtiva maddeleri nedeniyle 1996'dan itibaren ABD'de AIDS'ten ölen insanların sayısı oldukça azaldı.

Politika ve adaletDüzenle

Livata yasalarının kaldırılması daha 1970'li yılların sonunda aksatmalara uğradı. Yine 1980'de Alaska, New York ve Pensilvanya eyaletleri, sonra 1983'te Wisconsin eyaleti livata yasalarını kaldırdılar, ancak illa büyük nüfusları olan New York ve Pensilvanya eyaletlerinde livata yasalarının kaldırılması yasama yetkisine değil, yargı kararına dayandı.

1980'li yılların ortasında eşcinsel ilişkiler ABD eyaletlerinin yarısında hala yasadışı idi, ve AIDS krizi nedeniyle eşcinsel aktivistlerin kuvvetleri o kadar sınırlıydı ki eşcinselliğin yasadışılıktan kaldırılması geçici olarak önceliğini kaybetti ve ancak 1990'ların başlarında tekrar takip edilmeye başladı. AIDS salgının ardından livata yasasını kaldıran ilk ABD eyaleti 1992'de Kentucky oldu. Bundan sonra 1993'te Nevada, 1995'te Washington, 1996'da Tennessee, 1997'de Montana, 1998'de Georgia ve Rhode Island, 1999'da Maryland, 2001'de Arizona ve Minnesota ve 2002'de Arkansas da yasaklarını kaldırdı. Lawrence v. Texas davası kapsamında ABD'nin en yüksek mahkemesinin verdiği kararla 26 Haziran 2003'ten itibaren geri kalan eyaletlerdeki livata yasaları hukuken geçersiz kılındı. Bu eyaletler Alabama, Florida, Güney Karolina, Idaho, Kansas, Kuzey Karolina, Louisiana, Michigan, Mississippi, Missouri, Oklahoma, Teksas, Utah ve Virginia idi. Bu mahkeme kararının diğer etkisi, eşcinsel ilişkilerine artık heteroseksüellerden farklı olan bir cinsel rüşt yaşının uygulanabilmemesi oldu.[158]

Siyasi örgütler, eşcinsel ilişkilerinin yasaktan kaldırılmasının yanı sıra hayatın diğer alanlarında da ayrımcılıkla mücadele ettiler. 1984'te Kaliforniya'da üniversite şehri olan Berkeley, sabit ilişkilerde ve şehirde çalışan eşcinsel elemanlara, evli çiftlerle eşit sosyal yardım haklarını veren ABD'deki ilk belde oldu. 1986'da New York City'de iş verenler ve kiracıların eşcinsellere ayrımcılık edilmesini yasaklayan bir kararname uyguladı. 1992'de Kaliforniya, Connecticut, Hawaii, Massachusetts, New Jersey, Vermont ve Wisconsin'de eyalet seviyesinde benzer yasalar uygulamaya girdi.[159]

1992'de Colorado'da kabul edilen Amendment 2 yasası çok çekişmeye neden oldu. Bu yasa, Colorado'da vatandaşlara cinsel yönelime dayalı olarak azınlık korunması, kota düzenlemeleri, korunma statüsü ya da ayrımcılık korunmasını veren yasalar ya da diğer kararnamelerinin uygulanmasını yasakladı. Aspen, Denver ve Boulder'da henüz var olan ayrımcılık karşıtı kararnameler bu yasayla hükümsüz kılındı. Eşcinsel topluluğu, eyaleti boykot ederek tepki verdi; bu boykot ancak çekişmeli yasanın 1996'da ABD Yüksek Mahkemesi tarafından kaldırılmasıyla sona erdi.[160]

ÖrgütlerDüzenle

1980'li yıllardan beri ABD'de birçok diğer LGBT örgütü kuruldu. 1985'ten beri Gay and Lesbian Alliance Against Defamation (GLAAD), medyada eşcinselliğin karalayıcı şekilde betimlenmesine karşı mücadele eder. 1987'de International Foundation for Gender Education (ifge), transseksüellerin haklarını savunmak amacıyla kuruldu. 1990'da birkaç eski Act Up aktivisti, "We're here. We're queer. Get used to it" ("Buradayız. Queeriz. Buna alışın") sloganıyla Queer Nation örgütünü kurdu ve militan eylemlerle günlük hayatta eşcinsellerin görünürlüğünü yükseltmeye çalıştı. 1992'den beri Lesbian Avengers da benzeri eylemlerde bulunmuştur. 1990'dan sonraki dönemi, zamanla daha özgülleşen kimlikleri benimseyen kişilerin çıkarlarını temsil eden örgütlerinin oluşturulmasıyla nitelendirilir. 21. yüzyıldan bunların bazı örnekleri Sylvia Rivera Law Project, Transgender Law Center (her ikisi 2002'de kuruldu) ve National Center for Transgender Equality (2003).[161]

Eşcinsel yayınlarıDüzenle

1980'li yıllarda Randy Shilts AIDS hakkında yazdı (And the Band Played On, röportaj, 1987). 1980'lerden beri eşcinsel okuyuculara yönelik birçok yeni dergi piyasaya çıktı, ör. Frontiers (1981), lezbiyen dergisi Curve (1991), Out (1992) ve Instinct (1997).

1990'lı yıllardan beri eşcinsel topluluğunun birçok kısmında gay (gey) ve lesbian (lezbiyen) terimlerinin yerinde Türkçeye doğrudan tercümesi olmayan, "gay" kelimesinden kapsamı daha büyük olup lezbiyen, biseksüel, transgender, transseksüel ve interseksin yanı sıra diğer şekillerde de heteronormativiteye uymayan insanları kapsayan "queer" terimi daha çok tercih edilmeye başladı.[162]

Silahlı KuvvetlerDüzenle

1940'lardan 1993'e kadar eşcinsellerin ABD Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapması yasaktı. Silahlı kuvvetler böylece eşcinsellere hala açık ayrımcılık yapan ABD'deki son büyük iş veren organizasyon idi. Leonard Matlovich gibi eylemciler daha 1970'lerde açık eşcinsel olarak Silahlı Kuvvetler'de görev yapabilme hakkını savunmaya başladı. Bu amaç uğruna Military Freedom Project ve National Gay and Lesbian Task Force projeleri kuruldu. Bill Clinton, 1992 ABD Başkanlık seçimleri kampanyasında Silahlı Kuvvetler'in eşcinsellere de erişimi açmasını vadettikten sonra Silahlı Kuvvetler Komutanlığı ile uzun süreli müzakerelerin ardından 1993'te "Don't ask, don't tell" ("Sorma, söyleme") politikasına uzlaşma olarak ulaştı. Bu politikanın ardından eşcinseller artık kendi cinsel yönelimlerini sakladıkları sürece Silahlı Kuvvetler'de yapabiliyordu. Karşılık olarak misillemelerden ve cinsel yönelimlerine ilişkin sorulardan korunuyorlardı. Açık eşcinsel olarak yaşama özgürlüğü hakkını savunmuş birçok eşcinsel aktivist bu uzlaşmayı tersine gelişme olarak algıladı.[163] Mayıs 2010'da ABD Temsilciler Meclisi Don't ask, don't tell politikasının kaldırılmasını onayladı. 20 Eylül 2011'den itibaren eşcinsel askerler yönelimleriyle açık olarak ABD Silahlı Kuvvetleri'nden artık görev yapabilmektedir.[164]

Hemcins sivil birlikteliği ve evliliğiDüzenle

 
Evli bir çift.

1980'lerin sonlarında eşcinsel aktivistler, eşcinsel topluluğunun ancak istikrarlı partnerlik modelini takip ederek ilerleyebileceği izlenimi altında yerel ortaklık ("domestic partnership"), medeni birliktelik ("civil union") ve hemcins evliliğinin yasal düzeyde tanınması yönünde kampanya yapmaya başladılar. 1984'te Berkeley, hemcins çiftlerinin kendilerini kaydettirebildikleri ilk ABD şehri oldu. 1992'de federal başkent Washington, D.C.'de hemcins çiftlere evli çiftlere benzer hakları veren domestic partnership'ler yasal kılındı. Bunun ardından Kaliforniya (1999), Maine (2004), Washington eyaleti (2006) ve Oregon (2008) da domestic partnership'lere izin verdi. Vermont, 2000 yılında hemcins çiftler için medeni birliktelikleri meşru kılan ilk ABD eyaleti oldu. Bunun ardından medeni birliktelikler Connecticut (2005), New Jersey (2006) ve New Hampshire (2008) eyaletlerinde de yasal oldu.[165]

Eşcinsel evlilik için çabalayan aktivistler, 1993'te Hawaii'deki üst mahkemenin Baehr v. Lewin davasının sonucu olarak hemcins çiftlere evlilik cüzdanlarının verilmemesinin Hawaii Anayasası'na göre bir çeşit cinsiyet ayrımcılığı olduğuna karar vermesiyle ilk kez bir başarıya elde etmiş oldular. Ancak 1996'da Başkan Bill Clinton, hem ABD federal hükümeti hem de tek eyaletlerin ABD'nin herhangi bir toprağında yer almış bir hemcins evliliğini tanımaya zorunda olmadığını yazılı olarak saptayan "Defense of Marriage Act"'i imzaladı. Hawaii de 1998 yılında bu eyalette hemcins evliliklerinin yer almasını önleyen Constitutional Amendment 2 yasasını kabul etti.[166]

2004 ilkbaharında San Francisco'nun yeni seçilen belediye başkanı Gavin Newsom county clerk ("ilçe katibi")'a hemcins çiftlere evlilik cüzdanlarının vermesini emretmesi uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. 12 Şubat'tan bu emrin yürürlüğe girmesinden 11 Mart 2004'te bu kararın Kaliforniya üst mahkemesi tarafından yasal olmadığını ilan edilmesine kadar San Francisco'da takriben 4.000 hemcins çift evlendi. Eyalet seviyesinde hemcins çiftlerinin yasal olarak evlenebildiği ilk eyalet 17 Mart 2004 tarihinde Massachusetts oldu; bu eyaletteki Yüksek Yargı Mahkeme (Supreme Judicial Court) 18 Kasım 2003'te Goodridge v. Department of Public Health davası kapsamında evli heteroseksüel çiftlerin yararlandığı hukuki avantajların hemcins çiftlerden tutulmasının yasak olduğu kararına vardı.[167]

2013'te Defense of Marriage Act'in federal seviyede yüksek mahkeme tarafından kaldırılmasıyla hemcins çiftler vergi mevzuatında eşitlik kazandılar. Bunun ardından hemcins çiftlere ortak bir vergi beyannamesi ve heteroseksüellerle aynı vergi avantajları sağlanmıştır.[168]

26 Haziran 2015 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi, Obergefell v. Hodges davası kapsamında hemcins çiftlerin evlenebilmelerinin mevcut yasal/anayasal çerçevelere dayanarak güvence altında olduğuna karar verdi. Bunun sonucu olarak ABD'nin tüm eyaletlerindeki hemcins evlilik yasakları hükümsüz kılındı ve hemcins evliliği artık tüm eyaletlerde yasal oldu.[169][170] Obergefell davasından önce 36 eyalet, Washington ve Guam'da hemcins çiftlere zaten evlilik cüzdanları veriliyordu.[170] 26 Haziran tarihinde Porto Riko Valisi, o toprakta 15 gün içinde hemcins çiftlerin evlenebileceğini ilan etti; 29 Haziran ve 30 Haziran tarihlerinde ise Kuzey Mariana Adaları ve ABD Virjin Adaları valileri de benzer ilanlarda bulundular. Obergefell'in ancak Amerikan Samoası'ndaki geçerliliği hala kesinleşmemiştir.


Ayrıca bakınızDüzenle

BibliyografyaDüzenle

Genel betimlemelerDüzenle

  • Beemyn, Brett (1997). Creating a Place for Ourselves: Lesbian, Gay, and Bisexual Community Histories (İngilizce). New York: Routledge. ISBN 0-415-91389-6. 
  • McGarry, Molly (1998). Becoming Visible: An Illustrated History of Lesbian and Gay Life in Twentieth-Century America. New York: Penguin Studio. ISBN 0-670-86401-3. 

Lezbiyen tarihiDüzenle

Belirli dönemlerDüzenle

  • Carter, David (2004). Stonewall: The Riots that Sparked the Gay Revolution. St. Martin's Press. ISBN 0-312-34269-1. 
  • Chauncey, George (1994). Gay New York: Gender, Urban Culture and the Making of the Gay Male World, 1890-1940. New York: Basic Books. ISBN 0-465-02621-4. 
  • Gerassi, John (1966; 2001'de tekrar yayımlandı). The Boys of Boise: Furor, Vice and Folly in an American City. University of Washington Press. ISBN 0-295-98167-9.  Tarih değerini gözden geçirin: |yıl= (yardım)
  • Loughery, John (1998). The Other Side of Silence: Men's Lives and Gay Identities - A Twentieth-Century History. Henry Holt and Co. ISBN 0-8050-3896-5. 
  • Thompson, Mark (1995). Long Road to Freedom: The Advocate. History of the Gay and Lesbian Movement. New York: St. Martin's Press. ISBN 0-312-09536-8. 

Belirli kent ve bölgelerDüzenle

  • Kaiser, Charles (1997). The Gay Metropolis: 1940-1996. Boston, New York: Houghton Miffin. ISBN 0-395-65781-4. 


Diğer özel konularDüzenle

  • Cain, Paul (2007). Leading the Parade: Conversations with America's Most Influential Lesbians and Gay Men. Scarecrow Press, Inc. ISBN 0-8108-5913-0. 
  • Fone, Byrne (2001). Homophobia: A History. New York: Picador. ISBN 0-312-42030-7. 
  • Marcus, Eric (2002). Making Gay History. HarperCollins Publishers. ISBN 0-06-093391-7. 
  • Miller, Neil (2002). Sex-crime Panic: A Journey to the Paranoid Heart of the 1950s. Los Angeles: Alyson Books. ISBN 1-55583-659-3. 
  • Witt, Lynn (1995). (eds.) (Ed.). Out in All Directions: The Almanac of Gay and Lesbian America. New York: Warner Books. ISBN 0446672378. 


AtıflarDüzenle

  1. ^ "Native America: Berdaches". 7 Aralık 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ "Timeline of Homosexual History". Queer Voice Community. 14 Kasım 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Nisan 2012. 
  3. ^ Fone 2001, s. 322-324.
  4. ^ Kaiser 1997, s. 19.
  5. ^ Painter, George. "The Sensibilities of Our Forefathers: The History of Sodomy Laws in the United States - Virginia" (İngilizce). Sodomy Laws. Erişim tarihi: 20 Nisan 2012. 
  6. ^ Painter, George. "The Sensibilities of Our Forefathers: The History of Sodomy Laws in the United States - Massachusetts" (İngilizce). Sodomy Laws. Erişim tarihi: 20 Nisan 2012. 
  7. ^ Fone 2001, s. 328.
  8. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 39.
  9. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 32.
  10. ^ Fone 2001, s. 332.
  11. ^ Wikholm, Andrew (1998). "1786: Pennsylvania Drops Death Penalty" (İngilizce). Gay History. 28 Aralık 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Nisan 2012. 
  12. ^ Wikholm, Andrew (1999). "Words: Buggery" (İngilizce). Gay History. 11 Haziran 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Nisan 2012. 
  13. ^ Alcott, William A. The Young Man's Guide (İngilizce) (10. basım bas.). Boston: Perkins and Marvin. 
  14. ^ Fone 2001, s. 333-341.
  15. ^ Pfeiffer, Joachim (2000). "Männerfreundschaften in der Literatur des 18. Jahrhunderts". Freiburger Frauenstudien (Almanca). Cilt 6, s. 193-210. 
  16. ^ Faderman 1999, s. 2.
  17. ^ Loughery 1998, açılış bölümü.
  18. ^ Wikholm, Andrew (2000). "1924: Gerber Starts Society for Human Rights" (İngilizce). Gay History. 23 Nisan 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2012. 
  19. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 51, 60-63.
  20. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 60, 66.
  21. ^ "The Harlem Renaissance" (İngilizce). 25 Mart 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Nisan 2012. 
  22. ^ Dowell, Chelsea (9 Ağustos 2016). "Village People: Polly Holladay" (İngilizce). Greenwich Village Society for Historic Preservation. 
  23. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 60-65, 102f.
  24. ^ Chauncey 1994, s. 131, 272-278.
  25. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 49-57.
  26. ^ Lewis, Jone Johnson. "Settlement Houses" (İngilizce). About.com. Erişim tarihi: 25 Nisan 2012. 
  27. ^ Byrd, Jeffery (2002). "Hosmer, Harriet Goodhue (1830-1908)" (İngilizce). glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture. Erişim tarihi: 25 Nisan 2012. 
  28. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 49-53.
  29. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 71f.
  30. ^ Kaiser 1997, s. 19.
  31. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 60, 72f.
  32. ^ Kaiser 1997, s. 14.
  33. ^ Kaiser 1997, s. 25-30, 37.
  34. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 35.
  35. ^ Kaiser 1997, s. 25-30.
  36. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 77.
  37. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 33-35.
  38. ^ Kaiser 1997, s. 28-32.
  39. ^ "Collection Info - Quaker Emergency Services" (İngilizce). The Lesbian, Gay, Bisexual and Transgender Religious Archives Network. Erişim tarihi: 16 Mayıs 2012. 
  40. ^ Kaiser 1997, s. 26, 56.
  41. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 42.
  42. ^ Wikholm, Andrew (1999). "1941: Henry Publishes Sex Variants". Gay History. 25 Nisan 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mayıs 2012. 
  43. ^ Kaiser 1997, s. 119.
  44. ^ Kaiser 1997, s. 48-50.
  45. ^ Johnson, Matthew D. (2004). "Homosexuality". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2012. 
  46. ^ Kaiser 1997, s. 53.
  47. ^ "The Kinsey Institute" (İngilizce). The Kinsey Institute. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2012. 
  48. ^ Summers, Claude J. (2004). "Sagarin, Edward (Donald Webster Cory) (1913-1986)". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2012. 
  49. ^ Kaiser 1997, s. 163, 237f.
  50. ^ "Pioneering Psychiatrist, Psychoanalyst Judd Marmor Dies at Age 93". Psychiatric News (İngilizce). American Psychiatric Publishing. 6 Şubat 2004. Erişim tarihi: 19 Mayıs 2012. 
  51. ^ Marcus 2002, s. 146-147.
  52. ^ Cain 2007, s. 65.
  53. ^ Kaiser 1997, s. 38-51, 88.
  54. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 60.
  55. ^ McBreen, Ellen (Sonbahar (Autumn) 1998). "Biblical Gender Bending in Harlem: The Queer Performance of Nugent's Salome". Art Journal. 57 (3), s. s. 22-28. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2012.  Tarih değerini gözden geçirin: |year= (yardım)
  56. ^ Hall, Karen J. "Don't Worry Honey, Your Roots Aren't Showing" (İngilizce). Syracuse Peace Council. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2012.  "The Veterans Benevolent Association (VBA), one of the first gay and lesbian membership organizations in the US, and active between 1945 and 1954...The VBA provided support, referrals and networking to veterans who had served their country during a time of need, and were now faced with discharges that made finding work and reintegrating into domestic life difficult."
  57. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 4, 77, 142.
  58. ^ Beemyn 1997, s. 27-72.
  59. ^ Kaiser 1997, s. 42f, 89, 120.
  60. ^ "Joseph McCarthy and McCarthyism" (İngilizce). 11 Aralık 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2012. 
  61. ^ Wooledge, Scott (28 Şubat 2012). "Today in history: State Department reveals purge of 91 homosexuals". Daily Kos (İngilizce). Kos Media, LLC. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2012. 
  62. ^ Feinberg, Leslie (17 Şubat 2005). "1950: 'Lavender scare'!" (İngilizce). Workers World. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2012. 
  63. ^ Kaiser 1997, s. 69, 80.
  64. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 37f.
  65. ^ "Executive Order 10450--Security requirements for Government employment" (İngilizce). The U.S. National Archives and Records Administration. Erişim tarihi: 21 Mayıs 2012. 
  66. ^ Miller 2002, p. 109
  67. ^ Gerassi 2001, s. 201.
  68. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 140.
  69. ^ Kaiser 1997, s. 140, 147.
  70. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 153.
  71. ^ "Mattachine Society". 25 Mart 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2012. 
  72. ^ Feinberg, Leslie (21 Haziran 2005). "Pre-Stonewall gay organizing: Impact of early Black civil rights struggle" (İngilizce). Workers World. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2012. 
  73. ^ Norton, Rictor (12 Şubat 2005). "The Suppression of Lesbian and Gay History". Gay History & Literature. Essays by Rictor Norton (İngilizce). Erişim tarihi: 29 Ekim 2017. 
  74. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 146
  75. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 146f.
  76. ^ a b Kaiser 1997, s. 140-148.
  77. ^ Feinberg, Leslie (1 Nisan 2006). "Mid-1960s gay activists target U.S. gov't" (İngilizce). Workers World. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2012. 
  78. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  79. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 156.
  80. ^ "1964 -- first queer picket in NYC, about military?" (İngilizce). San Francisco Bay Area Independent Media Center. 2 Mayıs 2007. Erişim tarihi: 28 Mayıs 2012. 
  81. ^ Fletcher 1992, s. 68.
  82. ^ Witt et al. 1995, s. 209.
  83. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  84. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 83.
  85. ^ Pettis, Ruth M. (2004). "Sarria, José". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 16 Mayıs 2012. 
  86. ^ "Society of Individual Rights (SIR)". Shaping San Francisco. 11 Haziran 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Haziran 2012. 
  87. ^ Beemyn 1997, s. 1ff.
  88. ^ Kaiser 1997, s. 28, 142f.
  89. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 153.
  90. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  91. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 218.
  92. ^ Kaiser 1997, s. 52, 140, 156f, 270.
  93. ^ Kaiser 1997, s. 143, 187.
  94. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 6, 17f, 33.
  95. ^ Carter 2004, s. 238-239, 242.
  96. ^ Kaiser 1997, s. 19, 137f, 148-150, 209.
  97. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 84f.
  98. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 84f, 95, 101, 108.
  99. ^ "Castro Scene #5: "The Castro Clone"" (İngilizce). San Francisco: Uncle Donald's Castro Street. 25 Ekim 2000. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  100. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 160.
  101. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 162, 199f.
  102. ^ Kaiser 1997, s. 216.
  103. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 163, 175.
  104. ^ Teal, Donn (1995). The Gay Militants: How Gay Liberation Began in America 1969-1971. St. Martin's Press. ISBN 0312112793. 
  105. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  106. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 167f, 175.
  107. ^ Kaiser 1997, s. 331.
  108. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 201f.
  109. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 87f.
  110. ^ Thompson 1995, s. 181.
  111. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 92. Robert Bienvenu'nün yazdığı "The Development of Sadomasochism as a Cultural Style in the Twentieth-Century United States" (2003) ile karşılaştırınız.
  112. ^ "Timeline" (İngilizce). Leather Archives and Museum. Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  113. ^ Rubin, Gayle (Yaz 1998). "Old Guard, New Guard". Cuir Underground (İngilizce). Erişim tarihi: 4 Haziran 2012. 
  114. ^ Rapp, Linda (2004). "Radicalesbians". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  115. ^ "Queer Heritage: A Timeline" (İngilizce). Aaron's Lavender Leviathan. Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  116. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR!
  117. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 169.
  118. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 89f, 180-182.
  119. ^ McCrossin, Julie (30 Mart 1999). "Women, wimmin, womyn, womin, whippets - On Lesbian Separatism" (İngilizce). Takver. Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  120. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 187-190.
  121. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  122. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 194.
  123. ^ "Michigan Womyn's Music Festival" (İngilizce). Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  124. ^ Belge, Kathy. "Alix Dobkin: Lesbian Musician and Feminist Icon" (İngilizce). About.com. Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  125. ^ Belge, Kathy. "Cris Williamson: Lesbian Musical Pioneer" (İngilizce). About.com. Erişim tarihi: 15 Eylül 2012. 
  126. ^ "Gay Events Timeline, 1970-1999" (İngilizce). Sexual Orientation Issues in the News. Erişim tarihi: 29 Nisan 2012. 
  127. ^ Hogan, Steve (1998). Completely Queer: The Gay and Lesbian Encyclopedia. New York: Henry Holt and Company. 
  128. ^ Ramírez, Roque (2005). "Latina/Latino Americans". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc.  50. harf sırasında bulunan |çalışma= parametresi line feed character içeriyor (yardım)
  129. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 195.
  130. ^ LINK NICHT ABRUFBAR.
  131. ^ Thompson 1995, s. 100.
  132. ^ Neumann, Caryn E. (2004). "Outing". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 16 Eylül 2012. 
  133. ^ Kaiser 1997, s. 212f.
  134. ^ McGarry & Wasserman 1998, s. 161, 249.
  135. ^ Neumann, Caryn E. (2004). "Brown, Howard (1924-1975)". glbtq: An Encyclopedia of Gay, Lesbian, Bisexual, Transgender, and Queer Culture (İngilizce). glbtq, Inc. Erişim tarihi: 16 Eylül 2012. 
  136. ^ LINK NICHT MEHR ABRUFBAR.
  137. ^ Kaiser 1997, s. 215-217, 220f, 330.
  138. ^ Sylvia Nasar, A Beautiful Mind, New York (Touchstone), 1998, S. 184–189; Kaiser, S. 145; McGarry/Wasserman, S. 103; Gaylord Parkinson: Nixon Man Charged (PDF; 4,1 MB), Thompson, S. 101; Edwin A. Walker: Countless Blessings, Thompson, S. 132; Şablon:Webarchiv, Thompson, S. 131; Jon Clifton Hinson; George Michael’s Tearoom Tale; Robert Bauman: The Gay 80’s in Review
  139. ^ Michael A. Scaperlanda: Kulturkampf in the Backwaters: Homosexuality and Immigration Laws (PDF; 3,4 MB), WIDENER JOURNAL OF PUBLIC LAW, 2002, VOL 11; PART 3, pages 475-514; Thompson, S. 131f, 214, 344
  140. ^ Thompson, S. 278; McGarry/Wasserman, S. 32
  141. ^ Irene D. Johnson, Pace Law Faculty Publications, 1-1-2009 A Suggested Solution to the Problem of Intestate Succession in Nontraditional Family Arrangements: Taking the "Adoption" (and the Inequity) Out of the Doctrine of "Equitable Adoption"; Second Parent Adoption; Ohio: Legal protection for all the children (MS Word; 311 kB): New Jersey: Galluccio Family Homepage; Şablon:Webarchiv (PDF)
  142. ^ Şablon:Webarchiv, resistinc.org, Version vom 21. Juni 2007 bei archive.org
  143. ^ Şablon:Webarchiv
  144. ^ Jill Schropp: Democratic Party; Melvin Boozer
  145. ^ Kaiser, S. 213, 222f, 226, 286; Sexual Snobbery: The Texture of Joseph Epstein; Welcome to the Gay 90s
  146. ^ McGarry/Wasserman, S. 171, 192f; Şablon:Webarchiv
  147. ^ Kaiser, S. 160f, 208; CBS’s Cable People put their Eyes on 1967’s The Homosexuals; Tyra Banks, Suze Orman and Phil Donahue Honored by GLAAD; typepad.com
  148. ^ "In 1970, as well as in 1973, 1974, and 1977, around 70 percent of the population found homosexual relations between two adults always wrong." s. 265. The Polls: Attitudes Towards Homosexuality
  149. ^ Metropolitan Community Church; New Orleans: 30 year anniversary of NOLA sniper; GAA-Headquarter: [1]; Castro Steam Baths: Historical Calendar – December 11th; gay bashing; Şablon:Webarchiv
  150. ^ Immoral Minority; Anita Bryant; Jerry Falwell: Vilification and Violence: Dean Wycoff: Şablon:Webarchiv im Internet Archive; McGarry/Wasserman, S. 214 f.
  151. ^ McGarry/Wasserman, 246 f.; Buchanan: Şablon:Webarchiv; Jesse Helms introduces anti-Gay bill
  152. ^ The Ku Klux Klan Rebounds
  153. ^ Thompson, S. 343
  154. ^ Şablon:Webarchiv; Kaiser, S. 273–310
  155. ^ Kaiser, S. 273–310; McGarry/Wasserman, S. 224–230; Şablon:Webarchiv im Internet Archive; Şablon:Webarchiv im Internet Archive; Şablon:Webarchiv
  156. ^ McGarry/Wasserman, 232; The PWAC legacy
  157. ^ McGarry/Wasserman, S. 109, 222
  158. ^ Şablon:Webarchiv; Şablon:Webarchiv
  159. ^ Events Measure Increased Visibility of Gays, Lesbians; Kaiser, S. 317; Gay rights timeline
  160. ^ Targeting gays and lesbians: Ruling by the U.S. Supreme Court in Romer v. Evans
  161. ^ McGarry/Wasserman, S. 250f-252; GLAAD; ifge; Lesbian Avengers
  162. ^ McGarry/Wasserman, S. 244
  163. ^ Leonard Matlovich; Task Force History; McGarry/Wasserman, S. 33–36; Kaiser, S. 335
  164. ^ Advocate: Congress moves to end DADT; "Don't Ask, Don't Tell" for military gays runs out Reuters, 19. September 2011
  165. ^ Kaiser, S. 340; McGarry/Wasserman, S. 247–249; Domestic Partnership
  166. ^ Baehr v. Lewin; Defense of Marriage Act; Hawaii gives legislature power to ban same-sex marriage
  167. ^ Şablon:Webarchiv; FAQ: Goodridge et al. v. The Department of Public Health
  168. ^ Sueddeutsche.de:Homo-Ehe in den USA, US-Regierung stellt homosexuelle Ehepaare steuerrechtlich gleich
  169. ^ Obergefell v. Hodges, No. 14-556, slip op. at 22 (U.S. June 26, 2015) ("The Court now holds that same-sex couples may exercise the fundamental right to marry.").
  170. ^ a b Denniston, Lyle (June 26, 2015). "Opinion Analysis: Marriage Now Open to Same-Sex Couples". SCOTUSblog. Erişim tarihi: July 2, 2015.