Konfüçyüs

Çinli filozof, eğitimci ve yazar

Kongzi Konfüçyüs (Çince: Kǒng Fūzǐ, 孔夫子, Latince: Confucius, "Üstad Kong" Çince 孔子, Kǒng Zǐ, Wade-Giles: K’ung-tzǔ), Çinli filozof, eğitimci ve yazar.

Konfüçyüs
Konfüçyüs portresi
Konfüçyüs'ün, Wu Daozi tarafından yapılan portresi.
Tam adı Konfüçyüs
Doğumu MÖ 28 Eylül 551
Lu eyaleti, Çin
Ölümü MÖ 479
Lu eyaleti, Çin
Çağı Antik Çağ felsefesi

MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. Kong Qiu (Wade-Giles: K’ung Ch’iu) adı altında, Lu devletinin (günümüzde Shandong eyaleti olan) Qufu şehrinde doğmuş ve aynı şehirde ölmüştür.

Çin uygarlığının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. Kongzi (Konfüçyüs), Çin geleneklerini derleyip yeni kuşaklara aktarmıştır. Öğretmenliği bir uğraş haline getirmiş ve kendine özgü eğitim yöntemlerini halka yaymayı başarmış bir düşünürdür. Hala da Çin ve çevresindeki kimi ülkelerde sosyal yapışkan niteliği taşıyan hakim ahlaki değerler Kongzi tarafından ortaya konmuş değerlerdir.

Kongzi (Konfüçyüs), kendinden önceki Çin klasik metinlerinin içerdiği dao evren anlayışı ilkelerinin toplum ve devlet için uyarlanabileceğini görüşünü ortaya koymuştur. Temel görüşü erdemli insan ve uyum içinde yaşayan toplum olmuştur. Bu ideale ulaşabilmek için ise, erdemli insanı tanımlamak ve onun ortaya çıkmasına yardımcı olmak gerekiyordu. Öğretisinde öteki dünya, tanrı, ruhlar, doğaüstü varlıklar ve benzeri kavramlara ve olgular yer bulmaz. Bu bakımdan ele alındığında Grek Felsefesinde Sokrates de benzer yaklaşımlar sergilemiştir. Fikirleri, kendisi tarafından yazılı hâle getirilmemiş, çoğunluğu birer düşünür ve bilim insanı olarak yetişen öğrencileri tarafından kâğıda dökülmüştür. Kongzi (Konfüçyüs)’nin düşüncelerini ve konuşmalarını derleyen “Lun Yu” adlı kitap, öğretiler kitabı olarak kabul görmüştür.

Avrupa ve ortadoğu kaynakları Çin'de ortaya çıkan düşünürlerin görüşlerini sıklıkla dini terimlerle anlatmışlardır. Bunun temel sebebinin Çin ile ilgili ilk araştırmaları yapanların misyoner din insanları olmaları ve çevirilerinde kendi inançlarına uygun terimleri tercih etmiş olmaları yatmaktadır. Bu yüzden uzun süre Çin öğretilerinin din gibi ele alınma yanlışına düşülmüştür. Yeni çağdaş çevirilerin artmasıyla, ne eski Çin hanedanlıklarında ne de günümüzde Çin'de yaratıcı ve hükmeden bir tanrı anlayışı veya peygamberlik kurumunun olmadığı görüşü hakim olmuştur. Çin'de ortaya çıkan Dao anlayışı, Yer ve Gök anlayışı tarım öncesi toplumlarda başlamıştır. Kongzi (Konfüçyüs) de bu gelenekten gelen bir kişi olarak görüşlerinde dayanak olarak Dao anlayışını temel almış ve kendi yorumunu katmıştır. Çin düşünürleri arasında Laozi ile birlikte insanlık tarihine katkısı olmuş en etkili şahıstır.

İsminin tarihçesiDüzenle

Asıl adı Qui, soyadı Kong, lakabı ise Zhonngni’dir. Çin’de Kong-Fuzi (孔夫子, Kǒng Fū Zǐ) veya Kung-Fu-Tzu adıyla tanındı. Fuzi, “üstat, bilge, öğretmen, filozof” anlamlarına gelir. İsminin anlamı “Bilge-Filozof Kong”’dur.

Konfüçyüs isminin Batı dillerindeki karşılığı olan “Confucius”, Kong-Fuzi’nin Latince şeklidir. İsmin sonundaki “-us” parçasının kaynağı, yazıtlarının ilk başta Cizvitler tarafından Latinceye çevrilmesiyle ilgilidir. Böylece "Kǒng Fū Zǐ", "Konfüçyüs"'e dönüşmüştür.[kaynak belirtilmeli]

Kong ailesi günümüzde hâlâ çınar ailesi olmakta ve dünyanın tarihçe kanıtlanmış en eski ailelerinden biri sayılmaktadır. Kong ailesinin 75. nesil üyesi bugün Tayvan'da oturan çınar olarak yaşamaktadır.[kaynak belirtilmeli] Qufu şehrinde yaşayan diğer bir ailenin de yine Konfüçyüs soyağacına dayandığı bilinmektedir. Soyağacının çok eskiye dayanmasından ötürü, binlerce ailenin çınar ailesine bağlı olması mümkün sayılır.

HayatıDüzenle

MÖ 28 Eylül 551 tarihinde, Kuzey Çin’in şimdiki Shandong eyaletinin Lu şehrinde, Kong ailesinden Shu-Liang He’nin oğlu olarak dünyaya geldiği düşünülür. Kaynaklarda soyu ve gençliği ile ilgili çeşitli rivayetler ve anlatımlar bulunmaktadır. Bir rivayete göre fakir fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi. Babasını henüz üç yaşında iken kaybetti.

Bilge bir aileye mensup olan annesinden yazı yazmayı öğrendi. On üç yaşına geldiğinde dedesinin yanına gönderildi; altı yıl süreyle dedesinden özel eğitim alarak altı marifet (sanat-hüner) diye adlandırılan, töre (tarihî gelenek ve görenekler), müzik, ok ve yay kullanma, araba sürme, yazı yazma ve hesap yapmayı öğrendi. Altı yılın sonunda dedesi, MÖ 529 yılında ise annesi öldü. Konfüçyüs, yaşadığı beyliğin kuralları gereği üç yıl annesinin yasını tuttu.

MÖ 532–502 yılları arasında belli aralıklarla Lu derebeyliğinde çeşitli görevlerde bulundu. Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu. 19 yaşında iken Song beyliği seyahati sırasında tanıştığı Jī Guān Shì (丌官氏) ile evlendi, bir yıl sonra bir oğlu dünyaya geldi. Daha sonra iki kız çocuğu olmuş, birisi çok küçükken hayatını kaybetmiştir.

 
Konfüçyüs'ün ana yurdunda ölümünden hemen sonra inşa edilen ikibin yıllık Konfüçyüs Tapınağı

MÖ 522’de bir okul açtı ve öğrenci yetiştirmeye başladı. Hedefi yeni görüşler ortaya koymak değil, eskilerin hikmetli sözlerini aktarmaktı. Çocukluk çağlarından itibaren önceki dönem hanedanlık tarihi, yönetim şekli, sosyal ve kültürel yaşam gibi konularda araştırma yapmış ve ideallerinde yer alan dönemi Batı Zhou Hanedanlığı olarak belirlemişti. Toplumsal düzenin yeniden sağlanması için siyasal ve sosyal anlamda reform gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmaktaydı. Fikirlerini hayata geçirmek amacıyla, ülkedeki beyliklere mensup bir yöneticinin yanında görev almayı arzu etmekteydi.

MÖ 518’de günümüzde Henan eyaletinin Luo Yang kenti olan şehre gitti; tarih ve müzik üzerine çalıştı. Taoizmin kurucusu kabul edilen Laozi ile buluştu. Bu görüşme onun düşünce dünyasına yön vermesi bakımından önemlidir. Laozi ile buluşmasından sonra Lu Beyliği’ne geri dönerek araştırma yapmaya ve öğrenci yetiştirmeye devam etti. İki sene sonra öğrencileri ile birlikte iç savaştan kaçarak komşu devlet Qi'ye sığındı. Qi halkı üzerinde etkili ve güçlü izler bıraktı ancak soylularla çatışma yaşadığı için iki sene sonra doğduğu topraklar olan Lu Beyliği’ne döndü. On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.

 
Mezarı

51 yaşında iken beyliğin kuzeybatısında küçük bir yerleşim yeri olan Zhōng Dū (中都) bölgesi temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu görevindeki başarıları nedeniyle MÖ 500 yılında Lu Beyi tarafından “vezir vekili” görevine terfi ettirildi. Fikirlerini hayata geçirmek üzere Lu Beyliği idari sistemi ve toplum yapısında önemli değişiklikler yaptı. Cinsiyet ve sınıf farkı gözetmeksizin herkesin eğitim almasının önünü açtı. Soyluların yetkilerini sınırladı. Lu beyinin zevke ve sefaya dalması üzerine MÖ 497’de görevinden ayrıldı. On dört yıl boyunca ülkeyi dolaşıp düşüncelerini anlattı. Hiçbir yerde düşüncelerini gerçekleştirmek için uygun konuma gelmeyi başaramadı ancak çok sayıda yeni öğrenci kazandı. Gezdiği toprakların tarihsel sürecini, yaşam koşullarını ve gelenek yapısını öğrenerek düşünce dünyasını zenginleştirdi.

MÖ 484'te eşini kaybeden Kongzi, Lu'ya döndü. Peşpeşe oğlunu, en sevdiği öğrencilerinden Yan Hui’yi ve Zǐ Lù’yu kaybetti. Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi başlamıştı. Kongzi, tek eseri olan Bahar ve Güz’ü yazdı. MÖ 479’da ağır bir hastalığa yakalanıp öldü. Naaşı Qu Fu kenti kuzey yakasında yer alan Sa Shui Nehri kıyısına defnedilmiş ve öğrencileri mezarı başında bir kulübe inşa ederek üç yıl boyunca yasını tutmuştur.

EtkileriDüzenle

Kongzi'nin etkisi, öğrencileri ve takipçileri sayesinde ölümünden kısa süre sonra görülmeye başlandı. Takipçilerinden Mensiyüs ile Hsun Zi, Kongzi düşüncesine kendi fikirlerini, kendi vurgularını da katarak, seçkinlerin eğiticisi oldular. Kısa ömürlü Ch’in hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 205) Kongzi ve ekolü yok sayıldı. Fal, tıp ve tarım kitapları dışındaki kitapların yakıldığı bu dönemde Lun Yu da yakılan kitaplar arasındaydı. Ancak geçici bir unutuluştan sonra hükümdarlar Kongzi’nin kuramının, feodal toplumun istikrarı için çok yararlı olduğunun farkına vararak, Kongziciliği devletin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanıdılar.

1906’da İngiliz sömürgeciliği dönemlerinde İmparatoriçe Dowager ile bir din yaratma girişimi olarak, Gök’e sunulan kurbanların aynısının Kongzi’ye de sunulacağına dair emir yayınladı; Kongzicilik Çin'in resmî ve millî dini hâline getirildi. 1912’ye kadar imparator onun şerefine, ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere, yılda iki defa kurban sunmaya devam etti. Çin’de 1313'ten 1905'e kadar sürdürülen devlet görevliliği sınavları Kongzi'nin “Dört Kitap” diye bilinen yapıtlarını okumayı gerektirmiştir. Kongzi düşüncesi 1583'te Pekin'e yerleşen Cizvit misyonerleri tarafından taraflı olarak batıya aktarılmıştı. 1934'te Kongzi'nin doğum günü olan 27 Ağustos millî tatil günü olarak ilan edildi. 1949 komünist devrimin ardından kurulan Çin Halk Cumhuriyeti ilk yıllarında kadim bilgilerdeki dini, efsanevi, bilimsel zemini olmayan her türlü inanç ve ritüeli ayıklayıp tüm bu görüşler üzerinde bilimsel çalışmalar yapılmasını zorunlu kıldı.

EserlerDüzenle

Kongzi geleneğinin en önemli kitapları "Dört Kitap Beş Klasik" (Chinese: 四書五經; pinyin: Sìshū Wǔjīng) adıyla bilinir.

Dört Kitap: Yüce Öğreni, Ilımlılık Öğretisi, Seçmeler, Mengzi (Mencius)

Beş Klasik: Şiirler Klasiği, Belgeler Klasiği, Törenler Klasiği, Yi Jing (Değişimler Klasiği), Bahar ve Güz Yıllıkları

Bu yapıtlar takipçileri tarafından en önemli bilinmesi gereken eserler olarak kabul görmüştür.

Ayrıca Kongzi'nin düşüncesi ve konuşmaları “Lun Yu” (Konuşmalar) adlı kitapta derlenmiştir. Kitaba, Kongzi'nin kendi konuşmalarından alıntılar ve öğrencileriyle yaptığı konuşmalar alındı.

ÖğretisiDüzenle

 
Konfüçyüs

Kongzi bütün eski Çin metinlerini gözden geçirmiş, daha önceki Çin filozof ve düşünürlerinin yazılarını derleyerek yorumlamıştır. Bunların arasında Yi Jing çok önemli yer tutar. Hatta yeniden doğsam hayatımı tümüyle Yi Jing'i anlamaya verirdim dediği, söylenir. Ona büyük bağlılık gösteren ve ondan edebiyat, tarih, felsefe-ahlak öğrenen öğrencileri, ölümünden sonra onun sözlerini ve görüşlerini toplamışlardır. Öğretisi, değişik zamanlarda farklı nitelikte felsefi ve inançsal bir kimlik kazanıp ahlaki-siyasi bir öğreti olarak öne çıkmıştır.

Kongzi öğretisinin ilgi alanı sadece insan ve insan-toplum ilişkilerini kapsar. Bu sistemin temelinde, insan doğasının iyi olduğuna itimat yatar. Kongzi'in kendi ve öğrencileriyle yaptığı konuşmaları toplayan Lun Yu (Çince 論語 / 论语, lùn yǔ / lún yǔ), dört temel kavramı içerir:[kaynak belirtilmeli]

  • Anaya ve babaya saygı (孝, xiao),
  • İnsancıllık / merhametlilik (仁, ren),
  • Adalet (義, yi),
  • Törenler (禮 / 礼, li).

Anaya ve babaya saygı, büyüklere hürmet, ahlak kurallarının başında gelen erdemlerdir. Her insan bu kurallara uygun yaşamayı amaçlamalı ve bunu çevresine dostça, sevecen, ılımlı, güvenilir, dürüst davranışlarla göstermelidir. Kongzi'ye göre, "Yüce" insan olmanın ilk şartı, bu dört erdeme ulaşılması asla mümkün olmasa da, yılmadan gayret göstermektir. Gerçeği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür. Bunun aracı da Kongzi'ye göre bilgidir. Bilgi sahibi olmak, insanların mevki durumuna göre ayrım yapmadan, herkese açık olmalıdır.

Kongzi'nin öğretisi din değil, eski Wu-geleneğine dayanan etik felsefedir. Öğretisinde kesin bir hiyerarşi söz konusudur. İnsan ilişkilerinde birbirine uyum gösterme silsilesi şöyledir:

  • Yöneten: Yer ve Göğü izlemeli
  • Vatandaş: Yönetene uymalı
  • Genç: Yaşlıya uymalı
  • Kadın: Kocasına uymalı
  • Çocuklar: Ana-babaya uymalı

Bu erdemlere ulaşmanın yolu bilgiden geçer. İnsan, hayatı boyunca alçak gönüllülüğünü koruyarak, yeni şeyler öğrenmeye çaba göstermelidir.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle