Kırılmalı teleskop

görüntülemek için lens kullanan bir optik teleskop türü

Kırılmalı teleskop veya refraktör, bir görüntüyü görüntülemek için lens (mercek) kullanan bir optik teleskop türüdür.Işığı kırmak yoluyla görüntüyü elde eder.Bunun için tüp sonunda odak dediğimız en büyük merceğin olduğu kısim vardir.ışık buradan görerek tüpün ucuna kadar ilerler tüp ucunda ise gözlemcinin büyütmede kullandığı mercek oküler bulunur. Sonradan çıkan aynalı teleskop'dan bu yönleri ile ayrılır. İlk ve uzun dönemden beri bilinen teleskop türüdür. Kırılmalı teleskop tasarımı başlangıçta casusluk camları ve astronomik teleskoplarda kullanıldı halen de belli ölçekte kullanılmaktadır ancak aynı zamanda uzun odaklı kamera mercekleri için de kullanılmaktadır. Bir refraktörün büyütmesi, objektif merceğinin odak uzunluğunun okülerinkine bölünmesiyle hesaplanır. Kırılma teleskoplarının tipik olarak önde bir lensi, ardından uzun bir tüp, daha sonra teleskop görüntüsünün odaklandığı arkada bir mercek veya enstrümantasyon bulunur.[1] Başlangıçta teleskopların merceği bir elementdi, ancak bir asır sonra iki ve hatta üç elementli lensler yapıldı. Kırılma teleskopu teknolojisi, dürbün ve büyüteç lensleri gibi diğer optik cihazlarda sıklıkla uygulanan bir teknolojidir.

Poznań Gözlemevindeki 200 mm kırılmalı teleskop
Galileo teleskopunun optik diyagramı

İcadıDüzenle

Refraktörler (Kırılmalı teleskoplar) optik teleskop'un en eski tipidir. Kırılmalı teleskop, Hollanda'da,Zelanda iline bağlı Middelburg'da Hans Lippershey adlı bir gözlük yapımcısı tarafından 1608'de ortaya çıkarılmıştır. Ancak bu kişi maalesef buluşunun patentini alamamıştır.[2] Yapılan bu buluş 1609'da Galileo Galilei'ye Venedik'te ulaşacak kadar hızlı yayılmıştır.Mayıs 1609'da bu icadın bir benzerini kendi yapıp astronomik keşiflerde bulunmuştur.[3]

Refraktör (Kırılmalı) Teleskop DizaynıDüzenle

Tüm kırılmalı teleskoplar aynı prensipler ile çalışır. 1 Bir objektif merceği ve 2 bir tür oküler kombinasyonu, 5 insan gözünün kendi başına toplayabildiğinden daha fazla ışık toplamak, odaklamak amacı taşır ve 6 izleyiciye daha parlak, daha net ve büyütülmüş bir sanal görüntü sunmak için kullanılır.

Kırıcı bir teleskoptaki objektif mercek ışığı kırar veya büker. Bu kırılma, paralel ışık ışınlarının bir odak noktasında birleşmesine neden olur; paralel olmayanlar ise odak düzleminde birleşir. Teleskop, optik eksen ile bir α açısı yapmak için bir paralel ışın demetini, β açısına sahip ikinci bir paralel demete dönüştürür. β/α oranına açısal büyütme denir. Bu teleskoplu ve teleskopsuz elde edilen retina görüntü boyutları arasındaki orana eşittir.[4]

Kırılma teleskopları, görüntü oryantasyonu ve sapma türlerini düzeltmek için birçok farklı konfigürasyonda (türde) gelebilir. Görüntü ışığın bükülmesi veya kırılması ile oluştuğu için bu teleskoplara "kırıcı teleskoplar" veya "kırıcılar" denir.

TürleriDüzenle

Galile teleskobuDüzenle

 
Galile teleskobunun optik diyagramı y – Uzak nesne; y' – Objektiften gerçek görüntü; y″ – Mercekten büyütülmüş sanal görüntü; D – Giriş göz bebeği çapı; d – Sanal çıkış göz bebeği çapı; L1 – Objektif lens; L2 – Mercek merceği e – Sanal çıkış göz bebeği – Teleskoptaki görüntü eşittir[5]

1609 civarında yapılıp kullanılan Galileo Galilei tasarımına genellikle Galile teleskopu denir.[6] Bu tasarım yakınsak (plano-dışbükey) bir objektif lens ve ıraksak (plano-içbükey) bir mercek merceği (Galileo, 1610) kullanmaktadır.[7] Bir Galile teleskopu, tasarımın bir ara odağı olmadığı için, ters çevrilmemiş ve bazı cihazların yardımıyla dik bir görüntü ile sonuçlanır.[8]

Galileo'nun en iyi teleskobu 980 milimetre (3 ft 3 in) tüp uzunluğu ile[6] cisimleri 30 defa büyütebiliyordu.[8] Lensin şekli ve dar görüş alanı gibi tasarımındaki kusurlar nedeniyle [8] görüntüler bulanık ve bozuktu.Bu kusurlara rağmen, teleskop Galileo'nun gökyüzünü keşfetmesi için hala yeterince iyiydi. Bunu Ay'daki kraterleri,[9] Jüpiter'in en büyük dört uydusu[10] ve Venüs'ün evrelerini görüntülemek için kullandı.[11]

Uzak bir nesneden (y) gelen paralel ışık ışınları, objektif merceğinin odak düzleminde ('F' L1 / y') bir odak noktasına getirilecektir. (Iraksak) mercek (L2) merceği bu ışınları yakalar ve onları bir kez daha paralel hale getirir. Optik eksene α1 açıyla hareket eden nesneden gelen paralel olmayan ışık ışınları, göz merceğinden geçtikten sonra daha büyük bir açıyla (α2 > α1) hareket eder. Bu, görünen açısal boyutta bir artışa yol açar ve algılanan büyütmeden sorumludur.

Nihai görüntü (y'), sonsuzda bulunan ve nesneyle aynı şekilde yukarıda olan sanal bir görüntüdür.

Kepler TeleskobuDüzenle

 
Johannes Hevelius tarafından inşa edilen 46 m (150 ft) odak uzaklığına sahip Kepler astronomik kırılma teleskobunun animasyon çizimi.[12]

1611'de Johannes Kepler tarafından icat edilen Kepler teleskopu Galileo'nun tasarımının geliştirilmesi ile ortaya çıkmıştır.[13] Mercek olarak Galileo'nun içbükey lensi yerine dışbükey bir lens kullanır. Bu düzenlemenin avantajı, göz merceğinden çıkan ışık ışınlarının bir araya gelmesidir. Bu, çok daha geniş bir görüş alanı ve daha fazla göz rölyefi sağlar, ancak gözlem yapan kişi için görüntü ters çevrilir. Bu tasarımla önemli ölçüde daha yüksek büyütmelere ulaşılabilir, ancak kromatik sapmaların üstesinden gelmek için basit objektif lensin çok yüksek bir fokal oranına sahip olması gerekir. Bunun anlamı çok büyük uzun bir tüpe (odak uzunluğuna) ihtiyacın olmasıdır. (Johannes Hevelius, 46 metrelik (150 ft) odak uzaklığına sahip bir tane inşa etti ve daha da sonrasında Huygens kardeşlerden başlayarak uzun tüpsüz "hava teleskopları" inşa edildi). Tasarım aynı zamanda odak düzleminde bir mikrometre kullanımına da izin verir (gözlenen nesneler arasındaki açısal boyutu ve/veya mesafeyi belirlemek için).

Constantijn Huygens Jr., Royal Society of London (Londra Kraliyet Cemiyeti) için 19 cm (7,5 inç) tek elemanlı lensli bir hava teleskopu yaptı.[14]

Akromatik RefraktörlerDüzenle

 
Alvan Clark, 1896'da 1 metreden büyük Yerkes akromatik objektif lensini parlatıyor.
 
Bu 12 inçlik refraktör, kubbeye ve Dünya'nın dönüşüyle birlikte dönen bir yuvaya monte edilmiştir.

Kırılmalı teleskopların evrimindeki bir sonraki büyük adım, renk sapmaları (kromatik aberasyon) ile ilgili sorunları çözmeye yardımcı olan ve daha kısa odak uzunluklarına izin veren, birden fazla öğeye sahip bir lens olan renksemez mercek (akromatik mercek)'in icadıydı. 1733'te Chester Moore Hall adlı bir İngiliz avukat tarafından icat edildi, ancak 1758 civarında John Dollond tarafından bağımsız olarak icat edildi ve patenti alındı. Tasarım, kromatik ve küresel aberasyonu azaltmak için 'mercek camı' ve 'kristal cam' olmak üzere farklı dağılıma sahip iki cam parçasından oluşan (2 elementli- duplet) bir objektif kullanarak kırılmalı teleskoplarda çok uzun odak uzunluklarına duyulan ihtiyacın üstesinden geldi.

Her parçanın her bir tarafı taşlanır ve parlatılır ve daha sonra iki parça birbirine monte edilir. Akromatik lensler, aynı düzlemde iki dalga boyunu (tipik olarak kırmızı ve mavi) odaklayacak şekilde düzeltilir. Ancak bu zahmetli bir çalışma gerektirir.

Chester More Hall'un 1730'da ilk ikiz renk düzeltmeli lensi yaptığı bilinmektedir.[15] Dollond akromatları 18. yüzyılda oldukça popülerdi.[16][17]

Ancak buradaki önemli sorun, odak uzaklığının (tüpün) daha kısa hale getirilebilmesiydi. Bununla birlikte, mercek yapımıyla ilgili sorunlarda, mercek objektiflerinin çapının yaklaşık dört inçten (100 mm'den) fazla yapılmadığı anlamına geliyordu.[17] 19. yüzyılın sonlarında, cam üreticisi Guinand, dört inçten (100 mm'den) daha büyük, daha kaliteli mercekler yapmak için bir yol geliştirdi.[17] Bu teknolojiyi daha da geliştiren ve aynı zamanda Fraunhofer, bu tekniği çift lens tasarımını geliştiren çırağı Fraunhofer'e de aktardı.[17] Cam yapım tekniklerindeki atılım, 19. yüzyılın büyük refraktörlerine yol açtı, on yıl boyunca giderek refraktörler daha büyük hale geldi ve sonunda astronomide gümüşlenmiş camlı yansıtıcılı teleskoplar yerini almadan önce o yüzyılın sonunda refraktörler nihayet 1 metreyi aşabilmişti. Özellikle 18.yy sonu ve 20.yy'ın hemen başı renksemez merceklerin yardımıyla dev kırılmalı teleskopların asrı oldu. Zira kırılmalı teleskopların rakibi Newton türü büyük yansıtmalı teleskoplarda daha büyük odak açıklıklarına çıkabilme olanağı varken metalik kaplamalı aynalarının zaman içinde deformasyonu halinde aynanın tekrar eski hale getirilmesi çok büyük uzun ustalık gerektiren bir süreç maliyet gerektirmekteydi. Buna karşın yapıldıktan sonra fazla bir bakım maaliyeti gerektirmeyen akromatik merceklerle büyük çap daha kısa odak uzunluklarındaki kromatik aberasyon sorunlarının üstesinden gelen kırılmalı teleskoplar rasathaneler için iyi bir alternatif olmuştu. Ancak bu durum 19.yy sonunda yansıtıcılı teleskoplarda daha az maliyetli ve hızlı aynanın düzeltilmesini sağlayan gümüş kaplamanın bulunması ile 20.yy başında tamamen tersine dönmüş ve kırılmalı teleskoplar 20.yy başından sonra rasathanelerde gözden düşmüştür. (Hele 20.yy ortasında da gümüş kaplamanın bir üstü olan dialektrik kaplama denen alüminyum kaplamanın bulunup kullanılması ile yansıtmalı teleskop aynaları dış etkenlere daha da dayanıklı daha az bakım maaliyetli hale gelmiştir.)

Kırılmalı teleskoplarda 19. yüzyılın tanınmış lens üreticileri arasında ise şunlar vardır:[18]

 
28 inçlik Greenwich refraktörü, 21. yüzyıl Londra'sında popüler bir turistik cazibe merkezidir.

Bazı ünlü 19. yüzyıl ikili refraktörleri James Lick teleskobu (91 cm/36 inç) ve Greenwich 28 inç refraktördür (71 cm). Daha eski bir refrakter örneği, Shuckburgh teleskopudur (1700'lerin sonlarına tarihlenir). Ünlü bir refraktör, Londra'daki 1851 Büyük Sergisinde sunulan "Kupa Teleskobu" idi. 19. yüzyıldaki 'büyük refrakterler' döneminde, büyük akromatik lensler yapıldı ve şimdiye kadar yapılmış en büyük akromatik refrakter olan 1900'deki Büyük Paris Sergi Teleskobu (1,25m) ile bu dönem doruğa ulaştı. Greenwich Kraliyet Gözlemevi'nde, Sheepshanks teleskopu adlı 1838 tarihli bir refraktör, Cauchoix'in bir objektifini içerir.[24] Sheepshanks'in 67 inç (170 cm) geniş lensi vardı ve yaklaşık yirmi yıldır Greenwich'teki en büyük teleskoptu.[25] Sheepshanks, 6.7 inç (17 cm) genişliğinde bir merceğe sahipti ve yaklaşık yirmi yıl boyunca Greenwich'teki en büyük teleskoptu.[26] Gözlemevi'nden 1840 tarihli bir rapor, o zamanlar yeni olan Sheepshanks teleskopunun Cauchoix çiftli (2 elemanlı) lens taşıdığını belirtir [26]:

1900'lerde tanınmış bir optik üreticisi Zeiss'ti.[27] Refraktörlerin başlıca başarılarına bir örnek, 1935'teki açılışından bu yana Griffith Gözlemevi'ndeki 12 inçlik Zeiss refrakterini 7 milyondan fazla insan görebildi; bu onu o zamana dek en fazla insanlarca görülen teleskoplardan biri haline getirmiştir.[27]

Akromatlar astronomide yıldız katalogları yapmak için popülerdi ve metal aynalardan daha az bakım gerektiriyorlardı. Akromatların kullanıldığı bazı ünlü keşifler, gezegen Neptün ve Mars'ın ayları'dır.

Uzun akromatlar, daha büyük reflektörlerden daha küçük açıklığa sahip olmalarına rağmen, genellikle "prestij" için gözlemevlerince tercih edildi. 18. yüzyılın sonlarında, birkaç yılda bir, daha büyük ve daha uzun bir refraktör piyasaya çıkacaktı.

Örneğin, Nice Gözlemevi, o zamanın en büyüğü olan 77-santimetre (30,31 in) refraktör ile giriş yaptı, ancak sadece birkaç yıl içinde aşıldı.[28]

Apokromatik RefraktörlerDüzenle

 
Apokromatik lens genellikle üç farklı frekanstaki ışığı ortak bir odak noktasına getiren üç elemandan oluşur.

Apokromatik refraktörler, özel, ekstra düşük dağılımlı malzemelerle oluşturulmuş objektiflere sahiptir. Aynı düzlemde üç dalga boyunu (tipik olarak kırmızı, yeşil ve mavi) odaklamak için tasarlanmıştır. Kalıntı renk hatası (üçüncül spektrum), akromatik bir lensinkinden daha düşük bir büyüklük sırasına kadar düşebilir. Bu tür teleskoplar, objektifte florit veya özel, ekstra düşük dağılımlı (ED) cam elementleri içerir ve neredeyse renk sapmaları olmayan çok net bir görüntü üretir..[29] Üretimde ihtiyaç duyulan özel malzemeler nedeniyle, akromatik refraktörler, genellikle benzer bir açıklığa sahip diğer tipteki teleskoplardan daha pahalıdır.

18. yüzyılda, popüler bir ikili teleskop üreticisi olan Dollond, aslında iki elementli teleskoplar kadar popüler olmasa da bir üç elementli teleskop yaptı.[17] Ünlü üçlü objektiflerden biri, Seidal sapmalarını düzeltebildiği bilinen Cooke üçlüsüdür.[30] Fotoğraf alanındaki en önemli nesnel tasarımlardan biri olarak kabul edilmektedir.[31][32] Cooke üçlüsü, yalnızca bir dalga boyunda üç elementli yapı ile küresel sapma, koma, astigmatizma, alan eğriliği ve Distorsiyon (görüntü bozunumunu) düzeltebilir.[32]

Öte yandan özellikle astrofotoğrafçılık da kullanılmak üzere kromatik abreasyonu neredeyse yok denecek seviyeye indiren 4 elementli (elemanlı-dörtlü) (süper akromatik (süper renksemez)) teleskoplar da piyasada bulunmaktadır.

Uygulamaları ve BaşarılarıDüzenle

 
80 cm (31,5") ve 50 cm (19,5") lensli çift teleskop "Große Refraktor", 1904'te yıldızlararası bir ortam olarak kalsiyumu keşfetmek için kullanıldı.
 
Astronot Jessica Meir büyük kırılmalı teleskop mercekli bir kamerayı Uluslararası Uzay İstasyonu'nda kullanmak üzere denerken

Kırılma teleskopları, astronomide ve karasal görüntülemede kullanımları için not edildi. Güneş Sistemi'nin birçok erken keşfi singlet (Tek elementli-Tekli) refraktörlerle yapılmıştır. Kırıcı teleskopik optiklerin kullanımı fotoğrafçılıkta her yerde bulunur ve ayrıca Dünya yörüngesinde de kullanılır. Kırıcı teleskobun en ünlü uygulamalarından biri Galileo'nun 1609'da Jüpiter'in en büyük dört ayını keşfetmek için kullandığı zamandı. Ayrıca, erken refraktörler, birkaç on yıl sonra Satürn'ün uydularından, Satürn'ün en büyük ayı olan Titan'ı ve üç diğer uyduyu keşfetmek için de kullanıldı. 19. yüzyılda, astrofotografi ve spektroskopi konusunda öncü çalışmalar için kırılma teleskopları kullanıldı ve ilgili alet olan heliometre, ilk kez başka bir yıldıza olan mesafeyi hesaplamak için kullanıldı. Refraktörlerin mütevazı açıklıkları o kadar çok keşfe yol açmadı ve tipik olarak açıklıkta o kadar küçüktü ki, birçok astronomik nesne, uzun pozlamalı fotoğrafçılığın ortaya çıkışına kadar basitçe gözlemlenemezdi; o zamana kadar, yansıtıcı teleskopların ünü ve tesadüfi buluşları, referakter teleskoplarınkileri aşmaya başlamıştı. Buna rağmen,refrakterlerce bazı keşifleri arasında Pluton, Mars'ın Ayları, Jüpiter'in beşinci Ayı ve Sirius (Köpek yıldızı) dahil olmak üzere birçok çift yıldız keşfi yapılmıştır. Refrakterler, fotoğrafçılık ve karasal görüntülemedeki diğer kullanımların yanı sıra, konumsal astronomi içinde sıklıkla kullanıldı.

Objektiflerine göre kırılmalı teleskoplar ve yapılan keşifler şu şekildedir.

Tek Elementli (Elemanlı) Mercekliler (Singlets-Tekli)Düzenle

Sadece mercek camının kullanılması ile yapılır. Galilei uyduları ve güneş sisteminin diğer birçok uydusu, tek elementli objektifler ve hava teleskopları ile keşfedildi. Galileo Galilei 1610'da bir kırılma teleskopuyla Jüpiter'in Galilei uydularını keşfetti.[33]

Satürn gezegeninin ayı Titan, 25 Mart 1655'te Hollandalı gökbilimci Christiaan Huygens tarafından bu türden kırılmalı teleskopla keşfedildi.[34][35]

Çift Elementli (Elemanlı) Mercekliler (Doublets-Çiftli)Düzenle

Yukarıda belirttiğimiz şekilde mercek camı ve kristal camı gibi 2 türden camdan yapılan merceklerin birleştirilmesi ile ortaya çıkan kırılmalı teleskoplardır. Akromatik teleskop diye bilinirler. Bu şekilde kromatik abreasyon sorunu en aza indirilmiştir. Ayrıca tüp uzunluğunun da düşmesi sağlanmıştır.

1861'de, gece gökyüzündeki en parlak yıldız olan Sirius'un,18,5 inç (47 cm) Dearborn kırılma teleskobu kullanılarak daha küçük bir yıldız yoldaşına sahip olduğu bulundu. 18. yüzyıla gelindiğinde, refraktörler, oldukça büyük yapılabilen ve normalde renk sapması ile aynı doğal problemden muzdarip olmayan reflektörlerle büyük rekabete girmeye başladı. Bununla birlikte, astronomi topluluğu, modern enstrümanlara kıyasla mütevazı açıklığa sahip çift refraktörleri kullanmaya devam etti.

Kaydedilen keşifler arasında Mars'ın uyduları ve Jüpiter'in beşinci uydusu Amalthea (uydu) yer alır.

Asaph Hall, Deimos'u 12 Ağustos 1877'de yaklaşık 07:48 UTC'de ve Phobos'u 18 Ağustos 1877'de , Washington, DC'deki ABD Deniz Gözlemevi'nde, yaklaşık 09:14 GMT sıralarında keşfetti.(çağdaş kaynaklar, 1925 öncesi astronomik gün kullanılarak gün öğlen, keşif zamanını sırasıyla 11 Ağustos 14:40 Deimos için ve 17 Ağustos 16:06 Washington ortalama zamanı olarak Phobos için verir.)[36][37][38][39] Keşif için kullanılan teleskop, daha sonra Foggy Bottom'da bulunan 26 inçlik (66 cm) refraktör (mercekli teleskop) idi. 1893'te lens yeniden monte edildi ve 21. yüzyılda kaldığı yeni bir kubbeye yerleştirildi.[40][41]

Jüpiter'in uydusu Amalthea, 9 Eylül 1892'de Edward Emerson Barnard tarafından Lick Gözlemevi'nde 36 inç (91 cm) James Lick refraktör teleskobu kullanılarak keşfedildi.[42][43] Çift lensli refraktör ile doğrudan görsel gözlem yoluyla keşfedilmiştir.[33]

1904'te Potsdam'ın Büyük Refraktörü (iki çiftli çift teleskop) kullanılarak yapılan keşiflerden biri yıldızlararası ortamdı.[44] Gökbilimci Profesör Hartmann, Orion'daki ikili yıldız olan Mintaka'yı gözlemlerinden, aradaki boşlukta kalsiyum elementinin bulunduğunu belirledi.[44]

Üç Elementli (Elemanlı) Mercekliler (Triplets-Üçlü)Düzenle

Plüton Gezegeni, 3 elementli 13 inç lensli bir astrograf olan bir kırılma teleskopuyla çekilen ışıldama karşılaştırıcısındaki fotoğraflara (yani astronomi dilinde 'plakalara') bakılarak keşfedildi.[45][46]

Teknik HususlarDüzenle

 
Yerkes Gözlemevi'ndeki 102 santimetre (40 in)lik refraktör, şimdiye kadar astronomik kullanıma sunulan en büyük akromatik refraktör (6 Mayıs 1921'de Einstein ziyaret ederken çekilmiştir)

19. yüzyılın ikinci yarısında büyük kırılmalı teleskoplar çok popüler olmasına rasathanelerde de yararlanılmasina rağmen, günümüzde bu teleskopların rasathanelerde kullanımı iyice azalmış ve çoğu araştırma amacıyla yerini daha büyük diyafram (odak) açıklığı sağlayan yansıtmalı teleskop (ayna sistemli teleskop) lara bırakmış ikincil üçüncül yardımcı teleskop konumuna düşmüştür.

Bunun nedenlerini görebilmek icin kırılmalı teleskopların iyi ve kötü yönlerinin bilinmesi gerekir. Kırılmalı teleskobun iyi yönleri:

  • Portatif ve taşınabilir teleskoplardandır.Bir kırılmalı teleskop hiçbir ayar gerektirmeden hemen rahatlıkla çıkarılıp kullanılabilmektedir.Bu yönden kurulumu son derece kolay ve aynalı teleskoplara nazaran hızlıdır.
  • Bir tüp içinde kapalı dizayn teleskoplar olduklarından tozlanmadan fazla etkilenmezler,aynalı teleskopların aksine dış etmenlerden merceği fazla etkilenmez yıllarca kullanılabilir.Darbelere karşı dayanıklidir.
  • Odak aralığı 80mm'ye kadar olan kırılmali teleskopların fiyatları aynalı (veya yansıtmalı) teleskoplarla neredeyse aynı hatta daha ucuz fiyattadır.
  • Aynalı teleskoba nazaran daha keskin ve net görüntüler elde edebilmek mümkündür.
  • Aynalı teleskoplardan daha iyi büyütme oranlarına ulaşan türleride vardır.
  • Aynalı teleskop gibi cisimleri başaşağı ters olarak göstermez ancak bir cismin aynadaki görüntüsü gibi sağ sol şekilde gösterebilmektedir. Fakat bu durum 45 derecelik prizma diagonaller ile rahatlıkla düzeltilebilmektedir.Bu avantajından ötürü astronomik olduğu kadar Maksutov teleskobu ile birlikte karasal gözlem içinde kullanılan en ideal teleskop türlerinden biri olarak bilinir.
  • Kırılmalı mekanizma olması yansıtmalı teleskop gibi ikincil ayna içermemesi sebebiyle ışık kaybı en alt seviyededir.
  • Yansıtmalı teleskoplar gibi kolimasyon yani ayarlama gerektirmezler odak merceği sabit ve tüp içerisindedir bu sebeple bakım masrafı yansitmalı teleskopların aksine son derece azdır.

Kırılmalı teleskopların kötü yönleri:

  • Kapalı tüp içerisinde olması nedeni ile taşınabilir kırılmalı teleskoplar soğuk havalarda buğulanmaya neden olabilmektedir. Bu sorunu çözmek için mercek kısmının ısıtılması gibi çözümler üretilmiştir.
  • Aynalı Newton teleskoptan biraz daha fazla büyütme yapmasına özellikle gezegen gözlemlerinde keskin görüntüler elde edebilmesine rağmen ne yazık ki bu durum aynalı teleskopların aksine sönük cisimlerin görüntülenememesine sebep olabilmekte ve bu yönden derin uzay gözlemlerinde sorun çıkarabilmektedir. Özellikle tüp uzunluğu ve odak aralığı arasındaki 1/5 oranın korunması bir gereklilik olmakla bunun üzerindeki f 1/7, 1/8 odaklar buna sebep olabilmektedir. Bu durum akromatik ve apokromatik kırıcı teleskopların bulunması ile çözülmüştür.
Optik aberasyon
  Defokus

  Eğim sapması (Tilt)
  Küresel aberasyon
  Astigmatizm
  Koma
  Distorsiyon
  Petzval alan eğriliği
  Kromatik aberasyon

  • Ancak yukarıda saydığımız eksik yönlerin hiçbiri kırılmalı teleskopların gözlemevlerinde tercih edilmemesi sebebi değildir. Onca iyi yanına karşın kırılmalı teleskoplar yerine yansıtıcılı teleskopların rasathanelerde tercih edilmesindeki esas neden a) giderilmesi maliyetli olan Kromatik aberasyon (Renk sapıncı) ve küresel aberasyon problemleri b) kırılmalı teleskobun ana lensinin (diyaframının) üretimindeki zorluklar c) bu türden teleskoplarda objektif merceklerinde odak açıklığı artıkça iyice artan yapım maaliyeti ve d)teleskobun yapısından kaynaklı belli odak açıklığı (çapının) üzerine kolay kolay çıkılamamasıdır. Bir gözlemevi için teleskopta büyütme oranından bile çok önemli husus odak açıklığıdır. Ne kadar odak açıklığı yüksekse o kadar fazla cismi net görebilme olanağı vardır.

Kırılmalı teleskoplarda bir lensin tüm renkleri aynı uyumda odaklayamamasından kaynaklı Kromatik aberasyon (Renk sapıncı) ve küresel aberasyon problemi görülmektedir.(Yansıtmalı teleskoplarda sorunlar vardır. Kromatik aberasyon sorunu gözükmese de kırılmalı teleskoplarda pek olmayan ayna kenarlarında bulanıklaşma ve Koma (optik) denen optik sorunlardan müzdariptirler. Fakat yansıtmalı teleskoplarda bu problemlerin giderilmesi, kırılmalı teleskoplardaki kromatik ve küresel aberasyon problemlerinin çözümünden çok daha az masraflıdır) Bu sorunlar kırılmalı teleskoplar içinde daha kısa odak oranlarına sahip olanları uzun olanlardan daha fazla etkiler. Akromatik bile olsa 100 mm (4 inç) f/6 refraktörün önemli ölçüde renk sapıncı (genellikle parlak nesnelerin etrafında mor bir hale) göstermesi muhtemeldir. 100 mm (4 inç) f/16'da çok az renk sapıncı vardır. Öte yandan f/10, f/16 gibi odaklarda gezegen gözlemlerinde işe yarasada derin uzay gözlemlerinde sönük cisimleri görüntülemede sorun yaratacaktır.

Bu problemler birden çok lensin birleşimi olan akromatik kırıcılar ve apokromatik kırıcı teleskoplar çıkarılarak bu sorun en aza indirilmeye çalışılmıştır,akromatik kırıcılar ile bu sorun azalmış ve 3-4 elementli apokromatik kırıcılarla yok seviyesine gelmiştir ancak ne yazık ki bunun bir maliyeti vardır. Bu türden 3-4 elementin bir arada kullanılması mercek kalınlığını ve ağırlığını arttırır bu durum düşük açıklıklı teleskoplarda sorun çıkarmasada, çok geniş açıklıklarda sorun çıkarır. Öte yandan kırılmalı teleskoplarda çok geniş açıklıklarda, yerçekimi ile deforme olan camın bir sonucu olarak lens sarkması sorunu da görülür. Bir mercek yalnızca kenarından yerinde tutulabildiğinden, büyük bir merceğin merkezi yerçekimi nedeniyle sarkarak ürettiği görüntüleri bozar.Bu sebeple bir rasathanede durabilecek kırılmalı bir teleskoptaki en büyük pratikteki lens boyutu ancak 1 metreyi (39 inç) biraz geçebilmektedir.[47] Öte yandan yüksek odak açıklı kırılmalı teleskopların yapımı lensin kaplaması pürüzsüz hale getirilmesi son derece zordur ince hassas ve çok uzun zahmetli bir uğraş gerektirir. Mercek yapılırken en küçük bir çizgi izi olup olmadığına bakılması ve içinde cama şekil verilirken hava kabarcığı sıkışıp kalmamasına dikkat edilmesi gerekir. Zira ışık lensin içinden geçerek okülere gittiğinden bu hataların gözleme ağır etkileri söz konusu olabilecektir. Camın içinde sıkışmış cam kusurları, çizgiler veya küçük hava kabarcıkları gözlemi de etkiler. Buna ek olarak, cam belirli dalga boylarına karşı opaktır ve görünür ışık bile hava-cam arayüzlerini geçtiğinde ve camın kendisinden geçtiğinde yansıma ve soğurma ile karartılır. Bu problemlerin çoğu, belli dezavantajlarına karşın çok daha büyük açıklıklarda yapılabilen ve sorunlarını maliyet odak açıklığı gibi avantajlarla kapatan astronomik araştırmalar için refraktörlerin önüne geçen yansıtmalı (reflektör) teleskoplarda daha kolay şekilde önlenir veya azaltılır.

Yine bu sorunlar taşınabilir teleskop sektöründe de kendini gösterir 80 mm'ye kadar kırılmalı teleskoplar neredeyse fiyat yönünden aynalı teleskoplarla başabaş gitmekte iken bu odak aralığı sonrasında özellikle 100 mm ve sonrasında aynalı teleskoplar fiyat yönünden kırılmalı teleskoplardan çok daha ucuza mal olmaktadır. İlave olarak lens maliyetleri yanında tüp ağırlığı ve tüp uzunluğu da kırılmalı teleskopta artmaktadır. Taşınabilir bir kırılmalı teleskopda büyük maaliyetlerle 150 mm odak açıklıklı bir teleskopa ancak erişilebilirken bunun çok daha ucuz fiyatına ve 250 hatta 300 hatta 400 mmlik bir Newton teleskopu alabilmek ve bunu kısa zamanda üretebilmek mümkündür.

Aynalı teleskop teknolojisinde çok daha ucuz kolay ve zahmetsiz maliyetlerle çok daha büyük odaklı teleskoplar yapılabilmektedir. Dünya'daki bugüne kadar yapılan en büyük kırılmalı teleskobun odak açıklığı 1 metrenin biraz üstüdür (1,25 m).1,25 m açıklığı geçebilen randımanlı çalışan bir kırılmalı teleskop bu zamana kadar yapılamamıştır.[48] ; buna karşın Dünyadaki en büyük aynalı teleskoplarda 10 metrelik odak açıklığı (ayna çapı)'na bile ulaşılabilmiştir.[49] Diğer taraftan hem aynalı hem de kırmalı teleskobun karışımı olan yansıtmalı Cassigrain onun bir türevi olan Schmidt-Cassigrain veya Ritchey Chretien tipi katoptrik veya katadyoftrik teleskoplarda, Newton aynalı teleskobu ve kırılmalı teleskobun neredeyse yarısı kadar kısa tüp uzunluğunda çok geniş odak ve büyütme mesafelerine de ulaşılabildiğinden bu teknoloji ile sabit teleskoplar yanında 200-250mm odak açıklıkları ile bile hafif taşınabilir teleskoplar da yapılır hale gelmiştir. Bütün bu nedenlerle gözlemevlerinde yansıtmalı Newton teleskobun ve kırılmalı teleskobun melezi olan yansıtmalı katadyoftrik teleskoplar, kırılmalı teleskoplardan çok daha fazla kullanılır hale gelmiştir.

Ancak bu durumlar refraktörlerin hala büyük uzay gözlemlerinde rasathanelerde hiç kullanılmadığı anlamına da gelmemektedir. Voyager 1 / 2'deki ISS-WAC, 1970'lerin sonlarında uzaya fırlatılan 6 cm'lik (2,36") bir lens kullandı; bu, uzayda refraktör kullanımına bir örnekti.[50] İlaveten 2022 yılında Çin Tibet gözlemevine Dünya'nın en büyük refraktör teleskobunu yapıp koymayı planlamaktadır.[48]

Dünya'nın En Büyük Refraktör TeleskoplarıDüzenle

 
Chicago'daki 1893 Dünya Fuarı'nda monte edilen Büyük Yerkes refraktörü; o zamana kadarki en uzun, en uzun ve en büyük diyafram refraktörü
 
Viyana Üniversitesi Gözlemevi'nde 68cm lik refraktör

60 cm (24 in)çapından büyük Dünya'nın en büyük akromatik refraktör teleskoplarından örnekler:

KaynaklarDüzenle

  1. ^ "Telescope Calculations". Northern Stars. 5 Ekim 1999 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Aralık 2013. 
  2. ^ Albert Van Helden, Sven Dupré, Rob van Gent, The Origins of the Telescope, Amsterdam University Press, 2010, pages 3-4, 15
  3. ^ Science, Lauren Cox 2017-12-21T03:30:00Z; Astronomy. "Who Invented the Telescope?". Space.com. 16 Temmuz 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ekim 2019. 
  4. ^ Stephen G. Lipson, Ariel Lipson, Henry Lipson, Optical Physics 4th Edition, Cambridge University Press, 978-0-521-49345-1
  5. ^ "Arşivlenmiş kopya". 14 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Kasım 2021. 
  6. ^ a b "Galileo's telescope - The instrument". Museo Galileo: Institute and Museum of the History of Science. 2008. 21 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Eylül 2020. 
  7. ^ Sidereus Nuncius or The Sidereal Messenger, 1610, Galileo Galilei et al., 1989, pg. 37, The University of Chicago Press, Albert van Helden tr., (History Dept. Rice University, Houston, TX), 0-226-27903-0.
  8. ^ a b c "Galileo's telescope - How it works". Museo Galileo: Institute and Museum of the History of Science. 2008. 23 Mart 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Eylül 2020. 
  9. ^ Edgerton, S. Y. (2009). The Mirror, the Window, and the Telescope: How Renaissance Linear Perspective Changed Our Vision of the Universe. Ithaca: Cornell University Press. s. 159. ISBN 9780801474804. 
  10. ^ Drake, S. (1978). Galileo at Work. Chicago: University of Chicago Press. ss. 153. ISBN 978-0-226-16226-3. 
  11. ^ "Phases of Venus". Intellectual Mathematics (İngilizce). 2 Haziran 2019. 21 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Eylül 2020. 
  12. ^ Hevelius, Johannes (1673). Machina Coelestis. First Part. Auctor. 
  13. ^ Tunnacliffe, AH; Hirst JG (1996). Optics. Kent, England. ss. 233-7. ISBN 978-0-900099-15-1. 
  14. ^ "Paul Schlyter, Largest optical telescopes of the world". 17 Kasım 2003 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Kasım 2021. 
  15. ^ Tromp, R. M. (December 2015). "An adjustable electron achromat for cathode lens microscopy". Ultramicroscopy. 159 Pt 3: 497-502. doi:10.1016/j.ultramic.2015.03.001. ISSN 1879-2723. PMID 25825026. 
  16. ^ "Dollond Telescope". National Museum of American History. 19 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2019. 
  17. ^ a b c d e English, Neil (28 Eylül 2010). Choosing and Using a Refracting Telescope. Springer Science & Business Media. ISBN 9781441964038. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  18. ^ Lankford, John (7 Mart 2013). History of Astronomy: An Encyclopedia. Routledge. ISBN 9781136508349. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  19. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  20. ^ "Cauchoix, Robert-Aglae". Canvases, Carats and Curiosities. 31 Mart 2015. 26 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ekim 2019. 
  21. ^ Ferguson, Kitty (20 Mart 2014). "The Glassmaker Who Sparked Astrophysics". Nautilus. 23 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ekim 2019. 
  22. ^ Lequeux, James (15 Mart 2013). Le Verrier—Magnificent and Detestable Astronomer (İngilizce). Springer Science & Business Media. ISBN 978-1-4614-5565-3. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  23. ^ "1949PA.....57...74K Page 75". articles.adsabs.harvard.edu. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2019. 
  24. ^ "Sheepshanks telescope". Birleşik Krallık: Royal Museums Greenwich. 3 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2014. 
  25. ^ Tombaugh, Clyde W.; Moore, Patrick (15 Eylül 2017). Out of the Darkness: The Planet Pluto. Stackpole Books. ISBN 9780811766647. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  26. ^ a b Astronomical Observations, Made at the Royal Observatory at Greenwich, ... Clarendon Press. 1840. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: ":32" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  27. ^ a b "Griffith Observatory - Southern California's gateway to the cosmos!". 17 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  28. ^ "The Observatory, "Large Telescopes", Page 248". 29 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  29. ^ "Starizona's Guide to CCD Imaging". Starizona.com. 8 Ekim 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ekim 2013. 
  30. ^ Kidger, Michael J. (2002). Fundamental Optical Design. SPIE Press. ISBN 9780819439154. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  31. ^ Vasiljevic, Darko (6 Aralık 2012). Classical and Evolutionary Algorithms in the Optimization of Optical Systems. Springer Science & Business Media. ISBN 9781461510512. 13 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Kasım 2021. 
  32. ^ a b Vasiljević, Darko (2002), "The Cooke triplet optimizations", Vasiljević, Darko (Ed.), Classical and Evolutionary Algorithms in the Optimization of Optical Systems, Springer US, ss. 187-211, doi:10.1007/978-1-4615-1051-2_13, ISBN 9781461510512 
  33. ^ a b Bakich M. E. (2000). The Cambridge Planetary Handbook. Cambridge University Press. ss. 220-221. ISBN 9780521632805. 14 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2021. 
  34. ^ "Lifting Titan's Veil" (PDF). Cambridge. s. 4. 22 Şubat 2005 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  35. ^ "Titan". Astronomy Picture of the Day. NASA. 27 Mart 2005 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  36. ^ Campbell, W.W. (1918). "The Beginning of the Astronomical Day". Publications of the Astronomical Society of the Pacific. 30 (178): 358. Bibcode:1918PASP...30..358C. doi:10.1086/122784. 
  37. ^ "Notes: The Satellites of Mars". The Observatory, Vol. 1, No. 6. 20 Eylül 1877. ss. 181-185. 25 Temmuz 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2006. 
  38. ^ Hall, A. (17 Ekim 1877). "Observations of the Satellites of Mars" (Signed 21 September 1877). Astronomische Nachrichten, Vol. 91, No. 2161. ss. 11/12-13/14. 6 Ekim 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2006. 
  39. ^ Morley, T. A.; A Catalogue of Ground-Based Astrometric Observations of the Martian Satellites, 1877-1982 27 Temmuz 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Astronomy and Astrophysics Supplement Series, Vol. 77, No. 2 (February 1989), pp. 209–226 (Table II, p. 220: first observation of Phobos on 1877-08-18.38498)
  40. ^ "Telescope: Naval Observatory 26-inch Refractor". amazing-space.stsci.edu. 8 Şubat 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ekim 2018. 
  41. ^ "The 26-inch "Great Equatorial" Refractor". United States Naval Observatory. 22 Mart 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ekim 2018. 
  42. ^ Barnard, E. E. (12 Ekim 1892). "Discovery and observations of a fifth satellite to Jupiter". The Astronomical Journal. 12 (11): 81-85. Bibcode:1892AJ.....12...81B. doi:10.1086/101715. 
  43. ^ Lick Observatory (1894). A Brief Account of the Lick Observatory of the University of California. The University Press. s. 7–. 14 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2021. 
  44. ^ a b Kanipe, Jeff (27 Ocak 2011). The Cosmic Connection: How Astronomical Events Impact Life on Earth. Prometheus Books. ISBN 9781591028826. 14 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2021. 
  45. ^ "The Pluto Telescope". Lowell Observatory. 15 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2019. 
  46. ^ "Pluto Discovery Plate". National Air and Space Museum. 7 Temmuz 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2019. 
  47. ^ Stan Gibilisco (2002). Physics Demystified. Mcgraw-hill. s. 532. ISBN 978-0-07-138201-4. 
  48. ^ a b Çin, Tibet’te dünyanın en büyük kırılmalı teleskobunu inşa ediyor https://cinkultur.com/cin-tibette-dunyanin-en-buyuk-kirilmali-teleskobunu-insa-ediyor/ 11 Kasım 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Erişim Tarihi:11.11.2021)
  49. ^ https://astronomi.itu.edu.tr/gozlemsel-astronomi/teleskoplar-ii/ 11 Kasım 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Erişim Tarihi:12.11.2021)
  50. ^ "Voyager". astronautix.com. 11 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  51. ^ "John Wall refractor | Hanwell Community Observatory". 21 Mayıs 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle