Ana menüyü aç

Kürt Ali Paşa

Ali Paşa (Alo Paşa) bin Esseyyid Süleyman Ağa bin Ali (d,? - ö, 21 Ekim 1798)[1] vezirlik ve çeşitli eyaletlerde valilik yapmış, Osmanlı sadrazamlarından Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın adamlarından olup, Kürt'tür.

Ali Paşa, harplerde gösterdiği cesarete binaen yükselerek beylerbeyi ve daha sonra vezir oldu. Bazı vazifelerden sonra 1793 senesinde Edirne ve Filibe taraflarındaki dağlı eşkıyasının durdurulması için görevlendirildi ve Anadolu Eyaleti Valiliği sorumluluğuna verildi (1794). Ali Paşa, eşkıyayı bir hayli sıkıştırarak yola getirmeye yaklaşmış ise de, eşkıyaların görünüşte af dilemelerine aldanarak onları yanına aldı ve hükûmetten aflarını istedi. Fakat Ali Paşa'nın Anadolu'ya hareketini haber alan eşkıyalar yanından çil yavrusu gibi dağıldığından kendisinin hükûmetçe itibarı kalmadı ve hemen Kütahya'ya gitmesi emir olundu.

Ali Paşa Kütahya'ya gitmek üzere Gelibolu'ya gelmiş iken orada ikameti emredilmiş ise de dinlemeyerek Anadolu sahiline geçmiş ve bunun üzerine vezirliği kaldırılarak emrinde bulunanların dağıtılarak Balıkesir'de ikamet etmesi kendisine bildirilmiştir.[2] Bu halden oldukça telaşlanan Alo Paşa, sadrazam; şeyhülislam ve diğer devlet ileri gelenlerine mektuplar yazarak emrindekileri dağıtmaması bir isyan mahiyetinde olmayıp nefsini muhafaza için olduğunu beyan ederek affını istirham eylemiş ve vezirliği iade edilip Karaman Eyaleti'ne tayin olunmuştur.

Ali Paşa 1795'te Diyarbekir ve 1796 senesinde tekrar Anadolu Eyaleti valiliğine tayin edilerek Haziran 1797'de dağlı eşkıyasını durdurmakla görevlendirildi. Ali Paşa eşkıyanın üzerine giderken İstanbul'a uğramış, hakkında iltifat gösterilmiş ve şifahen de talimat verilmiş ise de yine bir iş göremediğinden üç ay sonra Kütahya'ya iade edilmiştir.

Vidin taraflarında devlete karşı isyan eden pasban Pazvantoğlu isyan sahasını genişletip Rusçuk kasabasını sıkıştırma niyetinde olduğundan, Eflak taraflarında maiyeti yüksek bir vezir bulunması icap etmiş ve Anadolu Valisi Alo Paşa o taraflara memur olmuştur. Alo Paşa askerleri ile Anadolu'dan Gelibolu'ya geçti ve orada Pazvantoğlu üzerine serasker tayin edilen Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa ile görüşüp talimat aldıktan sonra görev mahalline hareket ederek Rumeli Valiliği'ne atandı. Ali Paşa, 1798 Nisanı'nda Vidin ile Kalafat arasında ve Tuna Nehri üzerinde bulunan bir adayı Pazvantoğlu'nun elinden alarak hizmet ettiyse de daha sonra Vidin'den ordu karargâhına hücum eden eşkıyaya karşı seyirci kalıp serasker ve kumandanlara yardım etmediği gibi edenleri de durdurmaya kalkmıştır. Zaten öteden beri haksızlık ve itaatsizliklerine bir yenisi eklenen Ali Paşa'nın kati surette yola getirilmesi lazım gelmişti.

ÖlümüDüzenle

Yaptığı zulümler, başarısızlıklar ve itaatsizlikler üzerine Rumeli Eyaleti valiliği sırasındaki olaylarla kredisini tüketen Ali Paşa bir akşam Hüseyin Paşa tarafından yemeğe davet edilmiş ve yemek yenirken daha önceden hazır bulunan silahlı birkaç adam odadan içeri girmiştir. Ali Paşa başını çevirip içeri girenleri gördükten sonra Hüseyin Paşa'nın yüzüne bakmış ve o esnada Hüseyin Paşa piştovunu çekerek Ali Paşa'ya ateş etmiş, çıkan kurşunlardan biri paşanın yüzüne diğeri göğsüne isabet etmiştir. Ali Paşa derhal karşılık vererek silahını ateşlemiş ise de kurşunları boşa gitmiştir. Bu sırada üzerine gelen silahlı kişiler tarafından başı kesilmiştir (Kasım 1798).

Alo Paşa'nın başı İstanbul'da teşhir edildikten sonra Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'na gömülmüştür. Kabri Karaca Ahmet Camii'nin güneydoğu istikametinde çevre yoluna giden yolun sol tarafındaki adadadır. Mezar taşı numarası 3844'tür.

Alo Paşa çok cesur, zamanına göre dairesi mükemmel bir vezir ise de pek zalim ve gaddar idi. Kendi evladı olmadığından Kütahya'da yaptırmış olduğu Ali Paşa Camii ve medresesinin tevliyetini yeğeni Sinan Bey'e vermiştir.[3]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ BOA, C..ML..,341/14049;27/L1213
  2. ^ (Sabika Anadolu valisi Alo Paşa merfuü'lvezâre olduğu halde tuğyan idüp Kütahyaya külliyetli asker ile vürudu avanında ba emri ali ibadullahi muhafaza zımnında mukabele olunmak için ba müraselei şeriyye kütahya mütesellimi Germiyan zade Hacı Ali Ağaya ba buyruldu matlubu olan beş yüz kiyye kurşun ve beş yüz kiyye siyah barut) tedarik edildiği o senenin mahkemei şeriyye sicilinde görülmüştür
  3. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Kütahya Şehri, İstanbul Devlet Matbaası, 1932, sayfa,127-128