Jül Sezar'ın Rubicon'u geçişi

Jül Sezar'ın Rubicon'u geçişi, Lejyon XIII Gemina'nın başında bulunan Jül Sezar'ın 10 Ocak 49 yılında[1], o sırada generallerin orduları ile birlikte geçmelerinin yasak olduğu Rubicon nehirini geçmesi ve iç savaşı başlatması olayını ifade eder. Bazı kaynaklarda ordusu ile beraber nehirden geçişi sırasında Sezar'ın "Alea iacta est" sözünü söylediği geçmektedir.

Jül Sezar, Rubicon'un sınırında

Günümüzüde "Rubicon'u geçmek" deyimi geri dönüşü olmayan kararları ifade etmek için kullanılmaktadır.

OlayDüzenle

ÖncesiDüzenle

 
Sezar'ın geçtiği nehir olduğuna inanılan Rubicon nehri (koyu mavi)

Geç Roma Cumhuriyeti döneminde Rubicon nehri, Roma eyaleti olan Cisalpina Galya ve İtalya anakarası (doğrudan Roma ve müttefikleri tarafından kontrol edilen) arasındaki sınırı belirlemekteydi. Kuzeybatı tarafında, sınır, Apenin Dağları'ndan batıya doğru Tiren Denizi'ne akan, çok daha geniş ve daha önemli bir su yolu olan Arno Nehri ile işaretlenmişti.

Roma vilayetlerinin valileri Promagistratus olarak, Imperium (kısaca, "yönetme hakkı") ile beraber bir veya daha fazla vilayette atanmaktaydı. Valiler daha sonra yönettikleri topraklarda Roma ordusunun generalleri olarak görev yapmaktaydılar. Roma hukuku, yalnızca seçilmiş Magistratus'ların (konsüller ve praetor'lar) İtalya içinde imperium sahibi olabileceğini belirtiyordu. İtalya'ya birliklerinin başında giren herhangi bir Promagistratus, imperiumu kaybeder ve bu nedenle artık yasal olarak askerlere komuta etme izni olmazdı. Yasa tarafından yasaklanmış bir şekilde imperium uygulamanın cezası ölümdü. Dolayısıyla, yasal olarak imperiuma sahip olmayan bir generalin emirlerine itaat etmenin sonucu da ölüm cezasıydı. Eğer bir komutan ordusu ile birlikte İtalya'ya girerse, hem general hem de askerleri kanun kaçağı olur ve otomatik olarak ölüme mahkum edilirdi. Generaller bu nedenle İtalya'ya girmeden önce ordularını dağıtmak zorundaydılar.

GeçişDüzenle

M.Ö. 49 Ocak'ta Jül Sezar, Lejyon XIII adlı tek bir lejyona liderlik etmekteydi ve Roma'ya gitmek için, Rubicon üzerinden güneye Cisalpina Galya'dan İtalya'ya girdi. Bunu yaparak, imperium yasasını kasten çiğnedi ve silahlı çatışmayı kaçınılmaz hale getirdi. Romalı tarihçi Suetonius, Sezar'ı nehre yaklaşırken kararsız olarak tanımlar ve geçişi doğaüstü bir olay olarak tasvir eder. Sezar'ın nehiri geçisinin sonraki gece Sallust, Hirtius, Oppius, Lucius Balbus ve Sulpicus Rufus ile yemek yediği yazmaktadır.[2]

Suetonius'a göre Sezar, nehri geçtiği sırada meşhur ālea iacta est ("Zar atıldı") sözünü söylemiştir.[3] Sezar'ın hızlı harekete geçme kararı Pompey'i, konsolosları ve Roma Senatosunun büyük bir bölümünü korkuyla Roma'dan kaçmaya zorladı. "Rubicon'u geçmek" ifadesi, modern "dönüşü olmayan noktayı geçmek" veya "ok yaydan çıktı" deyimine benzer şekilde, kendisini geri dönülmez bir şekilde riskli veya devrimci bir eylemin içerisine atmış herhangi bir birey veya gruba atıfta bulunmak için kullanılmış ve hayatta kalmıştır.

Ayrıca BakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "How Julius Caesar Started a Big War by Crossing a Small Stream". History Magazine (İngilizce). 15 Mart 2017. 22 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2020. 
  2. ^ Dando-Collins, Stephan (2002). The Epic Saga of Julius Caesars Tenth Legion and Rome. s. 67. ISBN 0-471-09570-2. 
  3. ^ On İki Caesar'ın Yaşamı, Suetonius, kitapında meşhur sözün Latince versiyonu olarak, "iacta alea est" yazar, ancak Plutarhos'ın Paralel Yaşamlar'ına göre Sezar, oyun yazarı Menander'den bir satır alıntı yapmıştır:" ἀνερρίφθω κύβος ", anerríphthō kȳbos, ("zar atılsın"). Suetonius'un daha farklı bir çevirisi olarak söz, genellikle "alea iacta est" olarak da anılır. Alea, gerçek zarlardan ziyade bir zar veya zarla oynanan bir oyundu, bu yüzden "Oyun başlıyor" anlamında başka bir çeviri de yapılmaktadır.