Ana menüyü aç

Iğdır yöresi halk kültürü

Geleneksel yiyecek ve içecekleriDüzenle


Geleneksel El SanatlarıDüzenle

 
Halın dokumacılığı

Yörede el sanatları günümüdede devam etmektedir. Bu konuda kimi resmi kurumlarca yörede kurslar düzenlenmekte ve el sanatları desteklenmektedir
Yörede yapılan el sanatları aşağıdaki gibidir;

TürkülerDüzenle

Türk insanının kendisini anlattığı türkülerin bölgede çeşitli örneklerini görmek mümkündür. Bunların bir kısmı derlenmişse de, bir kısmı da halen derlenmemiş ve kulaktan kulağa aktarılmaktadır. Genel olarak Iğdır'daki türküler Azeri Türkçesi ile söylenmektedir.


Gelenek ve göreneklerDüzenle

Nevruz Bayramı kutlamalarıDüzenle

Azeri Türkü ve Kürt asıllı yurttaşların yaşadığı Iğdır yöresinde Nevruz Bayramı herkes tarafından kutlanmaktadır. Yazılı kaynaklar bu yörelerde Nevruz'un algılanış ve kutlanmasının Azerbaycan'dan veya İran'dan farklı olmadığını göstermektedir. Bayramdan bir hafta önceki Salı ve Perşembe günleri kabir ziyaretleri yapılan Iğdır'da Nevruz ateşleri yakılır en az üç defa üstünden atlanır. Ateşten atlamakla bütün ağrı ve hastalıkların şifa bulacağı kabul edilir.

Atlanırken okunan manilerden biri:

Ağırlığım-uğurluğum odlara
Baharda menle hoppanmayan yodlara
Ağırlığım od olsun
Yaddan yanan yad olsun...

Iğdır'da Nevruz 21 Mart'tan bir önceki Salı gününden itibaren kutlanmaya başlar. Yörede "yedi levin" adı verilen bu gelenek için bayrama kadar 7 çeşit kuruyemiş hazırlanır. Levin çerez anlamındadır. Bayram günü herkes gücü yettiği kadar yedi çeşit çerez alır, bayram ziyaretine gidilen eş dosta verilir. Buna "pay çıkmak" denir. Kırmızı renk versin diye soğan kabuğu ile boyanan yumurta, kaynatılır ve tokuşturulur. Gece tanıdıkların evleri gizlice dinlenir. Kapıları dinleyenler tuttukları dileklere göre konuşmaları yorumlarlar. "Baca baca" adı verilen geleneğe göre ise ateşler yakılır, üstünden atlanır.[1]

Birçok Kürt şair ve yazarın da eserlerinde yer alan[2] Nevruz'u Kürtler 21, 22 ve 23 Mart'ta kutlarlar. Bu bayram ile Kürtler çoğunlukla şehir dışındaki bölgelerde ve açık alanlarda bir araya gelir ve gelmekte olan ilkbaharı kutlarlar. Kadınlar rengarenk elbiseler giyerler ve başlarına pullarla süslenmiş ışıltılı örtüler örterler. Topluluk büyük bir ateş yakar ve bu ateşin etrafında dans ederek ya da üstünden atlayarak büyük bir coşkuyla bu bayramı kutlarlar.[3][4].

Halk OyunlarıDüzenle

Iğdır ve yöresi diğer sahalarda olduğu gibi halk oyunlarında da büyük bir zenginliğe sahiptir. Bunlar genellikle bayan ile erkeklerin birlikte veya ayrı ayrı oynadıkları oyunlardan oluşmuştur. Çalgı olarak; garmon, tar, nağara (davul), ney, zurna gibi aletler kullanılmaktadır.

 
Naz Eyleme Oyunu

Iğdır yöresine ait Azeri Türklerinin oynadığı halk oyunları;


Iğdır yöresine ait Kürt asıllı vatandaşların oynadıkları oyunlar ise genellikle Ağrı, Van ve Bitlis yörelerinden alınan ve geneli Yallı şeklinde olan oyunlardır. Bunlar:


Iğdır Yöresi Halk Oyunları'nda Çalınan Müzik AletleriDüzenle

Geleneksel kıyafetleriDüzenle

Kadın kıyafetleriDüzenle

  • Taç : Başa giyilir, hilal şeklinde, 1 m uzunluğunda ve 0.5 m genişlikte süslü ve ince tül.
  • Ayakkabı : Genellikle beyaz renkli ve tabansız ayakkabı.
  • Gömlek : Eteklerin altından giyilen, saten ya da ipekten yapılan, kostümün rengine göre seçilen, yarım boğazlı ve düğmeli kıyafet.
  • Alt Şalvar(Finka): Eteklerin altından giyilen ince saten veya keten kumaştan yapılan, alt kısmı dar ve ayak bilekleri kısmı düğmeli alt giyecek.
  • Kostüm : Kadife kumaştan yapılan tek parçalı giysi.
  • Kuşak : İşlemeli, günümüzdeki kemerin görevini gören parçadır.

Erkek kıyafetleriDüzenle

  • Papak/Kalpak : Başa giyilen körpe kuzu dersinden yapılan başlık
  • Gömlek : Genellikle beyaz renk kullanılan boğaz kısmı süslü olan bir çeşit gömlek.
  • Şalvar : Alta giyilir ve Potur şeklinde siyah renkli kumaştan yapılır.
  • Kayış : Eni 3 cm, boyu 1.5 m olan deriden yapılır. Kenar kısmı saçaklıdır.
  • Çizme : Yumuşak, ince deriden yapılan tek parça olan bağcıklı ayakkabı.
  • Kama : Yay biçiminde, uçları oval şekilde olan işlemeli ve süslü kabza.
  • Cepken : Kol uzunluu parmak uzunluğundan 10 cm daha uzun şeklinde ve iç astarı kırmızı satenden yapılan ve genellikle siyah renkte olan ve üzerinde mermilikler bulunan giysi.

Çocuk kıyafetleriDüzenle

Dünyaya gelen çocuk, erkek olsun kız olsun aynı elbise giydirilir. Çocuk doğduktan sonra onu gelişigüzel fakat temiz bir bezle sararlar. Önceden ona yapılmış olan elbiseyi getirerek giydirirler. Bu tahminen çocuğun boyunda (uzunluğunda) yapılmış bir gömlektir. Giyildiğinde zorluk olmasın diye önü göbeğe kadar açık fakat düğmelidir. Kolları da çocuğun ellerine ve hareketine mani teşkil etmeyecek kısalıktadır.

Kundak, normal ölçüler dahilinde sağlığa uygun bir şekilde yapılmaktadır. Çocuğa hazırlanan gömlek giydirildikten sonra temiz bezlerle sarılır. Sonra kundağa, astar görevini gören bezle sarılır. Bu bezin koyu renklerden olmasına dikkat edilir. En üst kısma kundak bezi sarılır. Kundak bezi, işlemeli ve çeşitli motiflidir. Kundak, kundak bağı denilen bir bağla ayrıca sarılmaktadır.

Bundan sonra çocukların başına ayrıca başlık yapılır, buna "papah" da denilir. Papahlar çeşitli olurlar. Bazılarının ortaları sivri olup, bir külahı andırmaktadır. Çocukların ayaklarına ayrıca çorap biçiminde "patik" giydirilir.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Kahraman, Ramazan (2008). "ANADOLU'DA NEVRUZ KUTLAMALARI" (PDF). Çorum: Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 13. Erişim tarihi: 1 Aralık 2010.  (WebCite®)
  2. ^ van Bruinessen, Martin (2000). "Kürt Sorusu" (İngilizce). Florence: Robert Schuman Centre for Advanced Studies, European University Institute. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ http://www.library.cornell.edu/colldev/mideast/diarbkrj.htm (İngilizce)
  4. ^ http://www.marcocavallini.it/kurdish.html (İtalyanca)