Hasanali Mirza, Sultan Hasanali veya Hasanali Bey (o zamanın Azerbaycan Türkçesinde: حسن‌علی بیگ, Tebriz - 1469, Hamedan) Karakoyunlu devletinin son padişahı ve Cihan Şah Hagigin'in oğludur. Cihan Şah'ın 10 Kasım 1467'de öldürülmesinin ardından Azerbaycan'ın güneyinde Karakoyunlular'ın hakimiyetini yeniden sağlamaya çalıştı ancak 1469'da başarılı olamadan öldürüldü.[1][2]

Sultan Hasan Ali
Sultan
Hasan Ali dönemine ait sikkeler
Karakoyunlu Devleti'nin 6. ve son Sultanı ve Hanı
Hüküm süresi1467 – 1468
Taç giymesi1467
Önce gelenCihan Şah
Sonra gelenUzun Hasan (Akkoyunlu sultanı olarak)
DoğumTebriz, Karakoyunlu
Ölüm1468
Hemedan, Karakoyunlu
Çocuk(lar)ıSultanali
BabasıCihan Şah

İsyanları değiştir

O, Cihan Şah Hagigin'in oğludur ve asi doğası nedeniyle babası tarafından defalarca hapse atılmıştır. 1458 yılında isyana başlamış, babasının Herat'tan geri dönüş haberini aldıktan sonra Maku'ya kaçmıştır. Annesinin aracılığıyla isyan başlatma konusunda babası tarafından affedilse de, Uzun Hasan'a katılmıştır.[3] Ancak kısa bir süre sonra oradan da kovulmuş ve İsfahan'daki kardeşi Pirbudak'a katılmıştır. Kardeşler, 1459 yılında isyana başlamışlardır. Asi kardeşler babalarının ordusu tarafından ezilmelerine rağmen idam edilmediler. Çünkü Cihan Şah'ı etkisi altında tutan anneleri yeniden sultanın onları affetmesini sağlamıştır. Son isyanları 1464 yılında gerçekleşmiş ve felaketle sonuçlanmıştır. 1464 yılında Pirbudak idam edilmiş ve Hesenali yeniden Maku'da hapse atılmıştır.

Hükümdarlığı değiştir

Cihan Şah'ın ölümü değiştir

Cihan Şah, 1466 yılının kışını Tebriz'de geçirdikten sonra Şirvan'a başarılı bir sefer düzenledi ve Derbent'e kadar olan bölgeleri yağmaladı. Bu tarihte Kara Koyunlu Devleti'nin toprakları Azerbaycan, Aran, Irak-ı Acem, Irak-ı Arab, Fars, Kirman ve Doğu Anadolu'yu kapsıyordu. Gürcü, Şirvanşah, Gilan ve Mazandaran hükümdarları da onun hakimiyetini kabul etmişlerdi.[4]

Cihan Şah'ın Akkoyunlular'la ilişkileri Uzun Hasan'ın döneminde en gergin dönemini yaşıyordu. Uzun Hasan, Cihan Şah'ın İran'ın doğusunda askeri operasyonlar yaptığı sırada bir dizi yeri ele geçirmişti.[5] Onun başlıca hedefleri arasında Azerbaycan'ı ele geçirmek de vardı. Buna karşılık olarak, Cihan Şah 1466 yılının kışını Tebriz'de geçirdikten sonra Anadolu'ya, Uzun Hasan ile savaşmaya yollandı. 1467 yılının 16 Mayıs'ında Cihan Şah, Van Gölü yakınlarındaki Sökmenabad'a vardı. İki hükümdar arasında görüşmeler başladı. Cihan Şah, Uzun Hasan'ın savaştan kaçınma taktiğini seçtiğini hissetmiş ve onun olumlu vaatlerini reddetmişti. Uzun Hasan, Kazi Rükneddin Ali'yi saygı ve hürmet dolu sözler yazılmış bir mektupla ve ayrıca değerli hediyelerle yeniden Cihan Şah'ın huzuruna gönderdi. Amacı mümkün olduğunca savaştan kaçmak, aksi halde Karakoyunlular'ın fikrini dağıtmaktı. Bu elçi, Uzun Hasan adına Cihan Şah'a şunları bildirmişti:[6]

Cihan Şah bu teklifleri reddetmişti. Çünkü onun asıl hedefi genel olarak Uzun Hasan tehlikesini ortadan kaldırmaktı. Taraflar 11 Kasım'da Muş düzlüğünde ilk defa karşı karşıya geldiler. Akkoyunlu ve Karakoyunlular'ın öncü birliklerinin çatışmasında Karakoyunlular yenildi. Askeri şura toplayan Cihan Şah, ana savaşı ertesi yıla ertelemeye karar verdi ve ailesini ordunun bir kısmı ile Tebriz'e gönderdi. Kendisi ise Bingöl'e gelerek burada kamp kurdu, ancak düşmanı önemsemediği için gerekli güvenlik önlemlerini almadı.[7] Uzun Hasan ise rakibinin bu adımlarını bir tür askeri faaliyetle ilişkilendirdi. Ancak elçiler durumun böyle olmadığını ona bildirdiğinde, o, savaş için gerekli adımları attı ve istihbarat bilgilerini geliştirdi. Rakibinin Sancak bölgesindeki yerini tespit ettikten sonra karargahına köylü kılığında bir casus gönderdi. Cihan Şah'ın karargahına herhangi bir zorlukla karşılaşmadan giren bu casus yüksek sesle bağırarak kaybolan atını kimin gördüğünü sordu ancak hiçbir yanıt almadı. Tüm askerlerin sarhoş olduğunu gören casus, bu bilgiyi Hasan Bey'e iletti. Durumun uygun olduğunu anlayan Hasan Bey, 1467 yılının 10 Kasım sabahında 6000 kişilik ordusuyla Cihan Şah'ın karargahına ani bir baskın düzenledi. Karakoyunlu güçleri direniş gösterme fırsatı bile bulamadan dağıldı. Cihan Şah bir asker tarafından öldürüldü, iki oğlu ve ve tüm hizmetkarları esir alındı. Sonrasında cenazesi Tebriz'e götürülerek orada inşa ettirdiği Müzefferiyye türbesinde defnedildi.[8]

Tahta çıkması değiştir

Babasının ölümünden sonra Hesen Ali, bazı emirler tarafından hapisten çıkarıldı ve sultan ilan edildi. Tahta çıkmasından sonra o, Timurî Ebu Said Mirza'yı kendi ordusuna katılmaya ve Uzun Hasan'a karşı sefere çıkmaya davet etti. Aynı zamanda, Tebriz'de yaşayan Kara İskender'in kızları Arayış ve Şahsaray Begüm kardeşleri Hüseyn Ali'yi yeni sultan ilan ettiler.[9] Hesenali'nin kardeşi ve Kirman'ı yöneten Kasım Mirza da isyana başladı. Hesen Ali bütün muhalefeti darmadağın etti. O, Kasım beyi, üvey annesi Can Bügümü, dayıları Kasım ve Hamzayı idama etti.[3]

Hesenali Uzun Hasan'a karşı büyük ordu toplayabilse de, tahta çıkmasında büyük rol oynayan emirleri ve akrabalarını öldürmesi onun nüfuzuna zarar verdi. Şahmensur, Şahsuvar bey ve Emir İbrahimşah gibi tanınmış Karakoyunlu emirleri Uzun Hasan beyin tarafına geçtiler. Uzun Hasan kolaylıkla Karabağ ve Güney Azerbaycan'ı ele geçirmeye başladı.[10][11]

1468 yılında Hoy yakınlarında yapılan savaşta Karakoyunlular büyük bir orduya sahip olmalarına rağmen mağlup oldular. Hasanali Berde'ye kaçarak Karamanlı aşiretinin yanına sığındı. Uzun Hasan'ın veliaht oğlu Uğurlu Mehmed Bey onu yakalayıp idama mahkûm etti.[12] Faruk Sümer'e göre Hasan Ali aslında intihar etti.[13]

Yusuf Mirza Karakoyunlu, 1468 yılında yani Hasanali'nin ölümünden sonra Cihan Şah'ın emir-ül-umara ve veziri olarak görev yapan Pirali Bey Baharlı tarafından yeni padişah ilan edildi.[14] Kısa bir süre sonra Hasanali'nin oğlu Sultanali ve Uzun Hasan'ın rakibi Şehzade Mahmud Bey (Kara Yülük Osman Bey'in oğlu) da ona katıldı.[15] Luristan'da bir miktar başarı elde etseler de Uzun Hasan'a yenilerek Şiraz'a çekildiler. Yusuf Mirza, 22 Ekim 1469'da Uğurlu Mehmed Bey tarafından öldürüldü. Pirali Bey Baharlı, Hüseyin Baykara'nın sarayına sığındı.[14]

Kaynakça değiştir

  1. ^ Məhəmmədini 1993, s. 32.
  2. ^ Roemer 1986, s. 173.
  3. ^ a b Muḥaddis̲ 1982, s. 17.
  4. ^ Konukçu 1993.
  5. ^ Hınz 1992, s. 13.
  6. ^ Tehrani 2006, s. 253-254.
  7. ^ Yinanç 1945, s. 187.
  8. ^ Yinanç 1945, s. 188.
  9. ^ Minorsky 1954, s. 271–297.
  10. ^ Sümer 1999, s. 11-12.
  11. ^ Hınz 1992, s. 47.
  12. ^ Minorsky 1955, s. 69.
  13. ^ Sümer 1984, s. 304.
  14. ^ a b Muḥaddis̲ 1982, s. 18.
  15. ^ Minorsky 1955, s. 50-73.

Kaynak değiştir

  • Walther Hınz (1992). Uzun Hasan and Sheykh Cuneyd. Ankara. 
  • Əbubəkr Tehrani (2006). Kitabi-Diyarbəkriyyə. İstanbul: Bayrak nəşriyyatı. 
  • M.H. Yinanç (1945). Cihanşah. İslam Ansiklopedisi. 
  • Enver Konukçu (1993). CİHAN ŞAH. İslam Ansiklopedisi. 
  • M. Ə. Məhəmmədi (1993). Qızılbaşlar tarixi. Bakı: Azərbaycan. 
  • H. R. Roemer (1986). The Türkmen Dynasties // The Cambridge History of Iran - The Timurid and Safavid Periods. Cambridge: Cambridge University Press. 
  • Faruk Sümer (1999). Safevî Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü. Ankara. 
  • Mīr Hāshim Muḥaddis̲ (1982). Tārīkh-i Qizilbāshān [History of Qizilbashes]. Tehrān: Bihnām. 
  • V. Minorsky (1954). V. Minorsky. University of London: Bulletin of the School of Oriental and African Studies 16 (2). 
  • V. Minorsky (1955). The Qara-Qoyunlu And The Qutb-Shahs. Bulletin of the School of Oriental and African Studies. 17 (1).