Şeref ve Cesaret

(Hart's War sayfasından yönlendirildi)

Şeref ve Cesaret, (Özgün ismi: Hart's War (Hart'ın Savaşı) Yönetmenliğini Gregory Hoblit'in yaptığı film. Başrolde Bruce Willis ve Colin Farrell'ın yer aldığı II. Dünya Savaşı yıllarında Alman esir kampında tutuklu Amerikalı askerlerinin kendi aralarındaki mücadelelerini, gururlarını ve kaçış planlarını anlatan filmdir.

Şeref ve Cesaret
Hart's War
Harts war film posteri
Yönetmen Gregory Hoblit
Yapımcı David Foster
Gregory Hoblit
David Ladd
Arnold Rifkin
Senarist John Katzenbach
Billy Ray
Terry George
Oyuncular Bruce Willis
Colin Farrell
Jonathan Brandis
Terrence Howard
Marcel Iureş
Müzik Rachel Portman
Görüntü yönetmeni Alar Kivilo
Kurgu David Rosenbloom
Dağıtıcı MGM
Türü Savaş/Dram
Yapım yılı 2002, ABD
Süre 125 dakika
Dil İngilizce
Bütçe 70 Milyon $
Hasılat $32,287,044

Albay McNamara (Bruce Willis) bir Alman savaş esiri kampı'nda özgürlüğünü yitirdiğinde, düşman hattını arkasında bile savaşmaya devam etmeye karar verir. Genç bir Teğmen (Collin Farrell) yardımlarıyla onu esir edenlere karşı zekice bir plan hazırlayan McNamara, kendi adamları ile savaşın kaderini değiştirmek için her şeyi riske atar.

KonusuDüzenle

II. Dünya Savaşı'nda Bulge Muharebesi sırasında, ABD Ordusu istihbarat subayı Teğmen Thomas Hart (Colin Farrell) Alman kuvvetleri tarafından yakalanır. Hart'ı sorgulayan Almanlar, botlarını alıp ayaklarının donmasına neden olur ve onu çok soğuk bir hücrede çırılçıplak bırakarak sorgulamalara cevep vermeye zorlayarak direncini kırmaya çalışırlar. Hart daha fazla dayanamayarak sorgulamada yakıt depolarının nerede olduğunu harita üzerinde göstermek sorunda kalır.

Daha sonra trenle Almanya'nın Hemer kentindeki bir savaş esiri kampı Stalag VI'ya transfer edilir. Yoldayken bir 2 adet P-51 Mustang'ın saldırısına uğrarlar (Trenin üstüne ESİR harfleri boyanmış, ancak kalın karla kaplandığı için okunamamaktadır). Kendilerini kurtarmak isteyen, Esir'ler treni terk eder ve E-S-İ-R (P-O-W) harflerini vücutlarıyla heceleyerek daha fazla kayıp vermeyi yapmayı önlerler. Yeni Esir kampına geldikten sonra, Teğmen Hart, rütbeli Amerikalı subay Albay William McNamara (Bruce Willis) tarafından küçük bir sorgulamadan geçer. McNamara yakalandıktan sonra Almanlarla işbirliği yapıp yapmadığını sorduğunda, Hart bunu reddeder. McNamara, Hart'ın sadece üç günlük sorgulamaya katlandığını söylediğinde bunun bir yalan olduğunu anlar. McNamara bunu Hart'a açıklamaz, ancak diğer subayların bulunduğu ranzalara yatmasına izin vermek yerine onu rütbesiz askerlerin bulunduğu kışlaya gönderir.

Kısa süre sonra iki siyahi esir pilot kampa getirilir ve Hart'ın kışlasına gönderilir. Kamptaki tek Afro-Amerikalı lardır ve subay statüsünde olmaları durumu daha da karmaşık hale getirir. Irkçı bir çavuş olan Vic W. Bedford (Hauser) bu iki pilotun birincil düşmanı olur. Pilotlardan biri olan Teğmen Lamar Archer, Bedford'un ranzasına gizlice koyduğu bir silahı sakladığı gerekçesiyle Almanlar tarafından idam edilir. Daha sonra Bedford'un kendisi öldüğünde, hayatta kalan diğer pilot Teğmen Lincoln A. Scott (Howard) misilleme olarak Bedford'u öldürmekle suçlanır. Savaştan önce bir hukuk öğrencisi olan Hart, Kamp komutanı Albay Werner Visser'in (Marcel Iureş) kabul ettiği bir mahkemede, McNamara tarafından sanık pilotu askeri mahkemede savunmak üzere avukatı olarak atanır.

McNamara, çok geçmeden Hart'a, yapılacak duruşmanın kampın yakınlarda ki bir mühimmat fabrikasına (ABD Ordusunun yanlışlıkla bir ayakkabı fabrikası olduğuna inandığı) planlanan bir saldırıyı gizlemek için dikkat dağıtıcı olduğunu açıklar. Bedford'un, gardiyanların bunun için Archer'ı öldüreceğini bilerek, silahı Archer'ın ranzasına yerleştirdiği ortaya çıkar. Buna karşılık, Bedford gardiyanlara esir subayların gizlice yerleştirdiği telsizin yerini bildirmiştir. Ayrıca Bedford'un Nazilere McNamara'nın planını anlatması karşılığında para ve sivil kıyafetlerle kaçmayı planladığı da ortaya çıkar. McNamara, Bedford'un planını fark ettikten sonra bunu önlemek için Bedford'u öldürmüştür. Hart, üst düzey bir subay olarak McNamara'nın mühimmat tesisine planladığı saldırıyı gizlemek için bir siyahi Amerikalı pilotu (Scott) kurban edeceğini öğrendiğinde şok olur. McNamara, Hart'a savaşta bazen birçok insanın hayatını kurtarmak için birinin feda edilmesi gerektiğini hatırlatır. Hart bunu kabul eder, ancak Lincoln Scott'ın değil, kendisinin (McNamara) kurban edilmesini sağlamak McNamara'nın görevidir. McNamara, Hart'ın üç gün sonra "Seviye 1" sorgulayıcısına nasıl ifade verdiğine atıfta bulunarak görev hakkında hiçbir şey bilmediğini, kendisinin ise bir ay boyunca işkence gördüğünü söyler.

McNamara'nın hamlesi neredeyse başarılı olmuştur. Kaçan askerler yakındaki mühimmat fabrikasını bombalayarak yok eder. Ancak, askeri mahkemenin sonunda Hart, Teğmen Scott'ı kurtarmak için Bedford cinayetini kendisinin işlediğini söyleyerek yalan bir ifade verir. Bu arada kendilerini mahkeme sayesinde oyalayarak kazdıkları gizli tünelden kaçan askerleri fark eden Albay (Oberst) Visser çılgına döner. Mahkemede bulunan tüm Amerikalı askerlerin topluca infaz edilmesini emreder. Tam bu sırada Hart'ın itirafını duymuş olan McNamara, Alman askeri üniforması girmiş bir şekilde kampın dış kapısının önünde belirir. İçeri girer ve Albay Visser'in yanına geldiği sırada emrettiği şekilde yakında ki mühimmat fabrikası havaya uçar. Albay Visser tüm bu işlerden sorumlu tuttuğu McNamara'yı şahsen kafasından vurarak idam eder, kalan mahkumları da kışlasına gönderir. Üç ay sonra, Alman ordusu Müttefiklere teslim olur. Hapishane kampı serbest bırakılır ve Hart'da dahil hayatta kalan tüm mahkumlar evine gönderilir. Hart'ın son yorumları şeref, görev ve fedakarlığı öğrendiğidir.

OyuncularDüzenle

TepkilerDüzenle

Hart's War karışık eleştiriler aldı. Film, ortalama 10 üzerinden 5.9 puanla yapılan 123 yoruma göre Rotten Tomatoes'de % 59 onay aldı.

CinemaScore tarafından ankete katılan seyirciler filme A + to F ölçeğinde ortalama "B" notu verdi.[1]

Şeref ve Cesaret (Hart's War) bir gişe bombasıydı. 70 milyon dolarlık bir bütçeyle üretilen film, dünya çapında yalnızca 33,1 milyon dolar hasılat elde etti.

Kasım 2003'te kendini asarak intihar eden Jonathan Brandis, hayatının son yıllarında azalmaya devam eden kariyeri hakkında depresyonda olduğunu söylemişti. Ayrıca, kariyerinin canlanacağı umudu ile bu filmde bir rol Brandis, Şeref ve Cesaret'deki rol aldığı sahnelerin kesilerek önemli ölçüde azaltıldığı zaman hayal kırıklığına uğradığı bildirildi.[2]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "CinemaScore". cinemascore.com. [ölü/kırık bağlantı]
  2. ^ "A Teen Heartthrob Takes His Life". People. Aralık 6, 2003. Erişim tarihi: Mayıs 24, 2008. 

Dış bağlantılarDüzenle