Galata Kulesi

İstanbul'un Karaköy semtinde bulunan tarihi kule

Galata Kulesi, Türkiye'nin İstanbul şehrinin Beyoğlu ilçesinde bulunan bir kuledir. Adını, bulunduğu Galata semtinden alır. Galata Surları dahilinde bir gözetleme kulesi olarak inşa edilen kule, günümüzde, içerisinde barındırdığı çeşitli unsurlarla birlikte turistik amaçla, bir sergi alanı ve müze olarak kullanılır. Beyoğlu'nun ve İstanbul'un sembol yapılarından biri konumundadır.

Galata Kulesi
Galata Tower after the 2020 restoration.jpg
Galata Kulesi (Ocak 2021)
Eski ad Turris Sancte Crucis (Kutsal Haç Kulesi)
Ad kökeni Galata
Genel bilgiler
Tür Gözetleme kulesi (eski) · gözlem kulesi (eski) · yangın kulesi (eski) · turistik yapı · müze · sergi alanı
Mimari tarz Romanesk
Konum Beyoğlu, İstanbul, Türkiye
Koordinatlar 41°1′32.02″K 28°58′27.01″D / 41.0255611°K 28.9741694°D / 41.0255611; 28.9741694Koordinatlar: 41°1′32.02″K 28°58′27.01″D / 41.0255611°K 28.9741694°D / 41.0255611; 28.9741694
Rakım 35 m
Tamamlanma 1348
Yenilenme 1453 · 1510 · 1794 · 1832 · 1875 · 1965-1967 · 1999-2000 · 2020
Sahip Vakıflar Genel Müdürlüğü
Yükseklik
Mimari 62,59 m (çatısının ucuna kadar)
En üst kat 40,04 m (sekizinci kat)
Teknik detaylar
Malzeme Taş
Kat sayısı 11 (birer bodrum, zemin ve asma kat dahil)
Asansör sayısı 2
Yenileme bilgileri
Mimar Köksal Anadol (1965)
Mimarlık firması Yapıtaş (1965)
Pekerler İnşaat (1999-2000)
ES Yapı (2020)

Bizans İmparatorluğu ile ittifak hâlinde olan Cenevizliler tarafından 1267'de, Haliç'in kuzeyinde bulunan Galata'da "Pera" adlı bir koloni kuruldu. Bu koloninin hakimiyet alanı zaman içinde Bizans tarafından verilen izinlerle genişlerken Cenevizliler, kuzeydoğu yönündeki tepeye doğru bu izinlere uygunsuz bir şekilde hakimiyet alanını arttırarak 1335-1349 yılları arasında bölgede birtakım tahkimatlar inşa etti. Bu çalışmalar kapsamında, tepesinde bulunan haçtan ötürü o dönem "Kutsal Haç Kulesi" (Turris Sancte Crucis) olarak anılan Galata Kulesi de 1348'de inşa edildi. İki devlet arasında o yıl patlak veren savaş, ertesi yıl imzalanan antlaşmayla sona ererken kulenin bulunduğu tepe Ceneviz kontrolüne bırakıldı. Konstantinopolis'in 29 Mayıs 1453'te Osmanlı İmparatorluğu tarafından alınması sonrasında Pera'daki Cenevizliler, herhangi bir çatışma yaşanmadan koloniyi Osmanlı'ya devretti. Kulenin de dahil olduğu Galata'daki tahkimatlarda birtakım tahribatlar gerçekleştirilse de, Osmanlı Padişahı II. Mehmed'in fermanıyla kuledeki tahribatlar durduruldu ve bu tahrip edilen kısım yeniden inşa edildi. 1509'daki depremde hasar gören kule, 1510 itibarıyla onarıldı. 16. ve 17. yüzyıllarda, savaş esirlerinin tutulduğu ve levazım ambarı olarak, 18. yüzyıl itibarıyla yangın gözleme amacıyla kullanıldı.

1794'teki yangın sonrasında yapılan onarım çalışmalarında kulenin tasarımı değiştirilirken üst kısım bir kahvehaneye dönüştürüldü. 1831'deki yangın sonrasında tasarımı bir kez daha değiştirildi. 1875'teki bir fırtınada çatısının devrilmesinin ardından en üst kagir katın üzerine iki ahşap oda yapılarak şehrin itfaiye teşkilâtı tarafından kullanılmaya başlandı. 1965-1967 yılları arasındaki restorasyon çalışmasıyla kule, katları farklı amaçlara hizmet edecek bir biçimde turistik bir yapı olarak düzenlenirken kulenin çatısı da 1832-1876 yılları arasındaki tasarıma benzer şekilde yenilendi. Kule, 2013'te UNESCO tarafından Türkiye'deki Dünya Mirası Geçici Listesi'ne dahil edildi. 2020'de yapılan çalışmalar sonrasında müzeye dönüştürüldü.

Çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 62,59 m olan Romanesk tarzdaki kulenin silindirik gövdesi taştan, çatısı ise betonarmedir. Birer bodrum, zemin ve asma kat dahil olmak üzere 11 katı bulunur. Zemin katla altıncı kat arasında asansör yer alırken zemin kattan dördüncü kata kadar taş merdivenler, altıncı kattan sekizinci kata kadar ise çelik konstrüksiyon merdiven yer alır.

TarihiDüzenle

Arka plan, inşası ve Cenevizliler dönemiDüzenle

 
Cristoforo Buondelmonti'ye ait Liber insularum Archipelagi'nin Marciana Kütüphanesi'nde yer alan ve 1420'ler ile 1430'lar civarına tarihlenen kopyasındaki haritanın üst kısmındaki surların en tepesinde, Galata Kulesi yer alır.

Bizans İmparatorluğu ile olan ittifakı kapsamında Cenevizliler tarafından 1267'de, Haliç'in kuzeyinde bulunan Galata'da "Pera" adı verilen bir koloni kuruldu. Cenevizliler, kendi kontrollerindeki bölgeyi kuzeydoğusundaki tepeye doğru uygunsuz bir şekilde genişletilirken 1335-1349 yılları arasında bu tepenin yamaçlarında, hendeklerle çevrili sur ve kuleler inşa ettiler. Tepenin zirvesinde, günümüzde Galata Kulesi adıyla bilinen ve 1348'de inşa edilen surların baş kulesi; bir gözetleme kulesi olmasının yanı sıra, karadan yapılabilecek bir kuşatmada, koloninin düzlükte bulunan kıyı kısmının korunması amacı gütmekteydi. Kulenin önünde, yapıya iki yanından bitişik bir biçimde, düz sur hattından yarım daire şeklinde çıkıntı yapan bir barbakan vardı. Dört sur hattının kesiştiği bu yerde Pera'nın ana girişi de bulunmaktaydı ve üzerinde yer alan levhaya göre bu kısım, 1 Nisan 1452'de tamamlanan inşasıyla Pera'nın Osmanlı İmparatorluğu kontrolüne girmesinden önce inşa edilmiş son tahkimattı. Bu dönem kulenin adı, tepesinde yer alan bir haça atfen "Turris S. [Sancte] Crucis" ("Kutsal Haç Kulesi") olarak geçmekteydi.[1]

Ağustos 1348'de, Bizanslılar ile Cenevizliler arasında, ticari çekişmelerin yol açtığı bir savaş patlak verdi.[2] Bu savaşın 1349'da, Bizans zaferiyle sona ermesinin ardından barış sağlanırken 1349'da İmparator VI. İoannis tarafından yayımlanan bir fermanla, Galata Kulesi'nin bulunduğu tepenin kontrolü Cenevizlilere verildi.[1]

Osmanlılar dönemiDüzenle

 
Liber insularum Archipelagi'nin 1485-1490 yılları arasına tarihlenen Düsseldorf Üniversite ve Eyalet Kütüphanesi'ndeki kopyasında yer alan harita

Konstantinopolis'in 29 Mayıs 1453'te Osmanlı İmparatorluğu tarafından alınması sonrasında Pera'daki Cenevizliler, herhangi bir çatışma yaşanmadan koloniyi Osmanlı kontrolüne bıraktı. Bu dönemde kulenin tepesinde bir tahribat yapılırken Padişah II. Mehmed'in Pera'ya yönelik fermanının ardından bu tahribat durdurularak Zağanos Paşa'nın başında bulunduğu çalışmalar kapsamında kule tekrar yükseltildi ve tepesindeki haç, Osmanlı bayrağıyla değiştirildi.[1]

1509'da gerçekleşen depremde, Galata Kulesi dahil Galata'daki tahkimatlarda hasarlar meydana geldi. Mimar Hayreddin tarafından yapılan onarım çalışmaları 1510 yılı ortalarında tamamlanarak kule tekrar yükseltildi.[1][3] Kulenin gövdesinde, yerden 13,20 m (ikinci katın başlangıcı) ve 17,17 m (üçüncü katın başlangıcı) yüksekliklerinde olmak üzere yer alan iki tuğla kuşak, bu deprem sonrasında yapılan tadilatların izleri olarak değerlendirilir ve bu tadilatın kapsamları, kaynaklara göre farklılık gösterir.[4][5]

16. yüzyılda kule ve diğer burçlar, Kasımpaşa'daki tersanelerde çalışan Hristiyan savaş esirlerinin barınağı ve bir zindan olarak kullanılmaktaydı.[3] 17. yüzyıla tarihlenen Seyahatnâme'sinde Evliya Çelebi, kulenin önceleri zindan, o dönemlerde ise tersanenin gemi levazım ambarı olarak kullanıldığını yazar.[3] Takiyüddin de gözlemevinin inşası öncesinde kulede birtakım çalışmalar gerçekleştirdi.[6][7][8][9] 18. yüzyıl itibarıyla kule, Mehterhâne Ocağı ile yangın gözleyiciler tarafından, bir yangın kulesi olarak kullanılmaya başlandı.[10]

 
Pascal Sébah'ın 1875 civarında çektiği Galata Kulesi fotoğrafı

27 Temmuz 1794'te kulede çıkan yangın sonrasında kulede meydana gelen hasarlar nedeniyle kulenin boyu kısaltılarak tasarım değişikliğine gidildi. Bu çalışmalar kapsamında, en üst katın her bir yanına yapılan çıkmalı odalar, sofalar ve divanhâne eklenerek bu kısım bir kahvehaneye dönüştürüldü. Yangınları duyurma amacıyla da bir kös yerleştirildi. Tavan arası ise güvercinlik olarak kullanılmaktaydı.[10][11]

2-3 Ağustos 1831'de çıkan yangında kulede tahribat oluştu. Kulenin üst kısmı, önceki farklı bir tasarımla onarılarak -1875'tek fırtınada devrilecek olan çatısı hariç- günümüzdeki görünümüne kavuştu. Çalışmalar esnasında burayı ziyaret eden Padişah II. Mahmud tarafından kuleye bir saat konulması talimatı verilirken 1834-1835 yıllarında şehre bir seyahat gerçekleştiren J. von Röder de Napoli kralının kule için bir saat hediye ettiğini ifade eder.[10][11]

1853 ya da 1854 yılında kulenin çatısında bir onarım yapıldı.[10] Aralık 1857'de kurulan, Galata ve Pera'nın idaresinden sorumlu Altıncı Belediye Dairesi tarafından kullanılacak olan binanın 1864 yılındaki inşaat çalışmaları sırasında kulenin çevresindeki avlusu, surlardaki kapılar ve kıyıya doğru uzanan sur duvarlarının 30 Kasım 1863 tarihinde alınan kararla yıkımına, hendeklerinin ise doldurulmasına başlandı.[12][13][14]

1875 yılında meydana gelen bir fırtınada çatısının devrilmesinin ardından en üst katın üzerine, her birinde birer odanın olduğu iki katlı kâgir ahşap bir kısım inşa edildi. Kalenin tepesi, hem 1874'te şehirde kurulan itfaiye teşkilâtının hizmetinde yangın haber merkezi hem de deniz kuvvetleri tarafından bir haberleşme merkezi olarak kullanılmaya başlandı.[15][4][11][16] İstanbul'un İşgali esnasında kule, Britanyalı işgal kuvvetlerinin konuşlandığı yerler arasındaydı.[17][18]

Türkiye dönemiDüzenle

1960'lara kadar kullanımı, 1965'teki restorasyonu ve sonrasıDüzenle

1923'teki cumhuriyetin ilanı sonrasında da kule, itfaiye teşkilâtı ile deniz kuvvetleri tarafından kullanılmaya devam etti.[15][4][11][16] İngiliz Bahriye Hastanesi'ndeki vakit küresi, Şubat 1930'da Galata Kulesi'ne aktarılmak üzere söküldü ve Mart 1930'da kulenin tepesine yerleştirildi.[19][20] Kasım 1934 itibarıyla ise faaliyete geçti.[21]

1959-1960 kışında, üst kısımdaki ahşap odaların kirişlerinin çürüyerek çökmesinin ardından boşaltılan kulenin, İstanbul Belediyesi Başkanı Haşim İşcan'ın girişimi sonrasında, onarım ve restorasyon çalışmaları yapılarak turistik bir tesise dönüştürülmesi kararlaştırıldı.[11] Bu çalışmalar için 15 Eylül 1964'te yapılan ihaleyi Yapıtaş kazandı.[11][22][23] Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından 28 Eylül 1967'de gerçekleştirilen bir törenle kule tekrar açıldı.[15][11][24]

Çalışmalarla birlikte bodrum katı; asansör için makine dairesi, ısı değiştirici, yedek jeneratör, tablo odası ve depoları barındıran bir servis katı olarak düzenlendi.[4][25] Gişe, danışma masası, santral, döviz değiştirme kasası, PTT kutusu ve telefonun eklendiği zemin kata, giriş ekseninin karşısına, bu kattan altıncı kata kadar ulaşan sekizer kişilik iki asansör eklendi. Katın tavanına ışıklandırma ve eski Türk motifleri kullanarak süslemeler uygulanırken asansör girişinin üstündeki duvara, Tankut Öktem ile Haluk Tezonar tarafından yapılan ve Matrakçı Nasuh'un Galata tasvirini gösteren minyatürünün bir kabartması eklendi.[4][26] Birinci kat bir şark kahvesine, ikinci kat kulenin tarihiyle ilgili bir müzeye, üçüncü kat ise turistik eşyaların satıldığı satış reyonlarının yer aldığı bir kata dönüştürülürdü.[4] Dördüncü kat, Ceneviz Meyhanesi adını taşıyan bir meyhâne olarak düzenlendi.[4] Beşinci kat, kuledeki yiyecek ve içecek servisi yapılan mekânlar tarafından kullanılacak bir mutfak yapılırken dışarıya açılan fanlı bir havalandırma sistemi de kuruldu.[4] Altıncı kat ise tuvaletler ile vestiyerin yer aldığı bir fuaye hâline getirildi. Ziyaretçilerin ulaşabileceği son kat olan sekizinci kat, bir gece kulübü olarak düzenlendi.[4] Restoran kısmının inşasını gerçekleştiren Ünal Kardeşler, Şubat 1968'de gerçekleştirilen ihale sonucunda kulenin işletme haklarını da İstanbul Belediyesinden beş yıllığına kiraladı.[27] Yapılan düzenlemeler sonrasında kulenin turistik tesis olarak açılışı ise 30 Mayıs 1969'da gerçekleştirildi.[28][29] Kardeşler'in Belediye ile olan kiralama sözleşmesi, ilk beş yılın ardından her yıl yenilenmekteydi.[30]

3 Eylül 1989 tarihli T.C. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 30 Ağustos 1989 tarih ve 89/14499 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Galata Kulesi ve Çevresi adlı bir "turizm merkezi" oluşturularak kule ile çevresi, Turizm Bakanlığının yetki alanına girdi.[31][32]

1999'daki restorasyonu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine devriDüzenle

 
2020'ye kadar bir restoranın yer aldığı kulenin sekizinci katından bir görünüm (Haziran 2011)

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin Ekim 1996'da gerçekleştirilen bir toplantısında, kulenin müzeye dönüştürülmesi ve Belediyeye bağlı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğüne verilmesi kararı alındı.[33] Kulenin restore edilmesi ve müzeye dönüştürülmesi için 1996'da açılan ihaleyi Pekerler İnşaat kazandı.[34][35] Kulenin işletmesini sürdüren Ünal Kardeşler şirketinin kuleden tahliye edilmesi 1996'da açılan dava reddedildi.[36][37] Aralık 1997'de ise Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın imzasıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve İstanbul 1. Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna gönderilen yazıda, müze açma yetkisinin yalnızca Bakanlıkta olduğu ve Bakanlığın izni olmadan böyle bir değişimin yapılamayacağı belirtilirken kulenin müze olarak kullanılmasının uygun görülmemesinden ötürü uygulamanın durdurulması talimatı verildi.[37] 1998'de Belediye tarafından kulede kütüphane yapılması girişiminde bulunulsa da bu girişim Anıtlar Kurulu tarafından reddedildi.[30][38]

 
Kulede yer alan taş merdivenlerin bir bölümü (Temmuz 2008)

İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan çıkan 7 Mayıs 1999 tarihli izin kararı sonrasında, 1996'daki ihaleyi kazanan Peker İnşaat tarafından başlanan kulenin dış cephesinde restorasyon çalışmaları, Haziran 2000'de tamamlandı ve kulenin açılışı 13 Kasım 2000'de gerçekleştirildi.[30][35][39][40]

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, kulenin iç restorasyonu için 2000 yılında açılan ihale, 700 milyar lira karşılığında Pekerler İnşaat'a verildi.[41][42] Ancak bu iç restorasyon için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna sunduğu ve kulenin bir müzeye dönüştürülmesini öngören proje, müze kurma izni vermesi gereken Kültür Bakanlığı tarafından verilen bir iznin olmadığı gerekçesiyle Kurul tarafından reddedildi.[42] Bunun ardından aynı yıl, sergi salonu, hediyelik eşya satış kısmı ve kafenin yer aldığı yeni bir proje hazırlanarak Kurula sunuldu.[42]

Kulenin en üst iki katının Türk kahvehanesi, diğer katların ise hediyelik eşya reyonları ve turistik amaçlı diğer unsurlarla düzenlenmesine yönelik Anıtlar Kuruluna yapılan başvuru, Şubat 2004'te Kurul tarafından onaylandı.[43][44]

20 Şubat 2006'da alınan ve 28 Mart 2006 tarihli T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla Galata Kulesi ve Çevresi, "yenilenme alanı" olarak belirlendi.[45][46] 24 Mayıs 2006 tarih ve 45693 sayılı İçişleri Bakanlığı yazısı üzerine, 7 Haziran 2006'da alınan ve 6 Temmuz 2006 tarihli T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan 2006/10573 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ise bu alanın, yenileme alanı çalışmaları kapsamında Beyoğlu Belediyesi tarafından kamulaştırılması kararlaştırıldı.[46][47] Bu bölge, Beyoğlu'nun, 4720 sayı ve 7 Temmuz 1993 tarihli İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararıyla kentsel sit alanı ilan edilen sınırları içerisinde yer almasına karşın planlama alanı dışında bulunan yedi bölgeden birisiydi.[48]

 
2020'ye kadar kulenin sekizinci katında yer alan restoranın, BELTUR'un işlettiği dönemden bir görüntüsü (Nisan 2015)

Kulenin işletmecilerini kuleden çıkarma amacıyla 1996'dan beri sürdürülen yasal girişimler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile kulenin işletmecisi Kardeşler ailesi ile olan kira sözleşmesinin Belediye tarafından yenilenmemesi sonrasında, 16 Nisan 2013 İtibarıyla işletmenin Belediyeye bağlı BELTUR'a devredilmesiyle sona erdi.[49][50] Belediye tarafından kulenin en üst iki katında yapılan yenilemeler sonucunda sekizinci kat restoran, yedinci kat ise kafe olarak düzenlendi.[50]

Dünya Miras Komitesinin 37. oturumu esnasında, 21 Haziran 2013'te alınan kararla Galata Kulesi, Türkiye'nin UNESCO Geçici Dünya Mirası listesindeki "Ceneviz Ticaret Yolu'nda Akdeniz'den Karadeniz'e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimleri" adlı serideki mimari eserler arasında gösterildi.[51]

Vakıflar Genel Müdürlüğü dönemi ve 2020'deki restorasyonDüzenle

Vakıflar Genel Müdürlüğü 17 Nisan 2019 tarihli yazısıyla, Vakıflar Yasası'nın 30. maddesine dayanarak kulenin mülkiyetinin, Kule-i Zemin Vakfı adına kendilerine devredilmesi yönünde bir başvuruda bulundu.[52][53] Başvuru sonrasında kulenin mülkiyeti 13 Mayıs 2019 itibarıyla, Kule-i Zemin Vakfı adına Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçti ve Belediye, kulede kiracı statüsünde kaldı.[53] İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu devre karşı başlatılan yasal girişim sonuçsuz kalırken 31 Aralık 2019 itibarıyla BELTUR adına düzenlenmiş kira sözleşmesi sona erdi.[52][53][54]

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise 18 Ocak 2020'de yaptığı duyuruyla, Galata Kulesi'ni de içeren "Beyoğlu Kültür Yolu" adlı turizm, kültür ve sanat projesi kapsamında kulenin etrafında kamulaştırma çalışmalarının yapılacağını ve kule çevresinde bir meydan oluşturulacağını bildirmekteydi.[55] Nisan 2020 itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kuleden tahliyesine dair süreç başlatılırken Belediye'nin buna karşı başlattığı yasal girişim ise olumsuz sonuçlandı ve 16 Mayıs 2020 itibarıyla kulenin mülkiyeti, Kule-i Zemin Vakfı adına İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğüne geçti.[52][56][57][58]

Restorasyon çalışmaları için yapılan ihaleyi kazanan ES Yapı, 30 Haziran 2020 itibarıyla kuledeki çalışmalara başladı.[59] 1960'lardaki çalışmalar ve sonrasında iç kısma eklenen tüm unsurlar ve dekorasyonlar kaldırılırken hem iç hem de dış cephede restorasyon ve yenileme çalışmaları gerçekleştirildi.[60][61] Bir sergi merkezi ve müze olarak düzenlenen kule, İstanbul'un Kurtuluşu'nun yıldönümü olan 6 Ekim 2020'de tekrar hizmete girdi.[62]

Çalışmalar kapsamında, kulenin dışında yer alan meydana, bir Taksim-Tünel nostaljik tramvayı tasarımına sahip bilet gişesi konuldu.[63] Zemin katı, bilet kontrol ve güvenlik noktası ile altıncı kata kadar ulaşan asansörün girişinden oluşacak şekilde düzenlendi.[63][64] Birinci kat, müze mağazası hâline getirildi.[63] İkinci kat, Hezârfen Ahmed Çelebi'nin Galata Kulesi'nden süzülüşünün bir animasyonunun gösterildiği bir ekranla birlikte simülasyon alanı olarak düzenlenmiş olup bunu ve kulenin gözlemevi olarak kullanıldığı dönemini konu alan bir sergi alanını da içermeye başladı.[63][64] Üçüncü kat Kurtuluş Savaşı'na ait fotoğrafların, dördüncü kat Galata Kulesi ile surlarına ait bilgi ve eserlerin, beşinci kat Galata Kulesi ve İstanbul ile ilgili eserlerin sergilendiği kalıcı sergi alanları olarak yenilendi.[63] Geçiş alanı olarak kullanılan altıncı katın ardından ulaşılan ve geçici sergi alanı olan yedinci kata, İstanbul'un bir bölümünü gösteren bir maket ile pencere önlerine konumlanan seyir dürbünleri konuldu.[63] Sekizinci kat ise seyir terası olarak düzenlendi.[63]

Konumu ve mimarisiDüzenle

Dışı ve gövdesiDüzenle

 
Kule ile çevresinin Haliç'ten (üstteki, Şubat 2020) ve havadan (Temmuz 2011) görünümleri

Galata Kulesi, Beyoğlu ilçesinin Bereketzade Mahallesi'ndeki Büyük Hendek Caddesi üzerinde yer alan 2 numaralı yapıdır.[65] Kendisine ismini veren Galata semtinde, 35 m rakımlı bir tepenin üzerinde konumlanır.[3] Romanesk tarzdaki silindirik kulenin,[66] zeminden çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 62,59 m'dir.[4] Kayalık ve killi şistli bir zemin üzerinde yer alan yapının temeli, masif taşlıdır.[15] Zeminden yüksekte olan güney eksenindeki giriş kapısına, iki yanında yer alan mermer basamaklı merdivenlerle ulaşılır.[kaynak belirtilmeli] Kulenin mermerden yapılan Ampir üsluplu söveli giriş kapısının üzerinde, 1831-1832 yıllarında gerçekleştirilen onarım ve restorasyon çalışmalarını konu alan, üzerine Şair Pertev'e ait bir manzumenin işlendiği kitâbe bulunur.[11][10] Nuri Dede tarafından mermer üzerine kabartma tekniğiyle işlenen kitâbededeki celî talik üslubuyla yazılan metin, 4 paftaya ayrılmış 16 dizenin 4 satır hâlinde dendanlı kartuşlardan meydana gelir. Metin üzerindeki üç elips kartuşta sırasıyla "Ya Hafiz", "Maşallah" ve "Ya Rafi" yazar.[67] Kitâbede daha önceleri yer alan II. Mahmud'un tuğrası ise cumhuriyetin ilanı sonrasında kazanmıştır.[10] Kulenin güneye bakan cephesinin dış tarafının zemin katı hizasındaki kısmında, İstanbul Fethi Derneğinin girişimi sonrasında İstanbul'un Fethi'nin 500. yıldönümüne denk gelen 1953 yılında asılan ve Emin Barın tarafından hazırlanan levhada, büyük harflerle şu metin yazılıdır:[68][69][70]

« 29 Mayıs 1953 Salı sabahı Cenevizlerin Galata kolonisi anahtarlarını Fatih Sultan Mehmed'e takdim etmiş ve Galatanın teslimi 1 Haziran Cuma günü tamamlanmışdır.
İstanbul Fethi Derneği. 1953
EB[a] »

Kulenin dışında yer alan meydanda, bir Taksim-Tünel nostaljik tramvayı tasarımına sahip bilet gişesi yer alır.[63] Kulenin etrafındaki sur kalıntılarında günümüzde, 1957 yılında eski yerinden sökülerek getirilen Bereketzade Çeşmesi de yer almaktadır.[1][15]

208 m2lik alana sahip zeminde iç çapı 8,95 m, dış çapı ise 16,45 m iken duvar kalınlığı, dördüncü kata kadar 3,75 m'dir ve bu kattan sonra dışa doğru bir meyille örüldüğünden 3 m'ye kadar iner.[1][4][11] Giriş kapısı hizasındaki dış duvarlarda 5 m'lik bir kısım daireselliğini kaybetse de bu durum birinci silmeye kadar azalır ve duvar, tekrar daire şeklini alır.[11] 4,2 m kotu ve giriş ekseninde, üstü tuğla tonozlu, 72 × 150 cm ölçülerinde bir kanal çıkması vardır. Anadol, bu kanalların daha önceleri kule dışına çıkarak surlar altında devam edip tahkimatlar arasında bağlantı sağlamım olmasının mümkün olduğunu ifade eder.[11]

 
Kulenin çevresindeki surlar ile üzerindeki tuğla kuşakların da görülebildiği kulenin bir fotoğrafı (Ocak 2015)

Kulenin iç mimarisi ile kullanılan malzemeler, dördüncü kata kadar aynı şekilde devam eder. Kat planlarındaki düzensiz mazgallar ile güney cephesindeki basıklık, zemin kattan dördüncü kata kadar kesintisiz bir şekilde devam ederken bu kattan itibaren düzenli mazgallar ile gövdede tam silindirik bir şekil görülür. Kulenin gövdesinde, 13,20 m (ikinci katın başlangıcı) ve 17,17 m (üçüncü katın başlangıcı) kotlarında olmak üzere iki tuğla kuşak yer alır. İlk kuşağın altındaki kısım; kabaca yontulmuş, kabaca kare şeklinde, farklı türlerdeki koyu sarı, açık kahverengi, koyu gri ve koyu mavi renklerdeki düzensiz yapılı taş blokları ile bunların arasına eklenen tuğla kırıklarına sahiptir. Bu kuşağın üstündeki kısımda ise görece daha küçük, daha ince yontulmuş, genelde yatay dikdörtgen biçimli ve görece düzenli taş blokları varken taşlar arasında tuğla parçaları yer almaz. En çok kullanılan taş tipi kireç taşı olan bu kısımdaki taşlarda sarı ve kahverengi tonlara neredeyse hiç rastlanmazken koyu gri ve mavimsi renkler yine mevcuttur. Bu verilerden yola çıkarak Sağlam, "[...] ne [...] ilk kuşağın ne de [...] ikinci kuşağın Ceneviz ve Osmanlı dönemlerini ayıran seviyeyi tek başına temsil ettiğini söylemek mümkündür" ifadelerini kullanarak 1509'daki depremde meydana gelen çökmenin, "önceki araştırmacıların varsaydığı" üzere düz değil, iç kesimde daha yüksek bir seviyeye sahip olacak şekilde düzensiz bir yapıda olduğunu belirtir. İlk kuşak sonrasında değişen taş işçiliğinden yola çıkarak dış cephedeki hasar ve malzeme kayıplarının ikinci kata kadar eriştiğini, gövdedeki kalın duvarlı kısım ile içerisindeki tonozlu galerinin dördüncü kata kadar "büyük ölçüde" korunduğunu, dış cephede ikinci kattan itibaren oluşan hasarın da onarıldığını yazar. Dördüncü kat itibarıyla tüm seviyenin düzlenip daha ince duvarlı ve farklı bir merdiven sistemine sahip yeni bir kısmın başladığını, tuğla kuşakların ise onarılan kısımlarla orijinal gövde duvarları arasında dengeli bir ağırlık aktarımı sağlama amacıyla hatıl görevi gördüğünü ifade eder.[1]

İkinci tuğla kuşağın güneye bakan bölümünde, tuğlalarla yapılan Osmanlı karakterinde bir süsleme yer alır. Bu kısmın birleşim yerlerinde yer alan çaprazlama çatlaklarla farklı bir düzen meydana gelmiştir. Sağlam, bu durumun "Ceneviz döneminden kaldığı varsayılan kısmın üzerinde, aslında tek bir evre değil en az iki evre bulunduğuna" işaret ettiğini belirtir.[1]

Kulenin tepesini, koni şeklindeki kurşun kaplı betonarme bir çatı örter.[15][4] Çatının üzerinde, her biri dört bir yöne bakan ve üst sınırları 50,29 m kotuna ulaşan dört pencere vardır.[4] Tepesinde, Anadol'un ifadesine göre 7,41 m, imalatını gerçekleştiren Şevket Usta'nın ifadesine göre 6,75 m boyundaki, altın kaplı bronz bir âlem yer alır.[4][71] Bu alemin tepesine, bir paratoner ile görülebilir olmasına olanak sağlayan yanıp sönen kırmızı bir ışığa sahip 50 cm'lik bir fener yerleştirilmiştir.[4][71]

İçiDüzenle

 
Zemin katından, asansörlerin giriş kısmından bir görünüm (Ocak 2021)

Biri bodrum, biri zemin katı, biri asma kat olmak üzere toplam on bir katlı yapının ilk dört katı, birbirine tuğladan tonozlu ve direkt olarak gövde duvarlarının içerisine konumlandırılmış, üzeri epoksi ile kaplanmış ahşapla korunan taş merdivenli bir galeri yoluyla bağlanır.[1][72] 1960'lardaki çalışmalar kapsamında yapılan sondaj kazılarında -4,3 m kotuna kadar herhangi bir döşemeye rastlanmamış ve temel takviyeleri yapma amacıyla bu kısmın boşaltılmasıyla -3,8 m kotunda bir bodrum kat oluşturulmuştur. Buradan zemin kata, zeminde dairesel pano ile kamufle edilmiş betonarme bir merdivenle çıkılır.[4] Zemin kattan üst katlara çıkışı sağlayan 22 basamaklı merdiven, kulenin iç yüzünden 42 cm içeride, 80 cm genişliğinde ve 150 cm yüksekliğindedir.[4][26] Tavanı altıgen şeklindeki doğal taşla kaplı giriş katında, giriş kapısının ekseni üzerinde ve kapının karşısında duvarı dayalı bir şekilde, altıncı kata kadar ulaşan sekizer kişilik iki asansör konumlanır.[4][26][64] Asansörlerin kabinlerinde uygulanan video duvar tekniğiyle, duvarlar ile tavanlara konulan ekranlarda kuleden çekilen videolar oynatılmaktadır.[73] 4,45 m kotundaki, Ampir profilli korkulukların olduğu betonarme asma katın üstünde, 8,97 m kotundaki birinci kat yer alır. Birinci katın pencere açıklıkları dışarıdan 20 × 45 cm, içeriden ise 200 × 180 cm ölçülerindedir.[11] 13,20 m kotunda yer alan ikinci kat, 8,85 m'ye düşen iç çapı dışında birinci katla aynı mimari özellikleri taşır.[11]

 
Beşinci kattan bir görünüm (Ocak 2021)

17,17 m kotunda yer alan üçüncü katın iç kısmındaki duvarların nişlerin içerisinde, Anadol'un Rumeli Hisarı'ndaki Zağanos Paşa Kulesi'ne "benzer" olarak ifade ettiği bacalar vardır. 20,80 m kotunda, 14 dikdörtgen pencerenin bulunduğu dördüncü kat yer alır. Tuğla işçiliklerinin olduğu galeri kısmı, kulenin gövde duvarını incelttiğinden dolayı yalnızca güvenli koloni tarafı olan güneye doğru konumlanmış ve bu sayede dışarıdan gelebilecek olası saldırıları karşılayacak olan duvarın tam kalınlıkta olması sağlanmıştır. Bu incelmeyle birlikte iç çap 10,4 m'ye çıkar. İlk dört katın tonozlu galerisinde kullanılan tuğlaların ortalama ölçüleri, Galata'daki diğer 14. yüzyıl tahkimatları ile ve şehirdeki geç Bizans dönemi tuğlalarının ortalama ölçüleriyle benzerlik gösterir. Sağlam, kulenin inşaatında yerel malzemelerin kullanmış olmasını "makul bir olasılık" olarak tanımlar. Bu katla birlikte pencere sayısı 7'ye yükselir.[1][11][65]

 
Yedinci kattan bir görünüm (Ocak 2021)

24,35 m kotunda başlayan beşinci katta yer alan 14 pencerenin 7'si, top ateşleme amacıyla konulan 35 cm çapında ve dairesel; diğer 7'si ise 115 × 180 cm ölçülerinde ve sivri kemerlidir. Her iki pencere türü de dışarıdan nişli payelerin içerisine oturur ve kemerleri tuğla örgüsüyle yapılmıştır. Ahşap yarım katların sonuncusu olan 27,90 m kotundaki altıncı katta, bir alt kattakilere benzer ancak boyut olarak daha küçük, 14 adet sivri kemerli pencere konumlanır. Bu katın ardından, 32,60 m kotundaki yedinci kattaki tepe köşküne ulaşılır. Altıncı, yedinci ve sekizinci katlar birbirine çelik konstrüksiyon merdivenlerle bağlanır. Kattaki 14 pencereyi, aralarında 150 cm bulunan ve kemerlerle birbirine bağlanan 120 × 225 cm kesitli 13 kargir ayak meydana getirir. 40,04 m kotundaki sekizinci kat, 50,5 m kotuna kadar ulaşır ve iç genişliği 12,40 m'dir. Bu katın 14 penceresi, yedinci katın ayaklarıyla aynı eksenlerde yer alan ve aralarında 170 cm aralıkların olduğu 110 × 100 cm kesitli ayakların, kemerlerle birbirine bağlanmalarıyla meydana gelir. İki kat arasındaki kesit farkından ötürü sekizinci katın dış kısmında, 1,20 m genişliğinde bir teras yer alır. İçerideki ayakların eksenlerinde konumlanan 14 kargir babanın her birinin üzerinde, düşme ihtimallerine karşı ankrajla önlem alınmış 35 cm çaplı taş küreler vardır. Babalar arasındaki 110 cm yüksekliğindeki demir korkuluklarda Ampir süslemeler bulunur.[4][11][65][3][74]

2020'deki restorasyon sonrasında duvarların iç kısımları ile tavanlara alçı sıva kaplamalar uygulanmıştır.[63] Müze mağazası olarak hizmet veren ikinci kat ile sergi alanı ve müze olarak hizmet veren üçüncü, dördüncü, beşinci ve yedinci katlarda bunlara dair eserler sergilenir. Yedinci katta, İstanbul'un bir bölümünü gösteren 1:2.500 ölçekli bir maket ile pencere önlerine konumlanan seyir dürbünleri bulunur.[63][64] Seyir terası olarak kullanılan sekizinci katta ise birkaç bank yer alır.[63]

Önceki dönemlerdeki mimari farklılıklarDüzenle

1348-1509 arasıDüzenle

   
Ceneviz dönemindeki kulenin gerçeğe en yakın tasvirleri olarak kabul edilen Liber insularum Archipelagi'nin Marciana Kütüphanesi (solda, 1420'ler-1430'lar) ve Düsseldorf Üniversite ve Eyalet Kütüphanesi (1485-1490) kopyalarındaki tasvirler

Kule, inşa edildiği dönemde, bir parçası olduğu çevresindeki surların ana kulesi konumundaydı. Bu surların dışı hendeklerle çevriliydi. Kulenin önünde, yapıya iki yanından bitişik bir biçimde, düz sur hattından yarım daire şeklinde çıkıntı yapan ve bu sayede kule ile arasındaki kısımda bir avlu meydana getiren, günümüzde ise bazı kalıntıları bulunan bir barbakan vardı. Ceneviz döneminde kulenin tepesinde ise bir haç yer almaktaydı. Üzerindeki izlere göre kule, gerektiği zaman kaldırılabilen, şehrin içiyle hendeklerin dışı arasındaki ulaşımı sağlayan ve günümüzde varlığını sürdürmeyen bir ahşap köprüye de sahipti.[1][15]

Cristoforo Buondelmonti'ye ait Liber insularum Archipelagi'nin, günümüzde çeşitli arşivlerde yer alan farklı sürümlerinde kule, farklı şekillerde tasvir edilmiş olup aralarında tutarsızlıklar mevcuttur. Bu tasvirlerdeki silindirik yapıda olanlar, gerçeğe en yakın örnekler konumundadır. Marciana Kütüphanesi'nde yer alan ve 1420'ler ile 1430'lar civarına tarihlenen kopyasındaki Konstantinopolis haritasında kule; konik çatısı, bir sağır kemer dizisiyle çıkma yapan üst katı, diğer kulelerden daha yüksek olması ve silindirik yapısıyla tasvir edilir. 1485-1490 yılları arasında tarihlenen Düsseldorf Üniversite ve Eyalet Kütüphanesi kopasındaki tasvirde, kulenin tepesinde Ceneviz bayrağı yer alır. Bu iki tasviri karşılaştıran Sağlam; ilkinde kulenin "dar ve yüksekçe" koni şeklindeki çatısının mazgallı bir siperle çevrili olduğunu, ikincisinde ise çatının "çok daha basık ve geniş" olduğunu ve saçaklarının da mazgallardan dışarı taştığına değinir. İkinci kopyada ayrıca, "kulenin beden duvarını bir tamirat izi gibi tam ortadan enine ikiye bölen tek bir kuşağa sahip" olduğunu ve bu durumun 1453'teki tahribat ve onarımı "doğrularcasına [...] bir varsayım" olduğunu belirtir.[1]

Bölgenin 1453'te Osmanlı hakimiyetine girmesiyle kule, bölgenin Ahmed Vefik Paşa'nın aktardığı anonim Osmanlı kaynaklarına göre yaklaşık 7,5 m kadar kısalmasına yol açan tahribata maruz kaldı. Pera'ya yönelik padişah fermanının ardından bu tahribat durdurularak kule tekrar yükseltildi ve tepesindeki haç, Osmanlı bayrağıyla değiştirildi.[1]

Kulenin ilk dönemine ait, Cristoforo Buondelmonti'nin Liber insularum Archipelagi adlı eserinin çeşitli kopyalarında yer alan bazı tasvirler (soldan sağa): 1420'lere tarihlenen Ulusal Denizcilik Müzesi kopyası, 1465'e tarihlenen Vatikan Kütüphanesi kopyası, 1465-1475 arasında tarihlenen Fransa Millî Kütüphanesi kopyası, 1470 civarına tarihlenen Floransa Ulusal Merkez Kütüphanesi kopyası, 1475 civarına tarihlenen Walters Sanat Müzesi kopyası, 15. yüzyıla tarihlenen Bodleian Kütüphanesi kopyası, Henricus Martellus Germanus'un Insularium Illustratum adlı ve 1495 tarihli eserindeki kopya.

1509-1794 arasıDüzenle

1509'da gerçekleşen deprem sonrasında hasarların meydana geldiği kulede yapılan onarım çalışmaları 1510 yılı ortalarında tamamlandı ve kule tekrar yükseltildi.[1][3] Kulenin gövdesinde, yerden 13,20 m (ikinci katın başlangıcı) ve 17,17 m (üçüncü katın başlangıcı) yüksekliklerinde olmak üzere yer alan iki tuğla kuşak, bu deprem sonrasında yapılan tadilatların izleri olarak değerlendirilir. Köksal Anadol ile Ersin Arıoğlu, bu kuşaklara bakılarak kulenin bu hizasından itibaren yeniden inşa edildiğini ifade ederler.[4] Semavi Eyice ise, tuğlayla oluşturulan motiflerin "tipik bir Osmanlı süsleme karakteri taşıdığı"nı belirterek görece "yalın" birinci kuşağın, kulenin dış kısmında gerçekleştirilen yüzeysel bir onarımı işaret ettiğini; ikinci kuşaktan itibaren üst kısmının ise tümüyle Osmanlı döneminde inşa edildiğini ifade eder.[5] Matrakçı Nasuh'un 1537 tarihli eserinde yer alan bir minyatürdeki Galata Kulesi tasvirinde; 1/2 orantılı bir şekilde kulenin tepe köşkü ile onun üzerindeki kat ve tepe köşkü katındaki yaklaşık 8 kemerli açıklık bulunur.[11][75]

Kulenin 1509-1794 yılları arasından bazı tasvirleri (soldan sağa): Matrakçı Nasuh'un 1537'de yayımlanan eserinde yer alan minyatürü, Giovanni Andrea Vavassore'ye ait 16. yüzyıla tarihlenen bir gravür, Pîrî Reis'in Kitâb-ı Bahriye adlı eserinin 1629 tarihli nüshasında yer alan Mustafa bin Mehmed Cündî'ye ait minyatür, Jaspar Isaac'ın 1650-1659 yılları arasına tarihlenen gravürü, Paul Lucas'ın 1720 tarihli gravürü.

1509-1965 arasıDüzenle

27 Temmuz 1794'te çıkan yangın sonrasında meydana gelen hasarlardan ötürü kulenin çatısı ile üst katları hasar gördü. Kulenin boyu 1,9 m kadar indirilerek bu duvarlar yeniden örüldü. Bu çalışmalar kapsamında, en üst katın her bir yanına, yaklaşık 1,5 m boyundaki camlı çıkmaların olduğu Ampir üsluplu köşk yapıldı.[10][11]

2-3 Ağustos 1831'de çıkan yangında oluşan tahribat sonrasında yapılan onarımda, kulenin üst kısmının tasarımı değiştirildi. Dört çıkmalı tasarımın yerini, duvarlarda yarım yuvarlak kemerli 14 adet pencerenin yer aldığı bir sofa alırken bunun üstündeki görece daha ufak çaplı ve pencereli katın önüne ise, yapıyı çevreleyen ve demir parmaklıklı bir balkon konuldu. Bu sofadan üst kata, sofanın ortasındaki kırk basamaklı bir merdivenle çıkılmaktaydı. Yine 14 pencerenin yer aldığı ikinci katın üzerinde ise kurşun kaplı konik bir çatı yer almaktaydı ve çatı üzerine dört pencere yerleştirilmişti.[10][11]

1875 yılında meydana gelen bir fırtınada çatısının devrilmesinin ardından, pencereli en üst kagir katın üzerine sekizgen şeklindeki iki kat hâlinde birer ahşap oda ile üstlerine, 51,65 m kotuna bir teras inşa edilerek kulenin tepesine bir bayrak direği dikildi. Bu iki katı birbirine bağlayan döner merdiven kaldırılarak üst kata ulaşan 45° eğimli, düz bir ahşap merdiven konuldu.[15][4][11][16] Mart 1930'da kulenin tepesine bir vakit küresi yerleştirildi.[20]

1965-2020 arasıDüzenle

 
2020'deki restorasyon öncesinde terastan bir görünüm (Aralık 2013)

Kulenin çevresi, yalnızca yayaların dolaşımına tahsis edilerek trafiğe kapatılırken aynı zamanda birtakım turistik eşya dükkânlarının yer alacağı şekilde düzenlendi.[4][25] Kuleye girişi sağlayan merdivenler ile girişin önündeki teras, mermer ayaklar arasında demir korkuluklarla çevrelendi.[25][76] Giriş kapısı, "devrin özelliklerine yakın" bir şekilde detaylandırılarak yenilendi.[4][25] Ahşap döşemeler, betonarme döşemelerle değiştirildi ve "genel olarak" doğal taşlarla kaplandı. Taş merdivenlerin basamakları da doğal taşlarla kaplandı ve aydınlatıldı.[4][25]

Bir restoran olarak düzenlenen yedinci katın ortasında bulunan ahşap merdiven kaldırılarak altıncı, yedinci ve sekizinci katları birbirine bağlayan çelik konstrüksiyon merdivenler konuldu ve bunlara Ampir proporsiyonlu ahşap korkuluk ile basamaklar eklendi. Kattaki pencerelerin çerçeve kısımları ile duvarlardaki süslemeler sadeleştirildi, pencerelerdeki camın daha çok gözükmesi sağlandı. Kulenin çatısı, görece daha az sivri olsa da 1832-1876 yılları arasındaki konik tasarımı taşıyacak şekilde, kurşun kaplı betonarme bir sistemle inşa edildi ve üzerine altın kaplama bronz bir âlem yerleştirildi. Kule duvarlarında oluşan çatlaklar onarıldı ve taşıyıcı sistem betonarme unsurlarla güçlendirildi.[15][4][76][77] Asansörün zemin kattaki girişinin üzerine, Tankut Öktem ile Haluk Tezonar tarafından yapılan ve Matrakçı Nasuh'un Galata tasvirini gösteren minyatürünün bir kabartması konuldu.[4][26][78]

Sembolik önemi ve kültürel etkileriDüzenle

 
Miniatürk'te yer alan Galata Kulesi maketi

Kule, Beyoğlu'nun ve İstanbul'un sembol yapılarından biri konumundadır.[77] Hem şehir için sembolik bir yapı olmasından hem de tepesinden şehir merkezini görme imkânı olmasından ötürü turistik bir değer taşır ve bu özelliğinden dolayı zaman içerisinde çevresinde restoranlar, kafeler ve dükkânlar açılmıştır.[79] Beyoğlu Belediyesinin logosunda kulenin bir tasviri yer almaktadır.[80]

17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murad döneminde Hezârfen Ahmed Çelebi, Okmeydanı'nda rüzgarları kollayıp uçuş talimleri yaptıktan sonra, tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1632 yılında Galata Kulesi'nden Doğancılar, Üsküdar'a uçtu.[11]

Divan edebiyatındaki şiirlerde, kulenin yangınları haber verme işlevine atıfta bulunulur.[81] "[Ey sevgilim!] Aşıkların sana [sadece] bayrak göstermektedirler, [onların] Rezmî gibi serdengeçti askeri yazıldığını sanma" anlamına gelen aşağıdaki beyitinde Rezmî, sevgilinin aşkı ile yanma motifinden yola çıkarak diğer aşıkların sevgiliye yalnızca "yanıyoruz" anlamına gelecek şekilde bayrak sallasalar da kendisinin gerçek bir aşık sıfatıyla serdengeçti askeri olarak yazıldığını anlatır:[81]

Sana bayrak gösterürler sanma kim 'âşıklarun
Rezmîveş yazıldı serden geçdi mânend-i sipâh

Gelibolulu Mustafa Âlî'nin bir beyitinde de aynı duruma atıfta bulunulur:[81]

Gice âhum şerârı bir alay gösterdi bâlâdan
Nice bayraklar açdı şu'leler nârencî vâlâda

Kulenin tarihinde bazı intihar olayları kayıtlara geçmiştir. 1876'da bir Avusturyalı, nöbetçilerin dalgınlığından faydalanıp kendini kuleden aşağı atmıştır. 6 Haziran 1973 günü ise Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 15 yaşındaki oğlu Vedat kuleden atlayarak intihar etmiştir. Oğuzcan bunun üzerine "Galata Kulesi" adlı şiiri yazmıştır.

NotlarDüzenle

  1. ^ Metni hazırlayan Emin Barın'ın baş harflerinden oluşan imzasıdır.[68]

KaynakçaDüzenle

Özel
  1. ^ a b c d e f g h i j k l m n Sağlam, Hasan Sercan (2020). "Galata Kulesi'nin Ceneviz dönemine yönelik bir yeniden değerlendirme". YILLIK: Annual of Istanbul Studies (2): 53-80. 8 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2021. 
  2. ^ Norwich, John (1997). A Short History of Byzantium (İngilizce). New York: Alfred A. Knopf. s. 346. ISBN 9780679450887. 
  3. ^ a b c d e f Eyice 1995, s. 314.
  4. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z Anadol, Köksal; Arıoğlu, Ersin (1979). "Galata Kulesi" (PDF). Mimarlık. 1 (158). ss. 49-55. 29 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ocak 2021. 
  5. ^ a b Eyice 1969, ss. 25, 36-37, 63, 75.
  6. ^ Eyice 1995, ss. 314-315.
  7. ^ Mordtmann, Johannes Heinrich (Haziran 2009). Pulathaneli, Cem tarafından çevrildi. "Takiyüddin'in Pera'daki gözlemevi". Osmanlı Bilimi Araştırmaları. 10 (2): 115-129. 17 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ocak 2021. 
  8. ^ Aydüz, Salim (2004). "Osmanlı astronomi müesseseleri". Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi. 2 (4): 411-453. 21 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Ocak 2021. 
  9. ^ Ünver, Süheyl (Nisan-Mayıs-Haziran 1960). "Rasıd Takiyüddin'in çalışmalarında Galata Kulesinin vazifesi". Gökyüzü. 1 (2). Türk Astronomi Derneği. ss. 1-3. 
  10. ^ a b c d e f g h Eyice 1995, s. 315.
  11. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t Anadol, Köksal (1964). "Galata Kulesinin turistik tanzimi" (PDF). Arkitekt. 4 (317). ss. 150-159. 20 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Ocak 2021. 
  12. ^ Eyice 1995, ss. 315-316.
  13. ^ Müller-Wiener, Wolfgang (Ocak 2001). İstanbul'un Tarihsel Topografyası. Sayın, Ülker tarafından çevrildi (1. bas.). Yapı Kredi Yayınları. s. 322. ISBN 975080158X. 
  14. ^ Önver, Şevki Bilgehan (Haziran 2019). "Altıncı Daire-i Belediye ve günümüz belediye hizmetleriyle karşılaştırılması". Takvim-i Vekayi. 7 (1): 37-77. ISSN 2148-0087. 25 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ocak 2021. 
  15. ^ a b c d e f g h i Eyice 1995, s. 316.
  16. ^ a b c Koçu 1971, s. 5907.
  17. ^ Şehsüvaroğlu, Halûk Y. (Şubat 1955). "Galata kulesi". Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni (157). ss. 6-7. 
  18. ^ Criss, Bilge (1993). İşgal Altında İstanbul. İletişim Yayınları. s. 114. ISBN 9754703221. 
  19. ^ Daver, Abidin (21 Şubat 1930). "Hem nalına hem mıhına". Cumhuriyet. s. 3. 
  20. ^ a b "Saat ayarları birleşiyor". Cumhuriyet. 10 Mart 1930. s. 1. 
  21. ^ "Vakit küresi". Cumhuriyet. 8 Kasım 1933. s. 2. 
  22. ^ "Galata Kulesi için proje hazırlandı". Milliyet. 5 Eylül 1964. s. 2. 
  23. ^ Peksayar, Orhan (21 Eylül 1964). "Galata Kulesi turistik tesis oluyor". Milliyet. ss. 1, 7. 
  24. ^ "Galata Kulesine giriş 3 lira". Milliyet. 29 Eylül 1967. s. 1. 
  25. ^ a b c d e Anadol, Köksal (1965). "Galata Kulesi'nin turistik tanzimi - II" (PDF). Arkitekt. 4 (318). ss. 18-24. 1 Kasım 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ocak 2021. 
  26. ^ a b c d Bayrak, M. Orhan (1979). Türkiye Tarihi Yerler Kılavuzu. Remzi Kitabevi. s. 295. 
  27. ^ Koçu 1971, ss. 1509-1510.
  28. ^ "Restore edilen tarihî Galata Kulesi açıldı". Cumhuriyet. 30 Mayıs 1969. s. 1. 
  29. ^ "Galata Kulesi yarından itibaren halka açılıyor". Milliyet. 29 Mayıs 1969. s. 11. 
  30. ^ a b c Kılıç, Şengün (8 Haziran 2000). "Ayda 2.5 milyara kule". Hürriyet İstanbul. s. 6. 
  31. ^ "Karar Sayısı : 89/14499" (PDF). T.C. Resmî Gazete (20281). 13 Eylül 1989. ss. 13-43. 14 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  32. ^ İnce, Elif (24 Aralık 2013). "Mahkemeden tarihi karar: Beyoğlu'nu 'turistleştiren' imar planı iptal!". Radikal. İstanbul. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  33. ^ Avcu, Arife (5 Ekim 1996). "2 tartışmalı karar". Milliyet. İstanbul. s. 3. 
  34. ^ "Galata Kulesi'nin dışı yenilendi". Hürriyet. 26 Eylül 2000. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  35. ^ a b "Galata Kulesi kurtarılıyor". Hürriyet. 24 Eylül 1999. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  36. ^ Durgun, Duygu (15 Ekim 1996). "Galata Kulesi müze haline getirilecek". Cumhuriyet. s. 20. 
  37. ^ a b Avcu, Arife (14 Aralık 1997). "Galata Kulesi'nde belediyeye engel". Milliyet. İstanbul. s. 7. 
  38. ^ Demirkaya, Mehmet (12 Haziran 2000). "Söz savunmanın". Milliyet. s. 6. 
  39. ^ "Galata Kulesi gençleşiyor". Hürriyet Kelebek. 6 Eylül 2000. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  40. ^ "Galata'da Gürtuna şovu". Hürriyet. 15 Kasım 2000. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Şubat 2021. 
  41. ^ Çoşkuner, Şenol (28 Ağustos 2003). "Galata Kulesi restorasyonu Anıtlar Kurulu'na takıldı". Hürriyet. İstanbul. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  42. ^ a b c "İç restorasyon izin bekliyor". Hürriyet. 4 Aralık 2000. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Şubat 2021. 
  43. ^ "Galata Kulesi restorasyonu Anıtlar'ı bekliyor". Zaman. 27 Eylül 2003. 4 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  44. ^ "Galata Kulesi nihayet". Türkiye. İstanbul. 20 Şubat 2004. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2021. 
  45. ^ "Bakanlar Kurulu kararı". T.C. Resmî Gazete (26122). 28 Mart 2006. 6 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  46. ^ a b Dinçer, İclal (Mart-Nisan 2010). "Kentsel Yenileme ve Dönüşüm: Deneyimler". Mimarlık. ss. 24-27. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  47. ^ "Bakanlar Kurulu kararı". T.C. Resmî Gazete (26220). 6 Temmuz 2006. 6 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  48. ^ Erbaş, Adem Erdem (2020). "Mekânsal planların yargı denetimi ve karşılaşılan zorluklar, Beyoğlu (İstanbul) örneği". Journal of Awareness. 5 (2): 103-118. doi:10.26809/joa.5.009. 
  49. ^ "Alkol kavgası Galata Kulesi'ni kararttı". Hürriyet. 2 Mart 2002. 27 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ocak 2021. 
  50. ^ a b Demirci, Şenol (2 Ocak 2014). "Galata Kulesi'ni artık Beltur işletiyor". Akşam. 16 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Ocak 2021. 
  51. ^ "UNESCO listesine dört yeni aday". Bianet. 31 Temmuz 2013. 21 Ağustos 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2021. 
  52. ^ a b c Güvemli, Özlem (26 Şubat 2020). "Galata Kulesi'ne ihtiyati tedbir konuldu". Sözcü. 27 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  53. ^ a b c Boğazlıyan, Esra (25 Şubat 2020). "İBB'den alınıp Vakıflar'a devredilen Galata Kulesi'nin arka planı". Haberturk.com. 6 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  54. ^ Güneysu, Selda (17 Mayıs 2020). "Galata Kulesi'nde Bakan Beltur'u suçladı". Cumhuriyet. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2021. 
  55. ^ Alcan, Musa; Uştuk, Hilal; Türkyılmaz, Fatih (18 Ocak 2020). "Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Beyoğlu Kültür Yolu Planı'nı açıkladı". İstanbul: Anadolu Ajansı. 19 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  56. ^ Güvemli, Özlem (17 Nisan 2020). "Galata Kulesi'ni İBB'den alma girişimine mahkeme "dur" dedi". Sözcü. 29 Nisan 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2021. 
  57. ^ Karaaslan, Yeşim Sert (15 Mayıs 2020). "Vakıflar Genel Müdürü Ersoy'dan Galata Kulesi'nin mülkiyet hakkına ilişkin değerlendirme". Anadolu Ajansı. 13 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2021. 
  58. ^ "Galata Kulesi'nde neler oluyor? İBB suç duyurusunda bulunacak". Cumhuriyet. 12 Ağustos 2020. 19 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2021. 
  59. ^ "Galata Kulesi bir vakıf eseridir, tüm insanlığın mirasıdır". Vakıflar Genel Müdürlüğü. 15 Ağustos 2020. 24 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2021. 
  60. ^ Barlas, Yavuz (7 Ekim 2020). "Ersoy: Bin ton betonu söktük, bin kamyonet yükü attık". Haberturk.com. 30 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Şubat 2021. 
  61. ^ "Hafifleyen, arınan Galata artık sadece müze". Aydınlık. 7 Ekim 2020. 7 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2021. 
  62. ^ Bulovalı, Aişe Hümeyra (6 Ekim 2020). "İstanbul'un simgelerinden Galata Kulesi ziyarete açıldı". Anadolu Ajansı. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Şubat 2021. 
  63. ^ a b c d e f g h i j k Yırtıcı, Hakkı (5 Kasım 2020). "Galata Kulesi'nin bugününü tasarlamak". Gazete Duvar. 4 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Şubat 2021. 
  64. ^ a b c d Şani, Ahmet Esad (7 Ekim 2020). "Galata Kulesi yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı". Anadolu Ajansı. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Şubat 2021. 
  65. ^ a b c "Galata Kulesi". Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. 8 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ocak 2021. 
  66. ^ Erbaş, İkbal (2018). "Taş ve taş yapı kültüründe değişim ve dönüşüm". ATA Planlama ve Tasarım Dergisi. Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi. 2 (1): 29-37. 26 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ocak 2021. 
  67. ^ Arpacı 2020, ss. 566-569.
  68. ^ a b Arpacı 2020, s. 40.
  69. ^ "İstanbul Fetih Cemiyeti Hakkında". İstanbul Fetih Cemiyeti. 1 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2021. 
  70. ^ Gallo, Giuseppe (1997). La Repubblica di Genova tra nobili e popolari: 1257-1528 (İtalyanca). De Ferrari. s. 75. ISBN 887172092X. 
  71. ^ a b Soysal, Metin (17 Nisan 1967). "Şevket Usta'nın yaptığı altın kaplama alem İstanbul'un üstüne yerleşti". Hürriyet. s. 10. 
  72. ^ Kazık, Ali Efe (2 Şubat 2021). "Vakıflar Genel Müdürlüğünden yapılan bilgilendirme". Vakıflar Genel Müdürlüğü (E-posta). 
  73. ^ Karakütük, Yeliz (4 Ocak 2021). "İstanbul'un gözdesi Galata Kulesi'ne yerli asansör". Haber Asansörü. 6 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Şubat 2021. 
  74. ^ Eyice, Semavi (1994). "Galata Kulesi". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. 3. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı-Tarih Vakfı. s. 361. 
  75. ^ Selvi, Hüseyin Zayit; Bekiroğlu Keskin, Gaye (2017). "Matrakçı Nasuh'un Galata ve İstanbul minyatürlerinin harita tekniği açısından incelenmesi". İSTEM (29): 25-39. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Ocak 2021. 
  76. ^ a b "Galata Kulesi yarın açılıyor". Milliyet. 27 Eylül 1967. s. 3. 
  77. ^ a b "Bir "landmark"ın tarih içinde değişimi". Mimdap.org. 4 Ekim 2010. 1 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ocak 2021. 
  78. ^ Şahin, Uğur (25 Ağustos 2020). "Galata Kulesi'ndeki alçı rölyefe ne oldu?". BirGün. 29 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Şubat 2021. 
  79. ^ Öktünç, Arbil; Selcen Coşkun, Burcu (Eylül 2012). "Bir yaratıcı küme örneği: Galata". İdealkent. 3 (7): 84-109. ISSN 1307-9905. 26 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Ocak 2021. 
  80. ^ "Beyoğlu Belediyesi'nden 'logo' açıklaması". Hürriyet. İstanbul: Demirören Haber Ajansı. 14 Şubat 2020. 7 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Ocak 2021. 
  81. ^ a b c Tanrıbuyurdu, Gülçin (2017). "Klâsik Türk edebiyatına yansıyan yönleriyle "Galata"". İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi. 6 (1): 21-42. 6 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2021. 
Genel

Konuyla ilgili yayınlarDüzenle

  • Arseven, Celal Esat (1989). Eski Galata ve Binaları (yeni harflerle bas.). İstanbul: Çelik Gülersoy Vakfı İstanbul Kütüphanesi Yayınları. ISBN 9757512044. 
  • Bilginer, Recep (Nisan 1959). "Galata Kulesi". İETT Dergisi, 31. ss. 26-27. 
  • Demiröz, Yasin; Acarkan, Bora (2016). Tarihi yapılarda dış cephe aydınlatması ve Galata Kulesi uygulaması (PDF). Elektrik, Elektronik ve Biyomedikal Mühendisliği Konferansı. Bursa. ss. 110-114. 
  • Gündüz, Doğan (Haziran 2004). "Galata Kulesi'ndeki saatleri ayarlama küresi". Toplumsal Tarih, 126. 
  • Erkins, Ziya (1970). Galata Kulesi. İstanbul: Yörük Matbaası. 
  • Galata Kulesi ve Çevresi Bölge Düzenleme Projesi. İstanbul: Beyoğlu Belediye Başkanlığı Yayınları. 1988. 
  • "Artık bizim de bir Eiffel'imiz var: Galata Kulesi". Hayat, 27. 26 Haziran 1969. ss. 16-17. 
  • "Fener... Zindan... Yangın kulesi... Şimdi de turistik tesis: Galata Kulesi". Hayat, 39. 23 Eylül 1965. ss. 16-17. 
  • Arifoğlu, Nergiz (19 Mart 2018). "Galata Kulesi'nin aydınlatma tasarımı süreçleri". Kaynak Elektrik. 24 Mart 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

Dış bağlantılarDüzenle