Durum Kuramı

Üretici dilbilgisinde durum kuramı, yönetim ve bağlama kuramının bir bölümünü tanımlar.

Durum kuramı, durumların meydana geldiği alanları ve onların belirli sözcük kategorilerine nasıl atandığını inceler. Öncelikle evrensel dilbilgisi düzeyindeki soyut bir durum ile dilden dile değişen morfolojik durum arasında bir ayrım yapılmalıdır. Örneğin, İngilizcede isimlere atanan durum biçimsel olarak fark edilmeseler de soyut olarak atandığı varsayılmaktadır:

1) John loves Tom.

2) Tom loves John.

Yukarıdaki cümlelerde John(veya 2. cümeldeki Tom), özne olarak algılansa da özne olduğunu bildiren biçimsel bir ek almamıştır. Aynı şekilde 1. cümledeki Tom(veya 2. cümledeki John), nesne olarak algılansa da biçimsel olarak nesne olduğunu bildiren bir ek almamıştır, fakat bazı durumlarda biçimsel olarak nesnenin aldığı durumu gösteren ek veya bükümler bulunabilir:

• I (Yalın hal), me (belirtme hal), my (ilgi hal); he, him, his.

Benzer durum Türkçede ve daha başka dillerde(Farsça, Almanca, Fransızca vb.) olabilir:

1) Para(Yalın hal) mutluluk(Yalın hal) getirir.

2) Para(Yalın hal) mutluluğu(belirtme hal) getirir.

1. cümlede görüldüğü üzere, iki sözcük de yalın halde olmasına rağmen ilk sözcük özne, ikinci sözcük ise nesne olarak algılanmaktadır. Nesne olarak algılanan sözcüğe soyut olarak belirtme durum eki atandığı kabul edilmektedir. 2. cümledeki mutluluğu sözcüğü ise açık bir şekilde belirtme durum eki aldığı görülmektedir, bu da sözcüğe fark edilebilir bir durum atandığını göstermektedir ve bu olgu şöyle formalize edilebilir:

  • Bir isme atanan durum ya biçimsel olarak fark edilir ya da soyut olarak atandığı için fark edilmez.

Durum ölçütüDüzenle

Durum ölçütü (case filter), her AdÖbeğine sadece ve sadece bir durum atanması gerektiğini belirtir. Aksi takdirde, bu tür bir AdÖbeğinin kullanıldığı bir cümle dilbilgisel değildir:

  • *Senin kaleminiye kullandım.
  • Senin kalemini kullandım.

Durum atamasıDüzenle

Hangi öbeklere durum atanabileceği dilden dile farklılık gösterir. Genelde, fiiller ve edatlar durum atayabilir: birine(datif) yardım etmek, senin(genitif) için. Bunun tersine, Almancada olduğu gibi sadece bazı dillerde isimler ve sıfatlar durum atayabilir: das Haus meines Bruders(genitif), seiner Mutter(datif) ähnlich.

Durum atamasının işleyiş yönü dilden dile farklılık gösterebilir. Örneğin İngilizcede durum sağa doğru, Almanca ve Türkçede ise sola doğru atanır:

  • İng: I have seen him(A).
  • Alm: Ich habe ihn(A) gesehen.
  • Tr: Ben onu(A) gördüm.

İngilizcedeki seen(görmek) fiili, sağa doğru belirtme durum ataması yaparken Türkçede ve Almancadaki gesehen(görmek) fiili sola doğru belirtme durumu atamaktadır.

Not: İsimler cümle içinde yerlerinden oynayabilir. Bu ancak durum ataması gerçekleştikten sonra mümkün olmaktadır:

  • Ben ti gördüm onui.
  • Cats¡, I really love t¡.
  • Ihni habe ich ti gesehen.

Onu, ihn ve cats adöbeklerine ilk önce beraber üretildikleri fiiller tarafından durum atanıp daha sonra cümle içinde başka yerlere hareket etmişlerdir ve giderken geride kendilerinden fonetik olarak sesletilmeyen iz(trace) bırakmışlardır. İzlerin hangi yerinden oynayan öğeye ait olduğu belli olsun diye her birine farklı ibreler(küçük i, j, k, m gibi harfler) kullanılır:

  • ti tj Geldiğini gördüm beni seninj.
  • Whoi willj youk tj tk meet ti?
  • Wenj hasti duk tk tj gesehen ti?

Bitişiklik durumuDüzenle

Koşul olarak, İngilizce gibi bazı dillerde, kendisine durum atanan bir adöbeği, durum atayan başından(case assigner head) uzaklaşamaz, yani bitişiktir:

  • John did his homework yesterday.
  • *John did yesterday his homework.

Did fiilinin tümleci olan his homework, kendisine durum atansa bile fiilin yanında durması gerekir, aksi halde cümle dilbilgisel dışı olur. Türkçe, Almanca gibi dillerde bitişik olma durumu bulunmaz.

Öznenin durumuDüzenle

Öznelere de nesneler gibi durum atanır, ancak, nesnelerde olduğu gibi bir eylemöbeği başından(verbal head) değil, çekimöbeğinin başından(inflection head) atanır. Türkçede ve çoğu indo-aryan dilinde öznelere her zaman yalın hal durumu(nominatif) atanır, fakat bu her dilde böyle olmaz. Bazı dillerde yalın halden ziyade ergatif durumunun atandığı ergatifli diller mevcuttur.

 
Bir adöbeği olan özne, ilk başta eylemöbeğinin göstericisi konumunda olup daha sonra nominatif durumu almak için çekimöbeğinin göstericisi konumuna çıkmaktadır.

Tümleçlerin durumuDüzenle

Tüm dillerde fiillerin, tümleçlerine "standart olarak" atadığı bir durum vardır; bunlar akuzatif(belirtme) veya objektif olarak adlandırılır ve eylemöbeğinin başı tarafından durum atanır. Türkçede akuzatif durumu, tümlece -i eki şeklinde yansır. Tümleçler aynı zamanda cümle de olabilir:

  • Sen-i gördüm.
  • Senin ben-i sevdiğin-i biliyorum.

Birinci cümlede gör- eylemi, tümleci olan sen kelimesine akuzatif durumu ataması sonucu tümleçte -i eki belirmiştir. Aynı şekilde ikinci cümlede bil- eylemi tümleci olan yan cümleye akuzatif atamıştır ve yan cümlenin sonunda -i eki oluşmuştur, fakat yan cümle içindeki ben-i tümlecinin durumu, ana cümlenin bil- eylemi tarafından değil, yan cümlenin sev- eylemi tarafından atanmıştır.

Başka dillerde Türkçedeki gibi akuzatif durum tümleçe biçimsel bir ek olarak yansımayabilir. Örneğin İngilizce ve Almanca gibi dillerde nominatif olan “he” ve “er” öznesi, akuzatif olacağı zaman ek almak yerine bükülür:

  • Hei really loves himₖ
  • Eri liebt ihnₖ richtig.

Bununla birlikte, bir cümlede nominatif-akuzatif yani özne-nesne ilişkisiyle oluşan durum her zaman bulunmayabilir:

İçsel (zorunlu) durum: Bir eylemin tümleci olan adöbeğine yüklenen belirtme durum eki(-i eki) dışındaki tüm durumlar anlamına gelir. Eylemle tümleçleri arasındaki rol ilişkisi ile bağlantılıdır. Türkçede, içsel durum biçimsel olarak tümleçlerin üzerinde -(y)a, -dan, -(y)la ile gerçekleşir: Öğretmen öğrenciye baktı. Çoğu insan örümceklerden korkar.

Yapısal durum: Eylemin nesneyi doğrudan yönettiği yani kurucu buyurma adı altında gerçekleşen durum. Bir başka şekilde özne ve nesnenin konumları, yapısal durum yüklenen konumlardır: Çocuk kitabı okudu. Sevgi huzur getirir.

 
Sembolik olarak, Almancada eylemöbeğinin başı olan sehen eylemi, tümlecine akuzatif durum atarken.
 
Sembolik olarak, İngilizcede eylemöbeğinin başı olan see eylemi, tümlecine akuzatif durum atarken.
 
Sembolik olarak, Türkçede eylemöbeğinin başı olan gör- eylemi, tümlecine akuzatif durum atarken.

Bütün bu durum atama konusu, 1981 ve 1990 yılları arasında tam anlamıyla gelişmiş olan yönetim ve bağlama kuramı çerçevesinde kabul edilmiş bir kuramdır.[1] Y&B kuramının 1990’dan itibaren gelişmeye başlayan ve artık adı Yetinmeci Çizgi(Minimalist Program) 31 Mayıs 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. olan yeni versiyonunda durum atama görüşü kaldırılmış olup yerine özellik eşleme 7 Aralık 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. getirilmiştir. Günümüzde sözdizim çalışmaları hâlâ Yetinmeci Çizgi adı altında gerçekleştirilmektedir.

KaynakçaDüzenle

    • Barry J. Blake: Case. 2. Auflage. Cambridge University Press, 2001.
    • Hadumod Bußmann (Hrsg.): Lexikon der Sprachwissenschaft. 3., aktualisierte und erweiterte Auflage. Kröner, Stuttgart 2002, ISBN 3-520-45203-0.
    • Helmut Glück (Hrsg.): Metzler Lexikon Sprache. Stuttgart/Weimar: Verlag J.B. Metzler, 2000
    • Gisbert Fanselow / Sascha W. Felix: Sprachtheorie. Eine Einführung in die Generative Grammatik. Band 2: Die Rektions- und Bindungstheorie. Tübingen 1987 (UTB 1442)
    • Martin Haspelmath: Terminology of Case 18 Ağustos 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (PDF; 269 kB). In: A. Malchukov & A. Spencer (eds.), Handbook of Case, Oxford. (noch nicht veröffentlicht)
    • Kâmile İmer, Ahmet Kocaman, A. Sumru Özsoy. Dilbilim Sözlüğü. Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi.
  1. ^ Liliane Haegeman (1994). Introduction to Government and Binding Theory. 2. Wiley-Blackwell.  Tarih değerini gözden geçirin: |erişimtarihi= (yardım);