Doğal seçilim

Doğal seçilim, canlıların fenotiplerindeki farklılıklardan ötürü hayatta kalma ve üremelerinin değişkenlik göstermesidir. Evrimin esas mekanizmalarından biri olup, bir popülasyonun nesiller boyunca karakteristik olan kalıtsal özelliklerindeki değişimdir. Charles Darwin, kendi görüşüne göre kasıtlı olarak gerçekleştirilen yapay seçilime karşılık kendiliğinden gerçekleşen "doğal seçilim" terimini popülerleştirmiştir.

Doğal seçilim birey üstünde tümüyle işler ama sadece kalıtsal özellikler bir sonraki nesile aktarılabilir. Sonuç olarak yaşadıkları ortama uyum konusunda daha başarılı olan bireylerin, hayatta kalabilme, ergenlik yaşına ulaşabilme ve üreme olanakları yönünden daha avantajlı olmaları dolayısıyla, elverişli özellikler bir sonraki nesile aktarılır ve daha yaygın hale gelir.

Doğal seçilim mekanizması, bu şekilde işleyerek uyum sağlamada (adaptasyonda) başarılı olamayan bireylerin kalıtsal özelliklerinin popülasyondan ayıklanarak sonraki kuşaklara aktarılmasını önlemiş olur. Öte yandan uyum konusunda daha başarılı olan bireylerin kalıtsal özelliklerinin gelecek kuşaklara daha etkin olarak aktarılmasını sağlar. Sonuçta popülasyon, uyum sağlamada başarılı olan bireylerden oluşmuş olacaktır. Gerekli zaman verildiğinde bu pasif işlem adaptasyonlar ve türleşme, uyumsal açılım ile sonuçlanabilir.[1]

Tarihsel gelişimDüzenle

Darwin öncesi teorilerDüzenle

 
Aristoteles, sadece işe yarar olanların hayatta kaldığı takdirde başka canlı formlarının ortaya çıkıp çıkmayacağı üzerine düşünmüştür.

Empedokles[2] ve onun entelektüel mirasçısı olan Romalı şair Lucretius[3] da dahil olmak üzere klasik dönemde yaşamış birçok filozof, doğanın rastgele bir şekilde çeşitli birçok canlı ürettiği ve yalnızca yiyecek bulup üremeyi başarabilen canlıların hayatta kaldığı fikrini dile getirdiler. Aristoteles, Empedokles'in organizmaların tamamen sıcak ve soğuk gibi nedenlerin tesadüfî işleyişiyle ortaya çıktığı fikrini Fizik adlı eserinin II. kitabında eleştirdi.[4] Biçimin bir amaç için elde edildiğine inandığından türlerdeki kalıtımın düzenliliğini kanıt olarak göstererek, Empedokles'in fikrinin yerine doğal teleolojiyi koydu.[5][6] Yine de biyolojisinde canavarlar (τερας) gibi yeni hayvan türlerinin çok nadir durumlarda ortaya çıkabileceğini kabul etti (Hayvanların Oluşumu, IV. Kitap).

 
Doğal seçilim yolu ile antibiyotik direncin nasıl arttırıldığı. Üstteki ilk bölüm, antibiyotiğe maruz kalmamış bir bakteri nüfusunu göstermektedir. Orta bölümde ise antibiyotiğe maruz kalmalarında hemen sonraki durumları gösteriliyor. Bu kısmı seçilimin rol oynadığı bölümdür. Son kısım ise direncin yeni bakteri neslinde nasıl yayıldığını göstermektedir. Açık renk en az direnç, koyu renk en çok direnç.

Ayrıca bakınızDüzenle

KaynakçaDüzenle

Özel

  1. ^ "Doğal Seleksiyon Nedir?". www.ekoloji.com. Erişim tarihi: 5 Mart 2021. 
  2. ^ Empedocles 1898, On Nature, Book II
  3. ^ Lucretius 1916, On the Nature of Things, Book V
  4. ^ Aristotle, Physics, Book II, Chapters 4 and 8
  5. ^ Lear 1988, s. 38
  6. ^ Henry, Devin (September 2006). "Aristotle on the Mechanism of Inheritance". Journal of the History of Biology. 39 (3): 425-455. doi:10.1007/s10739-005-3058-y. 

Genel

Konuyla ilgili yayınlarDüzenle

Meslekî ve teknik okurlar için

Genel okuyucu kitlesi için

Tarihî

Dış bağlantılarDüzenle