Denişvay Olayı

Denişvay Olayı, 1906'da İngiliz ordusuna bağlı İngiliz subayların spor amacıyla gittikleri Mısır'ın Denişvay köyünde yaşadıkları olaydır. İngiliz tarihçi Peter Mansfield gibi bazı tarihçiler, bu olayı Mısır'daki İngiliz varlığının sona ermesine neden olan en önemli olay olarak kabul ederler.

Arka planıDüzenle

Denişvay Olayı'na kadar Mısır'da birçok gerginlik yaşanmıştı. Zaten İngilizler, 1882'de Mısır'ı işgal etmesinden önce Mısır halkında milliyetçilik duygusu yüksekti. Hatta İngilizlerin Mısır'da etkisinin artması üzerne Arabi Paşa Ayaklanması dahi patlak vermişti.[1] Ancak ayaklanma batırılmış ve Mısır tamamen İngiliz işgaline uğramıştı. İşgal ile birlikte Mısır'da ticaret gelişti. Mısır Hükûmeti, Lord Cromer tarafından yönetilmeye başlandı. Lord Cromer'ın asıl görevi ekonomik reformlardı. Çünkü Mısır, İngilizlere yüklü miktarda borcu vardı. Ama Lord Cromer, sadece ekonomik reformalarla uğraşmayıp politik ve sosyoljik reformalara girişti. Mısır'da Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonra en büyük eğitim seferberliği yaşandı. Ancak İngiliz işgalinden memnun olmayan bir yağın insan kitlesi vardı.

OlayDüzenle

13 Haziran 1906'da bir grup İngiliz subayı, spor yapmak amcacıyla güvercin avlama kararı aldı. Askerler Denişvay köyüne gitti. Ancak askerlerin avlanmış oldukları güvercinler, köylüler tarafından yetiştirilmiş ve geçim kaynağı olarak kullanıyorlardı. Güvercinlerin avlanması köylüleri kızdırdı ve köylüler askerlere saldırdı. Asker ile köylüler arasında karışıklık patlak verdi. Karışıklık esnasında bir subayın silahı yanlışlıkla ateşlendi ve bir köylü kadını vurarak yaraladı. Bu durum köylüleri daha da kızdırdı. Subaylardan biri olay yerinden kaçmayı başardı ve havanın en sıcak olduğu saatlerde İngiliz kampına yürüyerek geri döndü. Asker kampın yakınlarında düştü ve güneş çarpması nedeniyle öldü. Askere yardıma gelen bir köylü kendisine yardım etmeye çalıştı ancak kamptaki diğer askerler köylüyü ölü subayın cesedinin yanında görünce askeri öldürdüğünü düşündüler ve köylü öldürüldüler.

İngilizlerin olaya müdahale etmesiDüzenle

Ertesi günü İngiliz ordusu köye geldi. Köyde, Darweesh, Hasan Mahfuz ve Zahran da dâhil olmak üzere, mafya üyeleri olarak tanımlanan elli iki adamı tutukladı. Mısır ve İngiliz jüri üyeleriyle yapılan duruşmada olayın sorumluluğu belirlendi. Hasan, Darweesh, Zahran ve bir başka adama idam cezası verildi. Hasan, kendi evinin önüne asıldı. Mısır ve İngiliz yetkililer tarafından yapılan bu eylem, milliyetçi basın tarafından çok detaylı bir şekilde irdelendi. Diğerleri de idam edildiler. Abde'l-Nebi ve başka bir köylü ömür boyu hapis, yirmi altı köylüye çalışma cezası verildi.

SonuçlarıDüzenle

Büyüyen Mısır milliyetçiliği ile ilgili olarak İngiliz yetkililer önlem alınması gerektiğini düşünüyorlardı. Bunun için milliyetçi önderlere karşı acımasız olunup halkı sindirilmesi gerektiğini düşündüler. Bu amaçla liderlerin çoğunu tutuklayıp dördünü de idam ettiler.

Ancak bu karar tepkiye neden oldu. Bazı Mısır liderleri arasında Büyük Britanya olan işbirliğinin artık mümkün oluşamayacağı düşüncesini doğurdu. İş birliğinin imkânsız olduğu inancı liderleri korkutuyordu. Çünkü İngilizler, Mısır'da onlara karşı baskı yapabileceği orduları vardı. Bu yüzden Mısırlı liderler artık İngiliz ordusunun Mısır'dan çıkarılması için çalışacaktı.

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Abdalla, Ahmed. "The Armed Forces and the Democratic Process in Egypt". Third World Quarterly. Cilt 10.