Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

Adalet Bakanlığına bağlı cezaevi kurumu

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE), Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına bağlı ceza infaz kurumları, denetimli serbestlik müdürlüklerinden sorumlu devlet kurumudur.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
CTE
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü logo.png
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü kurumsal logosu
Genel bilgiler
Kuruluş tarihi 1923
Bağlılığı Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı
Adres Hacıbayram Mah., Agah Efendi Sk. No:70/1, 06050
Altındağ, Ankara, Türkiye
Personel sayısı 70.736 (Eylül 2021 itibariyle)
Yönetici(ler)
  • Yunus ALKAÇ[1], Genel müdür
Web sitesi cte.adalet.gov.tr

TarihçeDüzenle

Türkiye’de hapis ve iş esaslı modern manada ceza infaz kurumları, 170 yıllık bir tarihe sahiptir. Hükümlü ve tutukluların kapatıldığı zindan benzeri mekânlar olan mahbeslerden, mahkumları ıslah etmeyi amaçlayan XIX. yüzyıl icadı hapishanelere geçiş süreci, Osmanlı Devleti’nde 1851 yılında ilk modern ceza kanununun yürürlüğe girmesine paralel olarak başlamıştır. 1856 yılında ilân edilen Islahat Fermanı’nda yer alan bir maddeyle milletlerarası boyut kazanan “Osmanlı mahbesilerinin ıslahı meselesi”, İngiltere’den getirilen Binbaşı Gordon adlı bir uzmanın danışmanlığında 1858 yılında suça ve cezaya göre farklılık arz edecek çeşitli tevkif ve ceza evlerinin inşası düşüncesini beraberinde getirmiştir. Aynı yıl yürürlüğe giren ve 1810 Fransız ceza kanununun Ahmed Cevdet Paşa tarafından yerli şartlara uydurulmasıyla nihai şeklini alan Ceza Kanunu ile bedene yönelik cezalardan hapis cezasına geçiş resmiyet kazanmıştır. Bu kapsamda, İstanbul’da 1846 yılında bir polis tutukevi olarak faaliyete geçen ancak bir hapishane halini alan Zabtiye Tevkifhanesi’nden ek olarak şehirde  başka tevkifhaneler açılmıştır. Taşrada da ilki Yanya’da açılan hapishaneler ve ağır ceza mahkumlarının tutulduğu iş esaslı bölge kürek merkezleri yavaş yavaş eski mahbeslerin yerini almaya başlamıştır.  Meşhur Tersane Zindanı’nın kapatılması sonrasında 1871 yılı başında İstanbul Sultanahmed Meydanı’nda açılan Hapishane-i Umumi, Türkiye ceza infaz tarihinin koğuş esaslı ilk model hapishanesidir.

1846 sonrasıDüzenle

Ceza infaz kurumlarının iç idaresi, güvenliği, denetlenmesi, hükümlü ve tutukluların günlük ihtiyaçları ile ilgili hususlar 1846 yılından itibaren, başta İstanbul’dakiler olmak üzere, Zabtiye Müşirliği/Nezareti (sonradan Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı) sorumluluğunda iken;  inşaat ve tamirat gibi konularla daha çok Dahiliye Nezareti (İçişleri Bakanlığı) ilgilenmiş gözükmektedir. Mahkumların cezalarının infazı ile ilgili adli işler ise Adliye Nezareti ve bugünkü Yargıtay’ın selefi olan Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye tarafından yürütülmüştür. 1911 yılında Dahiliye Nezareti’ne bağlı Hapishaneler Müdiriyeti’nin kurulması ile ceza infaz kurumlarının merkezî bir idare altında alınması için ilk adım atılmıştır. 22 Aralık 1913 yılında Hapishaneler Müdiriyet-i Umumiyyesi adını alan bu kurum, 1 Haziran 1929 yılında Adalet Bakanlığı’na bağlanan bugünkü Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün temelini oluşturmaktadır.  Bu geçiş sırasında umum müdürlük yapan Efdaleddin Bey (Tekiner), Türkiye’nin ilk bilimsel tarihçilerinden biri olmasının yanı sıra, ceza infaz tarihimizde de kendine hususi bir yer edinecek çalışmalara öncülük etmiştir. 1916 yılında Almanya uzman Dr. Paul Pollitz’in Osmanlı Hapishaneleri Umum Müfettişliği’ne atanmasıyla birlikte, ceza infaz kurumlarının mimarisi ve idaresinde Avrupa’daki örnekler resmen model alınmaya başlanmıştır. Cumhuriyet döneminde Avrupa’daki ceza infaz kurumlarını yerinde incelemek üzere görevlendirilen ilk yetkili olan hakim namzedi Mutahhar Şerif Başoğlu’nun Ceza ve Tevkif Evleri genel müdürlüğe getirilmesi sonrasında, Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu döneminde tedrici serbestlik (systeme progressif) sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda, 1 Ekim 1936 yılında açılan "İmralı Adası Sosyal Sanatoryumu" ile birlikte iş esaslı ceza infazına geçilmiş ve  765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 13. maddesinde 1937 tarihinde yapılan değişiklikle infazın ilk aşamasında altı aydan üç yıla kadar değişebilen sürelerde geceli gündüzlü hücre hapsi uygulaması benimsenmiştir. Hemen akabinde de, 3408 sayılı ve 06.06.1938 tarihli Kanun ile Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. II. Dünya Savaşı yılları sırasında bu reform çabalarına devam edilmiş ve sırasıyla 1941 yılında Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesi, 1943 yılında ise Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Teşkilatı Kanunu çıkarılmıştır. Ayrıca aşamalı ceza infaz sisteminin uygulanabilmesi için 1945 yılında Dalaman’da, 1948 yılında ise Edirne’de, iş esaslı açık tarım cezaevleri inşa edilerek kullanıma sokulmuştur. II. Dünya Savaşı’nın seferberlik yıllarında, erkek nüfusun sivil üretimden orduya kaydırılmasıyla doğan işgücü boşluğu, kısmen de olsa mahkum emeği ile giderilmeye çalışılmıştır.

1950 sonrasıDüzenle

Yeniden çok partili siyasi hayata geçilen 1950’li yılların başlarında, hem ceza kanununda hapis cezası süreleri yeniden uzatılırken, başta A ve B tipi olmak üzere kaza ve vilayet merkezlerindeki kapalı cezaevleri yenilenmeye ve yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır. Bölge cezaevi, E tipi cezaevi, telefon direği olarak anılan blok tipi cezaevi ve çocuk cezaevi gibi kavramlar ilk kez bu yıllarda CTE Genel Müdürlüğü gündemine girmiştir. Kayseri’de o dönemde bir “mıntıka cezaevi”nin inşasına başlanmış, onu Edirne izlemiştir. Bayındırlık Bakanlığı mütehassıslarının Batı’daki cezaevlerini planlarını incelemeleri neticesinde mevcut A ve B tipleri tadil edilirken; 1954 itibariyle cezaevi tiplerinin beşe çıkartılmasına karar verilmiştir. Birleşmiş Milletler ile işbirliği arayışlarına girilen bu dönemde öne çıkan amaç, Osmanlı döneminin sonlarında olduğu gibi, “medeni memleketlerde var olan türden cezaevi binalarına sahip olmak” şeklinde ifade edilmiştir.

1965’de çıkarılan 647 sayılı İnfaz Kanunu ve 68517 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tevkifhanelerin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük, 2000’li yıllara kadar Türkiye’deki ceza infaz tatbikinin hukuki zeminini oluşturmuştur. İnşasına 1956 yılında başlanmış olmasına ragmen, tam 12 sene sonra, 1968 senesinde açılan Sağmalcılar (Bayrampaşa) Cezaevi, bu dönemde faaliyete başlayan en büyük bölge hapishanesidir. İstanbul’daki ikinci büyük bölge hapishanesi olan Metris Cezaevi ise 1981’de faaliyete geçmiştir. 1965-2000 arası dönem, Türkiye ceza infaz kurumlarında terör suçları hükümlüleri ve zanlılarının sayılarının artmasına tanıklık etmiş ve 1991 yılında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nu çıkartılmasıyla sadece ceza hukukunda değil, ceza muhakemâtı ve infazında da yeni düzenlemeler zaruri hale gelmiştir.

Ceza infaz kurumlarında devlet otoritesinin giderek azaldığı 1990’lı yılların sonunda, önce 1997 yılında çıkarılan 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine İlişkin Kanun yürürlüğe girmiş; takip eden 2001-2005 yılları arasında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu, 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanunu, 5327 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5320 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına Dair Kanun, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile mevzuatta köklü ve bütüncül bir dönüşüm gerçekleşmiştir. 2000’li yıllarda faaliyete geçen yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları ile koğuş yerine oda sistemi temelli yeni mekânlar Türkiye ceza infaz tarihinde yerini almıştır.[2]   

GörevleriDüzenle

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:[3]

  • Ceza infaz kurumları ve tutukevlerini yönetmek, denetlemek ve hesap işlerini izlemek, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumuna ilişkin mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek,
  • Hükümlü ve tutukluların giydirilmesi, beslenmesi, yatırılması, eğitilmesi, çalıştırılması ve muhtaç durumda bulunanların tedavi giderlerinin karşılanması işleri ile 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunda gösterilen her türlü işlemleri yapmak,
  • Ceza infaz kurumları ve tutukevleri ile küçüklerin cezalarının yerine getirileceği infaz kurumları ve eğitimevlerinin, haklarında tedbir uygulanmış olan küçüklerin yerleştirileceği kurumların, müşahade merkezlerinin, küçüklerin kısa sürelerde kabul edilecekleri kurumların ve küçüklere mahsus tutukevlerinin çağdaş ölçülere uygun tesis, yapım, onarım, satın alma ve kira işleri ile ilgili program ve projeleri hazırlamak, geliştirmek, uygulamak, bu kurumları sevk ve idare etmek ve buralara alınmış küçüklerin korunma, bakım ve eğitim işlerinin kontrolünü yapmak,
  • Ceza infaz kurumları ve tutukevleri, eğitim merkezleri, çocuk infaz kurumları ve eğitimevleri ile müşahade merkezlerinde görevli personelden; atanmaları Bakanlığa ait olanların atanma, yükselme, yer değiştirme, kadro, izin, istifa, emeklilik, dava ve disiplin gibi her türlü özlük işlemlerini, atanmaları adli yargı adalet komisyonlarına ait olanların kadro ve özlük işlemleri ile bunlara ilişkin adli yargı adalet komisyonu kararlarının incelenmesi ve onaylanması işlemlerini yürütmek, bu kurumlardaki bütün personelin hizmet öncesi, adaylık, hizmet içi ve görevde yükselme eğitimlerini yapmak veya yaptırmak, gerektiğinde özlük işlemlerine ilişkin olarak Personel Genel Müdürlüğü, eğitim faaliyetleri yönünden Eğitim Dairesi Başkanlığı ile koordinasyonu sağlamak,
  • Çocuk suçluluğu konusunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden alınacak istatistiki bilgileri değerlendirmek, çocuk suçluluğunun önlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak ve bu hususta yerli, yabancı ve milletlerarası kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak,
  • Görev alanına giren konularda velayet ve vesayetin kaldırılması ve küçüklere vasi tayinine dair işlemleri takip etmek,
  • Çocuk mahkemeleri ile olan ilişkilerinin düzenlenmesi konularında eğitimi güç küçüklerin yerleştirildiği kurumlarla küçüklerin zararlı yayınlardan korunması, filmlerin küçükler yönünden kontrolü, çeşitli iş yerlerinde çalışan küçükler bakımından çalışma şartları, küçüklerin yerleştirileceği tedavi kurumları ve sosyal servislerin tespiti hususunda ilgili bakanlık ve kamu kuruluşlarıyla işbirliği yapmak,
  • Cezaları infaz edilen hükümlülerin işe yerleştirilmeleri konusunda, infaz sonrası yardım müesseseleri ve diğer kurumlarla işbirliği yapmak,
  • Hükümlülerin müşahadeye tabi tutulma işlerini yürütmek,
  • Hükümlü ve tutukluların sevk ve nakil işlerini yürütmek,
  • 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile verilen görevleri yapmak,
  • İlgili mevzuat hükümlerine göre infaz işlerini düzenlemek,
  • Kurumlarda hükümlülerin ve tutukluların eğitim ve öğrenim işlerini düzenlemek,
  • Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Bağlı birimlerDüzenle

Merkez teşkilatıDüzenle

  • Güvenlik ve İnfaz Daire Başkanlığı
  • Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı
  • Personel Eğitim Daire Başkanlığı
  • Sağlık ve Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı
  • Dış İlişkiler Daire Başkanlığı
  • Eğitim ve İyileştirme Daire Başkanlığı
  • Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı
  • Personel Daire Başkanlığı
  • Kontrolörler Kurulu Daire Başkanlığı

Taşra teşkilatıDüzenle

  • Ceza İnfaz Kurumları
  • Denetimli Serbestlik Müdürlükleri

RütbelerDüzenle

İnfaz koruma memuru rütbeleri toplam iki rütbeden oluşmaktadır.

Memur
İnfaz Koruma
Başmemuru
İnfaz Koruma
Memuru

Sosyal Sorumluluk ProjeleriDüzenle

Cezaevi Arama ve Kurtarma Teşkilatı (CEKUT)Düzenle

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapan ve gönüllü İnfaz ve Koruma Memurları ile diğer cezaevi personeli arasından seçilen ekiplere, AFAD eğitimcileri tarafından arama ve kurtarma eğitimi verilmiştir. Bu kapsamda yurdun dört bir yanında konuşlanan birlikler, doğal afet, yangın, deprem, kayıp şahsın aranması gibi afet ve acil durum hallerinde AFAD koordinasyonunda harekete geçmektedir.[4]

KaynakçaDüzenle

  1. ^ "Genel müdürümüz". Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü. 27 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Aralık 2019. 
  2. ^ "Türkiye Ceza İnfaz Kurumları Tarihçesi Araştırma Projesi". Erişim tarihi: 1 Eylül 2021. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2020. 
  4. ^ "CEKUT, DOĞAL AFETLERDE ÖNEMLİ GÖREVLER ALARAK HAYAT KURTARIYOR". BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ. 23 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Aralık 2020. 

Dış bağlantılarDüzenle