Ana menüyü aç
Bir Batılılaşma örneği: Meiji dönemi, Japonya, Prens Higaşifuşimi Yorihito beyaz eldivenleri, apoletleri, madalyaları ve şapkası ile tipik Batılı bahriyeli üniformasını giymiş vaziyette

Batılılaşma, dünya toplumlarının sanayi, teknoloji, hukuk, siyaset, ekonomi, yaşam tarzı, beslenme, giyim, dil, alfabe, din, felsefe ve değerler gibi alanlarda Batı kültürünü benimsemesini sağlayan bir süreçtir. Türkiye'de yaklaşık 200 yıldır kalkınma süreci ve yeniliklerin itici gücü olmuştur. Osmanlı'dan cumhuriyete geçiş paradigması modernleşme, ilerleme, geri kalmışlıktan kurtulmadır.

TürkiyeDüzenle

Osmanlı dönemiDüzenle

Osmanlı İmparatorluğu feodal, teokratik değil ama ümmetçi bir yapıydı. Batı tipi bir gelişmesi yoktu. Şeriat, devlet işlerinde ana kanun olmasına rağmen, örfi hukuk ve maslahat ile laik bir gelişme de vardı. Yükselme yıllarında şeriat olaylara uygun giderken, gerileme ve çöküş yıllarında olayların şeriata uygunluğu öne geçti. Olayların hızına yetişemeyince içtihat kapısı kapatıldı ki bu gericiliğin başlangıcıdır.

İlmiye sınıfı Osmanlı'da hakim sınıftı. Şeyhülislam, kazasker, kadı, müftü, hocalar. Kamuoyunu bunlar yapıyordu. Batı'daki ruhbanlarla karşılaştırıldığında ruhban sayılmazlardı ancak devlete ve topluma hakimdiler. Seyfiye (ordu) ve kalemiye (idare) onların yanındaydı. Gerilemenin bir sebebi ilmiyenin bozulmasıdır.

Batılılaşma, Batı gibi olmadır. Çünkü Batı ilim ve teknikte ilerlemiştir, üstündür, Osmanlı geri kalmıştır, savaşlarda artık yenilmektedir. Üstelik Batı sadece teknik değil medeni üstünlüğü de ele geçirmiştir. O halde Osmanlı da Batı'ya benzeyecektir. Kurumlar değiştirilecek, Batı'ya elçiler ve aydınlar gönderilecektir.

Her tür yenilik girişimi ilmiye ve yeniçerilerin direnişi ile karşılaştı. İlk defa Lale Devri ile yenileşme başladı. Matbaa kuruldu, tiyatro oynandı. Fakat Patrona Halil isyanı çıktı. Ulema ve Yeniçeri gücüyle bastırıldı. Fransız İhtilali sırasında tahta çıkan III. Selim, Nizâm-ı Cedîd (Yeni Düzen) hareketini başlattı, bu hareket radikal bir hareketten çok eskiyle yeninin bir arada var olması demekti. Bu da yeniçeri isyanıyla, Kabakçı Mustafa isyanıyla patlak verdi. Selim öldürüldü. Batı, isyancılara yardım etmişti.

II. Mahmud ve Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa Sened-i İttifak'ı imzaladı. Sekbân-ı Cedîd kuruldu. Ancak Yeniçeriler yine ayaklandı, Alemdar'ın evini bastılar ve Alemdar evi yakarak kendisiyle beraber yaklaşık 300 yeniçeriyi de öldürdü. II. Mahmud, 1826'da ilmiyeyi yanına çekerek Yeniçeri Ocağı'nı yok etti. Bu büyük bir olaydı. Batılılaşma hareketi esas bu noktada başladı. Padişahın adı gavur padişaha çıkmıştı.

1839'da Sadrazam Mustafa Reşit paşa Tanzimat'ı ilan etti. Gülhane Hattı Hümayunu, bir Rönesans'tı. Abdülmecid'in, Ali ve Fuat paşaların, Genç Osmanlıların rönesansı. Muhalif aydınları Şinasi, Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya paşa, Agah Efendi ilk Batıcı aydınlar. Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye ilk Danıştay. Orduda yenileşmeler. Eğitimde Darülfünun, ilk ve orta okullar. Bu dönemde Batılılaşma artık zaruri bir ihtiyaç olmuştu ancak devletin esas unsuru Osmanlılık ve İslam'dı. Batı da Batılılaşmaya mecbur ediyordu. 1856'da Islahat Fermanı ilan edildi. 1868'de Şûrâ-yı Devlet kuruldu, yani ilkel bir meclis idaresi. 28 Müslüman, 13 gayrimüslimden oluşan 41 üyeli bu meclis bütçeyi incelemek yetkisine sahipti ama kısa bir sürede sadrazamın nüfuzuna girdi.

1876'da Kânûn-ı Esâsî ilan edildi. Meşruti padişahlık. Meclis-i Mebûsan tam demokratik değildi, karşısında padişah, sadrazam, Heyet-i Vükelâ, Meclis-i Âyan, Şûrâ-yı Devlet vardı. Meclis-i Mebûsan'ın 80 Müslüman, 50 gayrimüslim üyesiyle iki kere toplanabildi. 1878'de II. Abdülhamid meclisi kapattı, bu kapanış 31 yıl sürdü.

1908'de meşrutiyetin ilanı, Abdülhamid tarafından Kânûn-ı Esâsî'nin yeniden yürürlüğe konmasıyla başladı. Bu, 1909 ve 1911'de değiştirilerek parlamenter sisteme uygun hale getirildi. Ne var ki bu defa da tek partici bir meclis oldu. İttihad ve Terakki ile muhalefet arasında bir kan davası başladı. Batılılaşma hareketleri milliyetçiliğin yükselişiyle canlandı. Üniversitede kadın erkek eşitliği, kadınların iş hayatına atılmaları, milli eğitim, dilde Türkçecilik, Türk Ocakları, İtibarı Milli Bankası, kaza birliği ve benzeri.

KaynakçaDüzenle