Aral Gölü

Aral Gölü (Kazakça: Арал Теңізі (Aral Teñizi); Özbekçe: Orol Dengizi; Rusça: Аральскοе Мοре (Aral'skoye More): Tacikçe: Баҳри Арал (Bahri Aral); Farsça: دریاچه خوارزم (Daryâche-ye Khârazm), Kazakistan - Karakalpakistan (Özbekistan) sınırları içinde olan göldür. Önceki yıllarda 68,000 km² yüzölçümüyle Asya’nın ikinci, dünyanın dördüncü büyük gölüydü. Son yıllarda aşırı sulama nedeniyle eski yüzölçümünün %90'ını kaybetmiştir.

Aral Gölü
Aral Gölü -
Konum Orta Asya
Koordinatlar 45°K 60°D / 45°N 60°E / 45; 60Koordinatlar: 45°K 60°D / 45°N 60°E / 45; 60
Kaynakları Ceyhun ve Seyhun
Yüzölçümü 17.160 km²

KüçülmeDüzenle

 
1960 ile 2014 yılları arasında Aral Gölü'nün daralmasını gösteren bir animasyon.

Aral gölü kapalı havza (endorheic) özelliği gösteren bir göldür. Özbekistan ve Kazakistan arasında yer alan Aral gölü havzasını esas itibarıyla Ceyhun, Seyhun ve Zerevşan nehirlerinin havzalarının birleşmesiyle oluşur. Sovyetlerin yeni ekonomik modeli uyarınca 1960'lardan itibaren pamuk tarımı için yoğun ve geniş çaplı sulama faaliyetlerine girişilmiş ve Aral gölünü besleyen nehirlerin suyu ciddi oranda kullanılmıştır. O günden itibaren göl şiddetli bir kuruma ve küçülme sürecine girmiştir. İlk etapta göl kuzey ve güney kısımlara ayrılırken; 2003 yılında da gölün batı ve doğu olarak ayrıldığı gözlemlenmiştir. Güney Aral gölü hala küçülmektedir, suları kirlenmekte ve tuzlanmaktadır, bundan ötürü gölün doğal ekosistemi çökmüş durumdadır. Kazakistan tarafında kuzey Aral gölü kısmında Seyhun üzerine kurularak 2005 yılında tamamlanan Kök-Aral barajıyla su seviyesi 30 metreden 42 metreye yükselmiş, tuzluluk oranı düşmüş ve balıkçılık kısmen canlandırılmıştır. Özbekistan kısmında da Ceyhun nehrinin drenajıyla su kütleleri ve düzenlenmiş yapay göller oluşturulmasına yönelik çabalar mevcuttur. Aral gölü, Orta Asya cumhuriyetlerinin devlet başkanları düzeyinde ilgi gösterdikleri bir konu olmuştur. Göl adına birçok proje geliştiren kuruluşların son projesi Aral gölü havzası programının 3. aşaması projesidir (ASBP-3) ki, bu proje gölün çevresel ve sosyo-ekonomik şartlarını düzeltmek adına hazırlanmıştır. Özellikle güney Aral gölündeki canlandırma faaliyetleri için Ceyhun nehrinden daha az su çekilmesi ve bunun sürdürülebilir durumda olması gerekmektedir. Özetle, Aral gölünün topyekun ıslahı için Seyhun ve Ceyhun nehir havzalarının korunmalarının şart olduğunu ve bölgedeki tarımsal sulama suyunun planlı bir yönetimine ihtiyaç duyulduğunu pek çok çalışma göstermektedir.[1]

Jeoloji ve iklim bilimDüzenle

Aral gölü çöküntüsü neojen (23.5-2.6 milyon yıl önce) periyodunun sonlarında meydana geldi ve oluşan oyuklar, jeolojik dönem süresince Seyhun nehrinin boşaltmasıyla kısmen suyla dolmaya başladı. pleyistosen dönemi başı ve ortasında (2.6 milyon yıl-11.700) görece kuru bir dönem geçiren Aral gölü erken holosen döneminde bu sefer de Ceyhun'un drenaj havzası oldu ve su seviyesini yükseltti. Tarih içerisinde görece kuru periyotlar geçirse de iki nehir ortaklaşa olarak sularını aral gölü'ne boşaltmıştır. 1960'lara dek Aral gölü bu nehirlerce yüksek seviyede bir su varlığında tutulmuştur. Aral gölü'nün su varlığı yıllık hatta sezonluk olarak ciddi değişimler (1-3 metre) göstermektedir zira kurak bir iklim çevresinde yer alan göl çöllerle kaplıdır. Uzun aralıklarla yüzyıllar ölçeğinden bakılırsa su seviyesi değişimleri 6 metre gibi dramatik ölçülere yaklaşmaktadır. Kışları soğuk ve yağışsız, yazları ise çöl sıcaklarıyla geçmekte ve kıt olan yağış miktarı da bahar mevsimlerinde düşmektedir. Yıllık yağış ortalaması 100 mm dolaylarındadır. 1960'lara dek Aral gölü'nün su dengesi nehirlerin iç akışı ve buharlaşma dengesi üzerine kuruluydu, ancak Sovyet endüstri hamleleri nedeniyle son 50 yılda bu döngü bozulmuştur.[2]

KonumDüzenle

Batı Türkistan’da Özbekistan ile Kazakistan arasındaki gölün büyük kısmı Özbekistan’a dahildir. Asya’nın ikinci, dünyanın dördüncü büyük gölüdür. Yüzölçümü 64.500 kilometrekare ile 68.700 kilometrekare arasında değişir. Büyüklük sırasına göre; Hazar Denizi, Superior (Kuzey Amerika), Victoria (Afrika) göllerinden sonra gelir.

Jeolojik "Diluvyal devirde" Aral Gölünün yüzeyi daha yüksekte olup güney tarafından Hazar Denizi ile bağlantısı vardı. Karakum, Kızılkum ve Üstyurt çölleriyle çevrilidir. Gölün bulunduğu bölgede yazları çok sıcak geçen kurak bir iklim hüküm sürer. Akarsuların göle su taşımalarına rağmen buharlaşma, gelen sudan daha fazladır. Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.

En derin yeri 68 metrelik bir çukurdur. Geri kalan kısmının derinliği 20 metreyi geçmez. Gölün denizden yüksekliği 48, Hazar Denizi'nden yüksekliği 78 metredir. Genişliği 228 ve uzunluğu 420 kilometredir. Tuzluluk derecesi düşüktür (% 0,0103).

Gölün batı kıyıları dik, doğu ve güney kıyıları düz ve yassı, kuzey kıyıları girintili çıkıntılıdır. Aral Gölüne Amuderya ve Siri Derya nehirleri dökülür. Ayrıca etrafındaki yüksek dağların su kaynakları ile beslenir. Etrafı çöl olduğundan göl kenarında şehir yoktur. Göle Taşkent-Orenburg demiryolu yakındır.

Aral Gölü'nde irili ufaklı pek çok ada ve adacıklar vardır. Bol miktarda balık bulunur. Bilhassa sazan balığı bakımından çok zengindir. “Hazar’ı Aral’a Birleştirme Projesi” üzerinde çalışılmaktadır. Bu projeye göre, Obi Irmağı'nın suları Aral’a akıtılarak, Aral Gölü ile Hazar Denizi bir kanalla birleştirilmek istenmektedir.

Çevresel problemlerDüzenle

Aral gölü özellikle 1960'lardaki yanlış mühendislik projeleri sebebiyle mutlak bir kurumayla karşı karşıya kaldı ve 1980'lere gelindiğinde Aral gölü, 1960'lardaki su varlığının yarısını kaybetmişti. Temel olarak gölün içilebilir özelliği ve balık çeşitliliği etklilenmeye başladı ve gölün ünlü türleri olan sazan, mersin balığı, tekir gibi balıklar yok oldu. Bugün hemen hemen endüstriyel balıkçılık aral gölü'nde bitmiştir, bu göl kıyısına yakın bazı köylerin aşamalı olarak insansızlaşmasına da sebep oldu, zira sadece balıkçılIk değil göl suyunun kuruması zaten yarı kurak iklimin iyice sert bir çöl iklimine dönmesine neden oldu. Adalarıyla ünlü olan Aral gölü'nde 1000'den fazla irili ufaklı toplam 1 hektar yüzölçümüne sahip adalar yer alır, bugün bu adalar anakarayla birleşmiştir. kuraklık sonrasıbölgedeki insansızlaşma ve adalara karadan ulaşılabilmesi nedeniyle Sovyetler Birliği soğuk savaş döneminde biyolojik pek çok deney ve silahı bu adalara kurduğu tesislerde üretmiş ve test etmiştir. Hıyarcıklı veba, Anthrax gibi mikropların deneyler sonrası bu adalara gömüldüğü ortaya çıkmıştır. 2000'lerin başında ABD'nin görevlendirdiği sağlık ekiplerince bölgede biyolojik çalışa yapılmıştır. Çevresel problemlerin belki de en keskini hala bölgeye yakın yaşayan insanlarda görülen problemlerdir. Suyu çekilen göl tabanı görece düz ve çıplak olduğu için sert rüzgarlar sonucu çökelleri çevreye kolayca dağılmaktadır. Suyundan tabana çökelen tuz ve zamanında göle ulaşmış tarım ilaçları ve gübreler artık kuruyan tabanda rüzgar erozyonuyla kasaba ve köylere ulaşmakta ve çok sayıda insan hastalık tehdidiyle yüzleşmektedir. Bölgede özellikle akciğer kanseri ve böbrek rahatsızlıkları yaygın olarak görülmektedir.[2]

ResimlerDüzenle

Ayrıca bakınızDüzenle

Dış bağlantılarDüzenle

KaynakçaDüzenle

  1. ^ Editors of UNECE, Editors of UNECE. "DRAINAGE BASIN OF THE ARAL SEA AND OTHER TRANSBOUNDARY WATERS IN CENTRAL ASIA" (PDF). www.unece.com. UNECE. 24 Ekim 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 28 Haziran 2020. 
  2. ^ a b The Editors of Encyclopaedia Britannica, The Editors of Encyclopaedia Britannica. "Aral Sea". Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica, inc. 16 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Haziran 2020.