Ana menüyü aç

Asıl anlamı sanatta doğu ile batının sentezi olan arabesk, 1980'li yıllarda şehre göçün sonucu yaygınlaşan ve özellikle arabesk müziğin Orhan Gencebay ile yaygınlaşmasının ardından belirginleşmiştir. Genelde üzüntülü yapılan şarkılar yüzünden, ilk başlarda maddi sıkıntı çeken insanlar tarafından sahiplenmeye çalışılmıştır.[kaynak belirtilmeli] Arabesk şarkıcılarının çoğu varoşlarda büyümüş kimseler olduğu için herkesin ilgisine çekecek kalitede şarkılar üretememişlerdir.[kaynak belirtilmeli] Buna karşın sürekli kendini farklı alanlarda geliştirmeyi hedef almış Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses, Azer Bülbül ve Müslüm Gürses yaptıkları bestelerle, sözlerle ve yorumladıkları şarkılarla bu kültüre ait müziğin büyük kitlelere ulaşmasını sağlamış, elit kesimden de büyük bir hayran toplamışlardır. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirde arka planda kalanların yaşam tarzı ve dünya görüşünü yansıtan altkültürdür.

Köyden kente göç ve ardından yoksullaşan kitleler, sonrasında askeri darbe ile oluşan baskı ortamı gibi sıkıntılar sonrasında bu kültür daha da yaygınlaşmıştır.