Abdullah Öcalan

PKK'nın kurucusu

Abdullah Öcalan (d. 4 Nisan 1949, Halfeti) veya zaman zaman kullanılan kısa adıyla Apo,[2][3] PKK'nın kurucularından biri ve bilinen ilk lideri.

Abdullah Öcalan
Abdullah Öcalan (1997)
1. PKK lideri
Görevde
Makama geliş
27 Kasım 1978
Yerine gelen Murat Karayılan (de facto)
Kişisel bilgiler
Doğum 4 Nisan 1949 (1949-04-04) (70 yaşında)
Ömerli, Halfeti, Şanlıurfa
Vatandaşlığı Türkiye
Milliyeti Kürt · Türk
Organizasyon PKK, KCK[1]
Evlilik(ler) Kesire Yıldırım (24 Mayıs 1978 - 1988?[not 1])
Akrabaları Osman Öcalan (kardeş)
Dilek Öcalan (yeğen)
Ömer Öcalan (yeğen)
Ebeveynleri Ömer Öcalan (baba)
Öveyş Öcalan (anne)
Yaşadığı yer İmralı Cezaevi
Bitirdiği okul İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1971)
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1971-1984)

1999 yılında Nairobi'de Kenya güvenlik birimlerince yakalanması sonrasında, 15 Şubat 1999 günü Türk güvenlik görevlileri tarafından Türkiye'ye getirildi. 28 Nisan 1999'da, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre vatana ihanet suçu gereğince hakkında idam cezası istendi.[4] "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçuyla 29 Haziran 1999'da Ankara 2 No'lu DGM tarafından idama mahkum edildi. Avrupa Birliği uyum yasaları gereğince cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. O günden bu yana İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.

İlk yıllarıDüzenle

Kendi söylemine göre annesi Türk, babası Kürt kökenlidir.[5] Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi Ömerli (Amara) köyünde Ömer ve Üveyş Öcalan'ın yedi çocuğundan ilki olarak doğdu.[6] Türkçeyi ilkokulda öğrenmiştir.[6] Askeri lise sınavını kazanamayınca[7] 1966-68 döneminde Ankara'da Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi'nde okudu, ardından 1969 yılında Diyarbakır'da kadastro memurluğu yapmaya başladı.[8] Diyarbakır'daki görevinden, Bakırköy Tapulama Müdürlüğüne atanıp İstanbul'a geldi. 1971 yılında da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kayıt yaptırdı. Öcalan aynı yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine yatay geçiş yaptı.[9]

1970 yılında İstanbul'da Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) şubesi üyesi olarak politik faaliyetlere başladı, 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kayıt yaptırdı, yine bu yıllarda Mahir Çayan çizgisindeki THKP/C ile ilgilendi,[10][not 2] Nisan 1972 tarihinde Şafak Grubunun bildirilerini dağıtırken yakalanarak yedi ay Mamak Askeri Cezaevinde tutuklu kaldı.[11] 1973 yılında Ankara'da arkadaşlarıyla kiraladığı bir evde siyaset toplantıları düzenlemeye başladı,[12] 1974 yılında bir grup öğrenci ile birlikte Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği'ni kurdu. Ankara'da kurulan dernek, kısa bir süre içinde Güneydoğu Anadolu'ya taşınmış ve bölgedeki gençler arasında propaganda faaliyetlerinde bulunmuştur. Derneğin kurucuları arasında, şu an KCK Yürütme Kurulunda bulunan ve PKK'nın kurucu isimlerinden olan Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun, Mustafa Karasu ve ölen kuruculardan olan Kemal Pir, Mazlum Doğan, Haki Karer, Mehmet Hayri Durmuş gibi isimler bulunmaktaydı.[13] Dernek 1975'te komünizm propagandası yapması sebebiyle kapatıldı.[14]

Daha önce bir arkadaşı ile nişanlı olan[15] Kesire Yıldırım ile 24 Mayıs 1978 günü Ankara'da evlendi. 1980'lerin başında ayrıldılar. 1988'de Atina'da PKK için çalışan Yıldırım, Öcalan'ı devirme girişiminde başarısız olduktan sonra ortadan kayboldu. Susması karşılığı öldürülmeyerek kendisine maaş bağlandığı iddia edilir.[16] 1988 yılında boşandıkları[17] veya resmî olarak hiç boşanmadıklarına ilişkin iddialar bulunmaktadır.[18]

PKK yöneticiliğiDüzenle

Kuruluş dönemiDüzenle

27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde Kürdistan İşçi Partisi (PKK)'nin kurucuları arasında yer aldı. Toplantıya 19 kişi katıldı, üç kişi ise katılacağını belirttiği halde gelmedi. Öcalan, yedi kişilik parti yönetiminin genel sekreteri ve lideri seçildi. Katılan veya katılacağını belirten 22 kişiden yedisinin ilerleyen dönemde Öcalan'ın talimatıyla öldürüldüğü, eşi Kesire Yıldırım dahil olmak üzere beşinin hain ilan edildiği ancak kaçmayı başardığı, beşinin yönetim tarafından sorgulandığı, ikisinin hapishanede intihar ettiği, birinin ise Celal Talabani'nin Kürdistan Yurtseverler Birliği tarafından öldürüldüğü çeşitli kaynaklarda yer aldı.[19]

Suriye yıllarıDüzenle

Türk kolluk güçlerinin Mayıs 1979'da Elazığ'da PKK üyelerini tutuklaması üzerine Öcalan, bir kaçakçının yardımıyla sınırı yürüyerek[20] Temmuz 1979'da Suriye'ye geçti.[19] ve Ekim 1998'de hükûmet tarafından sınırdışı edilene kadar, Avrupa'ya yaptığı iki kısa seyahat haricinde Suriye'de kaldı.[19]

1980 yazında Öcalan, haber göndererek militanların Suriye'de kendine katılmasını istedi ve örgütün eylemlerini buradan yönetmeye başladı.[21][22] PKK, bu dönemde zayıf iç bağları olan bir organizasyondu, bazı örgüt üyelerinin Öcalan'ın kaçışından 1980'e dek haberi olmamıştı.[21] PKK, Haziran 1981'de Türkiye'deki 300 kişilik gücünü Suriye kontrolü altında bulunan Lübnan'a çekti. Lübnan'da Filistin Kurtuluş Örgütü, Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi, El-Fetih, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi gibi örgütlerle görüşen Öcalan, PKK'nın Filistinlilerden eğitim almasını sağladı.[23] PKK, 1982'de İsrail'in Lübnan'ı işgalinin ardından da bölgede kalmaya devam etti.[24]. Öcalan'a göre 1994'e dek 15 binden fazla PKK mensubu tahsis edilen kamplarda eğitim görmüştür.[24] Öcalan, bu dönemde Sovyet desteği almak için Bulgaristan'ı ziyaret etti,[24] Suriye'de bir eve yerleşti.

1980'lerde Öcalan, örgüt içindeki gücünü konsolide etmek için çalışmaya başladı. Kasım 1985'te Öcalan'ın liderliğine itirazları olan ve örgütün kurucuları arasında yer alan Semir kod adlı Çetin Güngör, Stockholm'de bir toplantıda öldürüldü.[25] 1983 ile 1985 yılları arasında Öcalan'ın doğrudan emri veya tavsiyesi ile PKK'da üst düzeyde yer almış Semir de dahil en az 11 kişi öldürüldü.[26]

Ekim 1986'daki PKK'nın üçüncü kongre sürecinde Selahattin Çelik, Duran Kalkan, Ali Omurcan, Öcalan'ın eşi Kesire Yıldırım gibi bir dizi yönetici, silahları alınarak alıkonuldu ve utandırıcı konuşmalar yapmaya zorlandıkları[27] ve eşinin alıkonulma sebebinin Öcalan'ın başka bir kadınla ilişkisi olduğu iddia edildi. Bunların bir kısmı kongre sonrasında farklı rollere verildi. Öcalan, kongrenin ardından PKK üzerinde kontrolü tam olarak ele geçirdi.[28]

Öcalan'ın liderliği altında 1980'ler ve 90'larda bölgedeki fiziki altyapıyı, devlet imkanlarını ve devlet görevlilerini hedef alan çok sayıda eylem düzenlendi. 1989'da Öcalan, örgüt yöneticilerine gönderdiği bir emirde örgüte yeni katılanlar arasında ajanlar olabileceğini ve dikkatli olunması gerektiğini söyledi. 1989-1990 yıllarında Türkiye, Irak ve Bekaa Vadisi'ndeki kamplarda en az 24, tahminlere göre ise 50 ile 100 arası yeni katılımcı örgüt tarafından infaz edildi.[29] Bir gözlemciye göre Öcalan, yeni katılanlardan 20'sinin ölümünü doğrudan emretti veya onayladı.[30] Öcalan 1990'ın başlarında yeni gelenlerin öldürülmesinin PKK için iyi olmadığını fark etti. Öcalan, köyünden çocukluk arkadaşı Hasan Bindal'ın Bekaa Vadisi'nde silahlı eğitim esnasında kazayla ölmesinin ardından kamp yöneticisi Sahin Baliç'i tüm yeni gelen ölümlerinin sorumlusu ilan etti. Şahin Baliç kurşuna dizilerek öldürüldü.[31]

1990'da Körfez Savaşı'nın ardından Kuzey Irak'ta gerçekleşen otorite boşluğu ve PKK'nın daha iyi silahlanması, Öcalan'ın hem silahlı hem de siyasi stratejisini değiştirmesine sebep oldu. Öcalan bu dönemde vur-kaç saldırıların yerine "hareketli savaş" olarak adlandırdığı ve daha kalabalık silahlı güçler ile yapılan saldırıları tercih etmeye başladı. Öcalan 1990'larda PKK ve bağlantılı grupları batıdaki büyük şehirlerde de silahlı eylemler yapmaya yönlendirdi, bu döneme dek Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yla sınırlı kalan eylemlerini ülke geneline yayarak Çetinkaya Mağazası katliamı ve turizm merkezlerine saldırılar gibi eylemler gerçekleştirildi.[32] PKK'nın dördüncü kongresinde Öcalan'ı açık şekilde eleştiren Mehmet Cahit Şener, ertesi yıl Kamışlı'da beraber saklandığı Abdullah Kayıkçı'nın Öcalan'la telefon görüşmesi yaparak affedilmesi karşılığı yerini bildirmesinin ardından PKK tarafından öldürüldü.[33] Şener'in öldürülmesinin ardından Öcalan PKK içindeki tek güç haline gelmiş, liderliği bir daha sorgulanmamıştır.[34]

1990 öncesinde komünist/sosyalist çizgide bağımsız Kürdistan kurmayı hedefleyen Öcalan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından daha geniş bir kitleye ulaşmak için söylemini değiştirmiştir. Ayrılıkçılık söyleminden vazgeçen Öcalan, Halkın Emek Partisi'nin Sosyaldemokrat Halkçı Parti listelerinden meclise girmesi ile hem seçimler, hem de silahlı mücadeleye aynı anda devam etmeye yönlenmiştir.[35] Öcalan'ın bu strateji değişiminin hem küresel değişimler, hem de PKK'nın silahlı mücadeledeki başarısızlığının sonucu olarak gerçekleştiği belirtilmiştir.[36]

Abdullah Öcalan, 21 Mart 1992'de kutlanacak Nevruz bayramı için Kürtlere ayaklanma çağrısı yapmış; Cizre, Şırnak, Nusaybin, Van ve Yüksekova'da çok sayıda şiddet olayı yaşanmıştır.[37]

1993 yılı Öcalan'ın liderliğinde önemli bir dönüm noktası olmuştu. Turgut Özal, çözüme yönelik adımlar atmak için Celal Talabani'nin gayriresmi bir elçi olarak Öcalan'la Suriye'de görüşmesini sağlamıştı. Öcalan Mart 1993'te tek taraflı ateşkes ilan ederek bir takım siyasi taleplerde bulundu. Ancak Özal'ın ölümü ve 24 Mayıs'ta gerçekleşen Bingöl saldırısının ardından Türkiye'nin PKK'ya yönelik operasyonları hızlandı.[38] 1993 ve sonrasında Türk güvenlik güçlerinin PKK'ya karşı gittikçe daha başarılı hale gelmesi, Öcalan'ı daha siyasi bir çizgiye zorladı.[38] 1995'te PKK'nın 5. kongresinde Öcalan, öğretmenleri öldürmenin bir hata olduğunu açıklayarak, bir dönem sağ kolu olan Şemdin Sakık'ı suçladı.[39]

Suriye'den sınırdışı edilmesiDüzenle

 
Abdullah Öcalan Kenya'ya Lazaros Mavros adına düzenlenmiş Kıbrıs Cumhuriyeti diplomatik pasaportu ile giriş yapmıştı.[40][41][42]

Eylül 1998'de Türkiye, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Suriye'yi, Öcalan'ı sınırdışı etmeye zorlama kararı alındı. 16 Eylül'de Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş, sınır yakınlarında Suriye'ye yönelik bir açıklama yaptı. Meclis açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de "Suriye'nin teröre destek vermeye devam etmesi halinde karşılık verileceğini" söyledi. Bu uyarı, Türk askerlerinin Suriye sınıra yakın bölgelerde konuşlandırılması ile desteklendi. 3 Ekim'de Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek Ankara'ya gelerek arabuluculuk temasları yaptı, ancak hükûmet Öcalan'ın sınırdışı edilmesi konusunda kararlılığını yineledi. Baskıya dayanamayan Suriye hükûmeti önce sınıra yakın PKK kamplarını kapattı, ardından Öcalan'ı ülkeden sınırdışı etti. [43][44]

9 Ekim 1998'de Suriye'ye ait bir uçak, Öcalan ve PKK'nın Yunanistan temsilcisi Ayfer Kaya'yı Yunanistan'a götürdü.[45][46][not 3] İltica talebi kabul edilmeyen ve ülkeyi üç saat içinde terk etmesi söylenen Öcalan, özel jetle Moskova'ya geçti. Öcalan'ın 4 Kasım'da Rusya'ya yaptığı iltica talebi Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma tarafından kabul edildi,[45] ancak Rusya hükûmeti Öcalan'ın ülkeden ayrılmasını istedi.[46] 12 Kasım'da İtalyan Komünist Yeniden Kuruluş Partisi'nin bir üyesi Moskova'ya gelerek Öcalan'la buluştu ve Roma'ya götürdü, Roma'ya sahte pasaportla varan Öcalan tutuklandı. Türkiye, Öcalan'ın iadesini istedi, ancak İtalya kabul etmedi. İtalyan hükûmeti, Öcalan'ı Almanya'ya göndermek için çaba sarf etti, bu esnada PKK Batı Avrupa'da şiddet içeren eylemler düzenliyor, Türkiye'de ise İtalyan ürün ve hizmetlerine karşı gayriresmi bir boykot gerçekleşiyordu. Bu şartlar altında Almanya Öcalan'ı İtalya'dan istemeyerek sorunun dışında kalmayı tercih etti. Bu esnada İtalyan mahkemeleri Öcalan'ı serbest bırakmış, Öcalan Roma dışında bir villaya yerleşmişti. Bu esnada Yunanistan hükûmetinden bir grup, Öcalan'ı Afrika'da bir yere gönderme konusunda girişim başlattı.[45]

Türkiye'ye teslim edilmesiDüzenle

31 Ocak 1999'da Öcalan bir kez daha Yunanistan'a uçtu. Buradan Nairobi'ye götürüldü ve Kenya'nın Yunanistan Büyükelçiliği'nde ağırlandı. Üzerindeki baskı azalan Öcalan, burada cep telefonunu kullanarak arkadaşlarıyla iletişim kurmaya başladı. Yaptığı aramaların izi sürülen ve yeri tespit edilen[kim?] Öcalan, 15 Şubat 1999'da siyasi sığınma talebinde bulunduğu Hollanda'ya gitmek üzere Lazaros Mavros adına düzenlenmiş bir Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportuyla[40][41] evinden ayrılıp Nairobi Havalimanı'na doğru yola çıktı. Havalimanına vardığında Türkiye'den iş adamı Cavit Çağlar'a ait özel uçakla gelen Engin Alan'ın komutasındaki Bordo Bereliler tarafından Kenya güvenlik birimlerinden teslim alınarak[47] Türkiye'ye götürüldü.[48][49][50][51] İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yakıt ikmali yapılan uçak, ardından Bandırma'daki askeri üsse uçtu.[49] Buradan Bursa açıklarında bordo bereliler tarafından Deniz Kuvvetleri'ne ait bir hücumbota getirildi ve İmralı adasındaki özel hapishaneye konuldu. Uçakta görevliye söylediği ilk sözleri "Ben ülkemi severim. Annem de Türk'tü. Bir hizmet imkânım olursa yaparım. Onun dışında bana bir şey söylemeyin. Hizmet gerekirse yaparım. Türkiye'ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz, hizmet ederim." olmuştu.[5][52][53]

YargılanmasıDüzenle

31 Mayıs 1999 tarihinde hapsedildiği İmralı adasında yargılanmasına başlanan Öcalan savunmasını yaptı ve PKK'yı kendisinin kurduğunu, örgütü sevk ve idare ettiğini, yakalandığı ana kadar örgütün kendisinin liderliği ve komutası altında faaliyetlerini sürdürdüğünü itiraf etti.[54]

29 Haziran 1999'da yapılan son duruşmada Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından, kurduğu silahlı örgütü PKK'yı, aldığı kararlar ve verdiği emir ve talimatlarla sevk ve idare ederek, devletin hâkimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf eylemleri gerçekleştirdiği sabit görüldü. Abdullah Öcalan, oybirliği ile idama mahkûm edildi.[55] Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından da onandı.[56][57] Mahkemenin gerekçeli kararında, Öcalan'ın, eylemlerinin şiddeti, yoğunluğu ve sürekliliği ve içinde bebek, çocuk, ihtiyar ve kadınların da bulunduğu binlerce insanın öldürülmüş olması ve ülke genelinde ciddi tehlike oluşturması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesinde düzenlenen cezai sorumluluğu kaldıran veya azaltan nedenlerden yararlandırılmasının uygun görülmediği açıklandı.[55] Mahkemenin verdiği idam kararı, Yargıtay tarafından 25 Kasım 1999 tarihinde onandı. Ağustos 2002'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde idam cezasını kaldırması sebebiyle cezası ağırlaştırılmış müebbet hapise çevrildi.[58][59] Günümüzde İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.

Cezaevi yıllarıDüzenle

 
Öcalan'ın, tutuklu olarak kaldığı İmralı Cezaevine ait bir görsel.

Öcalan, kaldığı İmralı Adası'ndaki cezaevinde "esnek, çok kültürlü, anti-tekelci ve uzlaşma odaklı" olarak tarif ettiği Demokratik konfederalizm adlı bir politik kuram geliştirmiştir.[60][61] Klasik Marksist-Leninist görüşlerin, Murray Bookchin'in komünalizme dair fikirleri ile ekoloji ve feminizm gibi konuların harmanlanması sonucu oluşan[62][63] ve devlete dayanmayan sosyalizm anlayışını içeren[64][not 4] bu doktrine göre, Orta Doğunun toplumsal yapısına en uygun model konfederal bir yapıdır. Öcalan, 22 Arap devletinin kendi arasında bu durumu gerçekleştirebileceğini, buna benzer olarak Türklerin de kendi aralarında "Türk demokratik konfederalizmi" kurabileceğini ifade etmiştir. Çünkü Öcalan'a göre bu uluslar, ayrı ayrı bağımsız milli devletleri bulunduğu için tek devlet bayrağı altında toplanamayacaktır. Yine Öcalan'a göre Marksist-Leninist bir ilke olan ulusların kendi kaderini tayin hakkı, salt devlet kurma ilkesi olarak ele alındığı için tarihi felaketlere yol açmıştır. Buna karşın Demokratik konfederalizm ilkesinin demokratik ulus seçeneğinin yönetme şekli olarak bir halkın kendi geleceğini özgür ve demokratik yollarla belirleyebilmesinde bir biçim olarak kendini tarif ettiğini belirtmiştir.[64]

Öcalan'ın İmralı Adası'nda kaldığı hücrenin küçük ve genel cezaevi koşullarının kötü olduğu öne sürülerek serhildan adı verilen protesto gösterileri gerçekleşmiştir.[65][66] Abdullah Öcalan'ın avukatları 2010 yılında Öcalan'ın "fiziksel ve sözlü olarak kötü muameleye maruz kaldığı, bu konudaki şikayetlerine dair gerekli soruşturma yapılmadığı, cezaevi çalışanlarından ölüm tehdidi aldığı ve etnik kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğradığı" iddiaları ile Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 27 Eylül 2018'de Öcalan'ın cezaevinde kötü muamele gördüğüne ilişkin başvurusunu oy birliği ile reddetti. Gerekçeli kararda, 2008'de gerçekleşen hücre aramasının gerçekleştiği gün ve o günü takip eden dönemde Öcalan'ın doktorlar tarafından muayene edildiği ve fiziksel ya da zihinsel olarak herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığı, başvuruyu yapan Öcalan'ın da böyle bir iddiasının olmadığı, bu konuda kişisel olarak ne cezaevi yönetimine ne de cezaevinden sorumlu savcıya bu konuda bir başvuruda bulunmadığı belirtildi. Mahkeme, elle tutulur iddiaların olmadığı bir durumda ulusal yetkililerin soruşturma yürütmeme hakkını elinde tuttuğunu belirterek başvuruyu reddettiğini açıkladı.[67]

Öcalan cezaevinde jineoloji kuramını teorize etmiştir.

Ödülleri ve adaylıklarıDüzenle

KitaplarıDüzenle

 
Öcalan'ın çağrısıyla 10-11 Mayıs 2014 tarihlerinde gerçekleşen ilk Demokratik İslam Kongresi'nden bir kare.
  • Kürdistan Devriminin Yolu (Manifesto), Weşanen Serxwebun Yayınları, Beşinci Baskı: Haziran 1993.
  • Seçme Yazılar, Cilt I, Melsa Yayınları, İstanbul, Ekim 1992. ISBN 975-345-017-6
  • Seçme Yazılar, Cilt II, Zagros Yayınları, İstanbul, Haziran 1993. ISBN 975-7865-03-6
  • Politik Rapor, Zagros Yayınları, Nisan 1993. ISBN 975-7865-01-X
  • Kürdistan'da İşbirlikçilik - İhanet ve Devrimci Direniş, Zagros Yayınları, 1993
  • Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Bildirgesi, Mem Yayınları, İstanbul, Haziran 1999.
  • Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) I. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart 2002. ISBN 3-931885-27-5
  • Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) II. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart 2002. ISBN 3-931885-28-3
  • Güney Kürdistan'da egemenlik mücadelesi ve devrimci demokratik tutum, Wêşanen Serxwebûn 127, Mart 2003.
  • Bir Halkı Savunmak, Wêşanen Serxwebûn 135, Haziran 2004. Çetin Yayınları, İstanbul.
  • Kürt Aşkı, İnkılâp Kitabevi, 2011.
  • Demokratik Toplum Manifestosu, Mezopotamya Yayınevi, Haziran 2009.
  • Barış Umudu, Çetin Basın Yayın, 2005, İstanbul.
  • Gerçeğin Dili ve Eylemi, Aram Yayınları, İstanbul.
  • Sosyalizmde Israr İnsan Olmakta Isrardır, Aram Yayınları, 1999, İstanbul.
  • Sanat Edebiyat ve Kürt Aydınlanması, Çetin Yayınları, 2003 İstanbul.
  • Tarih Günümüzde Gizli ve Biz Tarihin Başlangıcında Gizliyiz, Aram Yayınları, 2000, İstanbul.
  • PKK Olağanüstü VII. Kongresine Sunulan Politik Rapor, Mem Yayınları, İstanbul.
  • Nasıl Yaşamalı Cilt I-II, Mem Yayınları, 2001, İstanbul.
  • Barışa Doğru Aram Yayınları, 2000, İstanbul.
  • Sosyal Devrim ve Yeni Yaşam, Çetin Basın Yayın, 2005, İstanbul.
  • Demokratik Konfederalizm, Transmedia Publishing Ltd., 2011, Honolulu. ISBN 978-0-9567514-2-3.
  • Demokratik Uygarlık Manifestosu, Aram Yayınları, 2009, İstanbul.
Söyleşileri

Ayrıca bakınızDüzenle

NotlarDüzenle

  1. ^ Evliliğinin sonu ile ilgili kaynaklar çelişkilidir.
  2. ^ Öcalan bu durumu şu şekilde anlatmaktadır: "Deniz Gezmiş o zaman idam edildi, ben o zaman sempatizandım. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği diye bir slogan attı ve sehpayı kendi eliyle, ayağıyla dövdü. Mahir Çayan'ı dinledim, Kürt meselesi vardır, inkar edemeyiz dedi. Bunu sol içinde çok cesur söyledi."
  3. ^ Andrew Mango uçağın önce Kıbrıs'a indiğini, ardından Yunanistan'a devam ettiğini belirtmektedir.
  4. ^ Kimi araştırmacılara göre Öcalan, bu fikirleriyle Sovyetler Birliği'ndeki Marksist-Leninist şematikliği daha güncel bir Marksizm'den ele alıp ona bir eleştiri getirmiştir.

KaynakçaDüzenle

Özel
  1. ^ Winter, Chase (17 Mayıs 2017). "The Middle East's complex Kurdish landscape". DW. 17 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Eylül 2019. Ocalan continues to be the PKK and the KCK's nominal head. However, the de-facto leader of KCK is its co-chair, Cemil Bayik, a top leader within the PKK. 
  2. ^ Birand, Mehmet Ali (16 Haziran 1988). "'Tarihi bir dönemece geldik'". Milliyet. s. 13. 
  3. ^ "Kurdistan Workers' Party (PKK)" (İngilizce). Encyclopædia Britannica. 11 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ Öcalan Davası Gerekçeli Karar, Sanıktan şikayetçi olduklarını, "sanığın vatana ihanet suçundan TCK'nın 125. maddesi gereğince cezalandırılmasını ve şahsi haklarının saklı tutulmasını talep etmişlerdir. (Kl.:67 ve 70)"
  5. ^ a b http://www.haber7.com/guncel/haber/383697-aponun-ucaktaki-sorgusunda-ilk-sozleri
  6. ^ a b Marcus 2007, s. 15.
  7. ^ Marcus 2007, s. 17:"But Ocalan failed the exam for military high school and instead registered at a vocational high school in Ankara..."
  8. ^ Apo ve PKK, Mehmet Ali Birand, sayfa, 79, 80
  9. ^ Mumcu 1993, s. 10:"...5 Ağustos 1971 günü son yoklama çağrısını, babası Ömer Öcalan tebellüğ etmişti. Fakülteye yazı göndertmese hemen askere alınırdı. Aynı yıl, yatay geçişle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'ne girdi."
  10. ^ Abdullah Öcalan Deniz Gezmis, Mahir Cayan ve Ibrahim Kaypakkaya üzerine neler dedi?, Erişim tarihi: 31 Ekim 2015.
  11. ^ Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi HZ.NO:1997/514-ESAS NO:1999/98-İDDİANAME NO:1999/78 II. Bölüm-A
  12. ^ Marcus 2007, s. 27.
  13. ^ Casier, Marlies; Jongerden, Joost. Nationalisms and Politics in Turkey: Political Islam, Kemalism and the Kurdish Issue, ISBN 0415583454
  14. ^ Marcus 2007, s. 28.
  15. ^ Mango 2005, s. 33.
  16. ^ Marcus 2007, s. 43-44.
  17. ^ "Hazin bir aşk hikayesi". nesra.org. 8 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2016. 
  18. ^ "Öcalan, Kesire'den hiç boşanmadı". sabah.com.tr. 27 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Eylül 2016. 
  19. ^ a b c Mango 2005, s. 34.
  20. ^ Marcus 2007, s. 54.
  21. ^ a b Marcus 2007, s. 49.
  22. ^ Heinrich, L. A. (1989). Die kurdische Nationalbewegung in der Türkei. Deutsches Orient Institut, Hamburg, ISBN 3891730128, s.49.
  23. ^ Marcus 2007, s. 54-57.
  24. ^ a b c Mango 2005, s. 36.
  25. ^ Marcus 2007, s. 93.
  26. ^ Marcus 2007, s. 94.
  27. ^ Marcus 2007, s. 107-110.
  28. ^ Marcus 2007, s. 110.
  29. ^ Marcus 2007, s. 135.
  30. ^ Marcus 2007, s. 136.
  31. ^ Marcus 2007, s. 137.
  32. ^ Mango 2005, s. 40.
  33. ^ Marcus 2007, s. 149-151.
  34. ^ Marcus 2007, s. 151.
  35. ^ White 2000, s. 163.
  36. ^ Mango 2005, s. 41.
  37. ^ White 2000, s. 166.
  38. ^ a b Mango 2005, s. 41-42.
  39. ^ Mango 2005, s. 43.
  40. ^ a b "Cyprus News Agency: News in English (PM), 99-02-19". Hellenic Resources Network. 2 Nisan 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ekim 2009. 
  41. ^ a b "Yunanistan'ın terör örgütü PKK'ye verdiği açık destek". T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü. 15 Ekim 2003 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2015. 
  42. ^ Abdullah Öcalan Neden verildi, Nasıl Yakalandı, Nasıl Olacak, Tuncay Özkan, Alfa, ISBN 975-297-648-4, 2005
  43. ^ Mango 2005, s. 43-44.
  44. ^ Kuyaş, Ahmet (Ağustos 2012). "Türkiye-Suriye: 80 yıllık tehlikeli ilişki". NTV Tarih, 43, s. 81-83. ISBN 9771308787801 |isbn= değerini kontrol edin: invalid prefix (yardım). 
  45. ^ a b c Mango 2005, s. 44.
  46. ^ a b Tahincioğlu, Gökçer (18 Ocak 2020). "Kenya'dan İmralı'ya 14 yılın öyküsü". Milliyet.com.tr. Erişim tarihi: 15 Şubat 2013. 
  47. ^ Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi HZ.NO:1997/514-ESAS NO:1999/98-İDDİANAME NO:1999/78 I. Bölüm
  48. ^ Mango 2005, s. 45.
  49. ^ a b Akan, Ali Kemal (15 Şubat 2018). "'Terörist başı 60 saniyede paketlendi'". Anadolu Ajansı. Anadolu Ajansı. Erişim tarihi: 18 Eylül 2019. 
  50. ^ ‘O Ankara’ya ben İmralı’ya’ demiştim
  51. ^ Hürriyet, Yüzümüzü ağartan gizli kahramanlar, 6 Haziran 1999
  52. ^ http://www.haber10.com/diger/aponun_ucaktaki_sorgusunda_ilk_sozleri-137604
  53. ^ https://www.youtube.com/watch?v=YBBmvB4z-cU
  54. ^ Öcalan Davası Kararı tam metni
  55. ^ a b Öcalan Davası'nda Ankara 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 1999/21 nolu Kararı
  56. ^ "Öcalan davasında hukuki süreç bitti". Evrensel. 31 Aralık 1999. 27 Nisan 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mart 2015. Öcalan’ın 16 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilmesinin ardından, Ankara DGM Başsavcılığı’nın ölüm cezası istemiyle açtığı davada hukuki süreç tamamlandı. 29 Haziran 1999 tarihinde sona eren davada, Öcalan, TCK’nın 125. maddesine göre oybirliği ile ölüm cezasına mahkûm edildi. Ardından da dava Yargıtay gündemine gelmişti. Davayı ele alan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 25 Kasım günü açıkladığı kararla, ölüm cezasını onamıştı. 
  57. ^ "Oy birliğiyle idam". Hürriyet. 26 Kasım 1999. 18 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2009. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dün bölücübaşı Abdullah Öcalan'a, TCK'nın 125. maddesindeki ‘Vatana ihanet’ suçundan verilen idam cezasını oybirliğiyle onadı. İtiraz yolları ise infazı engellemiyor. Bu nedenle gözler hükûmetin tavrına ve Meclis'e çevrildi. 
  58. ^ "Öcalan artık müebbetlik". Radikal. 3 Ekim 2002. Erişim tarihi: 18 Eylül 2019. 
  59. ^ "Öcalan'ın cezası idamdan müebbete döndü". Hürriyet. 3 Ekim 2002. Erişim tarihi: 18 Eylül 2019. Ankara 2 No'lu DGM, idam cezasını savaş ve çok yakın savaş tehdidi dışında kaldıran yasa uyarınca, Abdullah Öcalan'ın idam cezasını, müebbet ağır hapis cezasına dönüştürdü. Duruşma yapılmaksızın oy birliğiyle alınan karar uyarınca Öcalan, yaşamı boyunca şartlı tahliyeden yararlanamayacak. 
  60. ^ "Öcalan'ın demokratik konfederalizm ve komünalizmi -2". Devrimci Proletarya. Erişim tarihi: 10 Ekim 2015. 
  61. ^ Öcalan, A. Democratic Confederalism, (İngilizce) Transmedia Publishing Ltd., 2011, s. 21 ISBN 978-0-9567514-2-3.
  62. ^ "Anarchists vs. ISIS: The Revolution in Syria Nobody's Talking About". 29 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ocak 2016. 
  63. ^ Öcalan ile ünlü yazar Murray Bookchin arasındaki yazışmalar, 15 Şubat 2016, Erişim tarihi: 16 Şubat 2016.
  64. ^ a b Öcalan, A. Democratic Confederalism, (İngilizce) Lulu Press, 2015, ISBN 978-3942961172
  65. ^ DTP Protestoları Çatışmalarla Sürüyor, Bianet, 13 Aralık 2009, Erişim tarihi: 29 Eylül 2016.
  66. ^ Avrupa ve Türkiye'de DTP ve Öcalan Eylemleri, Bianet, 11 Aralık 2009, Erişim tarihi: 29 Eylül 2016.
  67. ^ "AİHM, Abdullah Öcalan'ın 'kötü muamele' başvurusunu reddetti". BBC Türkçe. 27 Eylül 2018. Erişim tarihi: 28 Eylül 2018. 
  68. ^ Öcalan Kürtlerin özgürlük sembolüdür, Özgür Gündem gazetesi
  69. ^ İskoç üniversitesinden Öcalan’a onursal üyelik
  70. ^ Öcalan'a 'Ömür Boyu Onur Ödülü' verildi
  71. ^ Apo’ya Stalin nişanı
  72. ^ Avrupa’dan Abdullah Öcalan’a ‘barış ödülü’, 28 Ocak 2016. Erişim tarihi: 29 Ocak 2016.
  73. ^ "İtalya'da Öcalan'a 'fahri hemşehrilik' verildi, Türkiye'den tepki gecikmedi". Ahval News. 8 Ekim 2019. 9 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ekim 2019. 
  74. ^ Palermo'dan sonra Napoli' de Abdullah Öcalan'a fahri hemşehrilik verdi, 29 Ocak 2016. Erişim tarihi: 29 Ocak 2016.T24
Genel
  • Mango, Andrew (2005). Turkey and the War on Terror: For Forty Years We Fought Alone (İngilizce) (2005 bas.). New York: Routlede. ISBN 0-203-68718-3. 
  • White, Paul (2000). Primitive Rebels or Revolutionary Modernisers? The Kurdish National Movement in Turkey (İngilizce) (2000 bas.). Londra: Zed Books. ISBN 1-85649-821-2. 
  • Marcus, Aliza (2007). Blood and Belief: The PKK and Kurdish Fight for Independence (İngilizce) (2007 bas.). New York ve Londra: New York University Press. ISBN 978-0-8147-5711-6. 
  • Mumcu, Uğur (1993). Kürt Dosyası (Kasım 2018 bas.). Ankara: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı. ISBN 978-605-4274-51-2. Erişim tarihi: 18 Ocak 2020. 

Dış bağlantılarDüzenle