1809 İsveç Devrimi

1809 Devrimi, Fin Savaşı'nda İsveç ordusu ülkenin doğusunu (Finlandiya) kaybetmesiyle başlayan ve bu savaştaki ağır kayıpların müsebbibi olarak görülen Kral Gustav IV. Adolf'a karşı halkın ve Fransızların yaydığı devrimci düşünceden etkilenen ordunun yapmış olduğu burjuva devrimidir.

İçindekiler

Devrimin arka planıDüzenle

Liberal düşüncenin doğmasıDüzenle

Anders Chydenius adlı liberalist düşünür, 1763 yılında (bugün Finlandiya'nın Österbotten kentinde)İsveç'te doğmuştur. Chydenius bir rahipti. Bölgede düzenlenen bir deneme yarışmasına katılmak için bir makale hazırladı. Makalenin ülkedeki göçlerin nedeni üzerine detaylı bilgiler taşıdığı ve liberal fikirlerin temelini oluşturabilecek nitelikte sahip olduğu belirtilir. Makalede Göçlerin sebebi olarak krallığın baskıcı politikaları ve devletin vergiler üzerinde baskısı sonucunda tembel aristokrasiyi koruması gösteriliyordu. Chtdenius, vergilerin çalışkan insanların bir şans elde etmesine engel olarak ekonomik ilerlemeyi engellediğini savunuyordu. Yatırımların gerçekleştirilememesine bir başka neden olarak basın üzerindeki baskıları göstermişti, basın üzerindeki kısıtlamalar olaylar hakkında şikayet etmeyi yasa dışı kılıyordu.

Onun düşüncesinde devlet sadece dış saldırılara karşı ülkeyi savunmak ve ülkede gerçekleşebilecek kargaşaları önlemek için var olmalıydı. Özel mülkiyete dokunulmamalı ve ekonomiye herhangi bir müdahale edilmemeliydi. Yani yaşamların ve mülkiyetin güvencesini koruyacak minimal bir devlet istiyordu. Bununla birlikte Chydenius, İsveç’in izlemesi gereken politikalar hakkında da dini referanslarda vermişti; 10 emrin 7'ci emrine (çalmayın emri) uyması gerekiyordu.

Parlamenter YıllarıDüzenle

Chydenius, savunmuş olduğu düşünceler ile bölgesindeki rahipleri arkasına aldı ve onların desteği ile Mössorna partisinden parlamentoya girdi. Parlamentoya girdiği sırada iki güçlü parti mevcuttu: Rus karşıtı Hattarna partisi ve barış isteyen Mössorna partisi. Chydenius, yayınladığı bildiriler sayesinde, Mössorna Partisi'ndeki ilericilerin lideri konumuna yükseldi. Bildirilerde ekonomide devlet müdahalesini azaltılması, vergilerin azaltılması ve ticaret serbestisi gibi konuları ele alıyor ve bu da  halkın desteğini kazanmasına ve oyların artmasına sebep oluyordu. Bunun akabinde Chydenius basın özgürlüğü yasasını ile sansürü yok etmeyi hedefledi. 1766 yılına gelindiğinde İsveç basın özgürlüğü olan tek ülke koumuna gelmişti.

Chydenius, yayınlamış olduğu bildirgelerden dolayı partideki soyluların uzaklaşmasına neden olduysada hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdiği için kendi partisinden de atıldı. Fakat Chydenius'un eleştirmiş olduğu hükumet, ekonomik politikaları ile krize girdiğinden ve Chydenius bu süreçte tekrar sivrildi. Bununla birlikte soyluların ve Kral Gustaf III’e yakın olan kişiler Chydenius’un düşüncelerinden etkilenmiş olması sürece olumlu katkılar sunmuştur.

Aynı dönemde liberal düşünceleri ile ortaya çıkan bir subay Georg Adlersparre, 1804 yılında Karma Hususlar Üzerine Okumalar adında bir yayın çıkarttı. Bu yayın aydınlanmacı düşünceleri açıklayan bir yayındı. Adlersparre, aydınlanmacı düşünürlerin yazılarını çeviriyor ve teorilerinin İsveç'te nasıl uygulanabileceğini ile ilgili yazılar yazıyordu.

DevrimDüzenle

Bu dönemde kralın politikaları nedeniyle komşu devletler Danimarka ve Rusya ve bu ülkelerle müttefik olan Fransa ile ilişkiler bozulmuştu. Ülkede ekonomi durma noktasına gelmesiyle enflasyon ve ağır vergiler halkı boğmaya başlamıştı.

1808’in sonunda Rusya, İsveç'in kontrol altında tuttuğu Finlandiya’yı ilhak etmiş, buna rağmen İsveç kralı savaştan çekilmeyi reddetmişti. Kralın uyguladığı başarısız politikalar halkta ve orduda büyük tepkilere neden olarak bir isyanın başlamasına sebebiyet verdi. Batı ordularının kumandanlığını yapan Adlersparre, kralın uyguladığı politikaların ülkeyi yok etmeye götürdüğünü belirten bir bildiri yayınlayarak, ordusuyla ve onu destekleyen geniş halk kitlesiyle birlikte harekete geçti. Bu başarılı harekatın ardından Meclis, basın özgürlüğünü yeniden yürürlüğe koydu, ekonomik reform gerçekleştirdi ve aristokrasinin gücünü azalttı.

SonrasıDüzenle

İsveç Parlamentosu, iyi münasebet kurmak istediği Fransa İmparatoru Napolyon’dan bir vâris istedi. Ancak imparatorun varis atamaması üzerine meclis, Napolyon’nun generallerinden Jean Baptiste Bernadotte’a krallık teklif etti. Bernadotte, 9. kolordu kumandanlığından azledilince, İsveçlilerin teklifini kabul etti.

Yeni kral, savaş halinde olduğu Rusya ile barış antlaşması imzaladı. Savaş  yükünü yok eden kral aydınlanma fikirlerine ve reformlara karşı çıktı. Ekonomi devletin tekeline girdi ve ekonomik gelişme durdu. Ancak ifade özgürlüğü yasasını yeniden yürürlüğe geçirdi. Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi.[1]

KaynakDüzenle