İclaliye

İclaliye (Osmanlı Türkçesi: ﺍﺟﻼلیه, Anlamı: "Şanlı"),[2] 1860'ların sonunda ve 1870'lerin başında Osmanlı donanması için inşa edilmiş sınıfının tek örneği olan zırhlı savaş gemisidir. Avusturya-Macaristan tersanesi Stabilimento Tecnico Triestino'dan sipariş edildi, Mayıs 1868'de omurgası serildi ve inşası Şubat 1871'de tamamlandı. İclaliye'nin tasarımı, daha önceki Asar-ı Şevket sınıfına dayanıyordu. İki adet 228 mm ve üç adet 178 mm Armstrong top taşıyan İclaliye, 93 Harbi sırasında Kafkasya'da savaşan Osmanlı güçlerini destekledi. Kariyerinin geri kalanının çoğunu, Osmanlı donanmasına çok az bütçe ayrılan bir dönemde hizmet dışında geçirdi. 1912'de donanma, İstanbul'u savunan güçlere topçu desteği sağlamak için İclaliye'yi yeniden hizmete aldı. Birinci Balkan Savaşı sonrasında eğitim gemisi ve kışla gemisi gibi yan görevlerde bulundu. 1928'de hizmetten çıkartıldı ve hurda olarak söküldü.

Iclaliye.png
Haliç'te demirlemiş İclaliye (1903 öncesi)
Tarihçe
Osmanlı İmparatorluğu
İsmi: İclaliye
İnşa eden: Stabilimento Tecnico Triestino
Kızağa konulması: Mayıs 1868
Denize indirme: 1869
Görevlendirme: Şubat 1871
Hizmetten çıkışı: 1928
Akıbet: Söküldü, 1928
Genel karakteristik
Deplasman: 2.228 t (2.193 büyük ton; 2.456 küçük ton)
Uzunluk: 66 m (tam boy), 63, 6 m (dikmeler arası
Genişlik: 12, 8 m
Su çekimi: 4, 8 m
Kurulu güç:
  • 2 kutu tipi kazan
  • 1.800 ihp (1.300 kW)
İtme gücü: 1 bileşik buhar motoru
Hız: 12 knot (22 km/sa; 14 mph)
Kişi kapasitesi:

1871: 16 subay, 132 denizci[1]

1891: Toplam 180 subay ve denizci[1]
Silah donanımı:

1871:[1]

1885:[1]

1905:[1]

  • 2 × 278 mm Krupp top
  • 2 × 87 mm Krupp top
  • 2 × 37 mm Hotchkiss top
  • 2 × 25,4 mm Nordenfelt top

1914:[1]

  • Silahları söküldü
Zırh:
  • Kemer: 114–152 mm
  • Kazamat: 114 mm
  • Barbet: 127 mm
  • Sipariş ve inşaDüzenle

    1860'lı yılların başlarında Osmanlı İmparatorluğu'nun Mısır Eyaleti, yabancı tersanelerden bir grup zırhlı savaş gemisi sipariş etti. İclaliye, Mısır hükûmeti tarafından sipariş edilen son gemiydi. İnşa sözleşmesi, 1868'de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun bir parçası olan Trieste'deki Stabilimento Tecnico Triestino tersanesine verildi. Bu esnada Mısır'ın bağımsızlık kazanma çabaları üzerine Padişah Abdülaziz, 5 Haziran 1867'de Mısır'ın yabancı tersanelerden sipariş ettiği tüm zırhlıları teslim etmesini talep etti. Müzakerelerden sonra Mısır, merkezi hükûmetin daha fazla özerkliği tanıması ve eyaleti Mısır Hidivliği'ne dönüştürmesi karşılığında İclaliye ve diğer Mısır zırhlılarını teslim etti.[3]

    TasarımDüzenle

    İclaliye, Fransa'da inşa edilen önceki Asar-ı Şevket sınıfının biraz büyütülmüş ve daha güçlü silahlar taşıyan bir versiyonuydu.[4] İclaliye, dikmeler arasında 63,6 m, toplam 66,0 m uzunluktaydı. Geminin genişliği 12,8 m, su çekimi ise 4,8 m'ydi. Gemi teknesi demirden inşa edilmişti ve deplasmanı normal yükte 2.228 metrik tondu. İnşa edildiği haliyle mürettebatı 16 subay ve 132 denizci; 1891 sonrasında ise 16 subay ve 180 denizciden oluşuyordu.[5][6]

    Gemi, gücünü tek bir vida pervaneyi süren tek bir yatay bileşik buhar motorundan alıyordu. Buhar, Stabilimento Tecnico Triestino tarafından üretilen ve gemi ortasında bulunan tek bir bacaya bağlı iki adet kömür yakıtlı kutu kazan tarafından sağlanıyordu. Motor 1.800 indike beygir gücü (1.300 kW) olarak derecelendirilmişti ve gemiyi deniz denemelerinde saatte 12 deniz mili (22 km/sa) hıza ulaştırabiliyordu ancak gemi 1877'de yalnızca 10 deniz mili (19 km/sa) hıza ulaşabilmekteydi. Onlarca yıl boyunca yapılan kötü bakım, 1896'da geminin hızını 6 deniz miline (11 km/sa) kadar düşmesine sebep olmuştu. İclaliye, 250 metrik ton kömür taşıyabiliyordu. Gemide ayrıca iki direkli yardımcı bir yelken teçhizatı da yer almaktaydı.[5][6]

    Gemi, iki adet 228 mm ile üç adet 178 mm, namludan dolma Armstrong top ile silahlandırılmıştı. İskele ve sancakta birer adet 228 mm ve 178 mm top, merkezi zırhlı bir kazamata monte edilmişti. Üçüncü 178 mm top döner bir kundak ile bir barbetin üzerine yerleştirilmişti. 1885'te bu silahların yerine barbetlere monte edilen 150 mm, 22 kalibre namlu uzunluğunda bir Krupp top ve bir çift 278 mm kazamata monteli Krupp top monte edildi. Ayrıca iki 87 mm ve iki 63,7 mm Krupp kuyruktan dolmalı top, iki 37 mm Hotchkiss revolver top ve iki 25,4 mm Nordenfelt topu içeren ikincil bir hafif silah bataryası eklendi. 1905'te 150 mm ve 63,7 mm toplar çıkarıldı.[7]

    Gemi dövme demir zırh plakası ile korunuyordu. Su hattının 2 metre altına ve 2 metre üstüne dek uzanan tam bir zırhlı kemeri vardı. Su hattının üzerindeki kısımda zırh kalınlığı 152 mm, altındaki kısımda ise 114 mm'ydi. Top bataryalarını koruyan kazamatar 114 mm kalınlığında demir zırh ile korunurken her iki uçtaki enlemesine bölmeler de 102 mm kalınlığındaydı. Barbet kundaklarını, 127 mm kalınlığında demir zırh çevrelemekteydi.[5]

    Hizmet geçmişiDüzenle

    İclaliye'nin omurgası Mayıs 1868'te serildi, 29 Ağustos 1868'de resmen Osmanlı İmparatorluğu'na transfer edildi ve ertesi yıl hizmete girdi. 25 Ocak 1871'de İclaliye deniz denemelerine başladı, ertesi ay görevlendirilmeye hazırdı.[3] Mayıs 1876'da Selanik Olayı sırasında Selanik'teydi.[8]

    93 HarbiDüzenle

    1875 ortalarındaki Hersek İsyanı, Sırbistan'ın Temmuz 1876'da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesi ve Rus İmparatorluğu ile yıllardır artan gerginlik sebebiyle Osmanlı filosu Ruslarla olası bir çatışmaya karşı Eylül 1876'da seferberlik hazırlıklarına başlamıştı.[9] 1877'nin başında İclaliye, zırhlı korvetler Mukaddeme-i Hayr ve Aziziye ile birlikte Girit'te bulunan Osmanlı Akdeniz Filosu'nun ikinci tümenine atandı.[10] 93 Harbi olarak adlandırılan Rus-Osmanlı Savaşı, Rusların 24 Nisan 1877'deki savaş ilanı ile başladı.[9] İlanın ardından İclaliye, Karadeniz filosuna transfer edildi[10] ve savaşın geri kalanını Osmanlı zırhlılarının büyük çoğunluğu ile birlikte Karadeniz'de geçirdi.[11] Hobart Paşa komutasındaki Osmanlı filosu, Rus Karadeniz Filosu'ndan çok daha üstündü; Rusların sahip olduğu zırhlılar sadece savaşta yararsız oldukları ortaya çıkan dairesel gemiler olan Vitse-admiral Popov ve Novgorod'dan ibaretti.[12] Osmanlı filosunun Karadeniz'deki varlığı, Rusları iki kolorduyu kıyı savunması için yedek tutmaya zorladı; ancak Osmanlı genelkurmayı, özellikle Rusya'nın Balkanlar'daki ilerlemesini engellemek gibi alanlarda ellerindeki deniz üstünlüğünü anlamlı bir şekilde kullanamadı.[13] Hobart Paşa, filoyu Karadeniz'in doğusuna çekerek Kafkasya'da Ruslarla savaşan Osmanlı birliklerini desteklemek için daha agresif bir şekilde kullandı. Filo Poti'yi bombardımana tuttu ve Batum savunmasına destek oldu.[14]

    14 Mayıs 1877 tarihinde İclaliye ve zırhlı korvetler Avnillah, Muin-i Zafer, Feth-i Bülend, Mukaddeme-i Hayr ve Necm-i Şevket'ten oluşan bir Osmanlı gücü Karadeniz limanı Sohum etrafındaki Rus mevzilerini bombalayarak piyade çıkartması ve Ruslara karşı yerel halkın silahlandırılarak bir ayaklanma başlatması amacına yardımcı oldu. Osmanlılar iki gün sonra Sohum'u ele geçirdi. Savaş sırasında Rus torpido botları Karadeniz'de konuşlanan gemilere birkaç saldırı gerçekleştirdi ancak İclaliye hiçbirinde hasar görmedi. Bu saldırılardan biri, 10 Haziran'da altı torpido botu tarafından yapılan bir saldırıydı; bu esnada İclaliye, Tuna'nın ağzındaki Sulina limanına Feth-i Bülend ve Mukaddeme-i Hayr ile birlikte transfer edilmişti. Bu saldırı sırasında Chesma teknesi İclaliye'yi hedef aldı ancak geminin etrafına kurulan torpido savunma ağları Chesma'nın torpidosunun İclaliye'nin gövdesine isabet etmesini engelledi. İclaliye istim alarak takibe başladı ancak Rus torpido botlarını yakalayacak kadar hızlı değildi; çatışmada Rus torpido botlarından bir tanesi kendi torpidosunun patlamasıyla battı.[15][16][17] Savaşın bitiminden sonra 1879'da İstanbul'da Haliç'e çekildi.[1]

    Sonraki kariyeriDüzenle

    Gemi, 1891 yılında Tersane-i Amire tarafından yeniden donatıldı.[1] Şubat 1897'de Osmanlı-Yunan Savaşı'nın başlangıcında, Osmanlılar filoyu teftiş etti ve İclaliye dahil olmak üzere neredeyse tüm gemilerin, üç modern Hydra sınıfı zırhlıya sahip olan Yunan donanmasına karşı savaşmaya hiçbir şekilde uygun olmadığını belirledi.[18][19] Gemilerin silahları ve zırhları çoktan eskimişti, mürettebat eğitimi ise kötüydü. Osmanlı filosu 1897'nin Nisan ve Mayıs ayları boyunca gemilerin mürettebatının moralini yükseltmek amacıyla Ege Denizi'ne birkaç sorti yaptı ancak Osmanlıların Yunan kuvvetlerine saldırmaya niyeti yoktu. Osmanlı filosunun durumu, özellikle İngiliz Amiral Henry Felix Woods ve teftişi yöneten Alman Amiral Eugen Kalau vom Hofe gibi yabancı gözlemcilerden gizlenemedi. Filo, hükümet için bir utanç olduğunu kanıtladı ve sonunda Sultan II. Abdülhamid'i, zırhlı korvetlerin yabancı tersanelerde modernize edilmesini de içeren bir modernizasyon programına izin vermeye zorladı. Krupp, Schichau-Werke ve AG Vulcan dahil olmak üzere Alman tersaneleri gemileri yeniden inşa edeceklerdi ancak gemileri inceledikten sonra, gemileri modernleştirmenin pratik olmaması ve Osmanlı hükûmetinin modernizasyon işi için ödeme yapamaması sebebiyle geri çekildi. 1900 yılında sözleşmeler nihayet verildi ancak İclaliye modernizasyon programına dahil edilmedi.[20]

    1904'te geminin barbetleri çıkarıldı, gemi yılın ilerleyen döneminde rezerv filoya alındı.[1] Trablusgarp Savaşı sırasında İclaliye, Haliç'te konuşlanmıştı.[21] 30 Ekim 1912'de Birinci Balkan Savaşı sırasında İclaliye, Bulgaristan'ın Çatalca'daki Osmanlı kuvvetlerine karşı saldırısını durdurmak için yeniden faaliyete geçti.[22] Zırhlı Necm-i Şevket'e katılsa da, her iki geminin de çekilmesi gerektiğinden pozisyonlarında birkaç gün kaldılar.[23][24] İki gemi daha sonra ön dretnot savaş gemileri Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis ile modernize edilmiş zırhlı korvetler Mesudiye ve Asar-ı Tevfik'e katılarak 15-20 Kasım arasında kaldıkları Büyükçekmece'ye çekilerek götürüldüler; ancak Bulgar güçleriyle fazla temas kurmadılar.[22] Gemi, Şubat 1914'ten itibaren Heybeliada'daki Deniz Lisesi için bir kışla gemisi olarak hizmet etti. Şubat 1919'da donanma öğrencileri için İstanbul'da sabit bir eğitim gemisi oldu. 1923 yılında kışla gemisi görevine döndü ve Gölcük Donanma Tersanesi'nde konuşlandı. 1928 yılında hizmetten çıkartıldı ve Gölcük'te hurda olarak söküldü.[1]

    KaynakçaDüzenle

    Özel
    Genel