"Kanlıca, Beykoz" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
Kanlıca, eskiden beri mehtabıyla ve kucağında düzenlenen boğaz eğlenceleriyle ünlüdür. İki yüz ila üç yüz kayıkla Bahai Körfezi’nden boğaza açılarak yapılan mehtap gezileri birçok romanın ve şiirin konusu olmuştur. Körfezin etrafında bulunan koru bülbül yatağı olduğundan, buradan denize dökülen dereye “Bülbülderesi” adı verilmiştir. Burada yapılan bülbül dinlenceleri çok meşhurdur. Sazlı sözlü eğlencelerin yapıldığı bu mekânda dalyanların da kurulduğu bilinmektedir.
 
Kanlıca birbirinden güzel çeşmeleri ile de ünlüdür. Kanlıca’daki başlıca çeşmeler şunlardır: Berberbaşı Ali Efendi Çeşmesi, Dutdibi Çeşmesi, Halepli Çeşmesi, Kavacık Çeşmesi, Mahmud Aziz Bey Çeşmesi, Mehmed Said Efendi Çeşmesi, Orta Çeşme, Baba Ali Çeşmesi, Berberbaşı Ali Efendi Çeşmesi ve Halepli Çeşmesi. Halepli Çeşmesi ile ilgili olarak A. Cabir Vada, Boğaziçi Konuşuyor isimli önemli kitabında şu satırlara yer verir: “İnşa tarihi ve bânisi malûm değildir. Şosenin inşasından evvel, muhaddep hazineli ve uzun bir çeşme idi. Şimdiki binası 1931 senesinde İstanbul Belediyesi tarafından betonarme usulünde inşa ettirilmiştir. Şosenin inşası ve yolun tevsii münasebetiyle çeşmenin cephesi ile pek muhtazaman tonoz hazinesinin yıktırılması zarureti hasıl olmuştur. (…) Suyu bol ve tatlıdır. Çay ihzarına sarnıç suyundan daha elverişlidir. Çeşmenin manbaı, bugün Şekibe’nin tasarrufunda bulunan ve kadimen Karlıkbayırı tesmiye edilen arazinin mezarlık yoluna bakan köşesinin biraz gerisinde kazılmış olan kuyudur.” A. Cabir Vada, aynı çalışmasında, Kavacık Çeşmesi ile ilgili olarak da şunları söylemektedir: “Havuzun şark cihetinin ortasında 2.18 m. yüksekliğinde ve her tarafı 0.45 m. genişliğinde ve dört köşeli mermer bir sütundan bol su akmaktadır. Bu sütunun üst kısmına büyük bir lâle resmi yapılmış başka bir mermer oturtulmuştur. (…) Kavacığın bâhisi olan Hasan Tahsin Bey tarafından inşa edilmiş olması melhuzdur.” Son olarak, A. Cabir Vada’nın Mahmud Aziz Bey Çeşmesi ile ilgili olarak söylediklerini aktaralım: “Mısır Kapı Kethüdası Mahmud Bey’in yalısına gelen dağ sularının fazlası akıtılmak için 1297 (1882) senesinde inşa edilmiş bir hayır iken bugün pek perişan bir hal almıştır. (…) 1941 senesinde sığınak haline getirilmek için, tuğladan yapılmış aynasına büyük bir delik açıldığından, çeşme vasfı büsbütün kaybolmuştur.” Bugün sütü ve yoğurduyla meşhur Kanlıca, gözde Beykoz'un gözde semti olmaya devam etmektedir. Aydın Hatipoğlu’nun dizeleri ne de güzel anlatıyor Kanlıca’yı.
 
Sen zehir yeşili bir resimsin
Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı
 
{{İstanbul-taslak}}
{{Beykoz, İstanbul}}
{{İstanbul-taslak}}
{{mahalle-taslak}}
 
[[Kategori:Beykoz, İstanbul'un mahalleleri]]
Anonim kullanıcı