"Aşk" sayfasının sürümleri arasındaki fark

3.160 bayt kaldırıldı ,  10 yıl önce
düzenleme özeti yok
(78.190.78.137 tarafından gerçekleştirilen iyi niyetli değişiklik geri alındı. Gerekçe: Konu ile alâkasız. (Twinkle))
[[Dosya:William-Adolphe Bouguereau (1825-1905) - A Little Coaxing (1890).jpg|240px|thumb|right]]
{{düzenle|Ekim 2008}}
'''Sevgi''', [[sözlük]]lerde "[[İnsan]]ı bir şeye ya da bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten [[duygu]]"<ref>http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=sevgi&ayn=tam</ref> olarak tanımlanırsa da, bu tanımın yetersiz ve yüzeysel olduğunu söyleyen birçok [[yazar]], sevginin tam anlamıyla tanımlanamayacağını düşünmektedir.
{{Diğer anlamı|Aşk (anlam ayrımı)}}
[[Dosya:Chemical basis of love.png|thumb|right|200px|Aşkın kimyasal kökeni]]
'''Aşk''', '''sevgi''' veya '''sevda'''<ref>[http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=verilst&kelime=sevda&ayn=tam TDK Büyük Türkçe Sözlük]</ref>, tutku ve bağlılık düzeyinde sevme olayı.<ref>Oxford Illustrated American Dictionary (1998) + Merriam-Webster Collegiate Dictionary (2000)</ref> Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetememesi durumu ile ayırt edilebilir.
 
Sevgi denildiğinde genellikle akla ilk önce, iki karşı [[Cinsiyet|cins]] arasındaki duygusal çekim gelmekteyse de, aslında sevgi, yöneldiği hedefe (sevgiliye duyulan sevgi, [[Allah]] sevgisi, [[vatan]] sevgisi, [[ebeveyn]]e duyulan sevgi, [[Çocuk|çocuğa]] duyulan sevgi vs.) ve biçimlerine bağlı olarak büyük bir çeşitlilik göstermektedir. [[Şefkat]], [[merhamet]] ve [[:wikt:fedakârlık|fedakârlık]] sevginin farklı kılıklardaki yansımalarıdır.<ref>Mukadderat ve İcabat</ref>
==Türleri==
Bu sözcük tüm dillerde ortak olmak üzere bir erkeğin bir kadını, bir kadının bir erkeği tutkuyla sevmesine gönderme yapmaktadır. Ancak, gene başka dillerde olduğu gibi, [[Türkçe]]`de de sevgi sözcüğü bilimi, Tanrı'yı, şiiri vb. tutkuyla sevmeye de gönderme yapabilmektedir. Bu bağlamda bilim aşkı, tanrı aşkı, şiir aşkı denebilmektedir. Sözcüğün bu tür kullanımları onun zaman içinde anlam genişlemesine uğramış olduğu konusunda bir belirti olarak değerlendirilebilir.
 
Sevgi yalın anlamıyla bir duygu ve heyecan türüdür. Sevgi, insanın bir şeye ya da bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermesine denir. Bir başka tanıma göre de “sevgi, öğrenilen duygusal bir tepkimedir.”
Bu sözcük ileride belki de taşımakta zorluk çekeceği ölçüde çok anlamla yüklü olacaktır. Belki de şimdiden böylesine anlam yüklü bir duruma gelmiştir. Kavramın uzlaşılabilir bir tanımının bir türlü yapılamaması, belki böyle bir duruma ulaşmış olduğu konusunda bir kanıttır.
 
İbn Arabî'ye göre sevginin tanımı yapılamaz. Sevgi ancak tadılır. Tadan kişi de sevginin ne olduğunu yeterince anlatamaz. Aynı zamanda sevgi evrensel bir duygudur. Annenin çocuğunu sevmesi, eşlerin birbirlerini sevmesi, ilâhî bir sır olarak, gayesi “bir tenle bir teni, bir canla bir canı kavuşturmak” olan sevginin evrenselliğine en güzel örnektir. Aynı zamanda İbn Arabî sevgi için, “Sevgi seveni sevilene bağlayan bir bağdır ve sevgi sevenin var oluşudur”<ref>Hicran Dergisi</ref> der.
Ancak insanlık ölçüsünde eski olan bu tür sözcüklerin anlamca genişlemeleri kaçınılmazdır. [[Sigmund Freud]] da sevgi sözcüğü için benzer bir [[sav]] ileri sürmektedir. O, sevginin cinsellikten şefkate dek uzanan pek çok sözcüğün işini tek başına gördüğünü söylemektedir. Bunlar arasında doğallıkla sevi sözcüğü de bulunmaktadır. [[Sevgi]] sözcüğünün tanımlanmasındaki güçlükler de buradan kaynaklanmaktadır.
 
Sevgi konusunda Neo-spiritüalist görüşler şöyle özetlenebilir:
Yukarıda değinilen cinslerüstü örnekleri de olabilmekle birlikte sevi denildiğinde daha çok [[Leyla ile Mecnun]], [[Kerem ile Aslı]], [[Ferhat ile Şirin]], [[İnanna]] ile [[Dumuzi]], [[Romeo ile Juliet))gibi kişilerin birbirlerine kavuşma çabaları anlatılmak istenmektedir. Bu yaklaşımın nedeni belki de halk deyişleri arasında "Kavuşamayınca aşk olur" gibi ünlü bir sözün bulunmasıdır. Ne var ki, bu yaklaşım çok hoş görünmekle birlikte doğruya yaklaşmamaktadır. Aslında kavuşamayınca sevi olmamaktadır, çünkü birbirlerini seven kişilerin geçmişlerinde bakışmayla sınırlı kalsa da en az bir kez kavuşma vardır. Bu da demektir ki, sevinin başlama anı aslında bir çeşit kavuşma anıdır. Bu kavuşmanın şu ya da bu nedenle bir ayrılığa dönüşmesi ise sevgiyi acılı bir duruma getirir ve onun toplumsal bir ilgi konusu olmasını sağlar. Dolayısıyla bir topluluğun bir sevgiyi fark edebilmesi için onun bu acılı aşamaya varması gerekir. Ancak bir noktayı belirtmek gerekir ki, topluluğun bir seviyi fark etmesini sağlayan acılı ayrılık sona erip de bakışmanın ötesindeki kavuşma yaşantısı gerçekleşince sevinin sona ermesi gerekmez (Kavuşamayınca aşk olur sözü aşkı değil, aşkın toplulukça fakedilmesini anlatan bir söz olarak değerlendirilebilir).
* Sevgi insanların [[ruh]]unda bulunan değerli ve olumlu bir yetenektir.
* Fakat insanlar bu yeteneklerini her zaman ideale yakın bir değer olarak kullanamamaktadırlar. Yani insanlar birbirlerini gerektiği gibi sevememektedirler.
* Sevgi her şeyden önce fedakârlıktır, yani hiçbir karşılık beklemeden başkasına kendinden bir şeyler vermek esasına dayanır.
* 'Gerçek sevgi'; [[merhamet]], [[şefkat]], [[fedakârlık]] gibi diğerkamca davranışlarla, uygulamalarla kendini gösterir; aksi takdirde kuru bir laftan ibaret kalır.
* Gerçek mutluluk, ebedi olmayan maddi değerlerle değil, ebedi olan canlı varlıklara, özellikle insan ruhlarına duyulan sevgiyle ve diğerkamca hareketlerle ilgilidir.<ref>Ruh ve Kainat dergileri</ref>
 
Bu bağlamda denebilir ki, sevinin işlevi [[karşıt cinsler]] veya aynı cinsten insanlar arasındaki birlikteliği kurmak ve bu birlikteliğin bozulmasını önlemektir. Dolayısıyla yukarıda değinilen bu işlev, birlikteliğin oluşturulması ölçüsünde sürdürülmesini de içerir. Öyleyse sevi varlığını kavuşamama borçlu olan bir tutku değildir; yalnızca kavuşmama durumunda varlığını en çok duyuran bir itici güçtür. Nitekim kavuşamamanın sonuçları [[dramatik]] olabilmektedir. Sevdiğine kavuşamamış oldukları için [[intihar]] eden kişiler bu dramatik sonuçların nerelere dek uzanabileceği konusunda her yıl bir ipucu sunmaktadır. Sevdiğine kavuşamamış olduğu için intihar eden yüzlerce kişinin varlığına işaret eden istatistikler bu konuda yadsınamaz kanıtlar sunmaktadır.
 
==Kaynakça==
{{vikisöz|Aşk}}
{{commonscat|Love}}
 
== Kaynakça ==
{{kaynakça}}
== Ayrıca bakınız ==
{{Duygular}}
* [[Şefkat]]
 
* [[Diğerkamlık]]
[[Kategori:Aşk| ]]
* [[Merhamet (Neo-spiritüalizm'de)]]
 
* [[als:LiebeAşk]]
[[amKategori:ፍቅርAşk|*]]
[[an:Aimor]]
[[ang:Lufu]]
[[ar:حب]]
[[arz:حب]]
[[ast:Amor]]
[[az:Heyran]]
[[bat-smg:Meilė]]
[[be:Каханне]]
[[be-x-old:Любоў]]
[[bg:Любов]]
[[bn:ভালোবাসা]]
[[bo:བརྩེ་དུང་།]]
[[bs:Ljubav]]
[[ca:Amor]]
[[cdo:Ái]]
[[co:Amore]]
[[cs:Láska]]
[[cv:Юрату]]
[[cy:Cariad]]
[[da:Kærlighed]]
[[de:Liebe]]
[[el:Αγάπη]]
[[en:Love]]
[[eo:Amo]]
[[es:Amor]]
[[et:Armastus]]
[[eu:Maitasun]]
[[ext:Amol]]
[[fa:عشق]]
[[fi:Rakkaus]]
[[fr:Amour]]
[[fy:Leafde]]
[[gan:愛]]
[[gd:Gràdh]]
[[gl:Amor]]
[[gu:પ્રેમ]]
[[he:אהבה]]
[[hif:Pyar]]
[[hr:Ljubav]]
[[hu:Szerelem]]
[[hy:Սեր]]
[[ia:Amor]]
[[id:Cinta]]
[[ig:Ihunanya]]
[[is:Ást]]
[[it:Amore]]
[[iu:ᑕᑯᑦᓱᒍᓱᑉᐳᖅ/takutsugusuppuq]]
[[ja:愛]]
[[ka:სიყვარული]]
[[kk:Махаббат]]
[[kn:ಪ್ರೀತಿ]]
[[ko:사랑]]
[[ksh:Leevde]]
[[la:Amor]]
[[li:Leefde]]
[[ln:Bolingo]]
[[lt:Meilė]]
[[lv:Mīlestība]]
[[mk:Љубов]]
[[ml:സ്നേഹം]]
[[mn:Хайр]]
[[mr:प्रेम]]
[[ms:Cinta]]
[[mt:Imħabba]]
[[my:အချစ်]]
[[nah:Tlazohtiliztli]]
[[ne:माया]]
[[new:मतिना]]
[[nl:Liefde]]
[[nn:Kjærleik]]
[[no:Kjærlighet]]
[[oc:Amor]]
[[pl:Miłość]]
[[pnb:پیار]]
[[pt:Amor]]
[[qu:Khuyay]]
[[ro:Dragoste]]
[[ru:Любовь]]
[[rue:Любов]]
[[sah:Таптал]]
[[scn:Amuri]]
[[sh:Ljubav]]
[[si:ආදරය]]
[[simple:Love]]
[[sk:Láska]]
[[sl:Ljubezen]]
[[so:Jaceyl]]
[[sq:Dashuria]]
[[sr:Љубав]]
[[sv:Kärlek]]
[[sw:Pendo]]
[[ta:அன்பு]]
[[te:ప్రేమ]]
[[tg:Ишқ]]
[[th:ความรัก]]
[[tl:Pag-ibig]]
[[uk:Любов]]
[[ur:محبت]]
[[vi:Tình yêu]]
[[war:Higugma]]
[[yi:ליבע]]
[[zh:愛]]
[[zh-yue:愛]]
140

düzenleme