Ana menüyü aç

Değişiklikler

94.55.174.53 adlı kullanıcının son değişikliği reddedilerek Khutuck Bot sürümüne (9045964) geri dönüldü
[[1958]] yılında [[Dokuz Subay Olayı]]'nda [[Demokrat Parti]] iktidarına karşı askeri [[darbe]] düzenlemeye hazırlanan askeri gruba üye olmakla suçlanmışsa da [[askeri yargı]] tarafından delil yetersizliği gerekçesiyle beraat ettirildi. [[1959]] yılında [[Tuğgeneral]], [[1962]] yılında [[Tümgeneral]], [[1963]] yılında [[Korgeneral]] ve [[1966]] yılında [[Orgeneral]]liğe yükseldi. Tuğgeneral rütbesi ile Harp Okulu Komutan Vekilliği, Harp Akademileri Komutan Vekilliği, Tümgeneral rütbesi ile MSB Müsteşar Vekilliği ve 15 nci Kolordu Komutan Vekilliği, Korgeneral rütbesi ile 5 nci Kolordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu.
 
Orgeneral rütbesinde MSB Müsteşarlığı, Genelkurmay II. Başkanlığı ve [[2. Ordu (Türkiye)|2. Ordu]] Komutanlığı yaptı. Kıdem sırasında Orgeneral[[Kore KemalSavaşı]]'na Atalaykatılan 1. Ordu Komutanı [[Faik Türün]]'den sonra ikinci olmasına rağmen "genç subaylar"ın "gönlünü kazanmış olması" ve onlar üzerindeki "siyasi etkisi" göz önünde tutularak [[28 Ağustos]] [[1970]] tarihinde [[Süleyman Demirel]] başbakanlığındaki [[AP]] hükümeti tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. [[29 Ağustos]] [[1972]] tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden [[5 Mart]] [[1973]] tarihinde [[Cumhurbaşkanı]] olma ümidi ile, kendi isteği ile emekli oldu.
 
Genelkurmay Başkanlığı'ndan daha bir sene dolmadan ayrılması konusunda pek çok yorum yapıldı. Bunlardan biri şu şekildedir: [[12 Mart 1971 muhtırası]] ile, ordu [[Mart]] [[1973]]'te yapılması gereken cumhurbaşkanlığı seçimiyle [[Çankaya Köşkü]]'ne de hakim olmak istiyordu. Bu iş için ise Faruk Gürler uygun görülmüştü. Henüz altı ayını doldurmadığı genelkurmay başkanlığından ayrıldı ve cumhurbaşkanlığına aday oldu.