G noktası: Revizyonlar arasındaki fark

düzenleme özeti yok
Değişiklik özeti yok
Değişiklik özeti yok
''' G- NOKTASI NASIL BULUNUR?'''
 
G- Noktasını ararken öncelikle dikkat edeceğiniz nokta mesanedeki idrarı boşaltmaktır, çünkü alttan uygulanacak olan basınç mesaneyi sıkıştıracak ve idrarın geldiği hissini uyandıracaktır.
çünkü alttan uygulanacak olan basınç mesaneyi sıkıştıracak ve idrarın geldiği hissini uyandıracaktır. PC kasının farkında olan kadınlar bu kası sıkıp gevşetirlerse uyarı sırasında G- Noktasının daha fazla hissederler.
sırasında G- Noktasının daha fazla hissederler.
 
Başlangıçta yukarıdaki şekildeki ararsanız bulmanız çok zor olacaktır. Çünkü yer çekimiyle iç pelvis organları aşağı doğru ve vajinanın uzağına doğru çekilir. Oturarak arama daha iyi, belki de tuvaletin üstünde oturarak arama daha da mantıklı, böylece idrar kaçırma korkusu da ortadan kalkacaktır.
 
G- Noktasını kendi kendinize arıyorsanız, cinsel yönden uyarılmış olmak için bunu mastürbasyon sırasında yapın. Eğer eşinizle arıyorsanız bunu mutlaka orgazm olmaya yakın yapın. Çünkü G- Noktasının daha iyi hissedilmesi için bu yapının da kanla dolup kabarmış olması gerekmektedir, bu şişkinliği iki parmağınızı içeri sokup parmaklarınızın arasında hissedebilirsiniz.
Daha sonra Kinsey ve Masters & Johnson bu olgudan bahsedecek ve bunun önemsiz olduğunu, stres inkontinansına bağlı olacağını söyleyecekler, bir 20-25 yıl konu kapanacak ve kimse kadın ejakülasyonunu sorgulamayacaktı. Ama Masters & Johnson, daha ilerde kendileriyle çelişen bir açıklama daha yapacaklardı[8]:
 
‘KadınlarınKadınların büyük çoğunluğu orgazm sırasında boşalmazlar, ama bazı kadınlarda yapısı idrar yapısına benzemeyen bir kadın ejakülatı da saptadık’
 
Ama bunu yine stres inkontinansına bağlayacaklardı. Daha sonra Helen Singer Kaplan, Beverly Whipple, Alice K. Ladas, John D. Perry gibi araştırmacılar, Masters & Johnson’ın bu görüşüne karşı çıkacaklardı. Beverly Whipple bu konuda üç makale yayınlayacak ve farklı görüşleri ortaya koyacaktı[9]. Whipple ve arkadaşları sadece kadın ejakülasyonunu açıklamakla kalmıyorlar, aynı zamanda kadında yeni bir orgazm teorisiyle birlikte geliyorlardı.
 
1980’lerin başında tartışma daha da kızıştı ve G-Noktasının varlığı hem Amerikan medyasında hem de bilim ortamlarında en çok tartışılan konu oldu. Kadın ejakülasyonu da G-Noktası konusuna bağlı olarak tartışılmaya başlandı. Pek çok bilim adamı G-Noktasının var olduğunun kabul edilebilmesi için, tüm kadınlarda gösterilmesi gerektiğini söylüyorlardı. Bunun karşısındaki araştırmacılar ise, pek çok kadında bu yapının hissedilemeyecek kadar rüdimenter kaldığını ama bu durumun, var olan diğer kadınlardaki G-Noktalarının yadsınmasına yola açmayacağını söylüyorlardı. G-Noktası konusunda halen bir konsensusa varılamamıştır. Bilim insanları kadınların kaçta kaçında bu oluşumun gözlenebileceği konusunda bile birleşememişlerdir. Şimdilik tahmin edilen oran % 20-25’tir. Fakat bilimsel olarak kadınların binde birinde bile G-Noktası saptanıyorsa, aynı şekilde çok azında bile yapısı idrara benzemeyen kadın ejakülatı tespit edilmişse, bu fenomen yeterlidir ve Kadın cinselliği hakkında normal ve genelden farklı bazı durumların da varlığına işaret eder. Araştırılması gereklidir.
11

düzenleme