Ana menüyü aç

Değişiklikler

değişiklik özeti yok
Bektaşiliği kurumlaştıran önder olarak bilinen Balım Sultan, 1457’de [[Dimetoka]]’da doğmuştur. 1517 tarihinde hakka yürümüştür.Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin manevi kızı Fatma Nuriye Hatun (Kadıncık Ana - Kutlu Melek)'un Torunu Mürsel Babanın oğludur.Annesinin bir Bulgar Kralı'nın kızı olduğu söylenirken; adı verilmeyen prenses, bir namaz seccadesi dokuyarak üzerinde namaz kılanla evleneceğini söyleyip duvara asar. Ancak, bu seccade de aynı anda hem Seyyid Ali Sultan, hem de Mürsel Baba namaz kılar. Seccadede namaz kılanla evleneceğine söz veren prenses, her ikisini de yaşlı bularak, evlenme sözünü yerine getirmek istemez ve namaz bitmeden seccadeyi çekerek her ikisini de yere düşürür. Bu olaydan sonra Mürsel Baba, prensesten bir miktar bal ister ve getirilen baldan aldığı bir parmak balı prensese tattırır. Bakire prenses, o anda tattığı baldan gebe kalır ve Balım Sultan’ı doğurur.Geniş bir kitleye göre [[Bektaşilik|Bektaşiliğin]] önemli bir ulusudur. “İkinci [[pir]]i (piri sani)”, kurucusu ve kurumlaştırıcısı olarak görülür. Kurucusu değildir ancak “ikinci piri” olduğu, kurumlaştırdığı, yolu yasal bir kurum durumuna getirdiği, Bektaşiliğin varolan yapısına yeni bir biçim kazandırdığı, erkanını geliştirerek yeniden düzenlediği kesindir. [[Bektaşilik]] onunla birlikte devlet tarafından tanınır ve geniş yığınlara mal olur. 1501’lerde dönemin padişahı kendisi de Bektaşiliği benimsediği iddia edilen [[II. Bayezıt]] tarafından Kırşehir’deki [[Hacı Bektaş Dergahı]]’nın başına atanır. Amaç; Türk/ [[Türkmen]] [[Kızılbaş]]- [[Alevi]]- [[Bektaşi]]’yi İran’ın etkisinden korumaktır. Bu durum Bektaşilik’le devletin ilişkilerini arttırır. Bundan sonra, devlet içerisindeki birçok yönetici bürokrat ve ulemadan insanlar doğrudan Bektaşilik Tarikatı’nın üyeleri olurlar.
 
Balım Sultan, Hacı Bektaş’tan sonraki “mihenk taşı”dır. Bektaşiliğin toplumsal ve insancıl yönlerini, barışseverliğini ve yardımseverliğini ön plana çıkaran bir gönül eridir. Yüzyıllardan beri gelen Alevi- Bektaşiliğe ait kuralları derlemiş ve dergahta bir düzen içerisinde yaşama geçirilmesini sağlamıştır. Sözel olan Bektaşi geleneğinde düzenlemeler yaparak, yazılı metin haline getirmiştir. Yapısal olarak Bektaşiliği “kurallara bağlamış”tır. Balım Sultan’la Bektaşilik erkannamesi son biçimini almıştır. Böylece geniş bir coğrafik alana yayılan Bektaşilik uygulamasında “birörneklilik” sağlanmış olur.
355

değişiklik