"Ergenekon Destanı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzenleme özeti yok
(Kaynaksız bilgi çıkarıldı)
{{Diğer anlamı|Ergenekon (anlam ayrımı)}}
 
'''Ergenekon destanı''', [[Göktürkler]]'in türeyişini anlatan bir [[Türk destanları|Türk destanı]]dır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan [[Türk]]lerin, [[Ergenekon Ovası]]'nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır.
'''Ergenekon''' [[Türk halkları|Türklerin]] [[Orta Asya]]'daki efsanevi anayurdu. [[Rus]] [[tarihçi]] Gumilev’in tarifine göre dik yamaç anlamını taşır. Bu destan eski Türk [[Destan|destanıdır]].
 
Türklerin [[demir]] bir dağı eriterek, düşmanın onu kafese almaya çalışan, sömürücü ve zalim çemberinden kurtuluşunu ve var olma mücadelesini anlatır. [[Ergenekon Destanı]], [[Göktürk Kağanlığı|Göktürkler'in]] kökenlerini ve tarih sahnesinden kaybolup tekrar meydana çıkmalarını anlatır. Destanın en eski anlatımlarına [[Çin Halk Cumhuriyeti|Çin]] kaynaklarında rastlanılmaktadır. [[Türk mitolojisi]]'nde bir savaş sonrasında Türklerden sağ kalan tek canlı insan olan bir bebek dişi kurt ''[[Asena]]'' tarafından emzirilmiş ve bu şekilde soylarını sürdürmüştür. Ergenekon Destanı'nda tasvir edilir. Yalçın dağlarla çevrili, mümbit bir ova olduğuna inanılır. Efsaneye göre, Ergenekon'u çevreleyen dağlarda zengin demir filizleri bulunmalıdır. Zira Türkler bu demir madenlerini işlemişler ve sonunda madenleri eriterek açtıkları yoldan Ergenekon'u terk etmişlerdir.
 
Türkler Ergenekon'da güçlerini kazandıktan sonra [[İstemi Yabgu|İstemi Kağan'ın]] önderliğinde [[Asya|Asya'dan]] [[Avrupa|Doğu Avrupa'ya]] kadar olan toprakları egemenliklerine almışlardı.
 
Ergenekon'un gerçekte nerede olduğu hakkında çeşitli savlar öne sürülmekle birlikte, bu konuda kesin bir bulgu yoktur. Eski eserlerde yer alan tasvirlere göre Ergenekon'un [[Altay Dağları|Altay dağlarındaki]], [[Beluça]] dağında olduğundan bahsedilmektedir.
==Dış bağlantılar==
*[http://www.turktarih.net/t-107-erge-eko-desta-i.html Ergenekon Destanı]
 
{{Türk-mitoloji-taslak}}
{{vikikaynak|Ergenekon Destanı}}
Oğuz Han soyundan İl Han, Türk moğol yurduna hakan olduğunda, Tatar yurdunun hakanı Sevinç Han ile aralarında savaş çıkmış ve Sevinç Han galip gelmişti. Sevinç Han Kırgız Hanı'na hediyeler ve adamlar göndererek kendi tarafına çekmişti. Moğol kabileleri kalabalık olduğundan savaşlarda daima galip gelirlerdi. Bütün illerde Moğol oku ötmeyen, kolu yetmeyen biyer yoktu. Bu nedenle kabileler Moğolları kötülerdi. Sevinç Han Moğollardan öç almak amacıyla bütün kabileleri birleştirerek Moğollar üzerine yürüdü. Savaş başladı, on gün cenk oldu. Moğollar galip geldi. Sevinç Han, hile ile kaçar gibi yaparak tekrar geri döndü ve Moğolları mağlup ederek ,tümünü kılıçdan geçirdiler , dünyada Moğol kalmadı. İl Han'ın oğulları da bu savaşta ölmüş, en küçük oğulları Kıyan (Kayan) ile kardeşinin oğlu Nüküz (Tukuz) sağ kalmıştı. Bunların ikisi hayvanlarını sürüp dağlar arasındaki çok dar bir geçitten geçerek , içinde akarsular, kaynaklar, otlar, çayırlar, ovalar ve meyve ağaçları olan geniş bir ülkeye geldiler. Buraya sarp kayalık anlamına gelen ''Ergenekon'' ismini verirler.
 
Kıyan ve Nüküz birlikte olur çoğalırlar ve onların çocuklarıda. Nesilleri artar kabileler ve oynmaklar haline gelirler. Dörtyüz sene sonra kendileri ve hayvanları okadar çoğalırki Ergenekona Sığamaz duruma gelirler. Bir demirci;"ben bir yer gördüm, orada demir mağdeni var zannederim bir kattır eritebilirsek bir yol buluruz" dedi. Demircinin sozune uydular ve demiri eriterek dışarıya çıktılar. O gün Moğollarca bayram sayıldı. Bütün kabilelere haber vererek Ergenekondan çıkdıklarını bildirdiler. Tatarlar bunların üzerine yürüdü ve savaş başladı. Moğollar gelip geldi ve Tatar'ları kılıçtan geçirdiler. Böylece Dörtyüz yıl sonra yurtlarına yerleştiler.
[[Kategori:Destanlar]]
[[Kategori:Türk destanları]]
[[Kategori:Asya kıtasındaki hayali ülkelerGöktürkler]]
 
[[ende:Ergenekon-Legende]]
[[essv:Ergenekon]]
140

düzenleme