"Kıbrıs Sosyalist Partisi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(Değişiklikler geri alınarak, Muratsahan tarafından değiştirilmiş 5883485 numaralı 2009-06-23 09:54:09 tarihli sürüme geri getirildi.)
| isim = {{PAGENAME}}
| kısaltma = KSP
| amblem = [http://www.kibrissosyalistpartisi.org/ksp/kspweb/images/stories/logo.gif]
| amblem =
| genel başkanı =
| genel sekreteri = [[Yusuf Alkım]]
| kuruluş tarihi = [[19922002]]
| kapanış tarihi =
| kurucusu =
| siyasi görüşü = [[Sosyalizm-Komünizm]]
| eski genel başkanları =
| yeraldığı hükümetler =
| internet sitesi = [http://www.kibrissosyalistpartisi.org/ www.kibrissosyalistpartisi.org]
}}
'''Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP),''' [[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti]]'ndeta bulunan bir siyasi partidir. Genel Sekreteri Yusuf Alkım'dır. [[2009 Kuzey Kıbrıs parlamento seçimleri|19 Nisan 2009 Kuzey Kıbrıs parlamento seçimleri]]'ne katılmamıştır.<ref name=sonuckibris>{{cite web |url=http://www.starkibris.net/index.asp?haberID=26321 |başlık=UBP 1’inci |erişimtarihi=[[20 Nisan]] [[2009]] |iş= |yayımcı=[[Star Kıbrıs]] |tarih= [[20 Nisan]] [[2009]] }}</ref> Partinin amacı "işçi sınıfının bu mücadelesine bilinç, birlik kazandırmakLefkoşa ve önderlikGüzelyurt ederekbölgelerinde zorunluAnti-Emperyalist hedefineBağımsız yönelmesini"adaylarla sağlamaktırkatılmamıştır. <ref name=sonuckibrissos>{{cite web |url=http://www.kibrissosyalistpartisi.org/ksp/kspweb/index.php?option=com_content&task=view&id=12&Itemid=28 |başlık=Kıbrıs Sosyalist Partisi Programı (2004) |erişimtarihi=[[7 Mayıs]] [[2009]] |iş= |yayımcı=Kıbrıs Sosyalist Partisi |tarih= }}</ref>
 
Partinin amacı:
Kapitalist toplumun iktisadi evrimi, emekçinin kendi üretim araçlarına özel mülk olarak sahip olması temeline dayanan küçük işletmeyi iflasa götürür. Doğa yasaları kesinliğindeki bu evrim, emekçiyi, üretim araçlarından ayırır ve onu mülksüz proleter haline getirir; üretim araçları nispeten az sayıda kapitalistlerin ve büyük mülk sahiplerinin tekeli haline gelir.
 
Üretim araçlarının bu tekelleşmesi parçalanmış küçük işletmelerin dev işletmeler tarafından safdışı edilmesiyle, aletin makine şeklini almasıyla ve nihayet insan emeğinin verimliliğinin olağanüstü büyümesiyle sıkı sıkıya bağlıdır. Ama bu dönüşümün bütün avantajları kapitalistlerin ve büyük toprak sahiplerinin tekelinde kalır. Proletarya, küçük burjuvalar ve yoksullaşmakta olan köylüler için bu, yaşam güvensizliklerinin, yoksulluğun, zulmün, köleleşmenin, alçalmanın sömürünün gittikçe artması demektir.
 
Proleterlerin sayısı ne kadar artarsa işsizler ordusu o ölçüde büyür, sömüren ile sömürülenler arasındaki çatışma o ölçüde derinleşir, burjuvazi ile proletarya arasındaki sınıf mücadelesi, modern toplumu iki hasım kampa bölen ve bütün sanayileşmiş ülkelerin ortak özelliği olan bu mücadele, o ölçüde daha amansız bir durum alır.
 
Mülk sahipleri ile mülksüzler arasındaki uçurum, kaynağı kapitalist üretim tarzının önünde bulunan bunalımlar tarafından daha da derinleşir; o bunalımlar ki, her geçen gün daha geniş ve daha yıkıcı olmaktadırlar, genel güvensizliği toplumun normal durumu haline getirmektedirler ve bugünkü toplumun üretici güçlerinin bu toplum için gereğinden fazla büyüdüğünün, üretim araçlarının özel mülkiyetinin bu üretim araçlarının akla uygun biçimde kullanılmasıyla ve tam gelişmesiyle bağdaşmaz hale geldiğinin kanıtı olmaktadır. Eskiden üreticiye ürünün mülkiyetini sağlayan üretim araçlarının özel mülkiyeti, bugün orta köylülerin, zanaatçıların ve küçük esnafın mülksüzleştirilmesine ve çalışanların emeğinin ürününe, çalışmayanların –kapitalistlerin, büyük mülk sahiplerinin – sahip çıkmalarına yol açmaktadır. Ancak üretim araçlarındaki – toprağın, madenlerin, hammaddelerin, aletlerin, makinelerin, taşıtların – kapitalist özel mülkiyetin, toplumsal mülkiyete dönüştürülmesi ve meta üretiminin sosyalist üretime dönüştürülmesi, toplum için ve toplum tarafından yerine getirilen üretim biçimine dönüştürülmesi sayesinde, büyük işletmelerin ve toplumsal emeğin durmadan artan verimliliğinin şimdiye dek sömürülmüş olan sınıflar -işçi ve emekçiler- için, bugünkü gibi yoksulluk ve zulüm kaynakları olmaktan çıkmasını, mutluluğun uyumlu ve evrensel bir yetkinleşmeye doğru gidişin, kaynakları haline gelmesini sağlayabilir.
 
Bu toplumsal değişme, sadece proletaryanın değil, bugünkü durumdan acı çeken insanlığın tümünün kurtuluşu demektir. Ama bu, ancak işçi sınıfının eseri olabilir. Çünkü bütün öteki sınıflar, kendilerini bölen çıkar kavgalarına karşın, üretim araçlarının özel mülkiyeti alanında bulunmaktadırlar ve bugünkü toplumun temellerinin korunmasını ortak amaç sayarlar.
 
İşçi sınıfının kapitalist sömürüye karşı mücadelesi zorunlu olarak siyasi bir mücadeledir. İşçi sınıfı, siyasal hakları olmadan iktisadi mücadelesini veremez, iktisadi örgütlenmesini geliştiremez. Bu sınıf, siyasal iktidarı almadan, üretim araçlarının, toplumun mülkiyetine geçişini gerçekleştiremez.
 
Avrupa`da doğan ve dünyaya yayılan kapitalist üretim tarzı, Kıbrıs`ı da içine aldı. Emperyalist kapitalizmin bütün çelişkileri bugün Kıbrıs`ın kapitalist toplumunda kendini en açık çıplaklığı ile yansıtıyor. Burjuvazi ve proletarya arasındaki antagonizma, yerli ve yabancı burjuvalar arası çıkar çatışmasının yarattığı gerici ulusal çatışmalar ve etnik temizlik harekatları günümüzün tablosunun parçalarıdır.
 
Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk burjuvazisi sömürü ve etki alanlarını koruma ve genişletme savaşımında `anavatan` teorilerine - ENOSİS ve TAKSİM- ve self-determinasyon sloganlarına sarılarak yığınları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmekte, milliyetçi-şoven temelde soykırım ve katliamlara girişerek emperyalist sömürü siyasetini en etkin bir şekilde uygulamaktadır. Nitekim, 1955-1959, 1963-1964, 1967 çatışmaları, 1974 CIA güdümlü faşist darbe ve onun ardından adanın Türkiye’nin askeri müdahalesi bir dizi baskıyı ve sefaleti de beraberinde getirmiştir. Burjuvazinin self-determinasyonu gerici ve emperyalist bir self-determinasyondan öte bir şey değildir. Türkiye`den getirilen ve Kıbrıs`ın kuzey bölgesine yerleştirilen kolon nüfusla adanın demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan Türk ve Kıbrıslı Türk hakim sınıfları Kıbrıslı Türk işçi, yoksul köylü ve emekçilerini Avrupa`ya ve dünyanın diğer yerlerine göçe zorlayarak, adada yaşayanları siyasi, kültürel ve ekonomik alanlarda zorla asimle ederek TAKSİM`i tam anlamı ile gerçekleştirmeyi amaçlıyorlar. Ayni şekilde `Bağımsız Kıbrıs` siyaseti ile yola çıkan Kıbrıslı Rum büyük burjuvazisi, Kıbrıs`ta siyasi hakimiyeti eline geçirmek amacıyla Kıbrıslı Türkleri adadan yok etmeyi amaçlıyor.
 
Emperyalizm, amacına ulaşmak için işçi sınıfının üst kademelerinden bir kısım zümreyi rüşvetle (mevki, vb.) kendi yanına alarak proletaryanın militan örgütlenmesini engellemekte ve onları kendi amaçları doğrultusunda kullanmaktadır. Bu nedenle, proletaryanın en güçlü devrimci örgütü sadece Sosyalist Partisi olabilir.
 
KSP’nin temel amacı işçi sınıfının bu mücadelesine bilinç, birlik kazandırmak ve önderlik ederek zorunlu hedefine yönelmesini sağlamaktır.
 
Marx ve Engelsin devrimci diyalektik materyalizmini savunan ve gerçeklerin devrimci dönüşümlerle olabileceğinin propagandasını yapan Partimiz, her türlü burjuva felsefelerine ve bunlara dayanan teorik ve pratik oportünizme karşı savaşım verir. Reformizmin her türlü sınıfsal barış teorilerini ve eylemlerini teşhir eder. <ref name=sonuckibrissos>{{cite web |url=http://www.kibrissosyalistpartisi.org/ksp/kspweb/index.php?option=com_content&task=view&id=12&Itemid=28 |başlık=Kıbrıs Sosyalist Partisi Programı (2004) |erişimtarihi=[[7 Mayıs]] [[2009]] |iş= |yayımcı=Kıbrıs Sosyalist Partisi |tarih= }}</ref>
 
==Kaynakça==
==Dış Bağlantılar==
* {{en icon}} {{tr icon}} {{el icon}} [http://www.kibrissosyalistpartisi.org/ Kıbrıs Sosyalist Partisi resmî web sitesi]
 
{{KKTC-taslak}}
{{Siyasi parti-taslak}}
{{Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki siyasi partiler}}
 
[[Kategori:Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki siyasi partiler]]
[[Kategori:1992'de kurulan siyasi partiler]]
Anonim kullanıcı