"Akmonya" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Boyutta değişiklik yok ,  11 yıl önce
k (Bot: Otomatik metin değişimi, Resim etiketleri düzenlendi)
==Roma İmparatorluğu ve Akmonya==
 
Roma dönemi boyunca Akmonya daha çok Apamea (bu günkü Dinar) idaresi altında (Conventus Juridicus) olmuştur. Akmonya daha sonra Praetor yani vali Lucius Valerius Flaccus’un (İ.Ö. 63) idaresi altında olmuştur. Flaccus, hiç ihtiyaç olmadığı halde kendisine bir donanma yapabilmek için Akmonya, Dorylaeum (Eskişehir) ve Temnus (Menemen) ahalisinden ve MusevilerdenYahudilerden ağır vergiler almak ve mallarına el koymakla suçlanmıştır. Cicero’nun Flaccus’u savunmak için yazdığı Pro Flacco Flaccus hakkında şüphelerin oluşmasına sebep olmuşsa da, imparatorluğun Asyalı halklarını aşağılayıcı aşırı ifadelerle dolu olması nedeniyle herhangi bir sonuç getirmemiştir. (Magie, 1950: 379-80; Cicero, ''Pro Flacco'', XV)
 
Roma döneminde Akmonya’dan yetişen en önemli kişi İmparator Vespasian (69-79) idaresi altında Roma’da senatör olan L. Servenius Cornutus’dur. Akmonya’da bulunan yazıtlardan öğrendiğimize göre Cornutus praetor, Kıbrıs quaestor’luğu, ve Roma’da Asya prokonsülü M. Aponius Saturninus’un legatus’u olarak bulunmuştur. İmparator Nero (54-69) zamanında Senato’ya girmiştir. Bu durum, Akmonya ile yarış halinde olan Aezani’de (Kütahya yakınında) öyle bir kızgınlık ve hayal kırıklığı yaratmıştır ki, İmparator Nero tarafından gönderilen emirnameler parçalanmıştır. (Walton, 1929: 44-45) Akmonya, Anadolu’daki diğer Roma şehirleri gibi, özerk bir yapıya sahip olmuştur. Şehir tüccar ve toprak sahiplerinden oluşan bir elit (curiales) tarafından yönetilmiş ve kendi bakır paralarını darpetmiştir. Herhalde şehrin kendi parasını darp etmiş olması, günümüzde hala söylenegelen ve Akmonya’nın Roma İmparatorluğu’nun darphanesi olduğu şeklindeki söylentinin de kaynağını oluşturmuştur. Akmonya elitinin evlilik yoluyla çevredeki diğer ailelerle bağlantı kurduğu bilinmektedir. Bunların en önemlisi aşağıda daha detaylı bahsedeceğimiz Julia Severa’dır. Şehirde bir tiyatronun varlığı yanında son on yıllarda ortaya çıkarılan mozaiklerin bir spor salonuna ya da stadyuma ait olma ihtimali düşününce şehrin gelişkin ve özbilince sahip bir sosyal-siyasi elitinin var olduğu varsayılabilir. (Whittow, 1990: 6-7, 28)
Anonim kullanıcı