"Antonio Gramsci" sayfasının sürümleri arasındaki fark

proleterya ---> proletarya
(proleterya ---> proletarya)
[[Kapitalizm]], öyle görünüyordu ki, her zaman olduğundan bile güçlü durumdaydı. Kapitalizm Gramsci'ye göre salt şiddet, siyasi ve ekonomik zor yoluyla değil aynı zamanda ideolojik olarak burjuva değerlerinin herkesin 'ortak düşüncesi' haline geldiği egemen kültür yoluyla da yönetiyordu. Böylece bir uzlaşma kültürü gelişiyor ve işçi sınıfındaki kişiler kendi iyiliklerini burjuvazinin iyiliğiyle özdeşleştiriyor, karşı çıkmak bir yana statüko-mevcut durumun devamına yardımcı oluyorlardı.
 
İşçi sınıfının kendi öz kültürünü geliştirmeye gereksinimi vardı. Böylece burjuva değerlerinin toplum için 'doğal' ya da 'normal' değerleri temsil ettiği kanısı yıkılacak ve ezilen ve aydın sınıfları [[proleteryaproletarya]] davasına çekecekti. Lenin'e göre kültür siyasi amaçlara 'yardımcı' idi, ancak Gramsci için iktidarın temeliydi ve ilk olarak kültürel egemenlik elde edilmeliydi. Gramsci'nin görüşüne göre, modern koşullarda kazanmak isteyen sınıf, entelektüel ve ahlaki önderliği ele almalı, değişik güçlerle ittifak ve uzlaşmalar gerçekleştirmek için kendi dar 'ekonomik-toplu' çıkarlarının ötesinde davranmalıydı. O, bu sosyal güçlerin birliğine Georges Sorel'den aldığı bir terimle '[[tarihsel blok]]' dedi. Bu blok belli bir sosyal düzen için rızanın altyapısını oluşturur. Baskın sınıfın kurumlar, sosyal ilişkiler ve düşünceler bağı yoluyla egemenliğini (hegemonyasını) yeniden ve yeniden üretir. Gramsci, altyapı ilişkilerini sürdüren ve parçalayan bir üstyapının önemini vurgulayan bir kuram geliştirdi.
 
Gramsci Batı'da burjuva kültürel değerlerinin Hıristiyanlık'la bağı olduğunu belirtti, bu nedenle egemen kültüre karşı polemiklerinin çoğu dini norm ve değerlere ilişkindi. İnsanların bilinçlerindeki Roma Katolikliği gücü ve Kilisenin eğitilmişlerin dini ile daha az eğitilmişlerin arasında gittikçe büyüyen aşırı uçurumun giderilmesi için çabası onu etkilemişti. Rönesans hümanizmindeki dinin saf entelektüel eleştirisini Reformasyonun kitlelere yansıyan elementleriyle birleştirmenin Marksizmin görevi olduğuna inanıyordu. Gramsci'ye göre, Marksizm ancak halkın ruhani ihtiyaçlarını karşılarsa dinin yerini alabilecekti ve bunu başarmak için onların yaşadığı deneyimin ifadesi olarak dini tanımak zorundaydı.
 
=== Aydınlar ve Eğitim ===
Gramsci aydınların toplumdaki rolü sorununa düşüncesinde çok ağırlık verdi. Bütün insanlar aydındır, herkes entelektüel ve akılcı yeteneklere sahiptir, ancak herkes aydınların sosyal işlevini yapamaz, deyişi ünlüdür. Modern aydınların sadece konuşmacılar olmadıklarını, fakat eğitim ve medya gibi ideolojik aygıtlarla toplum inşasına ve egemenlik üretilmesine yardımcı olan yöneticiler ve düzenleyiciler olduğunu iddia etti. Daha da öte, (yanlış olarak) kendini toplumdan ayrı bir sınıf gibi gören '[[geleneksel]]' aydınlar ile her sınıfın kendi safları arasından '[[organik]]' olarak ürettiği düşünce grupları arasında ayrım yaptı. Böyle 'organik' aydınlar sadece sosyal hayatı bilimsel kurallara uygun tanımlamazlar, daha çok kitlelerin kendilerinin ifade edemediği duygular ve deneyimleri kültür dili yoluyla seslendirirler. İşçi sınıfı kültürü yaratma ihtiyacı Gramsci'nin işçi sınıfı aydınları geliştirecek bir tür eğitim çağrısıyla ilişkilidir. Bu aydınlar sadece Marksist ideolojiyi proleteryasızproletaryasız tanıtmakla kalmayacaklar, fakat daha çok kitleler içinde zaten var olan düşünsel etkinliğin mevcut durumu eleştirisini yaparak yenileyecekler de. Gramsci'nin bu amaçlarla eğitim sistemi ile ilgili düşünceleri, sonraki onyıllarda [[Brezilya]]'lı [[Paulo Freire]]'nin kuramlaştırdığı ve çalıştığı eleştirel [[pedagoji]] (critical pedagogy) ve halk eğitimi (popular education) tasarımı ile örtüşmektedir. Bu nedenle, yetişkin ve halk eğitiminin partizanları Gramsci'yi günümüzde de önemli bir ses olarak görürler.
 
=== Devlet ve Sivil Toplum ===
[[Niccolò Machiavelli|Machiavelli]]'den alıntılayarak, '[[Modern Prens]]'in (devrimci parti) işçi sınıfının organik aydınlar yetiştirmeyi ve sivil toplum içinde alternatif egemenlik (hegemonya) sağlayacak kuvveti olduğunu ileri sürer. Modern sivil toplumun karmaşık yapısı burjuva egemenliğini altedecek ve sosyalizme götürecek yegane taktiği 'durum savaşı' (siper savaşına benzer) olduğu anlamına gelir; Bolşeviklerce yürütülen 'eylem savaşı' (ya da cepheden saldırı) Çar Rusyasında bulunan 'başlangıç' sivil toplumuna özgü daha doğru bir stratejiydi.
Bu ikisi arasındaki çizgilerin bulanık olabileceği iddiasını taşımasına rağmen Gramsci, [[Jakobenler]] ve [[Faşistler]] tarafından yapıldığı gibi, siyasi toplumu sivil toplumla özdeşleştirme sonucu ortaya çıkan devlet-tapınmasına karşı uyarmaktadır. ProleteryanınProletaryanın tarihi görevinin bir 'düzenlenmiş toplum' yaratmak olduğuna inanır ve 'devletin yok oluşu'nu, sivil toplumun kendini düzenleme yeteneğinin tümüyle gelişimi olarak tanımlar.
 
=== Tarihsellik ===
Gramsci, erken dönem Marks'ı gibi, tarihçiliğin kuvvetli bir taraftarıydı. Onun görüşüne göre, bütün anlam, ''insanın pratik etkinliği'' ('[[praxis]]') ile bir parçası olduğu "nesnel" tarihi ve sosyal süreçler arası ilişkiden kaynaklanıyordu. Düşünceler toplumsal ve tarihi içerikleri dışında, işlev ve kökenlerinden ayrı anlaşılamazlar. Dünya ile ilgili bilgilerimizi düzenlediğimiz kavramlar temelde bizim şeylerle olan ilişkilerimizle şekillenmez, aksine bu kavramları kullananların toplumsal ilişkileriyle şekillenir. Sonuçta, "insan doğası" gibi değişmeyen bir şey yoktur, oysa tarihsel olarak değişiklik gösteren böyle bir düşünce vardır. Daha da öte, felsefe ve bilim insandan bağımsız bir gerçekliği "yansıtmazlar", yalnızca aslında verili bir tarihi durumun gerçek gelişme eğilimini ifade ettikleri kadar "doğru" olurlar.
 
Marksistlerin büyük çoğunluğu ortak olarak şuna inanırlar: doğru ne zaman ve nerede bilinirse bilinsin doğrudur ve [[bilimsel bilgi]] (Marksizm buna dahil) doğrunun güncel anlamda ilerlemesiyle tarihsel olarak çoğalır ve bu nedenle üst yapının aldatıcı alemine ait değildirler. Buna karşın Gramsci'ye göre, Marksizm toplumsal pragmatik anlamda "doğru"dur, yani proleteryanınproletaryanın sınıf bilincini seslendirmekle, kendi zamanlarının "doğru"sunu diğer kuramlardan çok daha iyi ifade etmiştir. Bu anti-bilimsel ve anti-pozitivist duruş, Benedetto Croce'nin etkisi nedeniyleydi. Bununla birlikte, Gramsci bir "mutlak tarihçilik" yandaşıydı; bu Hegelci ve Croce'nin idealist tınılı düşünce ve tarihi "kader"e metafizik sentez yapma eğiliminden ayrılıyordu. Gramsci doğrunun tarihi yorumunun, relativizmin bir biçimi olduğu suçlamalarını reddetmiştir.
 
=== "Ekonomizm" Eleştirisi ===
 
=== Maddecilik Eleştirisi ===
İnsan tarihi ve ortak pratikin (praxis) herhangi bir felsefi sorunun anlamlı olup olmadığını belirlediği inanışıyla, Gramsci görüşleri, kendisi bunu açıkca ifade etmese de, [[metafizik maddecilik]] ve Engels ve Lenin'ce geliştirilen kavrama 'kopya' algı (perception) kuramına zıttı. Ona göre Marksizm kendi içinde ve kendisi için olan, insanlıktan bağımsız bir gerçeklikle uğraşmaz. İnsan tarihi ve insan pratiği dışında bir nesnel evren kavramı, ona göre, Tanrı inanışına benzerdi: hiçbir nesnellik olamazdı, ancak yalnızca gelecek komünist toplumunda kurulabilecek evrensel bir ortaköznellik (intersubjectivity) olabilirdi. Doğal tarih böylece sadece insan tarihiyle bağıntılı olarak anlamlıydı. Onun görüşüne göre, [[felsefi maddecilik]], aynı ilkel ortak anlayış gibi, eleştirel düşünce yokluğunun sonucuydu, ve Lenin'in iddia ettiği gibi, dini boşinanların karşısındadır denilemezdi. Bunun aksine, Gramsci Marksizm'in bu tartışmalı ham kaba biçimini sorun etti: proleteryanınproletaryanın bağımsız bir sınıf olarak durumu kendi felsefesi olan Marksizmi, çoğu kez halk boşinanları ve ortak inançları şeklinde ifade edilebilmektedir anlamına gelir. Bununla birlikte, eğitimli sınıfların ideolojilerine etkili şekilde karşı çıkılmalı, böylece Marksistler felsefelerini daha karmaşık bir tarzda sunmalı ve karşıtlarının görüşlerini gerçekten anlamaya çalışmalıdır.
 
== Etkisi ==
Anonim kullanıcı