Ölçülme ölçeği: Revizyonlar arasındaki fark

k
 
Stevens'in ölçülme ölçeği sınıflandırması çok geniş alanlarda kabul edilip kullanılmasına rağmen, bu sınıflamanın uygunluğu (özelikle isimsel ve sırasal ölçekler hallerinde) büyük tartışmalara yol açmıştır ve bu tartışma hala da devam etmektedir. (Velleman ve Wilkinson, 1993)<ref>Velleman,P.F. ve Wilkinson, L. (1993) "Nominal, ordinal, interval, and ratio typologies are misleading. (İsimsel, sırasal, aralıksal ve oransal tipolojiler yanıltıcıdır.)" ''The American Statistician'', C.47', No:1, say. 65-72. [http://www.spss.com/research/wilkinson/Publications/Stevens.pdf]</ref>
Duncan (1984) <ref>Duncan,O.D. (1984). ''Notes on social measurement: historical and critical''. New York: Russell Sage Foundation.</ref> kendi hazırlayıp geliştirdiği ''ölçülme'' kavramının belirlenmesini göz önüne alarak, Stevens'in ''isimsel ölçekli'' adını verdiği ölçümlerin imkansız ve uygunsuz olacağını iddia etmiştir. Stevens (1975) <ref>Stevens,S.S. (1975). ''Psychophysics''. New York: Wiley.</ref> kendinin ortaya atıp geliştirdiği kavramlar üzerinde sonradan hazırladığı bir kitabında ''bir değişkene bir sayı tahsis edilmesi belirli tutarlı kurala göre yapılmalıdır; rastgele sayı tahsis edilmesi kabul edilemiyecek bir kuraldır; cunku rastgelelik bir efektif olarak kural olmadığına işaret etmektedir'' demektedir. Buna göre keyfî bir şekilde isim olarak sayıların tahsis edilmesi sonucu ortaya çıkan ''isimsel ölçekli'' değişkenler ölçüm olmayacaklardır. Lord (1953) <ref>Lord,F.M. (1953), "On the Statistical Treatment of Football Numbers" Haber,A., Runyon, R.P. ve Badia,P. (ed)''Readings in Statistics'', Bölüm 3, Reading, Mass: Addison-Wesley, 1970.</ref> yazısında biraz alaycı olarak ''Futbol sayılarına istatistiksel işlemlerin uygulanması'' hakkında yazdığı kritikte bu noktaya da çok önem vermiştir.
:Bir değişkene bir sayı tahsis edilmesi belirli tutarlı kurala göre yapılmalıdır; rastgele sayı tahsis edilmesi kabul edilemiyecek bir kuraldır; çünkü rastgelelik bir efektif olarak kural olmadığına işaret etmektedir.<br/>
demektedir. Buna göre keyfî bir şekilde isim olarak sayıların tahsis edilmesi sonucu ortaya çıkan ''isimsel ölçekli'' değişkenler ölçüm olmayacaklardır. Lord (1953) <ref>Lord,F.M. (1953), "On the Statistical Treatment of Football Numbers" Haber,A., Runyon, R.P. ve Badia,P. (ed)''Readings in Statistics'', Bölüm 3, Reading, Mass: Addison-Wesley, 1970.</ref> yazısında biraz alaycı olarak ''Futbol sayılarına istatistiksel işlemlerin uygulanması'' hakkında yazdığı kritikte bu noktaya da çok önem vermiştir.
 
''Ölçülme ölçegi'' kavramları hakkında, özellikle davranış bilimlerinde, diğer bir büyük tartışma konusu ''sırasal ölçekli'' değişkenler için aritmetik ortalamanın uygun ve anlamlı olup olmayacağıdır. Ölçme kuramına göre aritmetik ortalamalar (ve buna dayanan standart sapma veya varyans) ''sırasal ölçekli'' sayılar için, anlamsız ve uygun olmayan matematik işlemlerin kullanılmasını gerektirdiği için, anlamsızdırlar. Buna karşılık pratikte, özellikle davranış bilimi uygulayıcıları, çok belirli şekilde sırasal ölçekli olan anket verilerinin aritmetik ortalamasını ve standart sapmasını çok büyük kitleler için çok (hatta hayatî) önem taşıyan sosyal incelemelere ve sosyal politikalara baz olarak kullanmaktadırlar. Bu (ölçme teorisine aykırı) kullanım için verilen neden, davranış bilimlerinde kullanılan sırasal ölçekli görünüşlü değişkenlerin, gerçekte ölçme teorisinde ele alınan sırasal değişkenlerden değişik karekterde oldukları ve daha çok aralıksal ölçekli değişkenlere benzedikleridir. Bu iddiaya göre değişik elemanlar için bulunan sırasal sayı aralıkları teorik olarak sabit ve duragan olmamakla beraber, genellikle elamanlar arasında fazla farklılık göstermemekte ve hatta genellikle pratikte elemanlar arasında sabit görünüşte olmaktadır. Örneğin egitim alanında aynı imtihan kağıtlarına bakıp sırasal bir sayı olarak not veren değişik öğretim üyelerinin sırasal ölçekli olarak verdikleri imtihan değerlendirmeleri arasında pratikte pek az farklılık bulunmaktadır. Bu nedenle davranışsal bilim uygulayıcılarından çoğu, sırasal ölçekli verilere aralıksal veya oransal ölçekli verilere uygun olan istatistiksel ölçümleri hiç bir sorun duymadan, hiç sakınma veya kuşku göstermeden uygulamaktadırlar.
34.095

düzenleme