Mehmed Kemal: Revizyonlar arasındaki fark

k
düzenleme özeti yok
(yazım düzenlemesi yapıldı)
kDeğişiklik özeti yok
'''Mehmed Kemal Bey'''<ref>[http://books.google.com.tr/books?id=tQZVAAAACAAJ&dq=%22boğazlıyan+kaymakamı+mehmed+kemal%22&hl=tr&ei=1s6UTNuNFMKYOMuq1YgJ&sa=X&oi=book_result&ct=result&resnum=2&ved=0CCoQ6AEwAQ Nejdet Bilgi, Ermeni Tehciri ve Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey'in Yargılanması]</ref> (d. 1884 - ö. 10 Nisan 1919), [[I. Dünya Savaşı]]'nın son yıllarında [[Yozgat]] [[mutasarrıf]]ı ve [[Boğazlıyan]] [[kaymakam]]ı olan [[Osmanlı Devleti|Osmanlı]] bürokratı. [[Ermeni Kırımı]]'yla ilgili gerekli önlemleri almadığı ve bu nedenle tehcire konu kişilerin can ve mal kaybına uğramalarına neden olduğu gerekçesiyle, yargılandı ve idama mahkûm edildi.
 
[[Larisa]]lı bir aileden gelir. I. Dünya Savaşı'nda, [[Türkiye Ermenileri|Türkiye'de yaşayan Ermenilerin]], bir kısmı daha önce kurdukları ve faaliyetlerini sürdürdükleri, bir çok Ermeni örgütüyle, özgürlük adı altında ayaklanma başlatarak, Osmanlıyla savaş halindeki Rus kuvvetlerinin yanına geçerek Türk nüfusa karşı saldırı ve katliamlar yaptılar. Bu durumu engelleyerek, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak üzere, dönemin Osmanlı Hükümeti (İktidardaki İttihat ve Terakki Fırkası) bazı bölgelerdeki, Ermeni vatandaşlarını başka bölgelere nakletme kararı aldı (Tehcir). Bu sevkin gerçekleşmesi amacıyla yapılan uzun yolculuk esnasında, zaman zaman gerek doğal hava şartlarının zorluğu, gerekse, çetelerin saldırıları sonucunda, sevk edilen kişiler can ve mal kaybına uğramışlardır. Bu bağlamda Yozgat ilinin, Boğazlıyan ilçesinde bulunan [[Ermeniler]]inde Suriye'ye sevki uygun görüldü. Bu sevk işlemini yerine getirmek üzere de, mülkî amir olarak Boğazlıyan Kaymakamı, Kemal Bey görevlendirildi. Osmanlı Devleti'nin savaşta yenilmesinden sonra [[İttihat ve Terakki Fırkası]] dağıldı ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası iktidara geldi. Yeni hükûmet İttihat ve Terakki Fırkası ile bağlantılı bürokratları görevden alıp yerlerine kendine yakın bürokratları getirdi. Görevden alınan birçok bürokratın hakkında soruşturma ve incelemeler yapıldı. İşte bu soruşturma ve incelemeler esnasında, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal BeyinBey'in de hakkında tehcir sırasında Ermeni ahalinin can ve mal kaybına uğramaması için gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle, soruşturma ve sonrasında da yargılama yapıldı. Bu yargılama sonunda Kemal Bey sorumlu bulunarak idama mahkum edildi. Yargılamasında "Ben aldığım emri yerine getirdim. Sürgün edilenlere insanî şekilde davrandım. Vicdan azabı duymuyorum. Kimsenin ölümü için emir vermedim." diyerek suçlamalara karşı çıktı. Ancak maalesef, "ilahlar kurban istiyor "anlayışı sonucu, kendisi idam edildi. Bu orantısız cezalandırma eyleminin yanlışlığı sonraki hükümet ve yetkilileri tarafından fark edilerek, Kemal Bey'e iade-i itibar yapılmış ve ailesinden özür dilenmiştir.
 
Dönemin padişahı [[VI. Mehmed|Vahdettin]] idam kararını ülkede olaylar çıkabileceğini gerekçe göstererek onaylamak istememiş ve dönemin şeyhülislamından fetva istemiştir. Şeyhülislam [[Mustafa Sabri Efendi]]'nin verdiği fetva ile infaz, 10 Nisan 1919'da İstanbul Beyazıt Meydanı'nda gerçekleştirilir.<!---İdamdan sonra TBMM 14 Ekim 1922’de Kemal Bey’i, Urfa mutasarrıfı Nusret Beyi ve Diyarbakır Valisi Reşit Bey’i ‘şehid-i millî’ ilân eder. Bunun üzerine dede Arif Bey [[Atatürk]]’ü makamında ziyaret eder. Orada ‘vatanın babası’ iltifatlarıyla karşılanır. Atatürk, torunlarını evlat edinmek istediğini söyler. Arif Bey ise, “Onlar bana oğlumun bediasıdır. Müsaade edin, bende kalsınlar. Nafakalarını karşılamanız yeterlidir.” der. Bu görüşmenin bir sonucu olarak TBMM’de kanun çıkarılır ve [[Beşiktaş]]’ta dört daireli bir apartman, [[Beyoğlu]]’nda bir ev ve kayd-ı hayat şartıyla tüm çocuklara maaş bağlanır.--->
11.319

düzenleme