"İstanbul Adalet Sarayı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
değişiklik özeti yok
k
'''İstanbul Adalet Sarayı''' ('''Sultanahmet Adliyesi'''), [[Sultanahmet Meydanı]]'nda, [[İbrahim Paşa Sarayı]]'nın arkasında yer alan adliye binası.
 
[[Ayasofya]]'nın [[doğu]] cephesinin karşısımdakarşısında yer alan eski [[Adliye Sarayı]]'nın ([[Darülfünun]] Binası) 3-[[4 Aralık]] [[1933]] gecesi yanmasından sonra, [[İstanbul]] önemli bir adliye binasından yoksun kaldı. [[Cumhuriyet]]'in ilk yıllarında, önemli kamu binaları büyük ölçüde [[Ankara]]'nın gereksinimleri olarak görüldüğünden, [[Devlet]] en az bir 10 yıl boyunca [[İstanbul]]'a bu alanda bir yatırım yapmaktan uzak durdu.
 
Adliye binasının nerede yapılacağı, büyük tartışmalara yol açtı. En büyük tartışma [[İbrahim Paşa Sarayı]]'nın yıktırılması, binanın bu arsa üzerine yapılması fikri ileri sürüldüğünde patlak verdi. Yine de [[1939]]'da sarayın[[saray]]ın bir bölümü yıktırılarak, istimlakler[[istimlâk]]ler yapıldı.Ancak, [[II. Dünya Savaşı]]'nın araya girmesiyle çalışmalar durduruldu.
 
[[1949]]'da [[adliye sarayı]] için [[proje]] yarışması yeniden gündeme geldi. Yarışmayı kazanan proje, dönemin önde gelen iki [[Türk]] mimarından[[mimar]]ından ikisinin, [[Sedad Hakkı Eldem]] ve Ord. Prof. [[Emin Halid Onat]]'ın imzasını taşıyordu. Ancak bu projenin[[proje]]nin yalnızca birinci bölümü, yani mahkemeler bloğu uygulandı. [[1951]]'de inşaatına başlanan bu bina, [[1955]]'de hizmete girdi. [[1958]]'de yapılan kazılarda [[Bizans]] döneminden kalma önemli arkeolojik[[arkeoloji]]k buluntular ortaya çıktı. [[Adliye Sarayı]]'nın uygulanan ilk bölümünün (A ve B blokları) inşa edilmesinden ve arada [[proje]] mimarlarından[[mimar]]larından Emin Onat'ın [[1961]]'de ölmesinden sonra, [[Sedad Hakkı Eldem]], arkeolojik[[arkeoloji]]k buluntuları da dikkate alarak, bunların üstünü kısmen örten ve [[Adliye Sarayı]]'nın uygulanmayan bölümünü yine de inşa edebilmeyi öngören yeni bir proje geliştirdi. Ancak bu proje de, [[Anıtlar Kurulu]]'nu olumlu kararına rağmen, uygulanma olanağı bulamadı.
 
4,000 m² alan üzerine yayılmış, ikisi yerin altında, altı kattan oluşan bina, [[İstanbul]]'da çeşitli ilçelerde[[ilçe]]lerde çok sayıda adliyenin[[adliye]]nin göreve başlamasından sonra, halen [[Sultanahmet Adliyesi]] olarak kullanılmaktadır.
 
[[1949]]'da adliye sarayı için proje yarışması yeniden gündeme geldi.Yarışmayı kazanan proje dönemin önde gelen iki Türk mimarından ikisinin, [[Sedad Hakkı Eldem]] ve [[Emin Halid Onat]]'ın imzasını taşıyordu.Ancak bu projenin yalnızca birinci bölümü, yani mahkemeler bloğu uygulandı.[[1951]]'de inşaatına başlanan bu bina [[1955]]'de hizmete girdi. [[1958]]'de yapılan kazılarda [[Bizans]] döneminden kalma önemli arkeolojik buluntular ortaya çıktı. Adliye Sarayı'nın uygulanan ilk bölümünün (A ve B blokları) inşa edilmesinden ve arada proje mimarlarından Emin Onat'ın [[1961]]'de ölmesinden sonra, Sedad Hakkı Eldem, arkeolojik buluntuları da dikkate alarak, bunların üstünü kısmen örten ve Adliye Sarayı'nın uygulanmayan bölümünü yine de inşa edebilmeyi öngören yeni bir proje geliştirdi. Ancak bu proje de, Anıtlar Kurulu'nu olumlu kararına rağmen, uygulanma olanağı bulamadı.
 
4,000 m² alan üzerine yayılmış, ikisi yerin altında altı kattan oluşan bina İstanbul'da çeşitli ilçelerde çok sayıda adliyenin göreve başlamasından sonra, halen Sultanahmet Adliyesi olarak kullanılmaktadır.
[[Kategori:İstanbul'daki yapılar]]
30.156

değişiklik