"Halil Cibran" sayfasının sürümleri arasındaki fark

İçerik eklendi, zenginleştirildi.
k (düzeltme, kaynakça şablonu ekleniyor)
(İçerik eklendi, zenginleştirildi.)
Etiketler: Mobil değişiklik Mobil web değişikliği Geri alındı
}}
 
6 Ocak (veya 6 Aralık) 1883’te Lübnan’ın Kādîşâ vadisi yakınlarındaki Bişerrî kasabasında doğdu. Ataları XVI. yüzyılda Suriye’den göç ederek önce Ba‘lebek’e, ardından Betrûn’a bağlı Beş‘ale köyüne, daha sonra da (1672) Bişerrî’ye göç etmiştir. Babası tâcir Mihail’in oğlu Halîl içki müptelâsı bir kişiydi. Annesi Mârûnî papazı İstefan Rahme’nin kızı Kâmile’dir. Halîl Kâmile’nin üçüncü eşiydi. İlk kocasından Peter, Halîl’den ise Cibrân (Cübrân), Mariana ve Sultane adında çocukları oldu. Cibrân beş yaşında iken Bişerrî’deki Saint Elişa Okulu’na girdi. Burada resme olan yeteneği farkedilerek tabip Selîm ed-Dâhir rehberliğinde resim çizmeye başladı. Vergi toplama görevini yürüten babası Halîl, bir arkadaşı zimmetine para geçirdiği iddiasıyla tutuklanınca onunla birlikte hapse atıldı, malları müsadere edildi, sonuçta ailenin huzuru bozuldu. Bunun üzerine babası Lübnan’da kalırken annesi on iki yaşındaki Cibrân’ı, Peter, Mariana ve Sultane’yi alıp Boston’a göçtü (1895). Cibrân burada iki buçuk yıl devam ettiği resmî bir okulda İngilizce öğrendi. Bu sırada şiir, tiyatro, resim gibi güzel sanatların icra edildiği kültür merkezleriyle ilişkisini sürdürdü. Florance Beers ile ve onun aracılığıyla resim sanatçısı Fred Holland Day ile tanışma imkânı buldu. 1897’de lise öğrenimi için bir akşam okuluna girdiyse de ardından Arapça öğrenme isteğiyle veya başka bir sebeple Beyrut’a döndü. Abdullah el-Bustânî, Saîd eş-Şertûnî ve Hûrî Yûsuf el-Haddâd gibi önemli kişilerin ders verdiği el-Hikme Enstitüsü’nde Arapça öğrenimine başladı. Fen bilimlerinde, ayrıca din, mitoloji gibi sosyal bilimlerde kendini yetiştirmeye çalıştı. Ressam ve heykeltıraş Yûsuf el-Huveyk ile dostluk kurması, yazdığı bazı şiirlerini yayımlaması ve resim çizme denemeleri de bu dönemde oldu. Thomas Bulfinch, Archibald Lampman ve Clara E. Clement’in mitolojiye dair İngilizce eserleriyle İnciller’in Arapça tercümelerini bu sırada inceledi. Çiçek satıcısı bir çocuğun yoksul annesinin acıklı hayat hikâyesi olan “Mertâ el-Bâniyye” adlı hikâyesinin hâtırası, Kırık Kanatlar romanının kahramanı Halâ ed-Dâhir ile olan aşkı onun Beyrut’ta kaldığı yıllara rastlar.
Cibran, 1883 yılında [[Osmanlı İmparatorluğu]] kontrolündeki [[Cebel-i Lübnan Sancağı|Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı]]'nda [[Maruniler|Maruni]] bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken [[Boston]] şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı [[F. Holland Day]]'le tanıştırdı. Gibran, [[Beyrut]]'taki [https://www.sagessesja.edu.lb/ Collège de la Sagesse]'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
 
Cibrân on dört yaşındaki kardeşi Sultane’nin ölüm haberi üzerine 1902 Nisanında Boston’a gitti. 12 Mart 1903’te üvey kardeşi Peter’i ve aynı yılın 28 Haziranında annesini kaybetti. Üçünün de ölüm sebebi tüberkülozdu. Kardeşi Mariana ile yalnız kalan Cibrân, el-Muhâcir gazetesinde yazılar yazarak ve bazı resimlerini satarak geçimini sürdürmeye çalıştı. 1904 Mayısında ilk resim sergisini açtı. Hayatının geri kalan kısmında hep yanında yer alan, maddî ve mânevî destekçisi, yakın dostu, danışmanı, ayrıca eserlerinin redaktörü ve kendisine ait bir kız okulunun yöneticisi olan Mary Elizabeth Haskell ile de bu dönemde tanıştı. Ondan önce Cibrân’ın tiyatrocu, şair ve yazar Josephine Peabody, öğretmen Emilie Micheline ve öğretmen Charlotte Teller ile duygusal ilişkileri olmuştu. 1905’te ilk Arapça eseri el-Mûsîḳā’yı, 1906’da ilk hikâye kitabı ʿArâʾisü’l-mürûc’u yayımladı. Mary Haskell’in desteğiyle resim sanatını geliştirmek için 1908 Temmuzunda Paris’e giderek Académie Julian’a kaydoldu. Burada kaldığı üç yıl boyunca resim sanatkârı Pierre Marcel Beronneau, ressam ve heykeltıraş Auguste Rodin ile yakın ilişki içinde oldu, Paris’e gelen Beyrut’tan arkadaşı Yûsuf el-Huveyk ile birlikte çalışmalar yaptı, çizdiği resimleri Haskell’e gönderdi, o da resimleri sergiledi. 1908’de el-Ervâḥu’l-mütemerride adlı hikâye kitabını yayımladı. 1909 Haziranında babası öldü.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez [[Boston]]'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve [[Arapça]] ilk kitabı 1905'te [[New York]]'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar [[Paris]]'te sanat okudu. Oradayken, [[Jön Türk Devrimi]]'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda [[antiklerikalizm]]i dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.<ref>{{Kitap kaynağı|url=https://www.worldcat.org/title/contemporary-arabic-readers/oclc/62023693|başlık=Contemporary Arabic readers|erişimtarihi=|yazarlar=Rashid L Bashshur, Ernest Nasseph McCarus|tarih=1963|dil=|sayfa=229|sayfalar=|çalışma=|yayıncı=Univ. of Michigan Press}}</ref>
 
1910’da Paris’te de resimleri sergilendi. “Mertâ el-Bâniyye” adlı hikâyesini Mişel el-Baytâr Fransızca’ya çevirdi. Bu arada mehcer edebiyatının önemli isimlerinden Emîn er-Reyhânî ile Avrupa seyahatine çıktı, İngiltere’deki sanat galerilerini inceledi. 1910 Ekiminde Boston’a kardeşi Mariana’nın yanına döndü, kardeşinin ve Haskell’in itirazlarına rağmen Reyhânî’nin teklifi üzerine 1911 Nisanında New York’a gitti ve hayatının geri kalan kısmını burada geçirdi. Alman filozofu Nietzsche ve özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabıyla tanışması bu döneme rastlar. Bu sırada, Arap âleminde şöhret kazanmasına sebep olan el-Ecniḥatü’l-mütekessire adlı romanını yayımladı (1912), Mey Ziyâde ile bu roman sayesinde tanıştı, 1904-1914 yılları arasında yazdığı yazılarını kapsayan Demʿa ve ibtisâme’yi neşretti (1914). Yakın dostu olacak Mîhâîl Nuayme ile 1916’da tanıştı. Bu arada New York’ta açtığı resim sergileri Amerika’daki ününü arttırdı. Aynı şehirde metafizik konularına yoğun ilgi duydu, Sigmund Freud, Carl Jung gibi önemli isimlerin eserlerinden etkilendi, Hintli şair Rabindranath Tagor ile tanıştı ve ondan da faydalandı. 1916’dan itibaren Doğu dünyasını ve özellikle hıristiyan âlemini eleştiren The Madman, el-Mevâkib, el-ʿAvâṣıf, el-Bedâʾiʿ ve’ṭ-ṭarâʾif’i yayımladı. 27 Nisan 1920’de Amerika’daki mehcer edip ve şairleriyle birlikte, Mîhâîl Nuayme ve Abdülmesîh el-Haddâd’ın yardımıyla er-Râbıtatü’l-kalemiyye derneğini kurdu. 1923’te bütün dünyada tanınmasını sağlayan en önemli eseri The Prophet’i yayımladı, bu arada çeşitli sergiler açtı. Sağlığının bozulmaya başladığı 1925 yılından itibaren Barbara Young ve Mary Haskell’in yardımıyla İngilizce eserlerini neşretmeye başladı. 10 Nisan 1931’de tüberkülozdan öldü, Beyrut’a götürülerek Bişerrî’de Mar Sarkis Manastırı’nın bahçesine gömüldü. Manastırın yakınında onun anılarını yaşatan Cibrân Müzesi kuruldu.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
 
Cibrân Halîl’in edebî hayatı üç devrede ele alınabilir: Sosyal sorunlarla ilgilendiği dönem (1905-1908), baş kaldırı, şüphecilik ve güç konularına eğildiği dönem (1908-1918), barış, sevgi, zarafet, zihin berraklığı ve iç dinginliğinin hâkim olduğu dönem (1918-1931). Cibrân edebî kimliğinde kör taklitten uzak durmuş, insanı toplumun kurbanı haline getiren Doğu gelenekleriyle özden çok kabuğa önem veren Batı uygarlığı ve materyalizmine karşı çıkmış, cahil erkekler, israfa ve ahlâkî çözülmeye mâruz kalmış kadınlar, Makyavelist politikacılar, bilimde ilerlemiş, insanlıkta geri kalmış uygarlıklar karşısında ilkeli bir duruş ortaya koymuştur. Onda sosyal sorunları belirleyip çözüm önermeyen sosyal eleştiri, çözümsüzlükler ve düzelmezlikler karşısında karamsarlığa kapılarak doğaya kaçış eğilimi gibi nitelikler de gözlenmiştir. Cibrân ayrıca parantez içi anlatımlar (istitrat), tekrar, ıtnâb, istiare, teşbih, tezat gibi sanat öğelerinin, lafız ve terkiplerdeki armoni, yalınlık, akıcılık ve sembolizmin egemen olduğu nesirsel şiir üslûbuyla özdeşleşmiş, bu üslûp Cibrân üslûbu olarak da anılmıştır.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını [[Amerika Birleşik Devletleri|ABD]]'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
 
Onun mistik anlayışında Ebü’l-Alâ el-Maarrî, İbn Sînâ, Gazzâlî ve İbnü’l-Fârız’ın tesirleri bulunduğu gibi fikir ve sanat dünyasının oluşmasında da birçok Batılı yazar etkili olmuştur. Cibrân’ın el-Mevâkib’inde beşer türünün doğasının temiz olduğu, medeniyetlerin onu kirlettiği, insanın temiz ve saf haline dönmesinin gerektiğini savunması J. J. Rousseau’nun etkisiyledir. İnsanoğlu Îsâ adlı eserinde Îsâ’nın ilâh değil insan kimliğini ve biyografisini ele alması Ernest Renan’ın tesirine bağlanır. Demʿa ve ibtisâme’sinde kalbin akıldan önce geldiği ve deliliğin aklın son aşaması olduğu fikri İngiliz ressamı William Blake’ten gelmiştir. Yine tabiatın bir parçası olarak insanın özgürlüğünü savunan Ralf Waldo Emerson, romantik şair John Keats ve Friedrich Nietzsche de Cibrân’ı etkileyen fikir ve sanat adamlarıdır.
https://islamansiklopedisi.org.tr/cibran-halil-cibran
 
== Ermiş ==
9

değişiklik