Çikolata: Revizyonlar arasındaki fark

düzenleme özeti yok
[kontrol edilmiş revizyon][kontrol edilmemiş revizyon]
(Gerekçe:: böyle bir iddia için KD kaynak gerekli)
Etiket: Elle geri alma
Değişiklik özeti yok
Etiketler: Geri alındı Mobil değişiklik Mobil ağ değişikliği
 
'''Çikolata''', tropik [[kakao]] ağacının çekirdek denen [[tohum]]larından yapılan yiyecektir. Çikolataya istendiğinde [[Yer fıstığı|fıstık]], [[fındık]] ve [[süt]] de katılır. Çikolata [[kalori]] değeri yüksek, enerji veren bir yiyecektir.
Köyün belli bir yazılı tarihi olmamasına rağmen köyün yaşlıları ve yine bu köyü ilk kuran Bekir ve oğlu Hüseyinin soyundan olan Fazlı oğlu Osman Erbey ve kardeşi Fahri Erbey tarafından köyün kuruluş öyküsü aşağıdaki gibi anlatılmaktadır:
Köyün ilk yerleşimcileri 1600'lü yılların başında [[Cizre]] [[Botan Aşireti]]nden ayrılıp gelmiştir. İlk olarak geldiklerinde [[göçebe]] olmalarının da etkisiyle [[Fırat Nehri]] kenarına değil de daha yukarıya köyün şimdi günümüzde (2006) sırtını dayadığı dağın yüksek noktalarına "Harebe" denilen bölgeye yerleşmişlerdir. İlk yerleşimciler göcebe olduklarından koyun ve keçi sürüleri beslerlermiş.
Daha sonra göçebe yaşam tarzından yerleşik yaşam tarzına geçtiklerinde köyün günümüzdeki (2006) yerine yerleşmişler. Oraya geldiklerinde, Fırat Nehri kenarında günümüzdeki adıyla [[Kadıköy, Baskil|Kadıköy]]'de yerleşik olan ve bölgenin [[aşiret ağası]] bu yeni yerleşimcileri görüp 40 atlı savaşçıyı niyetlerini anlamak için bu yeni yerleşimcilerin yanına göndermiş. Ancak köyün orijinal Bekirhüseyin ismine de adını vermiş olan Bekir dede, gelen bu 40 atlı savaşçıya çok çok iyi ve güler yüzlü davranarak onları öğle yemeğine davet etmiş ve her bir atlı için birer adet olmak üzere tam 40 kuzuyu kesip çevirip önlerine sunmuş. Bölgenin 1600'lü yıllardaki ağasının adamları olan bu atlı savaşçılar, kendi ağalarından bile görmedikleri bu ilgili ve onurlu yaklaşımı çok beğenmişler ve hayran kalarak Bekir dedenin yanından ayrılıp Ağanın yanına varmışlar.
Gelen yeni yerleşimcilerin niyetinin kötü olmadığını anlayan bölgenin aşiret ağası ertesi gün kendisi Bekir dedeyi ziyaret etmeye gemiş ve buraya yerleşebileceklerini söylemiş hatta bir rivayete göre "Ben ağayım ama sen benden de ağasın!" demiştir.
Böylece köye ilk yerleşim 1600'lü yıllarda olmuştur. Köy eski adı olan Bekirhüseyin'i ise köye ilk gelen yerleşimcilerin önderi olan Bekir ve onun oğlu Hüseyin'den almıştır. Köyün belli bir yazılı tarihi olmamasına rağmen köyün yaşlıları ve yine bu köyü ilk kuran Bekir ve oğlu Hüseyinin soyundan olan Fazlı oğlu Osman Erbey ve kardeşi Fahri Erbey tarafından köyün kuruluş öyküsü aşağıdaki gibi anlatılmaktadır:
Köyün ilk yerleşimcileri 1600'lü yılların başında [[Cizre]] [[Botan Aşireti]]nden ayrılıp gelmiştir. İlk olarak geldiklerinde [[göçebe]] olmalarının da etkisiyle [[Fırat Nehri]] kenarına değil de daha yukarıya köyün şimdi günümüzde (2006) sırtını dayadığı dağın yüksek noktalarına "Harebe" denilen bölgeye yerleşmişlerdir. İlk yerleşimciler göcebe olduklarından koyun ve keçi sürüleri beslerlermiş.
Daha sonra göçebe yaşam tarzından yerleşik yaşam tarzına geçtiklerinde köyün günümüzdeki (2006) yerine yerleşmişler. Oraya geldiklerinde, Fırat Nehri kenarında günümüzdeki adıyla [[Kadıköy, Baskil|Kadıköy]]'de yerleşik olan ve bölgenin [[aşiret ağası]] bu yeni yerleşimcileri görüp 40 atlı savaşçıyı niyetlerini anlamak için bu yeni yerleşimcilerin yanına göndermiş. Ancak köyün orijinal Bekirhüseyin ismine de adını vermiş olan Bekir dede, gelen bu 40 atlı savaşçıya çok çok iyi ve güler yüzlü davranarak onları öğle yemeğine davet etmiş ve her bir atlı için birer adet olmak üzere tam 40 kuzuyu kesip çevirip önlerine sunmuş. Bölgenin 1600'lü yıllardaki ağasının adamları olan bu atlı savaşçılar, kendi ağalarından bile görmedikleri bu ilgili ve onurlu yaklaşımı çok beğenmişler ve hayran kalarak Bekir dedenin yanından ayrılıp Ağanın yanına varmışlar.
Gelen yeni yerleşimcilerin niyetinin kötü olmadığını anlayan bölgenin aşiret ağası ertesi gün kendisi Bekir dedeyi ziyaret etmeye gemiş ve buraya yerleşebileceklerini söylemiş hatta bir rivayete göre "Ben ağayım ama sen benden de ağasın!" demiştir.
Böylece köye ilk yerleşim 1600'lü yıllarda olmuştur. Köy eski adı olan Bekirhüseyin'i ise köye ilk gelen yerleşimcilerin önderi olan Bekir ve onun oğlu Hüseyin'den almıştır. Köyün belli bir yazılı tarihi olmamasına rağmen köyün yaşlıları ve yine bu köyü ilk kuran Bekir ve oğlu Hüseyinin soyundan olan Fazlı oğlu Osman Erbey ve kardeşi Fahri Erbey tarafından köyün kuruluş öyküsü aşağıdaki gibi anlatılmaktadır:
Köyün ilk yerleşimcileri 1600'lü yılların başında [[Cizre]] [[Botan Aşireti]]nden ayrılıp gelmiştir. İlk olarak geldiklerinde [[göçebe]] olmalarının da etkisiyle [[Fırat Nehri]] kenarına değil de daha yukarıya köyün şimdi günümüzde (2006) sırtını dayadığı dağın yüksek noktalarına "Harebe" denilen bölgeye yerleşmişlerdir. İlk yerleşimciler göcebe olduklarından koyun ve keçi sürüleri beslerlermiş.
Daha sonra göçebe yaşam tarzından yerleşik yaşam tarzına geçtiklerinde köyün günümüzdeki (2006) yerine yerleşmişler. Oraya geldiklerinde, Fırat Nehri kenarında günümüzdeki adıyla [[Kadıköy, Baskil|Kadıköy]]'de yerleşik olan ve bölgenin [[aşiret ağası]] bu yeni yerleşimcileri görüp 40 atlı savaşçıyı niyetlerini anlamak için bu yeni yerleşimcilerin yanına göndermiş. Ancak köyün orijinal Bekirhüseyin ismine de adını vermiş olan Bekir dede, gelen bu 40 atlı savaşçıya çok çok iyi ve güler yüzlü davranarak onları öğle yemeğine davet etmiş ve her bir atlı için birer adet olmak üzere tam 40 kuzuyu kesip çevirip önlerine sunmuş. Bölgenin 1600'lü yıllardaki ağasının adamları olan bu atlı savaşçılar, kendi ağalarından bile görmedikleri bu ilgili ve onurlu yaklaşımı çok beğenmişler ve hayran kalarak Bekir dedenin yanından ayrılıp Ağanın yanına varmışlar.
Gelen yeni yerleşimcilerin niyetinin kötü olmadığını anlayan bölgenin aşiret ağası ertesi gün kendisi Bekir dedeyi ziyaret etmeye gemiş ve buraya yerleşebileceklerini söylemiş hatta bir rivayete göre "Ben ağayım ama sen benden de ağasın!" demiştir.
Böylece köye ilk yerleşim 1600'lü yıllarda olmuştur. Köy eski adı olan Bekirhüseyin'i ise köye ilk gelen yerleşimcilerin önderi olan Bekir ve onun oğlu Hüseyin'den almıştır.
 
== Tarihçe ==
Anonim kullanıcı