"Tevrat" sayfasının sürümleri arasındaki fark

→‎Diğer görüşler: 'Belgesel hipotez' paragrafını ekledim.
(sübjektif ifadeler kaldırıldı)
(→‎Diğer görüşler: 'Belgesel hipotez' paragrafını ekledim.)
 
Tevrat'ın yazılmasıyla ilgili uzun süre en çok kabul gören teori [[belgesel hipotez]]di. Ayrıca, Tevrat'ın yazılması ve Tevrat anlatılarının [[Sümer]] efsaneleriyle benzer imgeler ve hikâyeler içermesi konusunda [[Muazzez İlmiye Çığ]]'ın görüşleri şöyledir: "İsrail bilginleri Babil kitaplıklarından aktarmışlar. MÖ 5. yüzyılda da Babil kralı [[II. Nebukadnezar|Nebukadnezar]] [[Antik Filistinliler|Filistin]]'i alınca oradaki [[Yahudiler]]in en bilginlerini alıp [[Babil]]'e götürüyor. Onlar orada boş durmuyorlar, Sümer bilginlerinin aktardıkları bilgilerden yararlanıyorlar. Bilginler Babil'den döndükten sonra Tevrat yazılmaya başlanıyor."<ref>{{Web kaynağı |url=http://www.turuz.info/Dil/0184-Sumerle%20turkler-muezziz%20ilmiye%20chigh%20(51d)(2.212KB).pdf |başlık=Sümerler Türkler |erişimtarihi=18 Temmuz 2012 |arşivurl=https://web.archive.org/web/20120505212923/http://turuz.info/Dil/0184-Sumerle%20turkler-muezziz%20ilmiye%20chigh%20(51d)(2.212KB).pdf |arşivtarihi=5 Mayıs 2012 |ölüurl=evet}}</ref>
 
'''Belgesel hipotezin eleştirisi'''
 
Bu "belgesel hipotez" Julius Wellhausen'den kuruldu. 19. yüzyılın ikinci yarısında Alman Kutsal Kitap eleştirmeni Julius Wellhausen, Kutsal Yazıların Yeşu’yu da içeren ilk altı kitabının —anlatılan olayların olmasından bin yıl kadar sonra— M.Ö. beşinci yüzyılda yazıldığı kuramını yaygınlaştırdı. Bununla birlikte, bu kitapların çok önce yazılmış malzemeler de içerdiğini söyledi.<ref> 1 John Urquhart, The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, 1895, s. 254, 255; The International Critical Commentary—A Critical and Exegetical Commentary on Genesis, 2. Baskı., 1976, s. xlii.</ref>
 
Bu kuram, ''Encyclopœdia Britannica''’nın 1911 yılındaki 11. baskısında yayımlandı. Şunlar denildi: “Tekvin, sürgünden sonraya ait kâhin kökenli (P) ile dili, üslubu ve dinsel görüşü P’den farklı, kâhin kökenli olmayan daha eski kaynaklardan meydana getirilen sürgün sonrası bir yapıttır.”
 
Wellhausen ve taraftarları, İbranice Kutsal Yazıların ilk kısmında yazılan tüm tarihi, “gerçek tarih değil, geçmişin popüler gelenekleri” olarak değerlendirdiler.<ref>Encyclopædia Britannica, 1911, Cilt. xi, s. 580, 581.</ref> Eski kayıtlar, İsrail’in daha sonraki tarihinin sadece bir yansıması olarak kabul edildi. Örneğin, Yakub ile Esav arasında aslında bir düşmanlığın olmadığı, fakat bunun daha sonraları ortaya çıkan İsrail ve Edom ulusları arasındaki düşmanlığın yansıması olduğu belirtildi.
 
Bununla uyumlu olarak, o eleştirmenler, Musa’nın, ahit sandığını yapmak üzere hiçbir zaman bir emir almadığı ve çölde İsrail’in tapınma merkezi sayılan toplanma çadırının hiçbir zaman var olmadığı kanısındaydılar. Onlar aynı zamanda, M.Ö. altıncı yüzyılın başlarında gerçekleştiğine inandıkları, Yeruşalim’in Babilliler tarafından harap edilişinden ancak birkaç yıl önce, Harunî kâhinliğin tam anlamıyla tesis edildiği inancındaydılar.<ref> The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, s. 262, 263; S. R. Driver, An Introduction to the Literature of the Old Testament, 1898, s. 154.</ref> Bu eleştirmenler, Kutsal Kitabın ilk yazılan kitaplarının içerdiği metnin çeşitli belgelere ayrılabileceği iddiasında bulunurlar.
 
Bu kuramın gerçek bir kanıtı kesinlikle yoktur. Bir yorumcu şunları yazdı: “Eleştiri olsa olsa kuramsal ve deneysel niteliktedir, her zaman değiştirilebilir ya da yanlışlığı ortaya çıkıp başka bir fikre yer vermesi gerekebilir. O, bu tür çalışmaların her zaman karşı karşıya kaldığı türden tüm kuşku ve varsayımları üzerine çeken entelektüel bir çalışmadır.“<ref>Encyclopædia Judaica, 1971, Cilt. 13, s. 264.</ref> Özellikle Kutsal Kitap eleştirmenliği, aşırı “kuramsal ve deneysel niteliktedir.”
 
Gleason L. Archer, Jr., Kutsal Kitap eleştirmenliğinin kullandığı muhakeme tarzındaki başka bir eksikliği gösteriyor. Sorun, “Wellhausen ekolünün, (hiç kanıtlama kaygısı duymadan) İsrailin dininin, diğerleri gibi yalnızca insan kökenli ve evrimin bir ürünü olduğunu ileri süren bir varsayımla başlamış olmasıdır” diyor.<ref>Gleason L. Archer Jr., A Survey of Old Testament Introduction, 1974, s. 107.</ref> Başka sözlerle, Wellhausen ve taraftarları eleştirilerine, Kutsal Kitabın yalnızca insan sözü olduğu varsayımıyla başlayıp bundan sonuç çıkarmışlardır.
 
1909 yılında ''The Jewish Encyclopedia'', Wellhausen kuramının başka iki zayıf yönünü belirtti: “Wellhausen’in kendi zamanında yaşayan Kutsal Kitap eleştirmenlerinin hemen hemen tümünü etkileyen fikirleri iki varsayıma dayanır: Birincisi, bir dinin gelişimi sırasında dinsel törenlere daha çok ayrıntı katılır; ikincisi, daha eski kaynaklar, dinsel törenlerin ilk gelişme evreleriyle mutlaka ilgilidir. İlk varsayım ilkel kültürlerde görülen delillerle çelişir, daha sonraki ise, Hindistan’daki gibi dinsel tören kurallarının sunduğu delillerden destek bulamaz.”
 
Kuramların doğru ya da yanlış olduğunu görebilmek üzere sınamanın bir yolunu gösteren ''The Jewish Encyclopedia'' devamen şunları belirtti: “Wellhausen’in fikirleri hemen hemen bütünüyle metin analizlerine dayanır ve kurumsal arkeolojinin görüş açısından incelenerek tamamlanması gerekecektir.” Acaba yıllar geçtikçe arkeoloji Wellhausen’in kuramlarını doğrular gibi miydi? The New Encyclopœdia Britannica şu yanıtı veriyor: “Arkeolojik eleştirmenlik, [Kutsal Kitap tarihinde] en eski dönemlerin bile belirgin tarihsel ayrıntılarının güvenilirliğini doğrulama ve Pentatök kayıtlarının [Kutsal Yazıların ilk kitaplarındaki tarihsel tutanaklar] sadece çok sonraki dönemin bir yansıması olduğu kuramını yıkma eğilimindedir.”
 
Kutsal Kitabı eleştiren kuramlar bugün entelektüeller arasında popülerdir, çünkü onlara duymak istediklerini söyler. Bir 19. yüzyıl bilgini şunları demişti: “Wellhausen’in bu kitabı hemen hemen bütün diğer kitaplardan daha çok hoşuma gitti, çünkü bana öyle görünüyor ki, Eski Ahit tarihiyle ilgili en önemli sorun, bütün dinlerin tarihine uygulamak zorunda olduğum, insanın evrimi ilkesine uygun şekilde nihayet çözülüyor.“<ref>The Inspiration & Accuracy of the Holy Scriptures, s. 258, 259.</ref>
 
Buna rağmen bugün Wellhausen'in kuramı 19. yüzyılda olduğu gibi artık kabul edilmez . Birkaç yıl önce yayımlanmış olan bir kitapta şunu okuyabiliriz: „Wellhausen'in zamanından beri görüşler daha tutucu bir yöne hareket ederler. ... Wellhausen'in ilk binyilliğin yüceltilen serabı olarak nitelediği ataların tarihsel geçerliği kesindir. Şimdiki araştırma ataların hakiki kişiler olup Kutsal Kitabın gösterdiğı gibi M.Ö. ikinci binyılda yaşadıklarına dair ikna edici kanıtlar getirdi.“<ref>Ebla, a Revelation in Archaeology, Chaim Bermant und Michael Weitzman</ref>
 
Wellhausen'in kullandığı „bilimsel“ yöntemler bilimsel olmayan güdüleri vasıtasıyla geri alınır. O bilimsel ve tarafsız çalışmadı, çünkü araştırmalarına Kutsal Yazıların çok kitapçıklarının dindar bir aldatma olduğunun önyargısıyla başladı. Amerikan arkeolog Albright şunu belertti: „Wellhausen ... iki bin yıl sonra . . . Musa'nın zamanındaki İbraniler ile putperest olan Araplar arasındaki benzerlik çok abarttı.“ Bundan başka Albright, Wellhausen'in kuramıyla ilgili kesinlikle bir kanıt olmadığını dile getirdi.<ref>The American Scholar, Bd. 7, Nr. 2, S. 183</ref>
 
H. F. Hahn ''Essays on Jewish Life and Thought'' eserinde Wellhausen hakkında şunu yazdı: „Onun eseri 'bilimsel' olmadığını söylemek yerindedir. ... Wellhausen bir tarihçinin en önemli vazifenin yorum olduğu kanaatıyla yazdı. Onun İsail'in dini hakkındaki tarihsel eserleri bilimsel bir tetkikten cok tarihin felsefeli bir incelemesi idi.“<ref> H. F. Hahn, Essays on Jewish Life and Thought (1959)</ref>
 
==Kanon ya da kutsal kitapların listesi==
1.703

değişiklik