Diocletianus: Revizyonlar arasındaki fark

iç bağlantı verildi
[kontrol edilmiş revizyon][kontrol edilmiş revizyon]
k (Bot v3: Kaynak ve içerik düzenleme (hata bildir))
(iç bağlantı verildi)
Diocletianus başa geçtiğinde Roma ekonomisi çökmenin eşiğindeydi. Elli yıl süren iç savaş, [[Sasaniler]]le yaşanan çatışmalar, siyasi nedenlere dayalı hacizler ve halkın ordu tarafından yağmalanması geniş çaplı yoksulluğa neden olmuştu. Vergiler düşüktü ve ordunun maaşlarına veya askerlerin sadakatini sağlamak için verilen ikramiyelere gidiyordu. Bu durum malî yönden nefes alacak alan bırakmıyordu. En kolay ve hızlı çözüm gümüş sikkenin değerini düşürmek, daha fazla para basmaktı. Bunun sonucunda yüksek [[enflasyon]], imparatorluk sikkelerine güvensizlik ve bazı yerlerde takas ekonomisi ortaya çıktı. Yaşanan gelişmelere rağmen imparatorluk halkının büyük bölümünün yaşantısında belirgin bir değişiklik yaşanmadı. Çatışma bölgelerinden uzak olanlar orduların yolu üzerinde yaşayanlardan haliyle daha iyi durumdaydılar. İmparatorluğun tarım merkezine erişim imkânı olan çiftçiler ve toprak sahipleri kur dalgalanmalarından fazla etkilenmiyorlardı.
 
[[Dosya:DiocletianusFollis-transparent.png|sol|küçükresim|250px|Diokletian döneminden bir [[Follis]].]]
290 yılında Diocletianus kapsamlı bir madeni para sistemi reformu başlattı. 294 yılında on yıllar sonraki ilk saf gümüş sikke, ''argenteus''u bastırdı. İçine gümüş katılmış büyüyk bronz sikke, ''[[follis]]'' ilk defa piyasaya çıktı. Yeni, daha ağır bir ''aureus'' basıldı. Daha sonra 301'de Diocletianus [[Maksimum Fiyat Fermanı]] ile enflasyonu dizginlemeye çalıştı. Bu fermanla binden fazla ürünün fiyatları sabitlenmiş, maaşlar sabitlenmiş ve fazla fiyat biçen tüccarlar [[ölüm cezası]]yla tehdit edilmişti. Ferman enflasyonu dizginlemek yerine malların karaborsaya düşmesine ve kıtlıklara neden oldu. Bazı yerlerde ferman görmezden gelindi ve çok başarısız olarak kaldırıldı.
 
Diocletianus vergi tahsilatını ve buna mukabil kamu hizmetlerinin boyutunu artırdı. Kafa (''capita'') ve toprağa (''iugatio'') dayalı kapsamlı bir vergi sistemi 287'den beri her beş yılda bir yapılan sayımlarla bağlantılı olarak oluşturuldu. Kalifiye işçiler, yerel bürokratlar ve kiracı çiftçiler (''coloni'') vergi matrahını ve vergi tahsilatı düzenini dengelemek için miras bırakabilir hale getirildiler. Belediye meclisi üyeliği (''decurion'') Principate döneminde zengin aristokratların peşinde olduğu bir payeydi. Vergi tahsilatı her daim işin bir parçası idiyse de Diocletianus döneminde şartlar çok daha sert hale geldi. Decurionlar kendi bölgelerindeki sayımlara uygun vergi toplamakla sorumluydular ve bunu yapamadıklarında aradaki açığı kapatmak zorundaydılar. Bu konumun geçmişteki getirileri her ne idiyse decurionların çoğu malî yükümlülüklerin altından kalkamayarak görevlerinden vazgeçtiler ve kaçtılar. Yakalandıklarında verilen cezalar hacizden idama kadar varıyordu. Devrin [[Hristiyanlık|Hristiyan]] [[vakanüvis]]i Lactantius (anlaşılabilir biçimde Diocletianus'a düşmandı) yeni yükümlülüklerden ötürü "maaşlı kimseler arasında giderek daha az insan vergi vermeye başladı dolayısıyla muazzam dayatmalar yüzünden çiftçilerin imkânları tükendi, çiftlikler terkedildi, sürülmüş topraklar ağaçlık arazi haline geldi ve genel bir umutsuzluk hâkim oldu," şeklinde yazmıştır. Şüphesiz Lactanius'un betimlemesi biraz abartılı olmakla birlikte düzensiz ve etkisiz vergi tahsilatına alışkın olan Roma nüfusunun Diocletianus'un reformlarına ayak uydurmakta rahatsızlık çektiği kesindir. Diocletianus'un sisteminde vergiler modern standartlara göre düşüktü. Zirai kazancın yüzde 10'uydu. Köylü sınıflarının bu yükün altından kalkabilme becerisi sistemin uzun ömürlülüğünde görülür. [[Anadolu]]'da Diocletianus'un koyduğu vergi sistemi [[20. yüzyıl]]ın başlarına, [[Osmanlı İmparatorluğu]]'nun yıkılışına kadar büyük ölçüde devam etmiştir.
102.653

düzenleme