Pragmatizm: Revizyonlar arasındaki fark

düzenleme özeti yok
k (Yazım hatası düzeltildi)
Değişiklik özeti yok
Etiketler: Görsel Düzenleyici Yeni kullanıcı görevi
{{düzenle|Şubat 2014}}
[[Dosya:Wm james.jpg|küçükresim|William James]]
'''Pragmatizm''', [[felsefe]]de; uygulayıcılık, uygulamacılık, pragmacılık, fiîliyye, [[faydacılık]], yararcılık gerçeğe ve eyleme yönelik olan, pratik sonuçlara yönelik düşünme temelleri üzerine kurulmuş olan [[Felsefe|felsefi]] akımdır. [[William James]] (1842-1910) tarafından popüler hale getirilmiştir. Onun [[felsefe]] ekolünden olanı yapmak, başarmak anlamına da gelir. Hem ''iyinin teorisi'' hem de ''doğrunun teorisi''dir. İyinin [[Teori|teorisi]] olarak faydacılık refahcıdır (welfarist). İyi en fazla faydayı sağlayandır ve burada fayda [[zevk]], tatmin veya bir nesnel değerler listesine göre tanımlanır. Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir ([[consequentialist]]). Doğru hareket bir şeyin uygulanabildiği ölçüde gerçek olduğu savına dayandırılmıştır. '''Eğer bir bilgi günlük hayatta işe yarıyorsa o bilgi doğrudur. Yaramıyorsa yanlıştır.''' [[Ampirizm]] ile yakın alakası olan bu felsefi akımı teorik düşüncenin tam tersi olarak nitelemek yanlış olmayacaktır.
 
Kelimenin dayandığı felsefi terim ''prágma, Eski Yunanca'' olup iş, eylem demektir. Pragmatik ise kelime anlamı olarak işe yönelik anlamına gelir. "Faydacılık" bu terime karşılık kullanılan sözcüktür.<ref>http://www.nisanyansozluk.com/?k=pragmatizm</ref> "Faydacılık ilk olarak 18. yüzyıl İngiltere'sinde [[Jeremy Bentham]] ve diğerleri tarafından öne sürülmüştür. Fakat [[Epikuros|Epikür]] (Aipikuros) gibi Antik Yunan filozoflarına kadar geri gidilebilir. İlk kez ortaya atıldığında iyi en fazla insana en fazla mutluluğu getiren şey olarak tanımlanmıştı. Ancak daha sonra Bentham iki farklı ve birbiri ile çelişme potansiyeli olan kavram içerdiğinden birinci kısmı atıp sadece “en büyük mutluluk prensibi” demiştir.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir. Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur. İlk faydacıların çoğu mutluluğun felisifik hesap (felisific calculus) ile sayısal olarak ölçülüp karşılaştırılabileceğine inanıyorlardı ama pratikte bu hiçbir zaman yapılamadı. Değişik insanların mutluluğunun kıyaslanmasının sadece pratikte değil prensipte de mümkün olmayacağı ileri sürülmüştür. Faydacılığın savunucuları bu problemin iki kötü seçenek arasında karar vermek zorunda kalan herkesin karşılaşabileceği bir problem olduğunu söyleyerek karşılık vermişlerdir. Bir milyar insanın ölmesiyle bir kişinin ölmesinin aynı derecede kötü olduğunu söyleyemiyorsanız bu problemi utilitaryanizmi reddetmek için kullanamazsınız demişlerdir.
 
Faydacılık [[sağduyu]] ile çeliştiği için de eleştirilmiştir. Örneğin kişi kendi çocuğunun hayatı ile iki yabancının hayatını kurtarmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında kendi çocuğunu kurtarmayı seçecektir. Ama faydacılar iki yabancıyı kurtarmanın gelecekte daha fazla [[Potansiyel enerji|potansiyel]] mutluluğa sebebiyet vereceğinden tersini tercih etmeyi destekleyeceklerdir.
 
Bu akımın -bir [[şey]] uygulanabildiği ölçüde doğrudur- şeklindeki savı ise hiçbir [[teori]]k mekanizmanın tartışılmasına izin verilmeden bir şey özden yoksun olduğu halde başarılı bile olsa kabul gördüğünden eleştirilmiştir. Söz gelimi birbirinden farklı seçeneklere sahip bir soru hiçbir bilgi sahibi olmayan kimse tarafından rastgele ama doğru yanıtlandığında faydacılığa göre o şey artık mutlaklık kazanmıştır. Bu kişinin bilgili, eğitimli ya da zeki olması pek de önemli unsurlar değildir. Tersi durumda da çok iyi eğitimli ve yetenek sahibi kişiler toplumda iyi statülere erişemediği durumda onların geri zekalı ya da cahil olarak damgalanmaları bu akım yüzündendir. Kısacası faydacılıkta önemli olan öz değil biçimdir, olayların teorik akışı önemsizdir, mutlak olan daima pratik başarı olarak kabul edilir. Her [[teori]] doğru değil ama her pratik doğrudur bu görüşe göre.
[[Daniel Dennett]] kararlarımızı yönlendirmek için faydacılığın kullanmasının sınırlarını belirlemek için [[Three Mile adası kazası]]nı örnek olarak kullanır. Bu nükleer santraldeki kaza iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey miydi? Bu kaza birçok kişi tarafından [[nükleer enerji]] politikasına yaptığı etkiler yüzünden yararlı olarak görülmekteydi (neticede [[Çernobil]] kadar kötü bir kaza değildi). Dennett faydacılık açısından tüm kanıtları tartıp bir karara varmak için hâlâ daha erken (aradan geçen 20 yıla rağmen) olduğunu söylemektedir.
 
Burada söz edilen sıkıntılardan kurtulmak için faydacılığın değişik çeşitleri ortaya atılmıştır. Faydacılığın geleneksel şekli en fazla fayda getiren hareket en iyi harekettir diyen hareket faydacılığıdır. Buna [[alternatif]] ise en iyi hareket en fazla faydayı sağlayacak kuralın emrettiği harekettir diyen kural faydacılığıdır.
 
Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun; hareket faydacılığına göre en doğru hareket yalan söylemektir ama genel kural olarak doğruyu söylemek o kişiye daha fazla fayda sağlayacağını kabul edersek kural faydacılığı açısından doğruyu söylemek gerekmektedir.
31

düzenleme