"Sinir gazı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

Arşiv bağlantısı eklendi
k (Bot: Kaynak ve içerik düzenleme (hata bildir))
(Arşiv bağlantısı eklendi)
=Üçüncü Nesil Sinir Gazları=
 
Kimyasal ajanların gaz halinin çok toksik olması üretimden nakline, depolama, korunma ve imhasına kadar pek çok aşamada hiç kullanılmasalar bile yüksek güvenlik riskleri içeriyordu. Buna bir çözüm arayan ABD’deki laboratuvarlar 1950’li yıllarda ikili ajanları keşfettiler. [[:en:Binary chemical weapon |İkili ajan]], sadece bir araya getirildiklerinde toksik özellik gösteren ancak tek başlarına toksik olmayan iki ya da daha fazla ajandan oluşan bileşiklerdi. Bu sayede tek başına zararsız olan iki veya daha fazla kimyasal öncül ayrı ayrı üretilebiliyor ve güvenle nakil yapılıp depolanabiliyordu. Sadece savaşta ya da hemen saldırı öncesinde birleştirildiğinde toksik etkili ajan elde ediliyordu <ref>{{Web kaynağı | url = https://fas.org/wp-content/uploads/2013/08/The-four-likely-Binary-CW-agents.pdf | başlık = The-four-likely-Binary-CW-agents | erişimtarihi = 20 Eylül 2020 | tarih = 2013 | çalışma = | yayıncı = | arşivengelli = evet}}</ref>. Bu teknoloji için seçilen önceki nesil ajanlar sarin (GB2), soman (GD2) ve VX (VX2) türevleri oldu; kod adın sonuna eklenen "2" rakamı ajanın ikili yapıda olduğunu gösteriyordu. Bu gruptaki ikili ajanlara da ''''Üçüncü Nesil Sinir Gazları'''' dendi.
 
=Dördüncü Nesil Sinir Gazları (A-grubu sinir gazları)=
 
1960’lı yıllarda [[Soğuk savaş]] etkisini tüm şiddetiyle politik arenada gösterirken [[Batı Bloku]]'nu oluşturan ülkelerdeki sinir gazı araştırmalarından geri kalmak istemeyen [[Doğu bloku]] ülkelerinin başatı [[SSCB]] de kendi ikili ajan üretim teknoloji programını (FOLIANT) gizli askeri kimyasal laboratuvarı GosNIIOKhT'da geliştiriyordu . 1970’li yıllarda son derece gizli yürütülen bu yeni nesil ile ilgili hiçbir bilgi sızmadığı için Batı bloku bu çalışmalardan uzun yıllar haberdar olmadı. Ancak SSCB 1991 yılında dağılırken, bu gizli teknoloji ile ilgili ilk bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Bu laboratuvarda çalışmış olan [[:en:Vil Mirzayanov | Vil Mirzayanov]] ve Lev Fedorov adlı iki bilim insanın 1990 yıllardaki bir makalesindeyeni nesil sinir gazından ilk kez bahsedildi <ref>{{Web kaynağı | url = https://fas.org/nuke/guide/russia/cbw/jptac008_l94001.html | başlık = Chemical Weapons in Russia: History, Ecology, Politics | erişimtarihi = 20 Eylül 2020 | tarih = 27 Temmuz 1994 | çalışma = | yayıncı = | arşivengelli = evet}}</ref>. Bu makalede bilim insanları SSCB’nin Batı ve NATO ülkelerinde tespit edilemeyecek yeni nesil bir kimyasal sinir gazını üretmiş olabileceği konusunda uyarıda bulunuyordu (6). SSCB’nin mirasını devralan [[Rusya Federasyonu]], [[ABD]] ile birlikte 1993 yılında [[Kimyasal Silahların Sözleşmesi]]ne (CWC) imza attı ve sonrasında kimyasal silah araştırmaları ile ilgili hiçbir iddiayı kabul etmedi. Bu nedenle bu yeni kimyasallar ile ilgili Rusya’da yapılan araştırmaların 1970 ile 1990’lı yıllar arasında yapıldığı varsayılmaktadır. Uluslararası toplum kuruluşları, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra kimyasal ve biyolojik silahların kullanımını yasakladı ve Kimyasal Silah Sözleşmesi ile 1972 ve 1993'te bunların geliştirilmesini, stoklanmasını ve transferini tamamen yasaklandı. 1997 kurulan [[Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü]] (OPCW), halen Türkiye’nin de taraf olduğu CWC’yi imzalayan ülkelere, sözleşmedeki kurallara uymayı ve ülkelerin elindeki kimyasal silahların imhasını teşvik etmektedir. Türkiye adına 2010-2018 yılları arasında bu örgütte başkanlık görevini yürütmüş olan Sn. [[Ahmet Üzümcü]] döneminde örgüt 2013 yılı [[Nobel Barış Ödülü]]nü aldı <ref>{{Web kaynağı | url = https://www.sozcu.com.tr/2013/dunya/nobel-baris-odulunu-ahmet-uzumcu-aldi-422008/ | başlık = Nobel Barış Ödülü’nü Ahmet Üzümcü aldı | erişimtarihi = 18 Kasım 2020 | tarih = 11 Aralık 2013 | çalışma = | yayıncı = | arşivurl = https://web.archive.org/web/20131214032111/https://www.sozcu.com.tr/2013/dunya/nobel-baris-odulunu-ahmet-uzumcu-aldi-422008/ | arşivtarihi = 14 Aralık 2013}}</ref>.
 
SSCB döneminde geliştirilen bu yeni nesil ikili ajanlara [[Rusça]] "yeni gelen" anlamına gelen ''[[Novichok]]'' adlandırması yapıldı <ref>{{Akademik dergi kaynağı|url=https://www.mdpi.com/1422-0067/20/5/1222|başlık=Novichoks: The Dangerous Fourth Generation of Chemical Weapons|tarih=11 Mart 2019|sayı=5|dil=en|sayfalar=1222|çalışma=International Journal of Molecular Sciences|cilt=20|ad=Tanos|soyadı=Franca|issn=1422-0067|pmc=PMC6429166|pmid=30862059|doi=10.3390/ijms20051222|ad2=Daniel|ad3=Samir|ad4=Jorge|ad5=Eugenie|ad6=Kamil|soyadı2=Kitagawa|soyadı3=Cavalcante|soyadı4=da Silva|soyadı5=Nepovimova|soyadı6=Kuca}}</ref>. “[[Novichok]]" tanımı, ajanın yenilikçi formuna atıfta bulunur ve nihai bileşik, kod numarasıyla (örneğin, A-230) anılır. Sentezlenen ilk serisi bileşik [[:en:A-230 | A-230]], bir sarin türevi idi, daha sonraları [[:en:A-232 | A-232]], [[:en:A-234 | A-234]], [[:en:A-242 | A-242]], ve A-262 kod adlı sinir ajanlarının üretildiği düşünülüyor. A-232 ve A-234 (sırasıyla A-230'un metoksi ve etoksi analogları), RVX'e benzer toksisite gösteriyor ancak hidrolizde çok daha uçucu ve daha az kararlı görülmektedir. A-242 ve A-262 (sırasıyla A-230 ve A-232'nin guanidin analogları), muhtemelen sentezlenen ilk katı nörotoksik ajanlardı. Bu ikili ajanlar projedeki kod isimlerine ithafen “''A-grup''” ya da yeni nesil “''Novichok''” grubu ajanlar olarak adlandırıldılar. Bunlar tarihsel kronolojide de ''''Dördüncü Nesil Sinir Ajanları'''' olarak kabul edilmektedirler.
1.072.257

değişiklik