"Dersim İsyanı" sayfasının sürümleri arasındaki fark

girişe de el atacağım
k (→‎Harekatı Tetikleyen Olaylar: bu olay seyit rıza yakalandıktan sonra, bunu aşşağı alalım, mart ayı yukarı. maddede ise değişiklik yapılması, açıklık getirilmesi gereken bir çok nokta barındırıyor.)
(girişe de el atacağım)
 
== Arka plan ==
Bölge gerek coğrafi yapısı, gerekse merkeze uzaklığı nedeniyle merkezi otoritenin tam sağlanamadığı, ağalık tarzı [[Feodalizm|feodal]] bağların kuvvetli olduğu bir yapıdaydı. Bu açıdan [[Osmanlı İmparatorluğu|Osmanlı]] döneminde de bölgede pek çok ayaklanma yaşanmıştır. [[Dersim ayaklanmaları]] olarak adlandırılan, bölgedeki isyanlar arasında bir öncekisi 1916 yılında meydana gelmiştir. Dönemin içişleri bakanlarından [[Şükrü Kaya]] 1876 yılından beri bölgeye 11 askeri harekat düzenlendiğini; ancak bir çözüm sağlanamadığını belirterek<ref name="Ntv-tarih">[http://issuu.com/dengmirov/docs/dersim_katliam___-ntv_tarih#download NTV Tarih dergisi, 11. sayı, Kapak konusu]</ref>, bölgenin bu alandaki geçmişini ortaya koyar. Bölgenin durumundan haberdar olan Türk hükümeti, başta Dersim bölgesi olmak üzere, yörenin kalkındırılması ve sosyo-ekonomik olarak kalkınması için bir arayışa girmiştir. Bu vesileyle, İsmet İnönü 1935 yılında [[Doğu Anadolu Bölgesi|Doğu Anadolu]] bölgesinde bir gezi yapmış, bu gezi sonrası da <nowiki>''</nowiki>''Şark Seyahati Raporu, 1935''<nowiki>''</nowiki> başlıklı bir rapor hazırlamıştır. Bu rapora göre; Suriye'deki Fransız vesayet yönetimi, Türkiye'ye karşı politikalar izlemekte, çeşitli bölgelerdeki aşiretleri el altından silahlandırmaktaydı. 10 Aralık 1936 tarihinde ise, dönemin Ekonomi Bakanı [[Celâl Bayar|Celal Bayar]] bir şark raporu hazırlamış, Doğu illerinin yeterince devlet kontrolüne girmediğinin, bölgede büyük ekonomik sıkıntılar olduğunun ve geçmiş hükümetlerin bölgede ancak ağalar ve şeyhler aracılığıyla halk üzerinde etkili olabildiklerini belirtmiştir. Genelkurmay Başkanı [[Fevzi Çakmak]] ve mülkiye müfettişleri de benzer şekilde raporlar hazırlamışlardır. Bunun üzerine, [[8. Türkiye Hükûmeti|8. Türkiye Hükümeti]]; bölgede hem asayişi etkili şekilde sağlamaya hem de halkı kalkındırma hamleleri başlatmaya karar vermiştir. Öte yandan, özellikle de [[Seyit Rıza]]'nın etkisi altında olan aşiretler hükümetin bu girişiminden rahatsız olmuş ve 21 Mart 1937 gecesi Harçik deresi üzerindeki köprüyü yakarak ayaklanmışlardır.<ref>{{Kitap kaynağı|url=|başlık=Arka Plan Teröre Yön Verenler|erişimtarihi=16 Eylül 2020|yazarlar=Onur Öymen|tarih=Nisan 2016|dil=Türkçe|sayfa=|sayfalar=422-424|çalışma=Kürt İsyanları ve Yabancı Tahrikleri|yayıncı=Remzi Kitabevi|isbn=9789751417190}}</ref><ref>{{Kitap kaynağı|url=|başlık=BİR TÜRKÜN ÖLÜMÜ|erişimtarihi=16 Eylül 2020|yazarlar=Ahmet Taner Kışlalı|tarih=Şubat 1997|dil=Türkçe|sayfa=|sayfalar=22-24|çalışma=|yayıncı=Ümit Yayıncılık|isbn=9789757115182}}</ref><ref>{{Web kaynağı|url=https://www.sciencespo.fr/mass-violence-war-massacre-resistance/en/document/dersim-massacre-1937-1938.html|başlık=DERSIM MASSACRE, 1937-1938|erişimtarihi=16 Eylül 2020|tarih=27 Temmuz 2011|çalışma=After several incidents, culminating on the nights of 20/21 and 26/27 March 1937, tribal attacks against the new infrastructure in Pah and a police station in Sin in eastern central Dersim, the military campaign was launched. With 8,623 men, artillery and an air force in early May, it was largely superior in numbers and materiel to the forces of the insurgents.|yayıncı=SciencesPo}}</ref>
Bölge gerek coğrafi yapısı, gerekse merkeze uzaklığı nedeniyle merkezi otoritenin tam sağlanamadığı, ağalık tarzı feodal bağların kuvvetli olduğu bir yapıdaydı. Bu açıdan Osmanlı döneminde de bölgede pek çok ayaklanma yaşanmıştır. Dönemin içişleri bakanlarından [[Şükrü Kaya]] 1876 yılından beri bölgeye 11 askeri harekat düzenlendiğini; ancak bir çözüm sağlanamadığını belirterek<ref name="Ntv-tarih">[http://issuu.com/dengmirov/docs/dersim_katliam___-ntv_tarih#download NTV Tarih dergisi, 11. sayı, Kapak konusu]</ref>, bölgenin bu alandaki geçmişini ortaya koyar. [[Dersim ayaklanmaları]] olarak adlandırılan, bölgedeki isyanlar arasında bir öncekisi 1916 yılında meydana gelmiştir.
 
Kimi anlatılara göre ise [[Dersim]]'in [[Yusufan]] aşiretinden silahlarını toplamaya gelen bir asker grubu orada bir kadına tecavüz gerçekleştirmişti.<ref name=":0">Dersim 1938 ve Hacı Hıdır Ataç'ın Defteri</ref><ref name="Nuri Dersimi" /><ref name=":1">Kürt isyanları: (Tedip ve Tenkil), Ahmet Karaman</ref><ref name=":2">Beyaz Dağ'da Bir Gün: Dersim Defterleri</ref> Eski milis komutanı olan [[Kamer Ağa]] olaya karışan askerin kendisine teslim edilmesini veya cezalandırılmasını istedi.<ref name=":0" /><ref name="Nuri Dersimi" /><ref name=":1" /><ref name=":2" /> Teslim edilmeyince, bir grup hırsını Harçik köprüsünü yakarak çıkardı.<ref name=":0" /><ref name="Nuri Dersimi" /><ref name=":1" /><ref name=":2" /> Köprünün durumunu görmek için [[İsmail Hakkı Tekçe]] geldi.Bunun üzerine iddialara göre [[Fındık Ağa]],[[İsmail Hakkı Tekçe]]'nin üzerine atılarak onu yaralamıştır.<ref name=":0" /><ref name="Nuri Dersimi" /> Üstüne atıldıktan sonra ''"Ben Fındık Ağa'yım adamı böyle yere sererim"''demiştir<ref name=":0" />.Bazı iddialara göre vuran [[Fındık Ağa]] değil Milan adında bir [[Rum]] köylüsüydü. Onun ismini kullanarak bilerek olayları arttırmaya ve kışkırtmaya çalışmıştı.<ref name=":0" />''Fındık'' Ağa bu olay dışında adı başka bir olayda geçmemektedir.[[Kamer Ağa]] ifadesinde devlete isyan etmediklerini sadece ırzını savunan bir genci ele vermek istemediğini söyledi.<ref name=":1" /><ref name=":2" /> [[Kamer Ağa]], köyü saran ve isyancıların teslim edilmesini isteyen Albay'a cevap olarak"''Komutan bu ırza tecavüz girişimidir. Devlete isyan değildir. Siz de onun yerinde olsaydınız aynı şeyi yapardınız.'' "Köprüde oluşan tahribatı onarmaya hazırız ama eşini koruyan,eşini savunmak zorunda olan bir genci teslim etmem mümkün değildir" dediği iddia edilmektedir.''<ref name=":1" /> Kamer Ağa gerekli kişinin kaçmasından sonra teslim oldu ve sonra Fındık Ağa'dan teslim olmasını istedi. Fındık Ağa (veya Fındık Hafız)<ref name=":3">''Çağlayangil'in Anıları, Yayına Hazırlayan: Tanju Cılızoğlu, Güneş gazetesi''</ref> teslim olmasına rağmen [[İsmail Hakkı Tekçe]]'nin vurduğu gerekçesi ile idam edildi.<ref name=":3" />
{{Başlık genişlet}}
27 Mart 1937 tarihinde Dersim-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye Dersimli gruplar tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. [[Seyit Rıza]] bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu'na da baskın düzenlenir. Kendi vatandaşlarından kurulu düzensiz gerilla kuvvetlerine karşı savaşmak üzere eğitilmemiş ve bu yönde bir hazırlığı olmayan askeri kuvvetler kendilerini korumakta zaafiyet içine düşerler. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Mazgirt Köprüsü'nü tahrip ederler.<ref>Bilal Şimşir, Kürtçülük Cilt II</ref>
 
14 Haziran 1937 tarihli meclis konuşmasında, İsmet İnönü; bölgeyi medenileştirmek ve geliştirmek için büyük uğraşlar yapıldığını fakat bölgede güçlü olan bir takım aşiretlerin, hükümetin bu programına direniş gösterdiğini ifade etmiş, bölgede askeri tedbir almanın bir zorunluluk haline geldiğini belirtmiştir. 18 Eylül 1937 yılında yaptığı açıklamada ise, biri subay olmak üzere, 30 askerin hayatını kaybettiğini, 51 kişinin yaralı olduğu, 265 isyancının öldürüldüğünü, 849 kişinin ise güvenlik güçlerine teslim olduğunu belirtmiştir.<ref>{{Kitap kaynağı|url=|başlık=Arka Plan Teröre Yön Verenler|erişimtarihi=16 Eylül 2020|tarih=Nisan 2016|dil=Türkçe|sayfa=424|sayfalar=|çalışma=Kürt İsyanları ve Yabancı Tahrikleri|yayıncı=Remzi Kitabevi|isbn=9789751417190}}</ref>
 
Sahada bulunmayan [[İhsan Sabri Çağlayangil]]'in bir ifadesine göre, 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmenin komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü.<ref>[[İhsan Sabri Çağlayangil]], ''Anılarım'', "Bölgedeki dönemin emniyet görevlisi İhsan Sabri Çağlayangil:'Atatürk Singeç Köprüsü'nü açmaya gidecek. O tarihte [[Seyit Rıza]] Dersim'in lideri. Devlet, Fırat üzerine bir köprü yapmış. Köprünün başında da bir karakol. Karakolda 33 askerimiz, başlarında İsmail Hakkı adında bir yedek teğmen var. Köprüye Dersimliler saldırı düzenliyor. Karakol yakılıyor ve 33 askerimiz şehit oluyor. İşte bu olay isyanın başlamasıdır. Atatürk olayla ilgileniyor ve kesin talimat veriyor: 'Bu meseleyi kökünden hallediniz...''"''</ref> Ancak 33 asker tek bir baskınla ölenlerin değil, 1937 yılının Temmuz ayı sonuna kadar öldürülenlerin toplam sayısıdır.<ref>[https://m.youtube.com/watch?v=4QPQ_5fPo3U Eğrisi Doğrusu, CNN Türk, 20 Kasım 2014]</ref>
3.851

değişiklik