"Yunus Emre" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Küçük bir yazılım hatası düzeltildi.
k (Tarih bağlantısı düzenleme)
k (Küçük bir yazılım hatası düzeltildi.)
Etiketler: Görsel Düzenleyici Mobil değişiklik Mobil web değişikliği
{{quote|«Gelün tan'şık idelüm, işün kolay tutalum, sevelüm sevilelüm, dünya kimseye kalmaz.”»<ref>{{Web kaynağı | url = http://www.radyo7.com/icerik/1664/yunus-emre-der-ki.html | başlık = Günün Sözü, Yunus Emre Der ki; | tarih = 16 Ocak 2014 | erişimtarihi = 27 Şubat 2014 | iş = Radyo 7 | arşivurl = https://web.archive.org/web/20160312151447/http://radyo7.com/icerik/1664/yunus-emre-der-ki.html | arşivtarihi = 12 Mart 2016 | ölüurl = yes }}</ref></small>}}</div>
 
Bir halk rivayetine göre Yunus 3000 şiir söylemiş, daha sonra Molla Kasım adlı bir zâhid bunları şeriata aykırı bularak 1000 tanesini yakmış, 1000 tanesini suya atmış, kalan 1000 şiiri okurken, “Derviş Yûnus bu sözü eğri büğrü söyleme/Seni sîgaya çeken bir Molla Kasım gelir” beytine rastlayınca pişman olup tövbe etmiş ve Yûnus’un velîliğine inanmıştır. Bu inanışa göre yakılan şiirler gökte melekler, suya atılanlar balıklar, kalan şiirler de insanlar tarafından okunmaktadır. Yûnus Emre'nin 417 şiirinden 138’i aruz, diğerleri hece vezniyle yazılmıştır. Yunus Emre şiirlerinin ilk kez ne zaman yazıya geçirildiği ve bir divan haline getirildiği bilmemektedirbilinmemektedir. Yunus Emre divanına ait eldeki yazmaların en erkeni olan Bursa nüshası 15. yüzyılın ikinci yarısına, Fatih nüshası tahminen 15. yüzyıla, Nuruosmaniye nüshası ise 1540 yılına aittir. Yûnus’un şiirleri semâi ve gazel tarzında kaleme alınmıştır. İlâhi, nefes veya nutuk başlıkları altında kaydedilen şiirleri farklı birer edebî tür değildir. İlâhi, nefes ve nutuk, mutasavvıf şairlerin hak ve hakikatten söyledikleri kelâmlardır. Varlıkların her zerresinde Tanrı'yı arayışını coşkun bir şekilde dile getirmiştir. Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp<ref>Cahit Öztelli. ''Yûnus Emre''. Özgür Yayınları, 1984.</ref> derinleşen, bazen coşkun<ref name="USAD">{{dergi kaynağı|url=http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt6/cilt6sayi26_pdf/akbalik_esra.pdf|başlık=Yunus Emre'nin Şiirlerinde Gönül İmgesi|yazar=Esra Akbalık|tarih=2013|erişimtarihi=11 Ocak 2014|iş=Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi}}</ref> bazense rind ve her haliyle cana yakın görünümde bir derviştir. Yunus, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur.<ref>Zekeriya Başkal, "Turfanda Aşk: Modern Zamanlarda Yunus Emre Yorumları", Sütun, 2011.</ref> İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok mesele ile "cennet, cehennem, sırat" ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur. Derviş geçinenleri ve devlet adamlarını en acımasız şekilde yermiştir. Şiirlerini, önceleri [[sehl-i mümteni]] denilen her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir. Yunus Emre'nin Divanı dışında bir de Risâletü'n Nushiyye adlı mesnevi türünde kaleme alınmış bir eseri daha vardır.
 
=== Ölümü ve sonrası ===
30.146

değişiklik