"Meşrutiyet" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
k (Tarih bağlantısı düzenleme)
{{Hükûmet biçimleri}}
{{Yürütme erki}}
'''Meşrutiyet''', '''meşruti monarşi''', '''anayasal monarşi''', '''anayasal tekerki''' ya da '''parlamenter monarşi''', hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halk oyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi. Arapça şart kökünden türemiş olan meşrutiyet 19. asırdan itibaren Osmanlı Devleti'nde meclisli saltanat-hilafet anlamında kullanılmıştır. Daha genel ifadesiyle; meşrutiyet,meşrutiyey bir hükümdarın başkanlığı altında [[parlamento]] yönetimine dayanan yönetim biçimidir.<ref name="m">{{Web kaynağı | soyadı1 = Hanioğlu | ad1 = M. Şükrü | başlık = Meşrutiyet | url = https://islamansiklopedisi.org.tr/mesrutiyet | website = TDV İslam Ansiklopedisi | yayıncı = TDV İslam Ansiklopedisi | arşivurl = https://web.archive.org/web/20190725060235/https://islamansiklopedisi.org.tr/mesrutiyet | arşivtarihi = 25 Temmuz 2019 | erişimtarihi = 17 Mart 2020 | ölüurl = no }}</ref>
 
Tarihi çağlarda pek çok örneği verilebilirse de(senato-imparator ikilemindeki Roma, İtalyan şehirleri gibi) İngiltere'de 1215 yılında [[Magna Carta]] ile kurulan siyasi düzen tarihteki ilk meşruti monarşi rejimi olarak anılır. Fransa'da 1830 Devrimi'nden sonra kurulan ''Anayasal Monarşi'', cumhuriyet ile mutlak krallık arasında bir "orta yol" olarak benimsenmiştir. Osmanlı Devlet hayatında özellikle Abdülaziz döneminde nazırlık yapmış mısır hıdiv ailesinden Mustafa Fazıl Paşa tarafından padişaha yazılan bir mektupta anayasal monarşi anlamında nizam-ı serbestane kelimesi geçmiştir., bu tabir sonraları yerini daha islami bir meşrutiyet tabirine bırakmış ve usul-i meşveret denmiştir. özellikle 1876'ya giderken; ulemanın da bu kavrama ısındığı ve usul-i meşveret tabirinin bir siyasi hamle olduğu görülüyor.<ref name="m"/>
Birçok ülkede toplumsal ve siyasal gelişim, özellikle 18. yy. sonların­da, «meşrutî» adı verilen yeni bir tür monarşinin doğmasına yol açtı. Bu [[monarşi]] tipinde hükümdarın yetkileri, yazılı bir Anayasa ile tanımlanmış ve sınırlanmıştır. Bu monarşi genellikle «parlamenter»dir ve [[demokrasi]]ye pek yakın olabilir: [[Kral]] devletin simgesi olarak kalır, ancak yürütme yetkisini bir hükûmete bırakır; hükü­met de halk tarafından seçilmiş bir millet meclisinin kararlarına uyma­ya zorunludur. [[Hollanda]], [[Danimarka]], [[Birleşik Krallık]], [[Japonya]], [[İsveç]] ve [[Belçika]]'da durum böyledir Avrupa'da mutlakiyetçi kraliyet rejiminden parlamenterizme geçiş, Birleşik Krallık'ta başlamıştır. Kıran kırana geçen siyasi mücadelenin sonucunda İngiliz soylular, Kral Yurtsuz John'a 1215 yılında [[Magna Carta]] (Magna Karta) adı verilen bir fermanı kabul ettirerek, parlamento yönetimini kurdular. Buna göre:
 
'''1.''' Kral halkın onayını almadan vergi toplayamayacaktıtoplamayacaktı.
 
'''2.''' Kanuni dayanağı olmadan kimse tutuklanamayacak, hapis ve sürgün edilemeyecekti.
Meşrutiyet Osmanlı Devleti’nde anayasa (Kanun-ı Esasi) ve parlamenter rejim (Meclis-i Mebusan) tartışmaları 1830'larda başlayıp 1860'larda yoğunlaşmış ve nihayet 23 Aralık 1876'da Meşrutiyet ilan edilmiştir. 1878'de II. Abdülhamit tarafından Meclis kapatılmış ve Anayasa'nın bazı bölümleri askıya alınmış ise de, teorik olarak Meşruti rejimin devam ettiği kabul edilmiştir.
 
24 Temmuz 1908'de yapılan ihtilalle Kanun-ı Esasi'nin yeniden yürürlüğe konması İkinci Meşrutiyet döneminin başlangıcı sayılır. Bu dönem Meclis-i Mebusan'ın 11 Nisan 1920'de MehmedMehmet Vahdettin tarafından kapatılmasına kadar sürmüştür.
 
== Kaynakça ==
Anonim kullanıcı