"Bâtınîlik" sayfasının sürümleri arasındaki fark

(düzeltme)
Bilûmum [[tarikât]] mensuplarında mevcûd olan ''Alevîlik duygusu'' Timur’da da tüm kuvvetiyle yaşıyordu.<ref name="Makdur">İbn-i Arab Şâh, ''Acâib’ûl-Makdur.''</ref>
Haleb’e geldiğinde huzuruna giren [[âlim]]lere [[Ali]] ve [[Muâviye]]’den hangisinin haklı olduğuna dair bazı sorular yöneltmişti. Şam’ı feth ettiğinde aralarında müverrih [[İbni Haldun]]’un da bulunduğu bütün âlimler kendini istikbal ettiler. Timur ahâliye karşı çok haşin davranmıştı. “Şamlılar”, Âl-i Muhammed’e ve [[Ali]]’ye zulmeden [[Emevî]] [[hâlife]]lerinin tarafını tuttuklarından dolayı bugün “[[Hakk Teâlâ]]” onların o vakit işlemiş oldukları cinâyetlerini cezalandırıyor,” demişti.<ref>İbn-i Şahne, ''Ravzât’ûl-Menazır.'' [Emirî Kütüphanesindeki yazma nüsha, No: 2311].</ref>
Tüzükât’ın çok önemli bir faslında “[[Ali bin Ebâ Tâlib Merkedî]]’nin bulunduğu havaliye çok itinâ ederdim. [[Kerbelâ]] ve [[Bağdat]] taraflarını [[Hüseyin bin Ali|İmâm Hüseyin]], [[Abdülkâdir Geylânî|Abd’ûl-Kâdir-i Geylânî]], [[İmâm-ı Â’zam Ebû Hanîfe]] ve diğer din adamlarının hatırı için çok severdim. [[Sari, İran|Sari]] arazisinin ve diğer bazı şehirlerin varidâtı [[İmâm Mûsâ el-Kâzım]], [[İmâm Muhammed Nâkî]], [[Salmân-ı Fârisî]] mezarlarına mahsustur. [[Tûs]] havalisi varidâtı [[İmâm Ali er-Rızâ]] mezarına aitti,” diyor.<ref>''Tüzükât-ı Timur''.</ref>
 
==== Timur’un Bâtınîliğe karşı hasmiyane tavrı ve Bâtınîler aleyhine uyguladığı sert önlemler ====
Anonim kullanıcı