"Ermeniler" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
Tarih bağlantısı düzenleme
(→‎Kaynakça: düzenleme)
Etiket: 2017 kaynak düzenleyici
k (Tarih bağlantısı düzenleme)
Ermeniler'in vatanı 11. yüzyıldan itibaren çeşitli Türk ve İran devletlerinin egemenliği altında paylaşıldı. Eski Ermeni yerleşim merkezleri 13. yüzyıldaki Moğol istilası ve özellikle 16. yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşları sonucu büyük tahribata uğrarken, bölgeden Türk ve İran devletlerinin siyasi ve ekonomik merkezlerine doğru önemli bir Ermeni göçü vuku bulmuştu.{{Kaynak belirt}}
 
15. yüzyılda [[Akkoyunlu]] Devleti, Ermeni kilisesine yönelik aktif bir himaye politikası izlemiş, Ermeni Kilisesi'nin ruhani başkanlığı olan ''Gatoğigosluk'' makamının [[Eçmiadzin]]'de (bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti içinde, antik Vağarşapat kenti yakınında) [[1441]]'de yeniden tesisine önayak oldu. [[II. Mehmed]]'in [[1476]]'da İstanbul'da Ermeni Patrikhanesini kurdurmasında, Akkoyunlu Devleti ile Osmanlı Devleti arasındaki güç mücadelesinin etkisi vardı.{{Kaynak belirt}}
 
1606'da [[Safevi]] Şahı [[I. Abbas]] [[İsfahan]] yakınında [[Yeni Culfa, İsfahan|Yeni Culfa]] kentini kurarak [[Nahçıvan (şehir)|Nahçıvan]] ve [[Kars]]'tan getirdiği 150.000 Ermeniyi buraya iskân ettirdi. Bu tarihten itibaren Yeni Culfa, İstanbul ile birlikte Ermeni kültürünün başlıca iki merkezinden biri olarak öne çıktı.{{Kaynak belirt}}
Osmanlı Ermenileri arasında Batılılaşma ve reform hareketlerinin başlangıcı 18. yüzyılın ilk yıllarına dayanır{{Kaynak belirt}}. 1701 yılında Sivas'lı [[Mkhitar Vartabed]] öncülüğünde İstanbul'da başlayan reform hareketi, kız ve erkek çocuklar için modern okullar açılması, eski kilise Ermenicesi yerine İstanbul halk diline dayalı yeni yazı dilinin geliştirilmesi, Batı dillerinden kitaplar çevrilmesi, ve reformlara direnen Kilise yönetimine karşı sivil siyasi örgütlenmelerin kurulmasını hedeflemiştir. Zaman zaman sert mücadelelere sahne olan reform hareketi, 1860'ta Padişah [[Abdülmecid]] tarafından [[Ermeni Milleti Nizamnamesi]] ile gerçekleşti. Bu Nizamname ile kurulan Ermeni Millet Meclisi Osmanlı Devletindeki ilk temsili parlamenter organ niteliğinde olup, 1876 [[Kanun-u Esasi]]'si ile kurulan Osmanlı [[Mebusan Meclisi]]'ne de örnek teşkil etmiştir.
 
İstanbul Ermeni entelijensiyası özellikle [[1826]]-[[1876]] yılları arasında, [[II. Mahmut]] ve [[Tanzimat]]'ın reform politikalarıyla özdeşleşerek, Osmanlı siyasi ve kültürel yaşamında daha önce sahip olmadığı aktif bir rol oynamaya başlamıştır. Ermenice basın 1860'tan itibaren hızla gelişerek Türkçe basınla rekabet edebilecek bir toplam tiraja ulaşmıştır. 1856 [[Islahat Fermanı]]'ndan sonra Ermeniler çeşitli devlet kademelerinde görev alarak, askeri ve sivil vezaret (paşalık) rütbesine ve nazırlık görevine kadar yükselmişlerdir.
 
Ermeni toplumu içinde devrimci ve milliyetçi akımlar 1870'lerin sonunda [[II. Abdülhamid]]'in gayrimüslimlere karşı yürüttüğü baskıcı hareketler sonucu olarak, özellikle Avrupa'da eğitim gören üniversite gençliği arasında boy göstermiştir.
Sosyalist ve devrimci nitelikteki ilk örgüt olan [[Hınçak]] ("Çan") 1887'de [[İsviçre]]'nin [[Cenevre (şehir)|Cenevre kentinde]] üniversite öğrencisi [[Avedis Nazarbekyan]] ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. 1890'da [[Tiflis]]'te Kristapor Mikaelyan, Stepan Zoryan ve Simon Zavaryan tarafından kurulan [[Ermeni Devrimci Federasyonu]] ya da yaygın adıyla [[Taşnaksutyun]] ("Federasyon"), kısa zamanda Hınçak'çıları ikinci plana iterek, ulusçu hareketin ana örgütü olarak öne çıkmıştır.
 
[[1895]]'te Taşnaksutyun önderliğinde Doğu Anadolu'da girişilen protesto yürüyüşü, II. Abdülhamid'in yönetimince sert bir şekilde bastırılmıştır. Protestonun amacı azınlıklara yapılan baskının durudurulmasının istenmesi idi. 1895 olayları çoğu zaman "Birinci Ermeni Katliamı" olarak adlandırılır.
 
Abdülhamid saltanatının son yıllarında Ermeni Devrimci Federasyonu rejime karşı direnişin önemli bir nüvesini oluşturmuş ve bu niteliğiyle [[İttihat ve Terakki]] örgütüne de model ve müttefik olmuştur. [[1908 Devrimi]]'nde İttihat ve Terakki ile Taşnaksutyun beraber hareket etmişlerdir. Ancak ihtilalden kısa bir süre sonra iki örgüt arasında anlaşmazlık çıkmış, ve iktidar partisinin eski müttefikleri hakkındaki kuşkuları, İttihat ve Terakki'nin 1912'den itibaren belirginleşen Ermeni aleyhtarı politikasında rol oynadı.{{Kaynak belirt}}
623.395

değişiklik