"Meşrutiyet" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzeltme AWB ile
k (→‎top: Yazım hatası düzeltildi: halen → hâlen AWB ile)
(düzeltme AWB ile)
Osmanlı Devleti'nde anayasa ([[Kanun-ı Esasî]]) ve parlamenter rejim ([[Meclis-i Mebusan]]) tartışmaları 1830'larda başlayıp 1860'larda yoğunlaşmış ve özellikle 1875 sonrası ulema ve bürokrasi arasında ciddi bir fikir tartışması ortaya çıkmıştır. Tersane Konferansı sırasında Avrupalılarca gayrı müslim Osmanlı tebaasına ciddi ve geniş haklar tanınması isteğine karşı Meclis-i Umumi'de Mithat paşa ve devlet ricali genel bir meşruti ıslahatla devletin dengesinin bozulmadan ıslahatlara girişilebileceğinden bahsetmiştir. Ulema arasında zıt fikirler mevcuttu. Anadolu kazaskeri Seyfeddin Efendi, şavirüm fi'l-emr ayeti gereğince meşrutiyetin şeriate uygun olduğunu savunurken; ekseri ulema ise gayrı müslimlerin meclise girmesinin caiz olmadığı yönünde ısrarlıydı.Tüm bu şartlar altında bir yandan batılılarca siyasi baskılar yapılırken; diğer yanda da Abdülaziz'in tahtan indirilişi sonrası Çerkez Hasan olayıyla tanzimatçı bürokrasi yönetimde baskın bir Siyaset izledi ve V. Murat'ı hal'etti, akabinde veliaht Abdülhamit Efendi'yi meşrutiyeti ilan etmesi şartıyla tahta çıkardılar. Namık Kemal, Ziya Paşa ve tabii ki Mithat Paşa'nın önderliğinde 23 Aralık 1876'da [[Birinci Meşrutiyet]] ilan edilmiştir. 1878'de [[II. Abdülhamid]] tarafından, [[93 Harbi]]'nin çıkmasına neden olduğu için Meclis kapatılmış ve Anayasa'nın bazı bölümleri askıya alınmış ise de, teorik olarak Meşruti rejimin devam ettiği kabul edilmiştir, zira devletin her sene düzenli olarak çıkardığı salnamelerde Kanun-ı Esasi'ye yer verilmiş olması şeklen de rejimin devam ettiği görüşünü destekler.<ref name="m"/>
 
[[24 Temmuz]] [[1908]]'de yapılan [[1908 Devrimi|ihtilalle]] Kanun-ı Esasi'nin yeniden yürürlüğe konması [[İkinci Meşrutiyet]] döneminin başlangıcı sayılır. Bu dönem, Meclis-i Mebusan'ın Mehmed Vahdettin tarafınca kapatıldığı [[11 Nisan]] [[1920]] tarihine kadar sürmüştür.
 
[[Monarşi]] bir hükümdarın [[devlet başkanı]] olduğu bir yönetim biçimidir. Bu hükümdar, Türkçede han, kağan, hakan ile başka dillerden geçmiş [[kral]], [[imparator]], [[şah]], [[padişah]], [[prens]], [[emir]] gibi çeşitli adlar alabilir. Bir monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. [[Cumhuriyet]]lerde ise devlet başkanı seçimle işbaşına gelir.
== Notlar ==
* İstanbul'un Beyoğlu semtindeki [[Meşrutiyet Caddesi]]'nin adı eskiden (Padişah [[Abdülaziz]] onuruna) ''Aziziye Caddesi'' iken, 1908 ihtilalinden birkaç gün sonra "Meşrutiyet Caddesi" olarak değiştirilmiştir.
* Tarihçi Mahmut Goloğlu, [[23 Nisan]] [[1920]] - [[29 Ekim]] [[1923]] arasında süren [[Türkiye Büyük Millet Meclisi]] rejimini "Üçüncü Meşrutiyet" olarak adlandırır.{{olgu}}
 
[[Kategori:Meşrutiyet| ]]
1.321.964

değişiklik