"Fince" sayfasının sürümleri arasındaki fark

→‎Ödünçleme: Başlığına içerik eklendi.
(→‎Ödünçleme: Ödünçleme başlığına içerik eklendi.)
Etiketler: Mobil değişiklik Mobil web değişikliği Gelişmiş mobil değişikliği
(→‎Ödünçleme: Başlığına içerik eklendi.)
 
Daha yakın zamanlarda, İsveççe üretken bir ödünç sözcük alma kaynağı olmuştur ve İsveççe özellikle yönetimle ilgili sözcüklerde Avrupa dillerindeki kelimeleri temsil eden bir temsilci görevi görmüştür. Yani Avrupa dillerindeki yönetimle ilgili kelimeler genellikle İsveççe kökenlidir. Günümüz Finlandiyası 12. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İsveç'in bir parçasıydı ve 1809'da Rusya'ya devredilerek özerk bir Büyük Düklük haline getirildi. İsveççe bundan sonra bile resmi dil olarak kalmıştır ve üst sınıfın dili olarak kullanılmaya devam etmiştir. Bu dönemde Fince resmi dil olarak kabul edilmiş ve İsveççe ile yasal anlamda eşit bir statü kazanmıştır. Özerklik döneminde Rusça ise halkın veya hükümetin dili olarak kendisine bir yer bulamamıştır. Bununla birlikte Rusça'dan (özellikle eski Helsinki argosuna) birkaç sözcük alınmıştır fakat bu İsveççe ile aynı oranda olmamıştır. Tüm bu durumlarda, ödünç kelime alma kısmen coğrafi yakınlığın bir sonucu olmuştur.
 
Özellikle yönetim ve çağdaş kültürle ilgili sözcükler İsveççe'den Fince'ye girmiştir. Üstelik bu sözcükler bazen İsveççe'nin eski biçimini de yansıtmaktadır. Örneğin eski İsveççe lag sözcüğü Fince'de laki (yasa) haline gelmiştir. Aynı şekilde eski İsveççe län sözcüğü Fince'de lääni (il) haline, bisp sözcüğü piispa (papaz) haline, jordpäron sözcüğü peruna (patates) haline gelmiştir. İsveççe'den alınmış diğer birçok sözcük ise günlük konuşma dilinde veya lehçelerde eş anlamlı sözcükler olarak yaşamaya devam etmektedir. Örneğin İsveççe flicka kelimesi Fince'de likka'ya (kız) dönüşmüştür ve tyttö (kız) sözcüğüyle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.
 
Rusça'dan alınan ödünç sözcükler ise eski veya çok eskidir bundan dolayı yabancı kökenli olduğunu fark etmek zordur. Bu sözcükler günlük hayatta kullanılan kavramlar ile ilgilidir. Örneğin papu (fasulye), sini (mavi) ve pappi (rahip) gibi sözcükler. Özellikle raamattu (kutsal kitap) gibi birkaç dini sözcük Rusça'dan ödünç alınmıştır ki bu durum İsveç egemenliği döneminden önceki dil temasını da göstermektedir. Bunun esas olarak 9. yüzyıldan itibaren Novgorod ile yapılan ticaret ve 13. yüzyılda doğuda yapılan Rus Ortodoks misyonerlik faaliyetleri sonucunda gerçekleştiği düşünülmektedir.
 
Son zamanlarda ve sürekli artan bir etkiyle İngilizce, Fince'ye giren yeni ödünç sözcüklerin kaynağı durumundadır. Önceki zamanlarda coğrafi yakınlıktan dolayı başka dillerden sözcük almanın aksine İngilizcenin Fince üzerindeki etkisi büyük ölçüde kültüreldir ve bu etki Finlandiya'ya uluslar arası ticaret, müzik, filmler (yabancı filmler ve programlar altyazılı olarak gösterilir), edebiyat, internet ve televizyon gibi birçok yolla ulaşmaktadır. İnternet ise muhtemelen İngilizce'ye sürekli maruz kalmanın en büyük kaynağıdır.
İngilizcenin küresel ticaret dili olmasından ötürü kazandığı önem, Finlandiya’daki Nokia şirketi de dâhil olmak üzere çalışma dili olarak İngilizceyi kullanmayan birçok şirketin İngilizceyi resmi çalışma dili olarak benimsemesine yol açmıştır. Son zamanlarda İngilizce’den alınan ödünç sözcüklerin daha önce başka dillerden alınmış ödünç sözcüklerin yerini aldığı da görülmektedir. Örneğin daha önce İsveççe “träffa” sözcüğünden ödünçleme yoluyla oluşturulmuş treffailla (buluşmak) kelimesi bırakılarak, İngilizce “to date” sözcüğünden ödünçleme yoluyla oluşturulmuş deittailla (buluşmak) kelimesi kullanılmaya başlanmıştır. İngilizce’den kelime kelime birebir çeviri yapma (öykünme) yoluyla da sözcük alınmıştır. Mesela kovalevy sözcüğü birebir olarak “sert disk” anlamına gelmektedir ve “hard disk” sözcüğünün Fince’ye uyarlanmış halidir. Dil bilgisiyle ilgili öykünmeler de bulunmaktadır. Örneğin ei voi (o yapamaz) ifadesi yerine sä et voi (sen yapamazsın) ifadesinin kullanılması gibi. Bu, Türkçe’de “diş fırçalamak sağlığa faydalıdır” demek yerine “dişinizi fırçalamanız sağlığınız için faydalıdır” demek gibidir. Bununla birlikte bu yapı standart dil bilgisi kurallarına aykırı olduğu için sadece günlük konuşma dilinde kullanılmaktadır.
 
Ancak bu, Fince'nin İngilizce tarafından tehdit edildiği anlamına gelmemektedir. Başka bir dilden sözcük ödünç alma yaygın bir dil olayıdır ve yeni sözcük türetme sadece hükümet tarafından değil medya tarafından da etkin bir biçimde sürdürülmektedir. Kaldı ki Fince ve İngilizce birbirinden doğrudan sözcük ödünç almayı engelleyen oldukça farklı dil bilgisel, ses bilimsel ve ses dizimsel özelliklere sahiptir. Fince sokak dilindeki (argo) İngilizce ödünç kelimelere örnek olarak pleikkari (playstation-oyun merkezi), hodari (sosisli sandviç) ve hedari (baş ağrısı) gösterilebilir. Genellikle bu ödünç sözcükler argo veya jargon (meslek dili) olarak tanımlanırlar ve resmi dilde ise nadiren kullanılırlar. İngilizce ve Fince’nin dil bilgisi, sesletimi (telaffuzu) ve ses bilgisi (fonetiği) birbirinden oldukça farklıdır. Bundan ötürü İngilizce’den ödünç alınmış sözcüklerin çoğu esas anlamını koruyacak biçimde önünde sonunda Fince’nin dil kurallarına uydurulur.
 
{| class="wikitable"
226

değişiklik